Independent Turkish
Değerli Independent Türkçe okuyucuları, Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılını aşarken, savaşın yalnızca cephede değil, diplomasi masasında da yeni bir safhaya girdiği görülüyor. Artık sorulan sadece "barış olur mu?" sorusunun ötesinde "barış görüşmeleri nerede, kimlerin gözetiminde ve hangi diplomatik zemin üzerinde yürütülebilir?" sorusudur. Bu soru önemlidir; çünkü müzakere masası yalnızca fiziksel bir mekân değildir. Masa, tarafların psikolojisini, güven algısını, uluslararası dengeleri ve savaş sonrası düzenin ana hatlarını da belirler. Doğru seçilmiş bir ev sahibi, savaşan tarafların birbirini tamamen meşru görmediği bir ortamda bile asgari temas kanallarını açık tutabilir. Bugün Avrupa Birliği’nin Ukrayna yanında yer aldığı açıktır. Bu durum siyasi açıdan anlaşılabilir olabilir; zira Ukrayna işgale uğramış bir ülkedir ve Avrupa güvenlik mimarisinin geleceği bu savaşla doğrudan bağlantılıdır. Ancak tam da bu nedenle AB’nin Rusya ile Kiev arasında "tarafsız arabulucu" olarak görülmesi kolay değildir. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın da açıkça ifade ettiği gibi Avrupa kendisini Ukrayna’nın yanında ve kendi temel güvenlik çıkarlarını savunan bir aktör olarak konumlandırmaktadır. Bu, AB’nin masada olmayacağı anlamına gelmez; ancak AB’nin rolünün klasik anlamda tarafsız arabuluculuktan ziyade Ukrayna’yı destekleyen ve Avrupa güvenlik çıkarlarını temsil eden bir aktör rolü olacağını gösterir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Arabuluculuk ile diyaloğa katkı sağlamak aynı şey değildir. AB tarafsız arabulucu olmayabilir; fakat bu, Avrupa’nın sürecin dışında kalması gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, savaşın sonucu Avrupa güvenliği, enerji piyasaları, savunma sanayii, yaptırım rejimleri, Karadeniz güvenliği, tahıl koridorları ve NATO’nun doğu kanadı açısından doğrudan belirleyici olacaktır. Dolayısıyla Avrupa’nın masada sesinin bulunması kaçınılmazdır. Ancak masayı kuracak, tarafları aynı salona sokacak ve görüşmelerin diplomatik ritmini yönetecek aktörün kim olacağı daha ayrı bir meseledir. Son günlerde Norveç ismi de bu bağlamda gündeme gelmektedir. Norveç, AB üyesi olmamakla birlikte NATO üyesidir. Uluslararası arabuluculuk geleneği güçlüdür; Oslo süreci başta olmak üzere barış diplomasisiyle anılan bir ülkedir. Ayrıca Rusya ile komşu, tarihsel olarak temas kanallarına sahip, Arktik bölgesinde Moskova ile komşuluk ve güvenlik ilişkileri bulunan bir devlettir. Bu bakımdan Norveç’in adı, Avrupa adına konuşabilecek ya da bazı diplomatik kanalları yürütebilecek ülkeler arasında zikredilebilir. Ancak Norveç’in de Ukrayna’ya açık desteği ve NATO üyeliği, Moskova nezdinde mutlak tarafsızlık algısını sınırlayabilir. Kaldı ki Norveçli yetkililerin yaklaşımı da daha çok "Ukrayna’nın yanında olmak" ve Avrupa’nın sürece dâhil edilmesini savunmak şeklindedir. İsviçre, Avusturya, Vatikan, Çin, Hindistan, ABD gibi başka ülkeler de farklı nedenlerle gündeme gelebilir. İsviçre geleneksel tarafsızlık imajına sahiptir; Vatikan ahlaki-diplomatik bir kanal açabilir; Çin Rusya üzerinde ekonomik ve stratejik etki sahibi olabilir; Hindistan hem Rusya hem Batı ile konuşabilen büyük bir