soL Haber
Haber Merkezi Trump’ın Pekin’den İran konusunda elinin boş döndüğü, dönüş yolunda söylediklerinden ve Çin’den yapılan açıklamalardan anlaşılıyor. Trump'ın bu kez şımarık ve saldırgan tarzından oldukça uzak tavırlar sergilediği Pekin ziyaretine Şi’nin “Tukidides tuzağı” ve sert Tayvan mesajları damgasını vurdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti öncesi İran lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Ali Ekber Velayeti sosyal medyadan Trump’a şöyle seslenmişti: Pekin’e zafer havasıyla gireceğini sanma. Önce Batı Asya’nın (ABD’nin Ortadoğu diye nitelediği bölge) yeni jeopolitik düzeninin ABC’sini öğren." Velayeti’nin dediği gerçekleşmiş gibi görünüyor. Trump Çin’e “zafer edasıyla” girmedi, bu edayla da dönmüyor. Trump bugün iki günlük Çin ziyaretini tamamlayarak dönüşe geçti. Bu yılın başında Venezuela’ya ve ardından İsrail’le birlikte İran’a başlattığı saldırılarla dünyanın haydutluğuna soyunan ABD’nin başkanı Trump, Çin’de alışıldık şımarık ve saldırgan tavırlarından uzak, iyi tembihlenmiş, temkinli bir havayla iki gün geçirmiş oldu. Şi doğrudan konuya girdi: Tukidides Tuzağı'nı aşabilir miyiz? Çin Devlet Başkanı Şi’nin dün ikili görüşmelerdeki mesajları ise ziyarete damgasını vurmuş gözüküyor. Şi dünkü açılış konuşmasında konuyu doğrudan hegemonya rekabetine getirdi. Antik Yunan’da MÖ 431 yılında Atina ile Sparta arasında çıkan Peloponez Savaşı’na atıfta bulunan Şi şu soruyu sordu: Çin ve ABD söz konusu ‘Tukidides Tuzağı’nı aşabilir ve büyük güç ilişkileri için yeni bir paradigma oluşturabilir mi?” Antik Yunanlı tarihçi Tukidides, Peloponez Savaşı Tarihi adlı kitabına şöyle başlamıştı: Savaşı kaçınılmaz kılan, Atina’nın yükselişi ve bunun Sparta’da yarattığı korkuydu." Trump üstüne alınmadı: 'İki yıl önce gerileyen bir ülkeydik' Çin’i dönemin Atina’sına ve ABD’yi de Sparta’sına benzeten Şi’nin bu sözlerine Trump sosyal medyadan bir yanıt verdi. Şi’nin “ABD’den belki de gerileyen bir ülke olarak çok zarif bir şekilde bahsettiğini” söyledi. Ancak Trump diplomatik krize yol açabilecek böyle bir benzetmeyi doğrudan Biden dönemine yansıtmayı ve hiç üstüne alınmamayı tercih etti: İki yıl önce gerçekten de gerileyen bir ülkeydik. Şimdi ise ABD dünyanın her yerindeki en gözde ülke konumunda ve umarım Çin ile olan ilişkimiz her zamankinden daha güçlü ve daha iyi olacak!” Şi’nin Tayvan konusunda atılacak herhangi bir yanlış adımın iki ülkeyi çatışmaya sürükleyebileceği konusundaki uyarısı da ziyaretin ilk gününde Çin Devlet Başkanı’nın verdiği sert mesajlardı. Ancak Şi ziyaretin ilerleyen bölümlerinde, akşam yemeği etkinliğinde ve bugün Trump ile baş başa görüşmesinde ABD ve Çin’in kaçınılmaz görünen bu çekişmeyi yönetebileceğini savundu, daha uzlaşmacı mesajlar verdi. Şi’nin temel mesajı Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” hedefi ile kendisinin “Çin ulusunun büyük yeniden canlanması” hedefinin el ele gidebileceği fikriydi. ABD’nin İran mesajlarındaki geri adım dikkat çekiyor: 'Çin'den yardım istemedik' Her ne kadar Trump İran’ın nükleer silaha sahip olmaması ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalması konusunda Çin ile mutabık olduklarını söylese de Çin’in İran konusunda ABD'ye herhangi bir söz verdiğine dair bir işaret yok. ABD-İsrail saldırıları öncesinde Hürmüz Boğazı zaten açıktı, İran her zaman nükleer programının barışçıl olduğunu söylüyor ve nükleer silah sahibi olmak gibi bir niyeti olmadığını belirtiyor. Dolayısıyla Trump'ın "mutabık" olduklarını söylediği bu unsurlar İran'ın da "mutabık" kalacağı unsurlar denilebilir. Trump’ın dün Fox News ’a yaptığı açıklamada Şi’nin Çin’e askeri destek vermeyecekleri konusunda taahhütte bulunduğunu söylemesi dışında ortada İran konusunda üzerinde anlaşılmış herhangi bir şey açıklanmış değil. