Collector
Alman askerine ülke dışında yeni görevler | Collector
Alman askerine ülke dışında yeni görevler
BirGün Gazetesi

Alman askerine ülke dışında yeni görevler

Almanya, önümüzdeki günlerde Ortadoğu’ya yeni askeri birlikler göndermeye hazırlanıyor. Biri Türkiye’ye, diğeri de Hürmüz Körfezi’ne… Savunma Bakanı Pistorius, önümüzdeki haftalarda NATO görevi çerçevesinde Türkiye’ye bir Patriot bataryasının konuşlandırılacağını açıkladı. 150 askerden oluşan batarya ülkemizi İran’ın füze saldırılarına karşı savunmasında çok önemli bir görev üstlenecekmiş. Hürmüz Körfezi’ne de buradaki deniz ticaretini koruma altına almak üzere İngiltere ve Fransa tarafından hazırlanan ve koordine edilen uluslararası operasyon kapsamında görev almak üzere savaş gemileriyle (bir mayın tarama, bir de ikmal gemisi) bir özel kuvvet birliği gönderilecek. Bunun için İran ve ABD arasında savaş durumunun bir anlaşmayla sona ermesi bekleniyor. Almanya Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü saldırılara destek talebini “bu bizim savaşımız değil” diyerek reddeden ilk ülkelerdendi. Ancak Trump’tan gelen ağır eleştirilerin ardından savaşın sona ermesi halinde Hürmüz’de askeri sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını açıklayarak bu tavırlarını yumuşatmışlardı. Bundan bir kaç hafta sonra da Türkiye’yi İran’ın füzelerine karşı korumak üzere hava savunma sistemi göndereceklerini açıklayarak, önümüzdeki dönemde bu bölgedeki gelişmelerin aktörleri arasında olmaya kararlı olduklarını gösteriyorlar. Hatırlanacaktır Almanya, hava savunması için daha önce de müttefiki Türkiye’ye Patriot birlikleri göndermişti. Suriye’de iç savaş sürerken Türkiye hava sahasını korumak için NATO’nun “Aktif Savunma” operasyonu kapsamında 2013 yılında Kahramanmaraş’a konuşlandırılan bu birlikler, iki ülke arasındaki ilişkilerdeki sorunlar nedeniyle iki yıl sonra buradan ayrılmıştı. Buradaki hava savunmasında uzun yıllar boyunca bir başka NATO ülkesinin, İspanya’nın birlikleri görev almıştı. O dönemler Alman hava kuvvetlerinin bu operasyon kapsamında İncirlik’te konuşlandırılmasından 2017 yılında Türkiye’nin Alman milletvekillerinin bu üssü ziyaret etmesine izin vermemesi üzerine çıkan krizin ardından vazgeçilmişti. Yani Almanya yıllar sonra yeniden Türkiye’nin hava savunmasına aktif destek vermeye karar vermiş durumda. Tüm gelişmeler iki ülke arasındaki mesafeli dönemin artık geride kaldığına, bu işbirliğinin daha da gelişerek devam edeceğini gösteriyor. Alman hükümetlerinin (sosyal demokratların dâhil olduğu koalisyonlar dahil, ki son yıllardaki tüm koalisyonlarda ya büyük ya da küçük ortak olarak yer alıyorlar) aslında geçmişte de Türkiye’deki “tek adam yönetimiyle” pek büyük sorunu yoktu. Zaman zaman yaşanan ağır demokrasi ihlallerini ya da herhangi bir nedenle kızdırdıkları “tek adamın” buraya yönelik içinde “faşizm” ifadeleri de bulunan açıklamalarını, sükûnetle ve sadece “endişe” açıklamalarıyla geçiştirmekle yetiniyorlardı. Alman basını Patriot gönderme kararının iki ülke arasındaki stratejik görüşmelerin 12 yıl sonra yeniden başlamasıyla bağlantılı olduğuna işaret ediyor. Pazartesi günü Berlin’e gelen Dışişleri Bakanı Fidan, sadece mevkidaşı Wadephul’la değil, Başbakan Merz’le de görüşmüş. Bu konudaki analizlere göre Merz’in geçen ekimdeki Ankara ziyaretinin ardından iki ülke arasındaki güvenlik ve savunma işbirliği de artmış durumda. Wadephul’un Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini destekleyeceğine ve silah sanayi alanında iki ülke arasındaki işbirliğini geliştirileceğine dair açıklaması, Türkiye’yi hem NATO’nun “önemli bir üyesi”, hem de AB’nin “önemli bir ticaret ortağı” olarak övmesi, Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu’nun geçen ayki Almanya’yı ziyareti, Almanya’nın Ankara’daki Büyükelçisi Sorg’un Türkiye’yle ilgili olumlu açıklamaları, geçmişteki soğuklukların geride kaldığını gösteriyor. ∗∗∗ Yani, İran’ın işi zor! Eğer Türkiye’ye saldırmaya kalkarsa karşısında Almanları da bulacak… Almanya Hürmüz Boğazı’nda da İran’la karşı karşıya gelebilir. İran, bu suların kendisine ait olduğunu ve buraya başka ülkelerin askeri gemi göndermesine karşı. Ama İngiltere ve Fransa, (Trump’ın savaşı sona erdikten sonra) bölgeye güçlü bir donanma görevlendirmeye karar verdiler. Gemiler bölgeye ulaştı bile. Almanya da onlara katılmaya karar verdi. Önce bir mayın tarama ve ikmal gemisi gönderileceği açıklanmıştı. Ardından bir de buradan geçecek ticari gemilere yönelik askeri operasyonlara ya da terör saldırılarına karşı görevlendirilmek üzere bir özel birliğin de bunlara eklenmesine karar verildi. Tabii bunun için Federal Meclis’in de onay vermesi gerekiyor. Milletvekillerinin büyük çoğunluğunun bunu onaylayacağından kuşku yok. ∗∗∗ Eskiden Almanya’nın ülke dışına asker gönderme kararları kamuoyunda büyük tartışmalara neden olurdu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uzun yıllar boyunca ülke dışına askeri birlik göndermek Almanya için bir tabuydu… Baş sorumluları arasında yer aldığı iki büyük dünya savaşının neden olduğu yıkımlardan alınan dersler ülkede giderek güçlenen bir barış hareketinin ortaya çıkmasına yol açmış, pasifizm sadece sosyalist, sosyal demokrat ve daha sonra da yeşil partilerin değil, merkez sağdaki Hıristiyan demokratların ve liberallerin tabanlarında da kabul gören bir tavır olmuştu. Bu durum Almanya’nın NATO’ya üye olduğu dönem de devam etti. Almanya 1950’li yıllardan 1990’lara kadar askerlerini ülke dışına sadece manevralara ya da insani yardım operasyonlarına katılmak üzere gönderdi. Varşova Paktı’nın dağılması ve Doğu Almanya’nın çöküp, batıya bağlanmasından sonra durum değişti. 1991 yılından bu yana önce Körfez Savaşı’nda, sonra Balkanlardaki savaşta, daha sonra Afganistan’da, Afrika’da, ardından Akdeniz’de ve Kızıldeniz’de Alman askeri birlikleri, çeşitli uluslararası askeri görevler üstlendiler. Ukrayna savaşından hemen sonra Litvanya’yı Rus saldırılarına karşı korumak gerekçesiyle tam teşekküllü bir tank tugayının bu ülkede konuşlandırılmasına karar verildi. Bütün bunlar tabii ki “savunma” ve potansiyel saldırganı “caydırma” amaçlı. Almanya’nın “demokrasiyi, uluslararası düzeni ve ticareti, müttefikleri korumak üzere üstlenmesi gereken sorumlulukları”nın bir sonucu olarak savunuluyor bu durum… Sosyal demokratların ortak olduğu hükümetten Türkiye’deki sosyal demokrat muhalefete yönelik “yargı darbesiyle” ilgili bırakın eleştiriyi, sıradan bir “endişe” açıklaması bile gelmedi. Bu da tabii ki iki ülke arasındaki “stratejik ilişkiden” kaynaklanıyor. Karşıdaki potansiyel saldırgan da “günümüzün Hitleri” ilan edilen Putin ile İran’daki kanlı molla rejimi olduğu için barış hareketi “abandone olmuş” durumda. Almanya’nın dünyanın en sıcak yerlerinde asker görevlendirme kararları artık geçmişteki gibi büyük tartışmalar başlatmıyor.

Go to News Site