güçtür. Fakat bu aktörlerin her birinin sınırlılıkları vardır. Çin’e Ukrayna ve Batı tam güvenmeyebilir. İsviçre’nin tarafsızlık algısı, yaptırım politikaları nedeniyle Rusya açısından eskisi kadar güçlü olmayabilir. Vatikan siyasi ve güvenlik garantileri üretebilecek kapasitede değildir. Ayrıca Karadeniz güvenliği, NATO-Rusya dengesi ve Ukrayna’nın güvenlik garantileri gibi konularda Türkiye kadar doğrudan jeopolitik konumda olan ülke sayısı azdır. Bu nedenle Türkiye seçeneği ayrı bir yerde durmaktadır. Türkiye, NATO üyesidir, ama AB üyesi değildir. Bu onu hem Batı güvenlik mimarisinin içinde tutmakta hem de Brüksel’in kurumsal pozisyonundan nispeten farklılaştırmaktadır. Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmuş, Kırım’ın ilhakını tanımamış, Ukrayna ile savunma sanayii ve siyasi ilişkilerini sürdürmüştür. Aynı zamanda Rusya ile diplomatik kanallarını koparmamış, enerji, ticaret, turizm, Suriye, Kafkasya ve Karadeniz gibi birçok başlıkta Moskova ile konuşmaya devam etmiştir. Bu ikili denge, teoride eleştiriye açık görünse de pratik diplomaside değerli bir imkân sunmaktadır: Ankara hem Kiev’in güvenini tamamen kaybetmemiştir hem de Moskova ile konuşabilen az sayıdaki NATO başkentinden biridir. Türkiye’nin daha önceki tecrübesi de önemlidir. 2022’de İstanbul ve Antakya görüşmeleri, savaşın ilk döneminde müzakere ihtimalinin en ciddi şekilde test edildiği platformlardan biri olmuştu. Daha sonra Karadeniz Tahıl Girişimi, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in kolaylaştırıcılığında küresel gıda güvenliği açısından hayati bir kanal açmıştı. İstanbul’da yapılan doğrudan Rusya-Ukrayna temasları ateşkese dönüşmemiş olsa da esir değişimi gibi somut ve insani bir çıktı üretebilmişti. Bu örnekler, Türkiye’nin yalnızca sembolik ev sahibi değil, teknik ve diplomatik kolaylaştırıcı olarak da rol oynayabildiğini göstermektedir. Bugün şartlar daha da karmaşık hâle gelmiştir. ABD’nin dikkatinin İran ve Ortadoğu’ya yöneldiği bir dönemde, Avrupa bir yandan Ukrayna’ya desteğini sürdürmekte, diğer yandan Moskova ile nasıl ve kim üzerinden konuşulacağı sorusuna cevap aramaktadır. Rusya ise müzakere masasının şeklini ve katılımcılarını kendi lehine belirlemeye çalışmaktadır. Bu tabloda Türkiye’nin rolü, sadece "toplantı yapılacak salonu tahsis etmek" olmamalıdır. Türkiye, sürecin diplomatik mimarisini düşünmeli, önceden hazırlık yapmalı ve gerektiğinde çok katmanlı bir barış süreci tasarlayabilmelidir. Türkiye diplomaside öncü ülke olmalıdır. Bu çok katmanlı süreçte üç ayrı hat düşünülebilir. Birinci hat, doğrudan Rusya-Ukrayna temas hattıdır. Bu hatta öncelik ateşkes, esir değişimi, sivil altyapıya saldırıların durdurulması, enerji tesislerinin korunması ve insani koridorlar olabilir. Büyük barış anlaşması hemen mümkün olmasa bile, küçük ve uygulanabilir adımlar güven inşası sağlayabilir. İkinci hat, Avrupa ve ABD’nin güvenlik garantileri hattıdır. Ukrayna açısından herhangi bir ateşkes veya barış düzenlemesi, gelecekte yeni bir saldırıya açık kapı bırakmamalıdır. Bu nedenle Avrupa’nın ve ABD’nin sürece dâhil olması kaçınılmazdır. Ancak AB ve ABD'nin dâhil oluşu, arabuluculuk iddiasıyla değil, güvenlik garantileri ve savaş sonrası Avrupa güvenlik düzeni