Collector
Atina’ya kahve içmeye gitmiştim… Şimdi herkes oturum izni soruyor | Collector
Atina’ya kahve içmeye gitmiştim… Şimdi herkes oturum izni soruyor
Milliyet Yazarlar

Atina’ya kahve içmeye gitmiştim… Şimdi herkes oturum izni soruyor

2022 yılında Atina’ya kısa bir kaçamak yapmak istemiştim. 2022 yılında Atina’ya kısa bir kaçamak yapmak istemiştim. Açıkçası amacım sadece biraz nefes almaktı. Yoğun dosyalar, toplantılar, projeler derken birkaç günlüğüne İstanbul’dan uzaklaşmak istemiştim. Arkadaşlarıma “Yunanistan’a gidiyorum” dediğimde aldığım ilk soru şuydu: “Golden Visa mı alıyorsun?” O dönem bu soru bana biraz uzak gelmişti. Fakat aradan geçen dört yılda çok şey değişti. Bugün artık sohbet masalarında insanlar sadece “hangi semtte ev alınır?” konuşmuyor. “Dubai mi mantıklı, Atina mı?” “Portekiz hâlâ avantajlı mı?” “Euro bazlı kira getirisi ne durumda?” “Golden Visa için limitler arttı mı?” gibi sorular konuşuluyor. Ve evet… limitler ciddi şekilde arttı. 2022’de Yunanistan Golden Visa programında konuşulan rakam 250 bin Euro civarındaydı. Şimdi ise bazı bölgelerde yatırım alt sınırı 800 bin Euro’ya kadar çıktı. Atina, Selanik, Santorini, Mykonos gibi yüksek talep gören bölgelerde artık çok daha yüksek yatırım gerekiyor. Ülkenin diğer bölgelerinde ise 400 bin Euro seviyesi uygulanıyor. Ama dikkat çekici başka bir detay daha var: Ticari gayrimenkulün konuta dönüştürülmesi projelerinde hâlâ 250 bin Euro’luk model korunuyor. Yani sistem tamamen kapanmış değil; sadece daha seçici hale gelmiş durumda. Aslında bu değişiklikler bize önemli bir şeyi gösteriyor: Avrupa artık yatırımcı kabul ediyor ama kontrolsüz şekilde değil. Bir dönem birçok ülke yabancı yatırımcıyı çekmek için çok agresif programlar sundu. Şimdi ise hem gayrimenkul piyasasını korumaya hem de daha nitelikli yatırımcı profiline yönelmeye çalışıyorlar. Bence bugün mesele sadece “ev almak” da değil. İnsanlar alternatif üretmek istiyor. Bir “B planı” oluşturmak istiyor. Çocuğunun Avrupa’da eğitim ihtimalini düşünüyor. Schengen serbestisini düşünüyor. Döviz bazlı gelir ihtimalini düşünüyor. Kendi ülkesini terk etmekten ziyade seçeneklerini artırmak istiyor. Zaten dikkat ederseniz son dönemde yatırım rotaları da çeşitlendi. Kimisi Dubai’ye yöneliyor çünkü gelir vergisi yok ve kira getirileri yüksek konuşuluyor. Kimisi Kuzey Kıbrıs’a bakıyor çünkü sterlin bazlı piyasa ve kısa dönem kiralama modeli dikkat çekiyor. Kimisi ABD’de dolar bazlı kira gelirini araştırıyor. Kimisi ise artık doğrudan şehir hayatından kaçıp arsa yatırımı konuşuyor. Bence burada asıl değişen şey ekonomi kadar psikoloji. İnsanlar artık yalnızca bugünü değil, “olası senaryoları” satın alıyor. Belki de bu yüzden dört yıl önce bana yabancı gelen “Golden Visa mı alıyorsun?” sorusu bugün hiç yabancı gelmiyor. Çünkü artık mesele sadece bir ev değil. Bir ihtimal satın almak.

Go to News Site