Collector
Aşık Mahsuni Şerif… | Collector
Aşık Mahsuni Şerif…
BirGün Gazetesi

Aşık Mahsuni Şerif…

Önceki gün, her türlü engele rağmen Türkiye, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Bayramını” büyük bir coşkuyla kutladı… Yine Anıtkabir, çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek, milyonlarca yurttaşımızın ziyaretine tanıklık etti… Giderek artan Mustafa Kemal Atatürk sevgisini, sinmeden, korkmadan, hasımlarına çatlatırcasına gösterdiler… Sanki Büyük Ata’yla rövanş almaya çalışan siyasal İslamcılara ders verir gibi sevgi ve saygılarını bir kez daha bildirdiler… ∗∗∗ 17 Mayıs 2022’de Hakka yürüyen, Atatürk’e duyduğu hayranlığı ve sevgisiyle milyonların kalbinde hala yaşayan Aşık Mahsuni Şerif’i, “ Aşıkça dergisi” , iki gün önce görkemli bir toplantıyla andı… Ülkemizin önemli halk ozanlarından biri olan ve Mahsunu Şerif’in ; “Sevgili Sultanım canım efendim, Gönül Boşa vurgun olmaz Kaplani, Ben nice denedim, nice denendim, Günah bana dargın olmaz Kaplani…” Diye sevdiği ve övdüğü Ozan Hasan Kaplani’ nin katkılarıyla, “ Mahsuni Gecesi ” düzenlendi… Eşim Serap’la birlikte katıldık… Mahsuni Babanın türküleriyle yaşantımızın en anlamı gecesini yaşadık… ∗∗∗ Mahsuni Şerif’in en güçlü toplumsal hiciv eserlerinden biri olan ve her zaman tazeliğini koruyan” Yuh Yuh ,” türküsünü dinledik… Zamanı geçmeyen bir türküydü… ∗∗∗ Mahsuni Şerif, “yuh” sözünü bir hakaret olarak değil, toplumsal vicdanın protestosu olarak kullandığı bu türküde, halkın öfkesi, hayal kırıklığı ve isyanını dile getirmekteydi… Seyircilerin hep bir ağızdan katıldığı bu eser, yalnızca belli bir dönemin siyasetçilerine değil; “adaletsizliğe, çıkarcılığa, halkı sömüren düzene ve vicdansızlığa yöneltilmiş” sert bir halk eleştirisiydi... ∗∗∗ Mahsuni Şerif, “ Haksızlığı teşhir etmek, iktidar sahiplerinin veya güçlü çevrelerin halktan kopmasını eleştirmek ve yoksulluk içinde yaşayan insanların emeğinin sömürülmesine karşı çıkmak için bu türküyü yaratmıştı… Amacı, toplumsal vicdanı uyandırmak , insanları sessiz kalmamaya çağırmaktı… Mahsuni Şerif çok iyi biliyordu ki, toplum, yanlışları görüp susarsa çürüme büyür... ∗∗∗ Bu Türkü yalnızca siyaset eleştirisi değildir... Rüşvet, ikiyüzlülük, ahlaki yozlaşma, insanın insana yabancılaşması gibi konular da eleştirilir… Mahsuni Şerif’in temel mesajı şudur: İnsanlık kaybolursa toplum da çöker… “Yuh Yuh”un yıllarca unutulmamasının nedeni, yalnızca melodisi değil; her dönemde geçerli olabilecek bir vicdan çağrısı taşımasıdır... Bu yüzden bu eser, farklı kuşaklar tarafından yeniden keşfedilmiş ve protest halk müziğinin simgelerinden biri hâline gelmiştir… ∗∗∗ Mahsuni Şerif, yalnızca bir türkücü değil; Anadolu’nun vicdanını sazıyla dile getiren bir halk filozofuydu… Onun hayat felsefesinin merkezinde üç temel düşünce vardı: “ adalet, insan sevgisi ve halkın sesi olmak...” Bu nedenle türküleri yalnızca müzik değil; aynı zamanda toplumsal hafıza, isyan ve vicdan çağrısıydı… ∗∗∗ Mahsuni Şerif’in türkülerindeki derinlik, halkın günlük yaşamını yalın ama etkili bir dille anlatmasından kaynaklanıyordu... Köylünün yoksulluğunu, işçinin çaresizliğini, gurbetçinin yalnızlığını, siyasi baskıları ve toplumsal eşitsizlikleri dile getirirken halkın kendi diliyle konuşuyordu... Onun eserlerinde süslü bir edebiyat değil, yaşanmışlığın samimiyeti vardı!. Bu yüzden insanlar, onun türkülerinde kendilerinden yaşanmışlıklar buldular... Türkülerinde korkmadan konuşmuş, halk adına iktidarı sorgulamıştır… ∗∗∗ İktidarlara karşı muhalefetindeki temel özellik, cesaretiydi... O dönem birçok sanatçı susmayı tercih ederken Mahsuni Şerif, doğrudan konuştu. Baskılar gördü, yasaklandı, hapse girdi; fakat geri adım atmadı. Çünkü onun gözünde sanatçı, yalnızca eğlendiren biri değil; “ toplum adına konuşan bir vicdandı .” Muhalefeti, ideolojik bir körlükten değil, adalet arayışından besleniyordu… Hangi görüşten olursa olsun, ezilen insanın yanında durmaya çalıştı. Örneğin; “ Dom Dom Kurşunu ”, yalnızca bir ağıt değildir; Anadolu insanının acıya karşı direncini anlatır… “ Sarı Saçlı Mavi Gözlü nerde? ” Türküsünde, Emperyalistlere karşı Atatürk’ün halkla birlikte verdiği kurtuluş mücadelesini ve Cumhuriyetin kuruluş sürecine olan saygısını dile getirir… Cumhuriyet ilkelerine karşı yıkma mücadelesi veren hainlere olan duruşunu da ortaya koyar… ∗∗∗ Acı, özlem, özgürlük, eşitlik ve direniş… Bunlar yalnızca Türkiye’ye özgü temalar değildir… Latin Amerika’daki protest müzik geleneğiyle, Amerika’daki halk müziğiyle ve Ortadoğu’daki direniş ezgileriyle aynı evrensel insanlık duygusu taşıması, Mahsuni Şerif’in dünya çapında tanınmasının nedenidir… ∗∗∗ Bu nedenle Mahsuni Şerif yalnızca Anadolu’nun değil, dünyadaki halk müziği geleneğinin de önemli temsilcilerinden biri olarak görülmektedir… Onu farklı kılan en büyük yetenek ise, sazını bir düşünce aracına dönüştürmesidir… Mahsuni Şerif, düşünceyi türküyle birleştiren bir ozandır… O hem şair hem yorumcu hem de halkın sözcüsüdür... Kısaca, Türkülerinde felsefe ile halk dilini buluşturan dünya çapında bir sanatçıdır…. ∗∗∗ Toplumun onu sahiplenmesinin temel nedeni düşüncelerindeki samimiyetti… Halk, Mahsuni Şerif’in “kendilerinden biri” olduğuna inandı… Çünkü o tepeden konuşmadı; halkın içinden konuştu. Onun düşüncesinde insanın dini, mezhebi ya da kimliği değil; insanlığı önemliydi ... O, sazıyla yalnızca türkü söylemedi; Bugünün de toplumsal ayna oldu!

Go to News Site