çerçevesinde şekillenmesine destek olmaları açısından daha gerçekçidir. Üçüncü hat ise Karadeniz ve bölgesel güvenlik hattıdır. Türkiye açısından savaşın Karadeniz’e ve seyrüsefer güvenliğine, enerji altyapısına, tahıl koridorlarına ve önemli emtia ticaretine, deniz güvenliğine ve Montrö rejiminin muhafaza edilmesine benzer etkileri hayati önemdedir. Türkiye'nin diğer NATO ülkeleri Romanya ve Bulgaristan ile birlikte yürüttüğü mayından arınma tedbirleri gibi pratik güvenlik iş birlikleri bu bağlamda değerlidir. Barış sürecinin yalnızca Donbas hattı veya cephe çizgileri üzerinden değil, Karadeniz’in istikrarı gibi geniş bir çerçeve üzerinden de düşünülmesi gerekir. Elbette Türkiye’nin bu rolü üstlenmesi kolay değildir. Ankara’nın Moskova ile ilişkilerinde enerji bağımlılığı, Suriye ve Kafkasya gibi konular, Batı ile ilişkilerinde ise NATO dengeleri ve yaptırım beklentileri gibi hassas başlıklar vardır. Ayrıca Türkiye’nin içeride ekonomik ve siyasi gündemi yoğundur. Shape Created with Sketch. Fotoğraflarla dünyadan haberler Hepsini göster 30 Fotoğraflarla dünyadan haberler 1/30 28 Ocak 2026 - Fransız Alpleri'ndeki lüks kayak merkezi Courchevel'deki 5 yıldızlı Grandes Alpes otelinde dün akşam çıkan yangına itfaiyeciler müdahale ediyor. Ünlü kayak merkezindeki otelden dün gece 90'dan fazla kişi tahliye edildi. Ayrıca yetkililer, yaklaşık 200 konuğu bulunan yakındaki Hotel Le Lana'nın da risk nedeniyle tahliye edildiğini söyledi. Kimsenin yaralanmadığı ve yangının diğer binalara sıçramasının engellendiği bildirildi. Jandarma yangının nedenini araştırıyor. İsviçre'nin Crans-Montana kasabasındaki bir barda yılbaşı gecesi çıkan yangında 40 kişinin hayatını kaybetmesi ve 100'den fazla kişinin yaralanmasının ardından bölgedeki güvenlik önlemleri mercek altında. (Alex Martin / AFP) 2/30 27 Ocak 2026 - Bir protestocu, Seul'deki ABD Büyükelçiliği önünde Trump'ın Güney Kore'ye yönelik gümrük vergilerini artırma planlarını kınayan bir miting sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın maskesini takıyor. ABD Başkanı Donald Trump 26 Ocak'ta yaptığı açıklamada, aralarında otomobil, kereste ve ilaçların da bulunduğu Güney Kore mallarına uygulanan gümrük vergilerini artıracağını belirterek, ülkeyi Washington'la daha önce imzalanan ticaret anlaşmasına uymamakla suçladı. Ticaret anlaşmalarının ABD için çok önemli olduğunu vurgulayan Trump, bu anlaşmaların her birinde üzerinde mutabık kalınan işlem doğrultusunda gümrük vergilerini düşürmek için hızlı bir şekilde harekete geçtiklerini belirtti. Güney Kore Devlet Başkanlığı Ofisi’nden yapılan açıklamada, ABD’nin konuyla ilgili resmi bir bildirimde bulunmadığı belirtilerek, "Şu ana kadar, ABD yönetiminden tarafımıza konuyla ilgili resmi bir bildirim veya detaylarla ilgili bir açıklama yapılmamıştır" dendi. (Jung Yeon-je/AFP) 3/30 26 Ocak 2026 - Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 65. Mekanize Tugayı basın servisi tarafından yayımlanan bu fotoğraf, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında Zaporijya bölgesinde açıklanmayan bir yerde insansız bir kara aracına yerleştirilmiş M2 Browning 50 kalibrelik makineli tüfeği test eden askerleri gösteriyor. 