Collector
Yas ve bir büyüme macerası | Collector
Yas ve bir  büyüme macerası
BirGün Gazetesi

Yas ve bir büyüme macerası

Songül BOZACI Yas gibi işlenmesi zor konulardan birini güzel bir kurgu ile aktarmasının dışında bir çocuğun travmatize olmuş gerçeklik algısını doğanın rehberliğinde iyileştirmesi başarılı bir çalışmaya imza atmasını sağlamış yazar Sarah Ann Juckes’i. Hikâyeye eşlik eden desenler ayrıca görsel algı ve estetik bakışı beslerken hikâye ile bağ kurmanızı daha çok olanaklı kılıyor. Ebeveynlerin yaşam mücadelesinde çocukları ile olan bağlarının kopması farkında olmadıkları bir gerçek. Çocukların büyük olanı mecburen ya da isteyerek diğer küçüğün de bakımına en büyük destek veren oluyor. Hikâyemizin kahramanı dokuz yaşında ve doğa kâşifi olan özellikle kuşlara karşı hayranlık besleyen ablası ile mutlu zamanlar geçiren Jasper. Jasper anne babasından daha çok ablası ile zaman geçiriyor olmaktan mutlu. Bu mutluluğu onların birlikte doğa yürüyüşlerine çıkıyor olmaları ve hayata dair bilgi ve birikimlerini gözlem, bekleme ve araştırma ile pekiştirmeleri ikisini doğa karşısında deneyimli hale getiriyor. Jasper’in aynı zamanda panik atak gibi bir derdi olduğundan ve okulunda futbol dışında ortak bir paylaşım bulamadığından çok fazla yakın arkadaşı yok. O daha çok kuşlar hakkında konuşmak istiyor ve bunu sadece ablası Rosie dışında konuşabildiği kimse yok. Babası ya da annesi dahi onu can kulağı ile dinlemiyor. Her şey normalken kimsenin beklemediği bir kayıp yaşanıyor. Bu kaybı anne babası küçük çocuklarına aktardığını düşünüyorlar. Yetişkinler olaylara kendi algılarından kendi düşüncelerinden yaklaşıyorlar. Çocukların neyi nasıl algıladıkları ya da kendileri gibi anladıklarını düşünmeden. Bazen kelimeler istediğiniz gibi karşı tarafa ulaşamayabilir hatta yarattığı tahribat görünmez olabilir. Bazen sadece bu süreci kavrayabilmek için yan yana durmak gerekebilir. Jasper bu süreci tek bir cümle yüzünden bambaşka yorumluyor. “Ablan Rosie, daha iyi bir yere gitti.” Gerçekten bir çocuğa ölümü daha iyi bir yere gitmek ile anlatmak ne kadar doğru? Jasper için iyi bir yer Bülbül’ün daha iyi bir yere gitmesi ile aynı olduğundan ablasını geri getirmek için Bülbül’ün gittiği yeri bulması gerektiği. Jasper’in kendi gerçekliği ve kendini gerçekleştirme yolculuğunun ilk adımı bu şekilde başlamış oluyor. Çıktığı yolculukta bir çocuk için oldukça farklı arkadaşlıklara ve tanışıklara zemin hazırlarken ablası ile birlikte aslında kuşlara ve doğaya dair ne çok şey bildiğini de öğrenmiş oluyoruz. Bu bilgisi onu birçok farklı duygu durumlarına ve zor durumlarda karar alma becerilerine destek olsa da hayatın bambaşka bir tarafını keşfediyor olması, zorluklarla baş edebilme becerisi kendisine olan güvenini geliştirdiğini yolculuğu ilerledikçe okuyucu çok net görüyor. Bazen kendini geliştirme süreci kişinin illa kendi deneyimi ile olmak zorunda olmadığını, iyi edebiyatın da bunu sağlayabileceğini görüyoruz. Savaşın ve kötülüğün kol gezdiği dünyada çocukları sadece peri masalı tadında hikâyelere yöneltmek sürekli onlara akıl veren, öğüt veren ya da okul müfredatı başlıklarına uygun kitaplar okutarak hayata hazırlamış olmuyoruz. Tam tersi onları düşünmeyen, hayal dünyasından kopuk sürekli didaktik bir akışa maruz bırakıyoruz.  Çocuk edebiyatımızın gün geçtikçe okul müfredatı edebiyatına dönmesinden dolayı böylesi değerli çeviri edebiyatların dilimize kazandırılıyor olması önemli. En azından çocuklar bir nebze edebiyat ile tanışıyor olacaklar diye seviniyorum. İyi edebiyat işte tam da böyle çıkıyor ortaya. Bir yazarın kuşlara olan ilgisi ile birlikte yas kavramını bir çocuğun büyüme macerası ile birlikte anlatıyor olması ve bunu her okuyana ulaşacak bir kurgu ile aktarması nitelikli edebiyata güzel bir örnek. İşlenmesi zor konulardan biri olan ölüm ve yas kavramına dair bu kurgu kitap aynı zamanda arkadaşlık, kendini keşfetme, doğa temalarına da oldukça uygun.

Go to News Site