Collector
NATO’da rahatsızlık... | Collector
NATO’da rahatsızlık...
Milliyet Yazarlar

NATO’da rahatsızlık...

Efes Tatbikatı’nı biz konuşmayı bıraktık ama tatbikata katılan ülkelerin medya organları ve savunmayla ilgili sosyal medya hesapları tatbikata dair görüntüleri paylaşmaya devam ediyorlar. ABD ile Avrupa arasında yaşanan kriz, Türkiye’nin NATO içerisindeki önemini herkese bir daha hatırlatmış oldu. Tatbikat alanındaki atış aralarında sohbet ettiğimiz Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu oldukça ilginç bir bilgi paylaştı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye gibi AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinin savunma kapasitelerini kullanmadan Avrupa’nın güvenliğinin sağlanamayacağını, Türkiye’nin muazzam bir savunma sanayii kapasitesi olduğunu, Türkiye ile Almanya arasındaki teknoloji iş birliğine dair gelişmelerden memnuniyet duyduğunu söylemiş. NATO Genel Sekreteri’nin asıl önemli mesajı Atina ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne dair söyledikleri. Genel Sekreter, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi arasındaki siyasi hassasiyetlerin Türkiye ile Avrupa Birliği’nin savunma sanayii iş birliğine mâni olmaması gerektiğinin altını çizmiş. NATO Genel Sekreteri’nin Yunanistan ve Rum Kesimi’nin engellemelerine karşı duyduğu rahatsızlığı ifade etmesi önemli ama daha önemlisi bunu ifade eden Genel Sekreter’in Rutte olması ve iş yapma biçimi. Rutte, tam 14 yıl boyunca Hollanda’da başbakanlık yaptı, birbirinden çok farklı yapılardaki partilerle 4 ayrı koalisyon hükümeti kurdu ve yönetti. Uzlaşı oluşturmak konusunda başarılı bir geçmişe sahip olan Rutte, Yunanistan ve Rum Kesimi’ni şahsen ikna edemeyecek olsa da AB’nin küçük üyelerini yola getirme konusunda oldukça başarılı olan Berlin ve Paris’i konuyu tekrar ele almaya ikna edebilir. Brüksel’deki NATO merkezinden yine Brüksel’deki AB Komisyonu’nun merkezine giden bu rahatsızlık mesajının gelecekte önemli yansımaları olacaktır. Odak kaymasına dikkat… PKK’nın 42 yıllık terör dönemine dair maliyeti hep milyar dolarlar üzerinden hesap ediyoruz. Bu hesaplama kâğıt üzerinde doğru ama gerçekte eksik. Bugün İstanbul başta olmak üzere deprem beklenen şehirlerdeki çarpık yapılaşma da terörün bir sonucudur. 1980’li yıllarda çocuklarını örgütten korumak isteyen aileler, hem devlet hem de örgütten baskı gören kırsal kesim büyük şehirlere göç etti. Terör nedeniyle kapatılan mezralar ve vadiler, boşaltılan köyler bölgede hayvancılık yapılmasını zorlaştırdı. Büyük şehirlere başlayan göç dalgası, kaçak yapılaşma, artan suç oranları gibi sonuçlara neden oldu. Şimdi, Türkiye’nin terör problemini tamamen çözüme yaklaştırdığı bir dönemdeyiz. İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısı ve saldırının global etkileri nedeniyle şubattan bu yana Terörsüz Türkiye gündemin ikinci sırasında. Tam çatışma bitti, savaş sona yaklaşıyor derken, bu kez CHP’de yaşanan gelişmeler gündemin ilk sırasında; Terörsüz Türkiye yine ikinci sırada. Millî İstihbarat Teşkilâtı, bugüne kadar büyük bir başarıyla arabanın devrilmesini engelledi ama MİT barış için çalışırken, kimi ülkeler de örgüt içerisinde sürece karşı olanlarla birlikte tam aksi yönde çalışmaya devam ediyorlar. Cumhuriyet 103 yaşında; terör örgütü 1978’de kuruldu, ilk silahlı eylemini 1984’te yaptı, yani neredeyse 48 yıldır hayatımızda. Sonuca ilk kez bu kadar yaklaşmışken, odak kaymasına izin vermememiz lazım. Terörsüz Türkiye hedefini tekrar gündemin birinci maddesi haline getirmek, yasal değişiklikler için gereken oy sayısından bağımsız olarak CHP’nin de sürece katkı vermesini sağlamak hepimiz için en iyi formül durumunda. Güncel siyasi tartışmaların odak kaymasına neden olmasına izin vermemek gerek… Ege Ordusu ışıldıyor FETÖ’nün Türkiye’ye ihanetinden en çok etkilenen kurumlardan birisi de Ege Ordusu olmuştu. NATO’dan bağımsız, Ege ve Akdeniz kıyılarını koruyan Ege Ordusu’nun savaş planları Kozmik Oda’dan alınıp, CIA eliyle Yunan medyasına verildi. Sonra “Sizi Türkiye’den sadece biz koruruz” gerekçesiyle ABD, Yunanistan’daki tüm askeri üslerin kullanım hakkını aldı. Her neyse, asıl konu şu: Ege Ordusu, o ihanetin travmasını başarıyla atlatmış. Bugün Ege Ordusu’nun başında 15 Temmuz gecesi İncirlik’te darbecilere yakıt ikmali yapan uçakların sistemlerini söktüren, darbeci üs komutanının yakalanmasını sağlayan Orgeneral İrfan Özsert Paşa var. Tatbikat sırasında gördük ki, Ege Ordusu gerek disiplin gerekse savaşa hazırlık konusunda en üst seviyeye ulaşmış, ihanetin izleri tamamen silinmiş.

Go to News Site