Collector
İhanet! | Collector
İhanet!
BirGün Gazetesi

İhanet!

Mustafa Kemal Atatürk , “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti , diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir ” derken, yalnızca bir siyasi partiyi değil, aynı zamanda çağdaşlaşma, laik demokrasi ve hukukun üstünlüğü idealine işaret ediyordu… Çünkü Cumhuriyet’in temelinde kadim bir kültür, insan emeğine saygı, hukuk devleti, laiklik, bilim, dayanışma, halk iradesi, örgütlenme ve kurumların bağımsızlığı vardı... Ancak bugün Türkiye’nin yaşadığı kriz, yalnızca ekonomik bir darboğaz değil; aynı zamanda kurumların aşınması, hukukun siyasallaşması, örgütlenmenin dağıtılması ve toplumsal ahlakın çöküşüdür… **** Muhalefetin ana taşıyıcısı, ülkemiz ve devletimizin güvencesi olan CHP’ye yönelik baskılar, yalnızca bir parti meselesi değildir. Demokrasi ve ahlaksızlık sorunudur… Önceki gün CHP Genel Merkezine yönelik vahşi polis müdahalesi, barbarlığın yanı sıra düşman hukuku uygulanmasının son örneğidir… CHP’ye uygulanan polis şiddetinin, adeta iç savaş çıkarma provokatörlüğü yapan, komplo teorilerine çanak tutan bir girişim olduğu hemen anlaşılıyor… Amaç belli! **** Utanç verici görüntüler, Türkiye’nin demokratik standartlarını yok ettiğini teyit ediyor… Demokratik ülkelerde iktidar ile muhalefet arasındaki mücadele, özgür siyasal zeminde yani sandıkta, demokratik hukuk kurallarına uygun olarak yapılır… Devlet gücünün siyasal rekabetin bir parçası hâline gelmesi, hukuk devletine olan güveni yok eder ve Türkiye’deki “teokratik otokrasinin” varlığını gösterir… Bu adımın bir sonrası, “despotizmdir” … **** Dış dünya bugün, “siyasi kurumların bağımsızlığının yok edilmesini” büyük bir endişeyle izliyor… Dahası; “Yurttaş hakları, yargının tarafsızlığı, basının özgürlüğü, üniversitelerin özerkliği, toplumsal barışın oluşturulması ve Meclis’in etkinliği gibi, temel demokratik alanlarda yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin uluslararası itibarını yok ediyor… **** Demokrasi, yalnızca sandık koyarak seçim yapmak değildir… Demokrasi, “d evlet gücünü kullanan iktidar karşısında, sandığın ve muhalefetin güvencede olduğu, hak ve özgürlüklerine sahip yurttaşlar ve partilerin yaptığı eleştirinin suç sayılmadığı ve hukuk kurallarının herkese eşit uygulandığı bir sistemdir.” **** Ülkede İnsanlar, yalnızca geçim derdi değil, adalet ve gelecek kaygısı da taşıyor… Yaşanan ekonomik sıkıntılar, kadın ve gençlerin umutsuzluğu ve kutuplaşmanın derinleşmesi, tabloyu daha da  ağırlaştırıyor… Bu durum, devlete ve partilere olan toplumsal güven duygusunu zedeliyor... Güvenin olmadığı yerde ne barış gerçekleşir ne ekonomi düzelir ne de toplumsal huzur sağlanır… **** Tam bu sırada CHP’ye yapılan saldırı ve yaratılan kaosun sahipleri, ne yazık ki CHP içindeki kullanışlı aparatlardır… CHP ‘ye ihanet edenler, şimdi ülkeyi yok edenlerin yanındadır… AKP iktidarının çok partili demokratik düzene karşı duruşunu güçlendirenlerdir… Kemal Kılıçdaroğlu AKP adına, CHP’nin iktidar olmasını engelleyecek bu oyunu hakkıyla gerçekleştiriyor… Üstelik AKP’nin hedefinin sonunda, tabii becerebilirse, CHP’yi kapattırmak olduğunu bilerek, 13 yıl başkanlığı yaptığı partinin yok olmasını umursamıyor… En hafif deyimle; bu ne vefasızlık! Bu ne hırs! Bu ne ahlak dışı kişiliktir! **** Toplum tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan eleştirilerin merkezinde; “ Cumhuriyeti yok etmek ” çabası içinde olan bir iktidarla iş birliğinde bulunması var… Bu bir kişisel hırs mıdır? Yoksa? Türkiye’nin temel ilkelerine, insanların inançlarını kullanarak saldıran bir anlayışla yan yana durabilmesi ve 2023 de Erdoğan’ın en zayıf olduğu dönemde aday olmasının nedeni ise hala bilinmiyor… **** 2023 CB. Seçimi öncesi Gazeteci Levent Gültekin’e söylediği sözler çok ilginç… Gültekin; Kılıçdaroğlu bana, “'Ülke bitti hiçbirimizin kurtarma şansı yok' dedi.” 'Kemal Bey o zaman aday olma” dedim, 'Adaylığımı engelleme şansım yok'” dedi" Bilmesine rağmen,” adaylığını engellemesini engelleyenlerin elinde ne vardı ki, adaylığına engel olmasına engel oldular!” Hala açıklamadı… **** Peki Türkiye bu çıkmazdan nasıl çıkar? Öncelikle, hukukun üstünlüğüne olan inanç korunmalı ve kararlı olunmalıdır… Devlet kurumları, siyasal aidiyetlerden bağımsız çalışmalı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda toplum ikna edilmelidir… Yani, 16 Nisan 2017 de hileli bir referandumla değişen ve dünyada bir benzeri olamayan, Osmanlı Padişahlarına bile verilmeyen yetkilerle donatılan “ bu ucube rejimden Türkiye kurtarılmalı ”, yeniden güçlü demokrasiye dönülmelidir… Dönüş, “ çok partili Parlamenter sistemle mümkündür ”… **** Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi krizlerden çıkışın en önemli yol haritasıdır yani: “akıl, bilim, örgütlenme, laik demokrasi, hukuk ve ulusal egemenlik… Türkiye ancak bu değerlere yeniden sarılarak demokrasiye olan inancını güçlendirebilir ve içinde bulunduğu karanlık atmosferden çıkabilir… **** Altını çizerek söylemek gerekir ki Özgür Özel , CHP’nin 4 kurultayından da Genel Başkan olarak seçilmiştir! Özgür Özel’in duruşu, kararlılığı, söylem ve eylemleri, CHP’ye ve Cumhuriyet’e sahip çıkması, onun “devlet adamı” olduğunu göstermektedir… **** Şu da bilinmeli ki AKP’yle birlikte, CHP’ye karşı ahlaksızca suç işleyen, ülkeyi kaosa sürükleyen malum aparatlar, sonunda cezalarını çekeceklerdir… Ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi kaybettirme oyunundaki rolü, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Atatürk’e karşı işlenen en büyük ihanetlerden biri olarak tarihe geçecektir … Not; yaşam çekilmez bir hale gelmiş olsa da Kurban Bayramınızı Kutluyorum …

Go to News Site