Collector
AKP, Fethullahçıların taktiğini kullandığını itiraf etti: CHP operasyonundaki yeni hamleler ne anlama geliyor? | Collector
AKP, Fethullahçıların taktiğini kullandığını itiraf etti: CHP operasyonundaki yeni hamleler ne anlama geliyor?
soL Haber

AKP, Fethullahçıların taktiğini kullandığını itiraf etti: CHP operasyonundaki yeni hamleler ne anlama geliyor?

Haber Merkezi Son dönemde yandaş medya, trol ağı ve AKP’ye yakın sosyal medya hesapları, “video” servisleri ve “bel altı” imalarla CHP’yi hedef alıyor. Yapılan bu saldırı, her ayrıntısıyla AKP’nin eski ortağı Fethullahçıların taktiğini andırıyor. Bu taktiğin kullanıldığına dönük üstü kapalı bir itiraf da gelirken bu hamlelerin arka planında hangi amaç yatıyor? Sorgu süreciyle ilgili görüştüğümüz adli kaynaklar, aynen şöyle dedi: ‘Özel hayat demeyip her anlattığı tutanağa geçirilseydi Özel sokağa çıkamaz hale gelirdi.’ Çok vahim. Bu sözler eski AKP yöneticisi ve milletvekili Şamil Tayyar ’a ait. Tayyar, haftalardır doğrudan yandaş basın ve trol ağları aracılığıyla servis edilen onlarca “bel altı” hamleyi kimse bilmiyor ve görmüyor gibi bu sözleri dile getiriyor, AKP'nin özenli davrandığı kanısı yaratmaya çalışıyor. Ancak sadece bunu yapmıyor Tayyar, "elimizde çok şey var" kanısı yaratmaya çalışıp aynı zamanda bir tehdit de savuruyor. Peki, bu tehdit ne anlama geliyor? Cumhuriyet’in tasfiyesi sürecinde AKP’nin en büyük ortaklarından biri olan Fethullahçıların yıllarca imal edilmiş görüntüler ve “deliller” üzerinden yaptığı hamleler malum. Son dönemde buna benzer adımlar atan iktidar partisine tepkiler yağmaya başlayınca bu çıkışı yapan Tayyar, devamla ise şunları söylüyor: Israrla, başından beri suçla doğrudan bağlantılı değilse müstehcen görüntü veya iddialara yer vermiyorum. Hem hukuki hem insani hem ahlaki değil. Ayrıca, süreci magazinleştirir, yolsuzluk dosyalarına gölge düşürür. Bu endişemi Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e de ilettim, 'kesinlikle haklısın' dedi. Gayri ahlaki paylaşımların üzerine gidileceğini, sızıntının kaynağını araştıracaklarını, buna izin verilmeyeceğini söyledi. Duyarlı bir tavır, olması gereken budur. Yani önce sopa gösterme niyetiyle AKP’nin titiz davrandığı iddiasını savunuyor, ardından da itirafta bulunuyor Tayyar. Sızıntılar yapıldığını kabul ediyor. Peki, kim yapıyor bu sızıntıları? Akın Gürlek itirafı Tayyar doğrudan Akın Gürlek ile konuşmuş. AKP’nin şu an yürütülen tüm siyasi davalarının kısa süre öncesine kadar “başsavcı” sıfatıyla sürdürücüsü olan Gürlek’in kontrolündeki “sızıntıları”, davadaki tüm ifadelerin anlık olarak Yeni Şafak ’a nasıl servis edildiğini bir an için unutalım ve gelelim Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na. Yandaş bir kanalın canlı yayınına çıkıp, ( Şamil Tayyar’ın düzenli konuk olduğu kanala ) Gökhan Böcek ve Özkan Yalım ’ın itirafçı olduğunu daha ilk gün, kimse bilmezken kamuoyuna duyuran isim kimdi? Akın Gürlek . Peki, Gürlek’in bu duyurusunun sadece bir gün sonrasında bu iki ismin de “itirafları” denilen ifadeleri basına kim servis ettirdi? Daha bu iki isim savcılıktan çıktığı anda basına çarşaf çarşaf servisi yapanlar kimdi? Yine hatırlayalım… Gökhan Böcek itirafçı olmadan kısa süre önce Böcek Ailesi’ne ilişkin “bel altı” iddialar AKP’ye yakın trol hesaplar tarafından sosyal medyadan paylaşıldı, mesajlar ve videolar servis edildi. Bundan çok kısa süre sonra ise bir bütün olarak Böcek Ailesi’nin itirafçı olduğu haberini aldık. Şimdi başa dönersek, Tayyar ne diyor: “Özel hayat demeyip her anlattığı tutanağa geçirilseydi Özel sokağa çıkamaz hale gelirdi.” Bu doğrudan iktidar güdümünde, tam da Fethullahçıların yıllarca kullandığı taktik değil de ne? Üstelik ortada Tayyar'ın iddia ettiği gibi Özkan Yalım’ın ifadelerini kayda geçip servis etmeyen bir merci de yok. Daha dün Yalım üzerinden CHP’li iki kadın yönetici, Gamze Pamuk ve Gizem Özcan çirkin şekilde hedef alınmış, iki isim de bu iddialara çok sert sözlerle tepki göstermişti. Yani AKP’liler hem yalan söylüyor hem de sopa sallıyorlar. Tüm bu yaşananlar ve Şamil Tayyar’ın Akın Gürlek ile görüşmesi sonrası açıklamada bulunan CHP’li Murat Emir, “ Günlerdir 'Devletin namusuna teslim edilmiş, adli emanetteki cep telefonlarındaki o görüntüleri kimler, hangi amaçla sızdırdı?' diye soruyoruz. Bu ahlaksız sızıntılar için neden bugüne kadar kılınızı kıpırdatmadınız? Öte yandan Özkan Yalım’ın orijinal ve değiştirilmemiş ifadesinde; savcının dosya ile uzaktan yakından ilgisi yokken rahmetli başkanımız Gülşah Durbay’ı kasıtlı olarak sorduğu açıkça sabittir. Üstelik ortada medyaya servis edilen tahrif edilmiş metinler var” dedi. Evet, AKP eski ortağını belli ki çok özlemiş. Attığı tüm adımlar, son dönemdeki tüm hamleler buna ilişkin. Peki, amacı ne? AKP ne yapmak istiyor? AKP son dönemdeki siyasi davaların merkezine hep İmamoğlu'nu koymuştu. İmamoğlu saf dışı bırakıldıktan sonra açılan davalar da uzun süre İmamoğlu merkezli ilerlemeye devam etti. Ancak tutuklanması İmamoğlu dosyasıyla bağlantılı olan Muhittin Böcek üzerinden servis edilen "itiraflar" ve Özkan Yalım hamlesi, Özgür Özel'in ve CHP yönetiminin de doğrudan hedef alındığı yeni bir hamle anlamına geldi. Bu hamlelerin de kuşkusuz CHP kurultayı üzerinden İmamoğlu bağlantısı var ancak Özel ilk kez doğrudan hedef alınıyor. Hem Yalım hem de Böcek üzerinden Özel'in "para aldığı" iddiaları her yana servis ediliyor. İki CHP'li dolayımıyla yapılan bu servisleri Özel'in yakın arkadaşının gözaltına alınması takip etti, bu da niyeti ortaya koyan bir diğer hamle oldu. AKP son süreçteki bu hamleleriyle CHP'ye kayyım atama davasında yeni bir atağa kalkmış görünüyor ve belli ki bu atak, eski ortağı Fethullahçıların taktikleriyle daha sert şekilde ilerleyecek.

Go to News Site