BirGün Gazetesi
Türkiye’de, siyasete askeri müdahalelerin ayrıksı örneklerinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümünde, sınırları esnemiş olarak yeniden darbeleri konuşuyor olmak ilginçtir. 27 Mayıs, benim çocukluk yıllarımda bir ‘devrimin yıldönümü’ gibi karşılanır ve kutlanırdı. Üstelik sadece okullarda değil, kamu kurumlarının tümünde kutlama için hazırlıklar yapılır, ilgili literatürde darbenin kendisi ‘27 Mayıs devrimi’ olarak geçerdi. Üzerinden çok yıllar geçti ve Türkiye, görünüşe göre çok kez ‘darbelerle hesaplaşma’ söylemini gündemine aldı. Hatta küçük bazı somut adımlar da atıldı ama neresinden bakarsanız bakın, o darbelerin izleri adeta ülkeye yapışık olarak kaldı. Bugün de her yerde ve türlü biçimlerde darbelerin silüetleri ile karşılaşmak adeta olağandır. Zira darbeciler, bu ülkeye ödettikleri toplumsal bedelin hesabını hiç bir zaman vermediler. Geçtiğimiz yıllarda İstanbul’da Kağıthane’nin toplumsal tarihi üzerine yaptığımız bir akademik çalışmada denk gelmiştim. İlçedeki Gürsel Mahallesi’nin insaşı ile darbenin inşası sanki paralel yürümüş; ‘yasadışı’ kabul edilen gecekondu mahallesine, askeri darbe liderinin soyadı verilmişti. Mahallenin en işlek caddesinin adı da, aynı ekibin bir başka üyesinin; idam öncesi Adnan Menderes ve arkadaşlarına ‘sağlıklı’ oldukları yönünde rapor yazan hekimin adını taşıyordu. Anlatılara göre bu kişi, gecekondu inşa sürecinin de aktörlerinden biriydi. *** Darbenin mekanlara sirayet eden izleri 2018’de yaptığımız Maltepe araştırmasında da karşımıza çıkmıştı. Muhtemelen Maltepelilerin de pek bilmedikleri ‘Eminsu (Emekli Subaylar) Konutları’, 27 Mayıs darbecilerinin kendi içindeki gerilimleri yatıştırma işlevi gören bir tür rüşvet olarak üretilmişti. Daha sonra Avcılar ilçesinde yaptığımız bir başka toplumsal tarih çalışmasında, bu subayların başında gelen Ragıp Gümüşpala adının bir mahalleye verildiğini görmek ise artık sürpriz değildi. Görünüşe göre sanki savunucusu olmayan 27 Mayıs askeri darbesinin kurucu aktörleri, kentin mekansal dokusunda çoktan kalıcı hale gelmişlerdi. Sonraki yıllarda gerçekleşen darbelerin veya darbe girişimlerinin aktörlerini belki de hiç saymamak gerekir. Kimbilir onların isimleri ne çok yerde yaşıyor/yaşatılıyordur. Bunu anlamak için herhalde küçük bir araştırma bile yeterli. Türkiye’de askeri darbelerle zaman zaman yüzleşme teşebbüsleri yaşansa da, gerçekte köklü bir yüzleşme olmadığını gösteren kanıtlardan birisi, günlük hayatın her yerinde karşımıza çıkan bu darbe silüetleridir. Darbelere dair politik söylemin gündelik ülke gündeminden bir türlü çıkamaması da yine bunun bir kanıtıdır. Gündemden çıkması bir yana, sınırları-biçimleri değişerek daha güçlü bir olgu olarak siyasetin merkezine oturduğunu ve olağanlaştığını söylemek de mümkün. *** Şu günlerde CHP’ye yönelik ‘Mutlak Butlan’ kararı vesilesiyle Türkiye’de darbelere ilişkin literatürün yeni biçim ve anlamlarına tanıklık etmek de bu gündemle ilişkilidir. Esasen her askeri darbe, bir yeni siyasi rejim inşa arayışı ve amacıyla yapılır. Bunu mümkün kılacak politik ortam inşa edildikten sonra moda deyimle, ‘demokrasi’ye yeniden dönmek vaat edilir. Yakın zamanlara kadar bütün askeri darbelerin gelişme süreçleri buna uygundu. Fakat bu şekilde darbe deneyimleri artık tercih edilmiyor. Zira bu tür klasik darbelerin uygulanabilirliği eskisi kadar kolay olamıyor; teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmelerin zorlayıcı etkileri, işlevleri de sınırlıyor. Dolayısıyla askeri darbelerin yerini genellikle yeni usul ve biçimlerde başka tür ‘darbe’ vak’a ve deneyimleri almış görünüyor. Temel amacı öncekilerde olduğu gibi yine bir yeni politik rejim inşa etmek olan bu yeni müdahale biçimleri, kendi ‘meşru’ gerekçelerini de inşa ediyor. Görünüşe göre süreç, ‘askeri’ olmayan yeni usullerle ilerliyor ve darbelerin üstlendiği işlevleri yerine getirecek ‘kanuni’ araçlar özenle oluşturuluyor. Bir darbe silüeti olarak Mutlak Butlan vak’ası bunun bir örneği gibi. Bu yeni siyasal ortamda ülkede demokratik-barışçı bir düzen inşa etme dinamikleri büyük ölçüde görünmez kılınıyor. Ülke için yeni bir beka meselesi olacak kadar...
Go to News Site