soL Haber
Haber Merkezi Kılıçdaroğlu cephesinin planı açık. Süreci zamana yayacaklar, belli ki bazı tasfiye adımlarını da hayata geçirmeyi deneyecekler. Özel cephesi ise bir an önce Kurultay adımı için zorlamada bulunacak. İmamoğlu ise yeni parti çıkışı için hazır. Bu sürecin kendisine yüksek olasılıkla farklı türde ve bu kez ‘Özel’ hedefli bir AKP sopası eşlik edecek gibi görünüyor. AKP iktidarı CHP’ye yönelik mutlak butlan adımını dün Genel Merkez binasına yönelik şiddetli polis saldısıyla süsledi. İşin bir boyutu, AKP’nin bu saldırıyla neyi hedeflediğine ilişkin. Burada seçimler, yeni anayasa, çözüm süreci gibi bağlantılı önemli başlıklar var. Bunlar ayrı bir haberin ve değerlendirmenin konusu. Bu haberde AKP operasyonun hedefleri ve yol haritasına değil, kuşkusuz buradaki gelişmelerle de şekillenecek olan CHP’deki mevcut tabloya ve tartışmalara bakacağız. Ancak burada sadece bir ara not… AKP, mutlak butlan ve genel merkez operasyonu sonrası CHP’ye yönelik operasyon defterini kapattı düşüncesi pek de doğru görünmüyor. Mutlak butlan kararından sadece iki gün önce “ bir CHP Genel Merkez çalışanın gizli tanık ifadesi” diye basına sızdırılan dosya, bir süredir Özgür Özel ’in çevresine odaklanan AKP’nin yeni operasyon dalgasının kapıda olduğunun da ispatı niteliğinde. Yüksek olasılıkla İzmir ve Ankara merkezli ilerleyecek bu yeni operasyon dizisinin hedefinde, iktidarın İmamoğlu operasyonlarına benzer bir yöntem izlenecek gibi. Bu hedef almaların ilk işareti bilindiği üzere Özkan Yalım ve Muhittin Böcek olmuş, iki isim de AKP “iftiracısı” haline gelmişti. Bu isimlerin ifadeleri, mutlak butlan kararını veren Bölge İdare Mahkemesi’ne jet hızıyla gönderilmiş, butlan süreci böyle hızlandırılmıştı. Şimdi de yeni operasyon dalgalarıyla yüksek olasılıkla İmamoğlu sürecinde olduğu gibi AKP’nin yaygın ve takip edilemez suçlamaları gelecek. CHP’de durum ne? “İktidar Kemal Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetsin istemiyor ki! CHP karışsın, enerjisini içerde tüketsin, yeni operasyonlarla iyice paralize olsun istiyor. Bu kadar meşruiyet kaybı yaşayan iktidarın atadığı biri CHP’yi yönetemez.” TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan , soL Haber’in sorularını yanıtladığı söyleşide, AKP’nin mutlak butlanla ulaşmak istediği sonuca bu şekilde işaret etmişti. Dün Ankara’da, CHP Genel Merkezi önündeki görünler, Okuyan’ın sözlerini teyit etmiş oldu. Yanında “kavga ekibiyle” CHP Genel Merkezi’ne gelen Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin binaya giriş denemesi, bu başarılı olamayınca polisin CHP Genel Merkezi’ne saldırısı, saldırı sırasında genel merkez içinde de dışında da az sayıda partili bulunması baştan aşağı değerlendirme konusu. Sonuç olarak polisin kapısını demir makaslarıyla kırdığı, gaz bombası ve plastik mermilerle ele geçirdiği binayı Kılıçdaroğlu ekibine bırakması, CHP’de resmi olarak birbirinin karşısına konumlanmış iki ayrı parti merkezi oluşturdu. Kılıçdaroğlu, “CHP Genel Başkanı” sıfatıyla bayram sırasında partiye dönecekken, Özgür Özel ise “CHP Grup Başkanı” sıfatıyla Meclis merkezli bir süreci yürütecek gibi görünüyor. Peki, nasıl olacak? Kılıçdaroğlu bekleneni yaptı, Özel ve İmamoğlu cephesi ne yapacak? Kılıçdaroğlu’nun AKP’nin teslim ettiği genel merkez binasıyla ve yanında bulunan bir grup milletvekiliyle bir meşruiyet elde etme şansı son derece zayıf. Böyle bir niyeti olduğu da şüpheli. Ancak yine de koltuğu kısa sürede bırakmayacağı kesin. Kılıçdaroğlu’nun bir MYK oluşturmak için teklifler yapmaya başladığı, çok sayıda partiliyi ihraç etmeyi amaçladığı hem kendisine yakın isimler hem de yandaş basın tarafından yazılıyor. Bu listenin, AKP’nin önümüzdeki süreçte yeni operasyonlarla hedef alacağı Özel ekibi çevresiyle uyumlu olacağı tahmin ediliyor. Yani Kılıçdaroğlu, kendi ekibini kuracak, ihraçlara başlayacak ve beklenenin aksine uzun süre genel başkanlık koltuğunda oturup yine uzun sürecek bir kurultay süreci işletecek gibi görünüyor. Aklındaki genel başkanın Oğuz Kaan Salıcı, düşündüğü cumhurbaşkanı adayının da İlhan Kesici olduğu dahi AKP’liler tarafından şimdiden servis edilmiş durumda. Özel cephesindeki tablo ise daha karmaşık. Özel CHP tabanı açısından çok daha güçlü bir noktada. Bu son mutlak butlan saldırısı sonrasında istenilen düzeyde sokağa yansımasa da meşruiyet gücünü elinde bulunduruyor. Onun belirginleşen yol haritası, partinin bir an önce kurultaya götürülmesi. Özel hangi bileşimle olursa olsun kurultayı kazanacağını düşünüyor. Kurultay konusunda Kılıçdaroğlu cephesiyle dünkü tabloya rağmen müzakerenin sürmesi bekleniyor. Buradan sonuç alınamaması durumunda delegelerden kurultay için imza toplanacak. Ancak partiden yapılacak olası ihraçlar, kurultay sürecini Kılıçdaroğlu’nun genel başkan sıfatıyla geciktirebilmesine olanak sağlayan yetkileri tabloyu belirsiz hale getiriyor. Özel’in dayanabileceği kadar “Grup Başkanı” sıfatıyla, partinin ikili yönetimle devam edeceği bir süreci yürüteceği anlaşılıyor. Burada kritik unsur, İmamoğlu. İmamoğlu cephesinin EKİM Partisi adıyla bir hazırlık yaptığı sürekli olarak gündeme getirildi. Bu cephenin meşruiyeti Kılıçdaroğlu ile zayıflamış olan CHP’yi bırakıp yeni partiyle hareket etme, Özel’i de bunun parçası yapma niyeti olduğu ifade ediliyor. Tüm bu tabloya hakim olan gerçek ise siyasetin bütünüyle isimlere/kahramanlara sıkışmasının yarattığı zayıflığı bir kez daha göstermesi. Halkın aktif olarak parçası olmadığı, olamadığı her kırılma anında kişilerin zaafları belirleyici olurken, düzen siyasetinin çürütücülüğün de dahil olduğu tablo halkı umutsuzluğa sürüklemeye devam ediyor. soL Haber, AKP iktidarının hukuksuz saldırılarının arka planını yazmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerine destek ve güç vermek isteyen tüm okurlarımızı abone olarak katkı sunmaya çağırıyoruz. ABONE OL soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
Go to News Site