Milliyet Yazarlar
Son zamanlarda magazin muhabirleriyle ünlüler arasında meslek etiği açısından tartışmalı şeyler olmaya başladı. 90’lı yıllarda magazin gazeteciliğinin itibar kaybına sebep olan ‘Televole kültürü’nü hatırlatan haberlerden birkaçı şöyle: Serenay Sarıkaya, geçenlerde sevgilisi Mert Demir’i dinlemeye gitti. Mert Demir’in bir eliyle mikrofonu, diğer eliyle sevgilisinin başını tutarak yaptıkları dans videosu sosyal medyada bir hayli ilgi görünce devamında şunlar oldu. Bazı magazin muhabirleri, Hülya Avşar ya da başka kadın ünlülerle partner olup, Mert Demir’le Serenay Sarıkaya’nın dansını yapmakla yetinmeyip bunu sosyal medyadan ‘haber’ diye paylaştı. Geçen hafta, iki çocuğunun babası olan eşi Bedri Güntay ile 12 yıllık evliliği daha yeni biten Pelin Karahan’a, “Bekarlık sultanlık mıdır?” diye soruldu. Karahan, “Bekarlık sultanlıkmış” yanıtı bekleyenlere şu yanıtı verdi: “Yok canım, öyle bir şey yok. O herkesin kendi bakış açısı; biz yine aileyiz. Çok mutluyuz, her şey dengede. İki çocuğumuz var, önemli olan bunu korumak. Artık dost olduk.” Birkaç gün sonra Pelin Karahan bu kez, ‘Düşes’in galasında ekip arkadaşlarıyla birlikte kameralar karşısına geçti. Oyuncunun kısa konuşmasından sonra rol arkadaşı Nurseli İdiz, Pelin Karahan için, “Hepimizin söyleyeceği şeyi özetledi” dedi. Muhabirler bu kez arka sıradaki Erdal Özyağcılar’a soru yöneltti. Ünlü oyuncu, “Burada yapımcımız var, yönetmenimiz var. Bir sıralama, bir hiyerarşi var” diyerek muhabirlere ‘hiyerarşi’ dersi verdi! John Travolta,ne demek istedi? Hollywood efsanesi John Travolta’nın yönetmenlik koltuğuna oturduğu ‘Propeller One-Way Night Coach’ adlı ilk filmin dünya prömiyeri 79. Cannes Film Festivali’nde yapıldı. Festival yönetimi, ünlü yıldıza filminin gösteriminden önce ‘Honorary Palme d’Or’ ödülü verdi. Sahneye çıktığında şaşkınlığını gizleyemeyen ve gözyaşlarına hakim olamayan Travolta, “Buna inanamıyorum, beklediğim en son şey buydu. Bu, Oscar’ın da ötesinde bir şey” dedi. Travolta, yönetmenlik denemesi ve festivale kabul sürecine dair açıklamalarda da bulundu. Geçen kasım ayında Cannes Film Festivali Direktörü Thierry Frémaux ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan sanatçı, şunları söyledi: “Filmimin kabul edileceğine dair hiçbir beklentim yoktu. Thierry, filmimin sadece kabul edilmekle kalmayıp, bu kadar erken kabul edilen ilk film olarak tarihe geçtiğini söylediğinde bir bebek gibi ağladım. Sektörün en seçici ismi tarafından burada ağırlanmak benim için zaten yeterliydi.” 72 yaşındaki oyuncu için Cannes Film Festivali’nde ‘Onur Ödülü’ alması elbette ki önemli. John Travolta, törende aldığı ‘Altın Palmiye’ için “Bu, Oscar’ın da ötesinde bir şey” deyince merak ettim, internette araştırdım. ‘Google Amca’nın yanıtı şu oldu: “John Travolta, kariyeri boyunca Oscar (Akademi Ödülü) kazanmadı. Ünlü aktör, sinema dünyasındaki bu prestijli ödüle iki kez aday gösterilmesine rağmen bu ödülü hiç alamamıştır.” Bir aktör, meslek hayatı boyunca Hollywood’un vermediği bir ödülle Cannes’da aldığı ödülü niye mukayese eder? Travolta, ‘Altın Palmiye’den aldığı ‘Onur Ödülü’yle Akademi’ye bir gönderme mi yaptı acaba? GÜNÜN SÖZÜ “Hekimlik, bedenin kötülüklerini; bilgelik, ruhun kötülüklerini iyileştirir.” (Demokritos)
Go to News Site