4. yılını doldurmak üzere olan savaşta barış görüşmeleri ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısıyla hızlanmış gibi görünüyor. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Trump'la görüşmelerinde "onurlu barış" vurgusu yapsa da ABD’nin askeri yardımları kesme tehdidi Kiev üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Zelenski, toprak tavizi verilerek sağlanan bir barışın Putin’e zaman kazandıracağını ve bunun bir "barış değil, teslimiyet" olacağını savunuyor. Putin tarafıysa müzakerelere açık olduğunu belirtse de, Ukrayna'nın NATO üyeliğinden tamamen vazgeçmesini ve yaptırımların kaldırılmasını şart koşuyor. (Andriy Andriyenko/Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 65. Mekanize Tugayı/AFP) 4/30 25 Ocak 2026 - ABD'nin Missouri eyaletinin Columbia kentindeki bir yerleşim bölgesi, karın altında böyle göründü. Büyük bir kış fırtınası 24 Ocak'ta New Mexico'dan Kuzey Carolina'ya kadar kar ve yağmur yağdırarak ilerledi. Onlarca milyon Amerikalıyı elektrik kesintileri, ulaşım kaosu ve kemik dondurucu soğukla karşı karşıya bıraktı. Kimi yerlerde 30 santimetreye yakın kar beklenirken 10 binden fazla uçuş iptal edildi. New York'ta farklı adreslerde evsiz olduğu düşünülen 3 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. ABD Başkanı Trump ise "Küresel ısınmaya ne oldu?" diye paylaşım yaptı. 350 milyon nüfuslu ABD'de 200 milyon kişinin bu soğuk hava dalgasından etkilenmesi bekleniyor. Yetkililer yoğun kar yağışlarına karşı önlem almaya çalışırken 16 eyalet ve başkent Washington D.C acil durum ilan etti. (Austin Johnson/AFP) 5/30 24 Ocak 2026 - Avustralya Açık'ta yarışan İtalyan Lorenzo Musetti, üçüncü tur maçında Çek Tomas Machac'a karşı oynuyor. İtalyan tenisçi rakibini 5-7, 6-4, 6-2, 5-7 ve 6-2'lik setlerle 3-2 yenerek 4. tura yükseldi. Musetti'nin yanı sıra Jannik Sinner ve Luciano Darderi'nin de 4. tur biletini kazanmasıyla turnuva tarihinde ilk kez üç İtalyan erkek tenisçi bu aşamaya ulaşmış oldu. Tek erkeklerde son iki yılın şampiyonu Sinner, pazartesi günü 4. turda Darderi'yle karşı karşıya gelecek. Avustralya'nın Melbourne kentinde düzenlenen ve 18 Ocak'ta başlayan turnuva, 1 Şubat'ta sona erecek. (Edgar Su / Reuters) 6/30 23 Ocak 2026 - Grönland'ın başkenti Nuuk'taki havalimanına inen Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (ortada), Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen'la (solda) kucaklaşıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasının ardından Frederiksen ve Nielsen görüşmeler yapacak. İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen 2026 Dünya Ekonomik Forumu'nda Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yle görüşmeleri sonucu Grönland ve Arktika'yı kapsayan bir anlaşmanın çerçevesinin oluşturulduğunu söylemişti. (Jonathan Nackstrand / AFP) 7/30 21 Ocak 2026 - ABD Başkanı Donald Trump, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda merakla beklenen konuşmasını yaptı. Özellikle son zamanlarda gündeme oturan Grönland'ı satın alma konusunda söylenecekleri beklenen Trump, konuşmasında Avrupa'nın son 10 yıldır doğru yolda olmadığını öne sürdü. Avrupa'ya "Biz olmasaydık Almanca ve Japonca konuşurdunuz" diye seslenen ABD Başkanı, Grönland'ı sadece kendilerinin koruyabileceklerini söyleyip satın