Collector
Sabır İnşa Etmek: Arteta ve Arsenal’in Öğrettiği Ders | Collector
Sabır İnşa Etmek: Arteta ve Arsenal’in Öğrettiği Ders
Milliyet Yazarlar

Sabır İnşa Etmek: Arteta ve Arsenal’in Öğrettiği Ders

Arsenal, Manchester City hegemonyasını yıkarak Premier Lig şampiyonluğuna ulaştı. Bugün tüm dünya Arsenal’in dinamik oyununu, Saka’nın olgunluğunu ya da Saliba’nın kusursuz savunmasını konuşuyor. Ama bu şampiyonluğun asıl hikâyesi sahada değil, yönetim odasında yazıldı. Bu, bir transfer başarısı değil. Bu, bir "sabır ve sadakat" başarısı. Mikel Arteta 2019’da takımın başına geçtiğinde Arsenal kaotik bir geçiş dönemindeydi. İlk yıllarında takımı 8. bitirdi, Şampiyonlar Ligi potasının dışında kaldı. Tribünler öfkeliydi, medya "Arteta Out" manşetleri atıyordu. Herkesin "bitti" dediği yerde Arsenal yönetimi tek bir şey yaptı: Planın arkasında durdu. Çünkü onlar tabelaya değil, inşa edilen kültüre bakıyorlardı. Arteta’ya sadece bir takım değil, kulübün geleceği emanet edilmişti. Temizlik yapılması gerekiyordu; kulübün en büyük maaşını alan Özil ve Aubameyang gibi isimlerle yollar istikrara feda edilerek ayrıldı. Sonuç ne mi oldu? Sistem, yıldızların kaprisini yendi. Sabır, kupayı getirdi. Bizim İklime Dönelim… Şimdi bu resmi alalım ve bizim Süper Lig’in üzerine koyalım. Ardından kendimize dürüstçe şu soruyu soralım: Türkiye’de hangi kulüp, ilk iki sezonunda 8. olan bir hocaya üçüncü yılın biletini verirdi? Cevap net: Hiçbiri. Bizim ligimizde başarı bir süreç değil, acil bir ihtiyaç olarak görülüyor. Biz kulüplerimizi bir mimar gibi inşa etmiyoruz; bir müteahhit gibi günü kurtaracak makyajlar yapıyoruz. Sorun sadece teknik direktör değiştirmek değil. Asıl sorun, her hoca değişiminde futbol aklını sıfırlamak. Bir hoca geliyor, kendi sistemine göre 10 oyuncu aldırıyor. Üç ay sonra işler kötü gidince yollar ayrılıyor. Yeni gelen hoca "bu kadro benim sistemime uygun değil" diyor, bir 10 oyuncu daha isteniyor. Sonuç? Borç batağında yüzen, kimliğini kaybetmiş, her yıl hafızasını tazeleyen kulüpler. Biz takımlarımızı sahaya göre değil, sosyal medyanın öfkesine göre yönetiyoruz. Pasaport Değil, Hafıza Sorunu Arsenal’in başarısı bize şunu gösteriyor: Futbolda en pahalı şey transfer yapmak değil, zaman satın almaktır. Arsenal yönetimi Arteta’ya para kadar, belki de paradan daha değerli olan o zamanı ve krediyi verdi. Bizde ise kaos bir misafir gibi gelip gitmiyor; evin sahibi olmuş durumda. Eğer Türk futbolu olarak Avrupa devi hissi yaratmak istiyorsak, önce şu gerçeği kabul etmeliyiz: Bir takımı ayakta tutan şey sadece anlık transfer kalitesi değil, bir sistem hafızasıdır. Arteta’nın Arsenal’i, sabrın lüks değil, şampiyonluk için en temel zorunluluk olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. Şimdi soru sırası bizim kulüplerimizde: Biz ne zaman tabela için hoca öğütmeyi bırakıp, bir futbol aklı inşa etmeye cesaret edeceğiz? Çünkü doğru teşhis yapılmadığı sürece, değişen her hoca sadece pansuman olur; hastalık ise kümülatif bir şekilde büyümeye devam eder.

Go to News Site