Collector
Ah şu çılgın Belçikalılar | Collector
Ah şu çılgın Belçikalılar
Milliyet Yazarlar

Ah şu çılgın Belçikalılar

Hafta başında Belçika’nın Türkiye’ye düzenlediği Ekonomik Misyonadeta fırtına gibi esti ve tüm Avrupa’da ses getirdi. Kraliçe Mathilde başkanlığındaki bu dev organizasyonun hazırlıkları bir yıl önce başlamıştı. Başta ağır ilerleyen süreç, 10 Mayıs yaklaştıkça hızlandı ve takvimler o günü gösterdiğinde karşımızda adeta bir İsviçre saati veya kemancı Eugène Ysaÿe’nin kusursuz bir eseri gibi senfoni vardı. Diplomatik Trafik İstanbul’a indiğimiz andan itibaren resmi devlet protokolüyle fırtına gibi geçen 5 gün yaşadık. Program; savunma sanayisi, eğitim, lojistik ve madencilik gibi pek çok alanı kapsıyordu. Kraliçe Mathilde’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinden eşi Emine Erdoğan ile sergi ziyaretlerine kadar her yerde etkinlik vardı. Kraliçe’ye refakat eden savunma bakanı Theo Francken, Dışişleri Bakanı Maxime Prévot ve Brüksel Bölgesi Başbakanı Boris Dilliès’in mesajları da organizasyona damga vurdu. Uçaktatek Türk gazeteci Heyeti Brüksel’den itibaren uçakta izleyen tek Türk gazeteci olarak şanslıydım. Belçika iş dünyasıyla yakın hasbihal etme fırsatım oldu. Herkesin pazarları fethetmeye odaklandığı samimi bir misyon yaşadık; öyle ki bazı Belçikalı firmalar kendi aralarında bile iş birliği kararı aldı. 400’ü aşkın iş insanının 1000’den fazla B2B toplantı yaptığını söylemek mübalağa olmaz. Kraliçe Mathilde’in enerjisi, şıklığı ve mesajları dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Ankara’da“büklüm dansı” Misyonun Ankara ayağında ise Belçika’nın Ankara Büyükelçiliği’ndeki resepsiyona Büyükelçi Hendrik Van de Velde’nin tüm protokolü bırakıp Ankara havası eşliğinde yaptığı “büklüm dansı” damga vurdu. Bu büyük başarı; Büyükelçi Van de Velde ile Türkiye’nin Belçika Sefiri Barış Tantekin’in, Kraliyet sözcülük ekibi, Belçika Dışişleri sözcülerinin ve İletişim Başkanlığı Brüksel Temsilcisi Şeyda Bilen’in parmak ısırtan ortak çalışmasının neticesidir. Onlar sayesinde çok rahat çalışabildik. Yeni dostluklar ve küresel standartlar Bu yoğun süreçte değerli insanlarla da tanıştım. Acil bir kravat sorunumu çözen Swissôtel Concierge’i ve Les Clefs d’Or Türkiye Başkanı Adnan Öner, yazmış olduğu “The Concierge” kitabını güzel bir dibace ve imzasıyla hediye etti. Kendisi Martinez veya Crillon’daki meslektaşlarını asla aratmayacak bir profesyonel. Ayrıca Bodrum Fahri Konsolosu Onursal Özatacan ile tanıştım. Bursa fahri konsolosu İbrahim Hızalan ile de neredeyse akraba olacaktık. Neticede “Belçika çıtayı daha ne kadar yükseltebilir?” derseniz, henüz Charlotte de Witte veya Stromae’yi getirmediler, öyle düşünün! Üstelik bu misyondan tüm Avrupa istifade etti; Fransız menşeili savunma devi Safran bile bu vesileyle Baykarile stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. İngilizlerin de dediği gibi; Belçika bu organizasyonla Türkiye için artık yeni standardı koydu. Diğerleri düşünsün. Dilliès: Fransızcayı Brüksel’de yaşayın Kraliçe Mathilde’nin heyetinde yer alan Brüksel Başkent Bölgesi Başbakanı Boris Dilliès’le gerçekleştirdiğim söyleşide üç önemli mesaj çıktı. Brüksel’in AB’nin başkenti sıfatıyla 450 milyon tüketiciye açılan stratejik bir kapı olduğunu hatırlatarak, özellikle hizmet ve finans sektörlerinde Türk yatırımcılar için fırsatlar barındırdığını vurguladı. İkinci mesajında ise tatlı bir itirafta bulundu: Galatasaray Lisesi’nde kendisi için düzenlenen tören ve sosyal medyada çok ses getiren, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek’in kendisine hediye ettiği forma sayesinde adeta Brüksel’de bir beğeni yağmuruna tutulduğunu dile getirdi. Üçüncü ve bence en önemli mesajı ise Türkiye’de Fransızca eğitim gören öğrencilere yönelikti. Brüksel’in dinamik bir öğrenci şehri olduğunu, öğrencileri destekleyen, onlara geniş imkanlar tanıyan, bir şehir olduklarının altını çizdi.

Go to News Site