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın açılması için Çin’in daha fazla baskı yapması istediği de yanıt bulmamış görünüyor. ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Pekin ziyareti öncesinde "Çin'i, İran'ın şu anda Basra Körfezi'nde yaptıklarından ve yapmaya çalıştıklarından vazgeçirilmesi konusunda daha aktif bir rol oynamaya ikna etmeyi" umduğunu söylemişti. Ancak dün NBC News'e verdiği mülakatta, ABD'nin Pekin'den yardım istediği fikrini önemsiz gibi gösterdi. Rubio, "Çin'in yardımını istemiyoruz. Onların yardımına ihtiyacımız yok” dedi. Trump'tan yeni Hürmüz mesajı: 'Çin'den iyilik istemedik' Benzer sözleri bugün ülkesine dönüş yolunda uçakta Trump da söyledi. Hürmüz Boğazı’nın açılması için baskı yapma konusunda Çin’in güvence verip vermediği sorulduğunda ABD Başkanı “Kimseden iyilik istemiyorum. Çünkü iyilik istediğinizde, karşılığında iyilik yapmanız gerekiyor. İyiliğe ihtiyacımız da yok, (İran'ın) silahlı kuvvetlerini tamamen yok ettik” diye konuştu. Çin Dışişleri Bakanlığı da bugün bir açıklama yaparak İran konusunda tavırlarının başından itibaren net olduğunu, bu çatışmanın en başından başlamaması gerektiğini, şu anda açılan diyalog kapısının da kapanmaması gerektiğini söyledi. Bakanlığın açıklamasında ABD ile İran konusunda herhangi bir mutabakattan söz edilmedi. Anlaşılan Çin, ABD’nin kendi yarattığı Hürmüz sorununu kendisinin çözmesi gerektiğini düşünüyor. Trump'tan şaşkınlık yaratan sözler: İran'daki uranyumu çıkarmak PR faaliyeti olur Öte yandan belki de Çin ziyaretinde Trump’ın açıklamalarının en dikkat çekicisi İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ülkeden çıkarmalarının sadece bir “PR - halkla ilişkiler faaliyeti” olacağını söylemesi oldu. Trump daha önce İran’ın kendilerine ABD’nin Çin ile birlikte zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkarabileceğini söylediğini ileri sürmüştü. İsrail ise bu malzeme İran’dan çıkarılmadıkça savaşın sona ermeyeceğini iddia ediyor. Görünüşe göre CEO'lar da eli boş dönüyor Öte yandan Apple, Meta, Boeing, Cargill, BlackRock, Tesla, Nvidia'nın da aralarında bulunduğu toplam 17 ABD'li şirketin patronlar ve CEO’larının da katıldığı Çin ziyaretinde önemli bir anlaşma açıklanmaması da dikkat çekti. Trump'ın açıklamalarına göre, resmi bir duyuru henüz yapılmamış olsa da, üzerinde anlaşmaya varılmış gibi görünen tek şey Çin’in 200 adet Boeing uçağı sipariş etmesi oldu. ABD’nin beklentisi 500 adet uçak siparişiydi. Çin’in Boeing siparişleri beklentilerin altında kalınca şirketin hisseleri Perşembe günü yüzde 4,1 oranında düştü. Ayrıca, ABD tarafından bazı Çinli firmalara satışı onaylanan Nvidia'nın ikinci en güçlü yapay zeka çipi H200'ün satışına Çin'in izin vermesi konusunda da herhangi bir adım atılmamış görünüyor. Reuters , Trump’ın heyetine son dakikada dahil olan Nvidia CEO’su Huang’a konuyla ilgili ısrarlı sorular sorduğunu, Huang'ınsa yalnızca şu yanıtı verdiğini aktardı: Çin'i seviyorum, harika zaman geçirdim.”
Go to News Site