Milliyet Yazarlar
Kraliçe Mathilde’in himayesinde Türkiye’ye gelen Belçika heyetinde yer alan Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Türkiye’nin NATO içinde ikinci büyük askeri güç ve İttifak içinde birinci dereceden tercih edilen müttefik olduğunu belirtti. Türkiye’nin aynı zamanda Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucusu olduğunu da vurgulayan Prevost, “Belçikalıların gözünde önemli, ilişkilerimize sadece para değil, yürekten de yatırım yapmamızı gerektiren unsurlar” ifadelerini kullandı. Milliyet: Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayesinde 400’e aşkın girişimci, iş insanı ve akademisyenle birlikte Türkiye’ye geldiniz. Bu heyetin Belçika açısından anlamı nedir? Prevot: Türk yetkililere göre, hiçbir zaman bir ülkeden bu kadar kalabalık bir ekonomi heyeti gelmemişti. Belçika ve Türkiye’nin değerlendirmesi gereken ekonomik fırsatların bir yansımasıdır. Belçika’da Türk yatırımcılar için, Türkiye’de ise Belçikalı şirketler için imkan var. Kraliçemizin himayesi altında gerçekleştirilen bu ekonomik misyon, iki ülke arasındaki uzun soluklu ilişkinin de bir yansımasıdır. Ülkemizde Türk kökenli yaklaşık 300.000 Belçikalı vatandaşımız var. Güvenilir, istikrarlı ve öngörülebilir müttefiklere güvenebilmemiz de gerekiyor. İşte Belçika da tam da bu nitelikleri sunuyor Türkiye’ye. ■ Avrupa kurumlarında, Türkiye’ye yönelik eleştirilerin olduğu bir dönemde, biraz da çalkantılı jeopolitik ortamda Belçika’nın risk alma iştahı nereden geliyor? Prevot: Bu kadar büyük bir heyetle gelmek ve bu kadar yatırım yapmak, gerçekçi olmanın bir simgesi. Dünyayı olduğu gibi görmek anlamını taşıyor. Her zaman olmasını istediğimiz gibi değil, pragmatik ve aynı zamanda iradeli bir şekilde hareket etme yeteneğine sahip olmak gerekir. Ben kenarda durup, şikayet eden bir Avrupa’dan yana değilim. Türkiye NATO’nun önemli bir üyesi ve stratejik bir ülke. Bu fırsatı değerlendirmek için öncü olmak istiyoruz. ■ Savunma, güvenlik ve ticaretten bahsederken Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesi de önemli. Bu konudaki düşünceleriniz nedir? Prevot: Aslında güncellenmesi gereken bir Gümrük Birliği var. Bunu güncellememiz gerekiyor çünkü bunun hem Türkiye hem de AB için karşılıklı olarak faydalı olacağına inanıyorum. Ancak Kıbrıs meselesinin sorun teşkil ettiğini biliyoruz ve bunun çözülmesi gerekiyor. Bu engeli ortadan kaldırmak için, bu konuya gerekli enerjiyi ayırmaları konusunda Türk ortaklarımızı teşvik etmekten başka bir şey yapamam. ■ Türkiye’nin AB’nin SAFE programına katılımı da aynı engellerle karşı karşıya... Prevot: Türkiye, bölgenin istikrarı açısından da önemli bir jeopolitik aktördür. Bunu, Orta Doğu’da yürüttüğü çalışmalarda ve Ukrayna konusunda talep edilen ve halen devam eden arabuluculuk çabalarında görüyoruz. Türkiye NATO içinde ikinci büyük askeri güç, ve İttifak içinde birinci dereceden tercih edilen bir müttefiksiniz. Sonuçta, Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz. Dolayısıyla tüm bunlar, Belçikalıların gözünde önemli unsurlar. İlişkilerimize sadece para değil, yürekten de yatırım yapmamızı gerektiren unsurlar. ■ Türkiye’nin SAFE yani AB’nin savunma fonlarından yararlanması fikrini destekliyor musunuz? Prevot: SAFE programı için kararlar genellikle 27 Avrupa ülkesi arasında uzlaşma yoluyla alınıyor. Ancak az önce de bahsettiğim engelle, yani Kıbrıs meselesiyle aynı engele takılıyorsunuz. Öte yandan açık olan şey, Türkiye’de savunma sektörü etrafında etkileyici bir ekosistem geliştirdiğiniz. Dürüst olmak gerekirse, bu bizi etkiledi. Ayrıca, heyetimde bulunan Savunma Bakanı Franken, bana Türkiye ile Belçika arasındaki askeri ortaklıklarımızı güçlendirmek için tutarlılık ve akıllı bir yaklaşım gerektiğini söyledi. Dolayısıyla bu, üzerinde durmak istediğimiz bir konu.
Go to News Site