Milliyet Yazarlar
Hisse senedi alıp, yatırım yapmak istiyorsunuz… Borsada size kazandıracak bir şirketi incelerken, bir platform size sevdiğiniz bir sporcunun hissesini teklif ediyor? Galatasaray’dan Osimhen’in 10, F.Bahçe’den Kerem Aktürkoğlu’nun 10, Beşiktaş’tan Orkun’un 10’ar hissesini alıp, kendinize bir sepet yapıyorsunuz. Şaka mı? Şimdilik şaka… ama yakın gelecekte değil… Bank Of America (BofA), önümüzdeki 10 yılda futbol endüstrisini kökten değiştirebileceğine inandığı trendleri özetleyen “Güzel Oyun: BofA’nın 2026 Dünya Kupası Rehberi”ni yayınladı. Buna göre ‘sporcu halka arzları’ spor dünyasının yeni finansman kaynakları olacak. Bankanın analistlerine göre, oyuncu piyasasının finans piyasalarına daha çok benzeyen bir modele doğru evrilmesi muhtemel. Şöyle anlatalım: Hisse senedi piyasalarında şirketler, halka arzlar (IPO) yoluyla sermaye toplar ve yatırımcıların halka açık şirketlerin hisselerini satın almalarına olanak tanır. BofA’ya göre 10 yıl içinde sporcular hisse senetlerine benzer şekilde finansal varlıklar olarak ele alınacak ve oyuncu değerlemeleri ve ekonomik hakları, kulüpler ve yatırımcılar arasında performans ve beklenen getiriler temelinde alınıp satılacak. Yani oluşacak platformlarda, haftalık performansına göre, hissesini aldığınız sporcunun hisse değerinin artış ya da azalışını takip edeceksiniz. Hedefiniz yüksekte satıp, dipte toplamak olacak. Not: Ağlamak gibi olmasın ama bu benim hayâlimdi! Hissesini satmak istediğim kişi ise Gheorghe Hagi’ydi… Bu fikir beynimde ilk yer ettiğinde takvimler geçtiğimiz milenyumu gösteriyordu. İlk adım Amerikan futbolunda atıldı Sporcu halka arzlarıyla ilgili ilk adım ABD’de 2013’de atıldı. ABD’nin San Francisco kentinde kurulan Fantex adlı bir platform, “Bir markanın geleceğinde hisse satın alıyorsunuz ve marka iyi performans gösterirse, hisselerinizin fiyatı yükseliyor. Ancak bu durumda söz konusu marka bir kişi” sloganıyla yola çıktı. Ancak ciddi bir hata yaptılar… Çünkü bu işi, sporcu sakatlanmalarının en çok görüldüğü Amerikan futboluyla başladılar. Şirket ilk imzayı Houston Texans’tan Arian Foster’la attı ve halka arzın tamamlanmasının ardından Foster’a gelecekteki kazançlarının yüzde 20’si karşılığında 1 milyon dolar ödeyeceğini açıkladı. Şirket, 1 milyon doları, hisse satın alabilecek yatırımcılardan toplayacaktı. Hisselerin değeri de Foster’ın performansına bağlı olarak yükselecek ve düşecekti. Fantex kısa sürede ikinci oyuncuyu açıkladı: San Francisco 49ers’tan Vernon Davis. Bu bir nimet mi, istikrarsız bir yatırım mı? Fantex’in halka arz ettiği ilk isim Foster sakatlandı, ikinci isim olan Davis de beklenen parayı toplayamadı. Fantex, 2016 yılında platformunu yatırımcılara kapatırken, bir yıl sonra da şirketin CEO’su kaçtı. Oysa spor etiği uzmanı olan Rockford Üniversitesi felsefe profesörü Shawn E. Klein’a göre, ‘sporcu halka arzları’ bir nimet: “Bu, bir sporcu veya diğer yıldızlar için gelecekteki kazançlarından elde edecekleri finansal kazanımların bir kısmını şimdi gerçekleştirmenin, bunları zamana yaymak veya gelecekteki kazanç gücünün kaybına karşı önlem almak yerine, potansiyel olarak ilginç bir yoludur - ve böylece bu potansiyel kazançlardan tamamen mahrum kalmazlar. Bu açıdan bakıldığında, potansiyel bir nimet gibi görünüyor.” Operasyon ve bilgi yönetimi uygulama profesörü Cade Massey ise aksini düşünüyor: “Oyuncular için cazibesini anlıyorum, ancak yatırımcılar için cazibesini anlamak zor. Bu, son derece kendine özgü, istikrarsız bir yatırım.” NFL'de olmadı, futbolda olur mu? İlk deneyim kötüydü belki, tamam… Ancak belki de sorun ABD’li pazarlama profesörü Americus Reed’in de dediği gibi Amerikan futbolundaydı: “NFL’deki (Amerikan futbol ligi) mevcut ortam, oyuncu sağlığı ve güvenliği açısından çok zehirli ve NFL, küçük bir imza bonusu dışında hiçbir garantinin olmadığı tek lig.” Ne dersiniz, halka arz sakatlanmanın nispeten daha az olduğu futbolda işler mi? Belki de o zaman bu zaman... Sene 1999… TIME dergisi, “Yüzyılın icadı” diye aylarca yayın yapıp, bugünkü scooterların atası olan Ginger’ı tanıttı… Herkes “Bu muydu?” diye tepki gösterdi. Eski ABD Başkanı George W. Bush’un Ginger’dan düşmesi bile cihazın havasının sönmesini engelleyemedi. TIME ve Ginger’ın üreticilerinin yemediği küfür kalmadı. Bugün ise sokaklar scooterlardan geçilmiyor. Demem o ki, bazen bazı şeyler zamanından önce hayata geçince olmuyor… Fantex gibi… Haftaya salı görüşmek üzere…
Go to News Site