soL Haber
Haber Merkezi Hak talepleri karşısında "vatan haini" ilan edilen, kartları iptal edilen Egetaş maden işçileri mobbinge, eksik ücretlere ve ölümüne çalıştırılmaya karşı dördüncü günde de iş bıraktı. Kütahya'nın Tunçbilek ilçesinde faaliyet gösteren Egetaş Kömür İşletmesi’nde çalışan işçiler, haklı talepleri için başlattıkları eylemleri kararlılıkla sürdürüyor. Geçmişe dönük alacakları ve maaş farkları ödenmeyen, ölüm riskiyle burun buruna çalıştırılan madenciler iş bırakma kararı almıştı. Egetaş maden işçilerine direnişlerinin dördüncü gününde Patronların Ensesindeyiz Ağı omuz verdi. 'Can güvenliğimiz olmadığı için çalışmaktan kaçınıyoruz' Patronların Ensesindeyiz temsilcilerine konuşan işçiler, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının tamamen ihlal edildiğine dikkat çekti. Maden ocağındaki hayati riskleri ve ekipman eksikliklerini aktaran bir işçi, durumu şu sözlerle özetledi: İş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmadığı için çalışmaktan kaçınma hakkımızı kullanıyoruz. Oksijenli ferdi kurtarıcı maskelerin tarihi geçmişti. Bunu duyan işveren diğer şirketinden maske takviyesi yaptı ama daha birçok eksik var. Can güvenliğimiz olmadığı için çalışmaktan kaçınıyoruz. İş yerinde acil tıbbi müdahale imkanının bulunmadığını ve maliyet gerekçesiyle eski malzemelerin kullanıldığını belirten madenci, yer altındaki güvenlik zafiyetini şu şekilde detaylandırdı: "İş yerimizde hazır bekleyen bir ambulans, doktor veya sağlık görevlisi yok. Ocağa gitmek yaklaşık 40 dakika sürüyor. Ciddi kazalarda acil müdahale çok önemli. Ayrıca maskelerin 10 yıllık kullanım ömürleri geçmiş durumda. Maliyetler gerekçe gösterilerek yeni malzeme de getirilmiyor, eski ve yorgun malzemeler kullanılıyor." Maaşı dahi düzensiz ödeyen şirket direnen işçileri 'vatan haini' ilan etti Maden işletmesindeki düzenin idari kadroya yapılan yeni atamalardan sonra tamamen değiştiğini söyleyen işçi, sendikal faaliyet yürüten bir iş arkadaşlarına sahip çıktıkları için işveren tarafından ağır hakaretlere uğradıklarını belirtti. Uğradıkları baskıyı ve hakaretleri aktaran maden işçisi, "Sendikal faaliyet yürütmenin yasal bir süreç olduğunu söylediğimizde bize 'Siz vatan hainisiniz' diyerek hakaretlerde bulundular" ifadelerini kullandı. Toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını alamadıklarını vurgulayan işçi, "Maaşlarımız sürekli geç ödeniyor" dedi. Çalışma saatleri üzerinde yapılan değişikliklerle işçilere yönelik baskının ve tutanak tehditlerinin arttığını ifade eden işçi, çalışma koşullarını şu sözlerle anlattı: Daha önce 7,5 saatte yaptığımız 4 tahkimat işini, şimdi 6 saat 15 dakikada 5 tahkimat olarak istiyorlar. Aynı işi daha kısa sürede isteyerek baskı yapıyorlar. En ufak bir şeyde 'savunmanı yaz' denilerek inanılmaz bir mobbing uygulanıyor. Patron kart sistemini kapattı İşçilerin kanuni haklarını kullanarak çalışmaktan kaçınması ve iş bırakma eylemine başlamasının ardından patronun hamlesi gecikmedi. Madencilerin meşru taleplerle iş bırakması üzerine, işveren personel kartlarının okuma sistemini tamamen kapattı. Çalışmaktan kaçınma hakkının kullanılmasının ardından işverenin servisleri iptal ettiğini ve kart okuma sistemlerini kapattığını belirten işçi, yönetimin buna rağmen tehlikeli ocağa yeni işçileri sokmaya çalıştığını söyledi: "İşveren servisleri kaldırdı, yevmiyeler yazılmasın diye kart ve yüz okuma sistemlerini kapattı. Güvenli olmadığını söylediğimiz ocakta yeni işçileri telefonla arayarak zorla çalıştırmak istiyorlar. Bir ölümlü kaza olursa bunun hesabını kimse veremez." Şirket yönetiminin kendilerine "dilenci" muamelesi yaptığını belirterek bu duruma tepki gösteren işçi, bundan sonraki yol haritalarını şu sözlerle duyurdu: Biz ekstra bir zam veya para istemiyoruz. Kimseden hayır istemiyoruz, dilenci değiliz, sadece emeğimizi istiyoruz. Bir sonraki durağımız Aydın'daki diğer ortak olacak. O da olmazsa sesimizi duyurmak için Ankara'ya gideceğiz. Çalışma Bakanlığı, müfettişler ve milletvekilleri gelsin, bu sorunu çözsün. İşçiler, acilen çözülmesi gereken haklı taleplerini şu sözlerle dile getirdi: İş sağlığı ve İşçi Güvenliğine ilişkin gerekli önlemlerin alınması 2025 yılından bugüne eksik yatan ücretlerin ödenmesi 3 yıllık sözleşmedeki ödenmemiş kömür haklarının ödenmesi Çalışma barışını bozacak uygulamalara son verilmesi Patronların Ensesindeyiz: Sadece Egetaş değil, tüm madenler devletleştirilmeli Egetaş işçilerinin direnişine destek veren Patronların Ensesindeyiz Ağı, "Maden işçilerin talepleri, taleplerimizdir" dedi. Patronların Ensesindeyiz adına konuşan Ömer Faruk Erol, şu ifadeleri kullandı: Bugün ülkemizde patronların ihtiyaçlarını ve kârlılığını esas alan bir düzen hüküm sürüyor. Bu madende yaşananlar maalesef tek örnek değil. Keyfi uygulamalar ve ifadeler maden sektörünün patron ve holdinglerin akılsızlığı, ahlaksızlığı tarafından belirlendiğini gösteriyor. Geldiğimiz yer ortada: kaynakları yağmalanmış, çarçur edilmiş bir ülke; her tür imkana sahipken kâr hesaplarına kurban edilen, hiçe sayılan işçi hayatları, sefalete mahkum edilen madenciler… Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı, kalkınması ve halkımızın refahı istiyorsak, ülkemizin değerleri madenler derhal ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir! Haklarını alana dek işçilerle mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan ağın, sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda şu çağrıya yer verildi: "Sadece Egetaş madeni değil, tüm madenler devletleştirilmelidir. Holdingler madenlerden kovulmalıdır. Maden işçilerinin can güvenliği ve hakları devlet güvencesi altına alınmalıdır." #MedenlerDevletleştirilsin Kütahya Tunçbilek’te Egetaş Maden İşçileri haklı talepleri için eylemlerini sürdürüyor. Egetaş Maden İşçileri hayatta kalmak ve haklarını almak için direniyor. Egetaş Maden İşçileri’nin talepleri: İş sağlığı ve İşçi Güvenliğine ilişkin gerekli… pic.twitter.com/pOCiUVTWYf — Patronların Ensesindeyiz (@pensendeyiz) May 16, 2026
Go to News Site