Milliyet Yazarlar
ÖZAY ŞENDİR - Seferihisar Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde önceki gün gerçekleştirilen Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününde medya kuruluşlarının temsilcileriyle biraraya geldi. Güler basınla buluşmasında özetle şu değerlendirmelerde bulundu: NATO ZİRVESİ: Temmuz ayında; Ankara’da NATO Liderler Zirvesi düzenlenecek. Zirve programı dâhilinde Savunma Sanayii Forumu ve NATO Savunma Bakanları Toplantısı gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz ay NATO Genel Sekreteri ülkemizi ziyaret etti. Yaptığımız görüşmede, müttefiklik ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik önemli başlıkları ele aldık ve Ankara’da düzenlenecek zirve kapsamında gerçekleştirilecek “Savunma Sanayii Forumu”nun, müttefikler arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine sağlayacağı katkıyı teyit ettik. TSK MODELİ: Samimi bir yaklaşımla desteklediğimiz kardeş ve dost ülkeler, Türkiye benzeri bir silahlı kuvvetler yapısını kurmamızı istiyorlar. Son olarak dost ve kardeş ülke Özbekistan ile devam eden askerî işbirliği faaliyetlerimiz kapsamında Tümgeneralimizin başkanlığındaki bir danışman heyeti Özbekistan’da tıpkı Azerbaycan’da olduğu gibi görevlendirilmiştir. SDG’NİN ENTEGRASYONU: SDG’nin yerel yapılar içerisinde entegrasyonuna yönelik ilerleme ve uyum sağlandığı görülüyor. Askerî entegrasyon sürecinde ise bazı sorunlar olmakla birlikte ilerleme sağlanmış durumda. SOMALİ ÖRNEĞİ: Somali Millî Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye, sondaj faaliyetleri ve Somali’de inşa edilen “Uzay Limanı ve Test Atış Alanı”nın emniyetini sağlamaya devam ediyoruz. Talepler doğrultusunda Afrika ülkelerinin silahlı kuvvetlerine; eğitim ve teknik destek sağlamaya ve bu ülkelerin kapasite inşa etmelerine katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, birkaç ülke daha Somali’de uyguladığımız modelin aynısını talep ediyor. Bu talepleri değerlendiriyoruz. DENİZ YETKİ KANUNU ÇALIŞMASI: Yunanistan ile aramızdaki ilişkilerin geliştirilmesinde olumlu bir dönemden geçtiğimize, çözüm odaklı bir yaklaşım ile dürüst ve yapıcı bir ilişkinin iki ülkenin de yararına olacağına inanıyoruz. Son olarak gayriaskerî statüdeki adalara Patriot yerleştirilmesi gibi anlamsız bir girişimde bulundular. Geri çekme kararı aldıklarına dair haberler var. Durumu yakından takip ediyoruz. TÜRKİYE’YA KARŞI İTTİFAK GİRİŞİMLERİ: İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin faaliyetlerini, askerî iş birliği girişimlerini dikkatle takip ediyoruz. Bahse konu girişimin askerî açıdan Türkiye’ye karşı bir tehdit oluşturması söz konusu değildir. Fransa ve Yunanistan’ın birtakım senaryolar üzerinden yaptığı açıklamalar gerilimi artırmakta, bölgesel barış ve istikrara zarar verme riski taşımakta. HÜRMÜZ BOĞAZI: Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler küresel enerji güvenliği ve deniz ticareti açısından dikkatle takip edilmekte. Hürmüz’de deniz güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin korunmasına yönelik çok uluslu girişimlere destek verebiliriz. Tarafların anlaşması durumunda insani amaçlı mayın temizleme faaliyetlerine katılabiliriz. EUROFİGHTER TEDARİKİ: Katar’dan temin edilecek uçakların sözleşme sürecinin tamamlanmasının ardından, Umman’dan alınacak uçakların ise modernizasyon faaliyetlerini müteakip ülkemize getirilmesi öngörülmekte. Bölgedeki son gelişmelerin bu iki ülke ile işletilen süreçlere olumsuz etkisi yoktur. Sözleşme imzalanıp pilot eğitimleri belli bir aşamaya geldiğinde uçakları ülkemize getirmeyi planlıyoruz. Ülkemizin asıl ve stratejik önceliği, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen KAAN projesidir. SAMP-T PROJESİ: İspanya ve İtalya gibi ülkelerle olan savunma sanayi iş birliği yakınlaşması sonrası Fransız şirketi ile BAYKAR anlaşma imzaladı. BAYKAR ile anlaşma yapabilmenin başka ülke şirketleri için de önemli olduğunu düşünüyorum. Biz kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak için yerli ve milli sistemleri üretmeye devam ediyoruz. Bununla birlikte başka sistemler için diğer ülkelerle de çalışmak istiyoruz. SAMP-T de bunlardan biri. BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ Bütün ülkeler ittifak ararken Türkiye aramıyor demek doğru olmaz. Bu çerçevede Pakistan ile köklü askerî ilişkilerimiz, Katar ile yüksek seviyeli stratejik iş birliğimiz ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleriyle gelişen savunma ve güvenlik temelli temaslarımız; karşılıklı güvene, ortak güvenlik anlayışına ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesine dayanmaktadır. TERÖRSÜZTÜRKİYE Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bahçeli’nin inisiyatifleri ile başlatılan “Terörsüz Türkiye” sürecinin başarılı olmasını samimi olarak arzu ediyoruz. PKK ve iltisaklı tüm gruplar koşulsuz olarak silahlarını teslim etmelidirler. İlgili kurumlarımızla birlikte koordineli, temkinli ve akılcı bir yaklaşımla süreci yönetmek için çalışmalarımızı devlet aklının üzerimize yüklediği sorumluluğun bilincinde olarak tam bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. Türkiye; sahip olduğu güçlü devlet geleneği, etkin diplomasi anlayışı ve caydırıcı savunma kapasitesiyle yalnızca bölgesinin değil, küresel güvenlik ortamının da önemli aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin katkı sunmadığı hiçbir güvenlik ve istikrar denkleminden kalıcı sonuç alınamayacağı açıkça görülmektedir. Artık Caydırıcılığın yeni adı: Türkiye’dir.
Go to News Site