Independent Turkish
Dünyanın en büyük iklim zirvelerinden biri olarak kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Türkiye ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, zirvenin merkezine “dirençli şehirler” teması yerleştiriliyor. İklim krizinin yol açtığı sel, kuraklık, aşırı sıcaklık ve afet risklerine karşı şehirlerin nasıl yeniden tasarlanacağı artık küresel gündemin en kritik başlıklarından biri olarak görülüyor. Türkiye ise bu süreçte deprem sonrası yeniden inşa edilen Hatay’ı, yalnızca bir afet bölgesi değil, aynı zamanda “iklim dirençli şehircilik modeli” olarak dünyaya sunuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, deprem sonrası yeniden inşa edilen Hatay’ın artık yalnızca bir afet bölgesi değil, “iklim dirençli şehircilik modeli” olarak uluslararası kamuoyuna sunulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından düzenlenen “Çevre ve İklim Medya Turu” kapsamında 12 ülkeden gazeteciler Hatay’da ağırlandı. Programda deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, sürdürülebilir altyapı yatırımları, yeşil dönüşüm projeleri ve COP31 vizyonu anlatıldı. Bakan Kurum, toplantıda yaptığı açıklamada artık şehirlerin yalnızca nüfusları ve ekonomileriyle değil, afetlere karşı ne kadar hazırlıklı olduklarıyla değerlendirildiğini söyledi. “Bugün şehirlerin asıl gücü; afetlere ne kadar hazır olduğu ve insanına ne kadar güvenli bir gelecek sunduğuyla ölçülüyor” diyen Kurum, Hatay’ın bu nedenle çok özel bir yerde durduğunu ifade etti. “Hatay’da sadece binalar değil, hayat yeniden kuruldu” 6 Şubat depremlerinin 11 ili ve 14 milyon insanı etkilediğini hatırlatan Kurum, o süreçte 200 bini aşkın mimar, mühendis ve işçiyle eş zamanlı sahada görev aldıklarını, depremin 45. gününde ilk anahtar tesliminin gerçekleştirildiğini aktardı. “Biz burada sadece konut teslim etmedik. Hayatın geri dönme ihtimalini de yeniden inşa ettik” ifadelerini kullanan Kurum, özellikle Antakya’daki tarihi dokunun korunmasına dikkat ettiklerini belirtti. Kurum, Uzun Çarşı’dan Atatürk Caddesi’ne kadar birçok alanın “şehrin ruhunu koruyacak şekilde” yeniden tasarlandığını söyledi. Bakan Kurum, Hatay’daki yeniden yapılanmayı “kırılmış antik bir vazoyu sanatçı hassasiyetiyle ayağa kaldırmak” şeklinde tanımladı. Altyapı dönüşümüne de değinen Kurum, depremde yaklaşık 80 santimetre çöken İskenderun Sahili'nin 303 bin metrekarelik bir alanda yeniden düzenlendiğini, günlük 180 bin metreküplük kapasitesiyle hizmete alınan ileri arıtma tesisinin kentin geleceğine verilen somut bir yanıt olduğunu belirtti. “İklim krizi artık soyut bir mesele değil” Konuşmasında iklim krizine ilişkin yaptırdıkları küresel analizden de söz eden Kurum, son iki ayda dünya genelinde iklim değişikliği konusunda 39 milyon içerik üretildiğini ve yaklaşık 2 milyar etkileşim alındığını söyledi. Kurum’a göre iklim krizi artık yalnızca çevrecilerin ya da uzmanların gündemi değil: İklim değişikliği insanların gündelik hayatına, şehirlerine, ekonomilerine, suyuna, gıdasına, geleceğine ve güvenliğine dokunan çok büyük bir başlık haline geldi. Bakan Kurum, COP31 sürecinde Türkiye’nin “dirençli şehirler” temasını merkeze almasının temel nedeninin de bu olduğunu vurguladı. “İklim mücadelesi artık insan hayatını koruma meselesi” Kurum, deprem riski ile iklim krizinin Türkiye’de iç içe yaşandığını belirterek iki konuyu birbirinden ayrı düşünmediklerini söyledi. “İklim değişikliğiyle mücadele artık sadece bir çevre politikası değil; insan hayatını koruyan bir mesele” diyen Kurum, Hatay’daki uygulamaların COP31 için dünyaya örnek gösterileceğini ifade etti. “2 yılda 500 bin konut tamamlandı” Deprem bölgesindeki çalışmalara ilişkin rakamları da paylaşan Kurum, 200 binden fazla mimar, mühendis ve işçinin sahada görev yaptığını söyledi. Bakan Kurum, iki yıl içinde 500 bin konutun tamamlandığını, Türkiye genelinde yeni 500 bin sosyal konut projesinin sürdüğünü açıkladı. "Anadolu Çınarı Modeli" tüm dünyayla paylaşılacak Kurum, deprem bölgesindeki yeniden yapılanma deneyimini "Anadolu Çınarı Modeli" olarak tanımladı; kökünde bilim, gövdesinde devlet kapasitesi, dallarında ise insan ve geleceğin yer aldığı bu şehircilik anlayışının iki yılda 500 bin konutu tamamladığını, 81 ilde yeni 500 bin sosyal konut projesinin sürdüğünü açıkladı. "Biz burada yalnızca konut teslim etmedik, hayatın geri dönme ihtimalini de yeniden inşa ettik" diyen Kurum, bu modelin COP31 sürecinde diğer ülkelerle paylaşılacağını söyledi. Hatay Deklarasyonu imzalandı Program kapsamında Hatay’da “iklim dirençli şehirler” başlıklı uluslararası deklarasyon da imzalandı. Kurum, deklarasyonun yalnızca teorik hedefler içermediğini, uygulamaya dönük kararları da kapsadığını söyledi. Finansman artırımı, düşük karbonlu kalkınma, enerji dönüşümü ve doğa temelli çözümler deklarasyonda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. “Paris Anlaşması nasıl yıllarca konuşulduysa, COP31 sürecinde Hatay’da ortaya konulan iradenin de yıllarca konuşulmasını istiyoruz” diyen Kurum, COP31’in yalnızca yeni kararlar alan değil, önceki kararları uygulamaya dönüştüren bir zirve olmasını hedeflediklerini söyledi. “Hatay artık umudu konuşuyor” Toplantının sonunda Hatay’ın artık yalnızca bir afet kenti olarak değil, yeniden ayağa kalkan bir şehir olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Kurum, “Hatay artık üzüntü yerine umudu konuşuyor” dedi. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. hatay COP31 Murat Kurum Çevre Türkiye, COP31’de “dirençli şehirler” temasını öne çıkarırken, deprem sonrası yeniden inşa edilen Hatay’ı dünyaya örnek model olarak sunuyor. Bakan Murat Kurum, “Hatay’da sadece binaları değil, hayatı yeniden kurduk” dedi Esra Öz Perşembe, Mayıs 14, 2026 - 09:45 Main image: Haber Type: news SEO Title: Bakan Kurum'dan dünyaya "dirençli şehirler" mesajı : "Hatay modeli" COP31 vitrini oldu copyright Independentturkish:
Go to News Site