Milliyet Yazarlar
5 Mayıs Salı akşamı, sağlık sorunlarım nedeniyle kızım Dr. E. Ayla Gökçe’nin emrinde (!) Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne teslim oldum. Ben hem Hipokrat’a hem de Galen’e büyük saygı duyarım. Hayatıma giren doktorlar, akademisyenler de var. Marmara Üniversitesi’ne gelince… Kızım Ayla’nın fakülteden devre arkadaşı Doç. Dr. Derya Kocakaya ve ekip arkadaşları, Göğüs Hastalıkları bölümünde, bilimin önderliğinde, “agresif tıp” diye tanımlayabileceğim müthiş bir enerji ile şefkat dokunuşları sergileyince, 20 günde 11 kilo verip, tüm sıkıntılarımdan kurtuldum. Bana engel çıkaran vücudum ile barıştım. Artık tuzsuz, ekmeksiz ve dumansız bir hayatın yeni doğmuş üyesiyim. Sevgili hasta bakıcılar, değerli hemşireler, yiğitçe mesleğe giriş yapan intörn doktorlar… Her biri olağanüstü ilgi ile gevşemeden, kasmadan, disiplinle hem ilacımı verdiler hem de bakımımı yaptılar. Bakım demişken… Bu arada 57 yıllık mutlu evliliğimizin pırlantaları üç kızım, sevgili damadım ve üç torunumla sıkıntı içinde geldiğim hastanede, yaşama sevincinin, aile babası olmanın önemini bir kez daha anladım. Hayata, güzel insanlara minnetle selam olsun… Mutlu bayramlar… Kapanış Resitalleri Sporun hayatımızdaki varlığı, hem eğlence, hem eğitim, hem de her şekilde gerçekliğin bütünüdür. Bir yandan acı ile, hüzün ile, tepki ile ağlayanlar; öte yandan aynı statta yandaki veya karşıdaki tribünde coşku ile şarkılar söyleyip slogan atanlar, halay çekenler… Hayatın başka neresinde böyle bir şey var? O yüzden, spora saygı duymalı, çocuklarımıza sevdirmeli, özellikle kurallara sadık kalarak yozlaşmasını engellemeliyiz. Bunları niye yazdım? Kimse darılmasın, alınmasın… Şaşıran, yadırgayan, açsın sözlüklere baksın. Galatasaray’ın dördüncü şampiyonluğu Dursun Özbek, Okan Buruk, tüm futbolcular ve milyonlarca taraftarıyla gerçekleştirilmiş çok büyük bir başarıdır. Galatasaray ayrıca sezonumuzun en kıymetli takımıdır. Ancak bu dört şampiyonluk peş peşe gelince “mutat”, “sıradan” ve “rutin”e dönüştü. Oysa daha az dikkat çekse de, sıradışı olanın da hakkını vermeliyiz. Bana göre, sezonun taç giyen iki maçı var. Trabzonspor-Konyaspor (2-1) Ziraat Türkiye Kupası finali ve Erokspor-Arca Çorum FK’nın süperlige çıkacak 3. takım olma yolundaki mücadelesi. Burada adı geçen dört takım da sezonu onurla, başarıyla, alkışla tamamladılar. Futbolumuza tam da final haftalarında rutin dışı “olağanüstü” heyecan ve kalite kazandırdılar. Bu güzelliklerin patronları var. Trabzonspor’un başarılı, örnek teknik direktörü Fatih Tekke. Hem zaviyesi (açısı) iyi hem de soyadı. O zaten futbol görüşü, yeteneği ve başarılarıyla çoktan “okul” haline dönüştü. Herkese saygılı, herkesten saygı gören, çok değerli bir teknik adamımız var. Bu yıl kendini aşarak, hem istatistik hem de kupa değerleri ile hedefine ulaştı. Onu sarılarak kutluyorum. İlhan Palut. Onun kariyerinde futbolculuk yok ancak futbol aşkı var. Topu aklıyla, merakıyla, enerjisiyle yiyip bitiriyor. O yüzden, Anadolu’da hangi takıma gittiyse iz bıraktı. Vedalarında bile saygı ile uğurlandı. İlhan Palut, Konyaspor’u seri galibiyetlerle finale taşıdı. Bozkırda futbol heyecanı ile coşmuş bir Konya yaşatmak için elinden geleni yaptı. Ona teşekkür borçluyuz. Her duruşu, her dokunuşu düşünce ve emekle yoğrulmuş usta işi katkıdır. Kulüp yöneticileri, futbolcular ve hakemler bile bu muhteşem dokunuştan ders almalı. Erokspor’un Osman Özköylü’nün ayrılışından sonra nöbet alan antrenörü Güray Gündoğdu’yu da içtenlikle kutluyorum. Bence bu maçları kazanmak kadar oynamak da değerli. O nedenle bu dört takımımıza, bize yaşattıkları sıradışı heyecan için teşekkür ederiz. Şimdi geldik bir hayat dersine… Yıllar ve yıllar önce, Konya’daki Konyaspor-Galatasaray maçında görev yaparken, buza çarparak kayıp, önemli sakatlık geçiren kardeşim Uğur Uçar, kariyerinde çok zorlandı. Gayretlerinin karşılığını göremediği zamanlar da oldu. Ancak, Başakşehir’de 6 yıl aralıksız olarak kariyerine devam etti. Sessiz, gösterişsiz gayretiyle nihayet Arca Çorum Futbol Kulübü’nün antrenörü olarak süper lige hoş geldi. Başakşehir başkanı değerli Göksel Gümüşdağ’ı da bu vesileyle minnetle selamlamalıyız. Futbolu planlayan, oynatan hocalarla, yöneticilerle, emek maratoncusu tüm futbolculara ayağa kalkarak alkışlarımı sunuyorum. Aziz Yıldırım Tanıdığım günden bu yana en olgun, en sakin, en sağduyulu mesajlarla Fenerbahçe’de duruma el koymaya hazır olduğunu gösterdi. Kutlarım.
Go to News Site