Collector
Dijital mafyanın görünmez kumarhaneleri | Collector
Dijital mafyanın görünmez kumarhaneleri
Milliyet Yazarlar

Dijital mafyanın görünmez kumarhaneleri

Eskiden suçun adresi vardı. Kumar, arka sokakların işiydi. Kirli işlerin döndüğü mekanlarda bir masanın etrafında toplanmış birkaç karanlık adam… Kumarhaneler üzerinden aklanan kara para trafiği, Ömer Lütfi Topal’dan Halil Falyalı’ya uzanan cinayetler ve onların etrafında dönen ilişkiler ağı… Oysa bugün suçun doğası değişti. İnternet görünmez suç ekonomilerini inanılmaz boyutlara taşıdı. Dünyanın en büyük kumarhanelerini artık cebimizde taşıyoruz. Bugün bir tıkla ulaşabildiğimiz kumarhaneler için güçlü bir yazılım sistemi, anonim ödeme altyapısı ve iyi çalışan bir reklam algoritması yeterli olabiliyor. ★ ★ ★ Bahis siteleri bütün dünya ülkelerinin sorunu. Küresel düzeyde çok ayaklı, çetrefilli bir sorun. Yasa dışı bahis sitesi önce başka ülkede kuruluyor. Bir başka ülkede ödeme sistemini kullanıyor. Başka ülkeden reklam veriyor. Ve bir anda dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca insanın telefonuna birkaç saniyede ulaşıyor. Teknoloji şirketleri küresel çalışınca bir ülkenin kapattığı site başka ülkede açılıyor. Bir ülkede yasaklanan ödeme sistemi başka uygulamayla geri geliyor. Bir hesap kapanıyor, ertesi gün yenisi açılıyor. Öyle ki, uluslararası bir veri kuruluşu olan GCI’nin raporuna göre; dünya genelinde online kumar ve bahis hacmi yaklaşık 5,9 trilyon dolara ulaştı. Bu da ABD ve Çin dışındaki tüm ülkelerin ekonomilerinden daha büyük bir hacme işaret ediyor. Aynı rapora göre online bahis gelirlerinin yaklaşık yüzde 78’i lisanssız ya da denetimsiz alanlarda dönüyor. Avrupa’da yapılan araştırmalar da bu tabloyu doğruluyor. Avrupa’da yasa dışı online kumar gelirlerinin yaklaşık 80 milyar euroyu geçtiği, bunun devletlere yıllık 20 milyar euro civarında vergi kaybı oluşturduğu belirtiliyor. Türkiye’de de durum farklı değil. Yasa dışı bahis cirosunun 50 milyar dolara ulaştığı belirtilse de bugün bu rakamın iki katı büyüklüğünde bir cirodan bahsediliyor. Devletin bu kaçak faaliyetler nedeniyle uğradığı yıllık vergi kaybı ise yaklaşık 300 milyar TL. ★ ★ ★ Asıl çarpıcı olan ise suçun artık kendisini suç gibi göstermemesi. Lüks otomobillerin önünde çekilen videolar, birkaç dakikada kazanıldığı iddia edilen paralar, sahte başarı hikâyeleri, influencer reklamları, “hayatını değiştir” sloganları… Suç görünmez olunca bu suçu işleyenlerde kazandığını gösteriyor, kaybettiğini gizliyor. Bu da insanların artık çalışarak zengin olunacağına inanmadıklarının bir göstergesi. Dolayısıyla yasa dışı bahis sektörü bir gecede hayatını değiştirebileceğin algısını yaratarak umut da satıyor. İnsanlara “sistem zaten adil değil” duygusu yayıyor. Ekonomik kriz yaşayan toplumlarda yasa dışı bahis ağlarının hızla büyümesi tesadüf değil. İnternet dünyasında lüks hayatlar ve “ben kazandım” görüntüleriyle yaratılan hikâyelerin çoğunda emeğin olmadığını gören genç neslin umutsuzluğu kumarın en büyük reklamı. ★ ★ ★ Üstelik teknoloji suçun maliyetini de düşürdü. Kripto para sistemleri, sanal ödeme yöntemleri, IP adresinizi gizleyerek sansürlü sitelere erişmenizi sağlayan VPN ağları ve offshore şirket yapıları sayesinde paranın kaynağı gizlenebiliyor. İnsanlık teknolojiyi kontrol edebileceğini sandı ama görünen başka. Dijital çağ artık insana dair neredeyse her şeyi biliyor, zaaflarını, beğenilerini, ne istediğini… Böylece insanların toplumsal davranışlarını yönlendiren görünmez devasa bir endüstri yaratıldı. Yasadışı bahisle suçun küreselleşmesi, anonimleşmesi ve normalleşmesi sağlandı. Dijital kumarhaneler ve kumarbazlar için artık sınır yok, ülke yok, denetim yok, utanma duygusu yok, fiziksel mekân yok. Telefon ekranı onlar için hem kumarhane hem banka hem para basan bir makine. Sonuç; dünyanın en büyük trajedisi artık parmaklarımızın ucunda…

Go to News Site