alma görüşmelerinin derhal başlamasını talep etti. (Markus Schreiber/AP) 8/30 20 Ocak 2026 - Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda. Bu yıl "Diyalog Ruhu" temasıyla gerçekleştirilen zirveye, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda akademisyenin yanı sıra küresel iş dünyasının önde gelen temsilcileri de katılıyor. Jeopolitik ve jeoekonomik risklerin arttığı bu dönemde, katılımcılar küresel ekonomi, teknolojik dönüşüm, yapay zeka ve sürdürülebilirlik gibi zorlu konuları tartışacak. ABD Başkanı Trump'ın zirve kapsamındaki konuşmasını 21 Ocak'ta öğleden sonra yapması planlanırken Trump'a Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'ın eşlik etmesi bekleniyor. (Fabrice Coffrini/AFP) 9/30 19 Ocak 2026 - İspanya'nın güneyindeki Endülüs bölgesinin Kurtuba kenti yakınlarında iki hızlı trenin karıştığı kazada hayatını kaybedenlerin sayısının 39'a yükseldiği bildirildi. İspanya demir yolu ulaşım şirketi Renfe, kaza sebebiyle Endülüs istikametindeki 200'den fazla seferin iptal edildiğini duyurdu. Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, Malaga-Madrid seferini yapan hızlı trenin raydan çıktığı kazayla ilgili, "Son derece tuhaf bir kaza" değerlendirmesinde bulundu. Puente, trenin yeni olduğunu, rayların yenilendiğini ve kazanın düz hat üzerinde meydana geldiğini söyledi. Başbakan Pedro Sanchez, kaza nedeniyle bugünkü tüm programlarını iptal etti. Sanchez'in gün içinde kaza bölgesine giderek yetkililerle görüşeceği bildirildi (AFP) 10/30 18 Ocak 2026 - Danimarkalı askerler Grönland'ın Nuuk kentindeki limanda karaya çıkıyor. Danimarka Savunma Bakanlığı, 2026'da Grönland ve çevresinde bir dizi NATO müttefikiyle birlikte tatbikat faaliyetleriyle varlığını arttırmaya devam edeceğini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre bu faaliyetler Grönland makamları ve Grönland hükümeti Naalakkersuisut'la işbirliği içinde gerçekleştirilecek. ABD Başkanı Donald Trump'ın, ülkesinin "ulusal güvenlik amacıyla Grönland'a ihtiyacının olduğu" söylemini sürdürmesi, Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bölge Grönland'ı gündemde tutmaya devam ediyor. ABD'nin Grönland konusunda Danimarka'ya destek veren 8 Avrupa ülkesi için ek gümrük vergisi uygulama kararı almasının Arktik'teki güvenlik durumunu daha da endişeli hale getirdiği belirtiliyor. (Mads Claus Rasmussen/AFP) 11/30 17 Ocak 2026 - İspanya'nın başkenti Madrid'de düzenlenen "OFF February" etkinliğinde zombi kılığına girmiş bir kişi telefonunu kullanıyor. Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD'de başlatılan OFF Hareketi, zaman ve dikkati geri kazanmak için şubatın 28 günü boyunca sosyal medya uygulamalarını telefondan silmeyi öneriyor. İlk etkinliğini bugün düzenleyen hareket, sosyal medya platformlarıyla daha sağlıkl, bağımlılık içermeyen bir ilişki kurulmasını amaçlıyor. Hareketin kurucusu olan sosyolog Diego Hidalgo "Bu dijital zombiler, toplum olarak hepimizi temsil ediyor" diyor. (Oscar del Pozo / AFP) 12/30 16 Ocak 2026 - Güney Kore'nin başkenti Seul'ün gecekondu mahallesi Guryong'da çıkan yangın sonucu dumanlar yükseliyor. Gangnam semtindeki mahallede erken saatlerde çıkan büyük yangın 8 saat süren çalışmaların ardından söndürüldü. Yangında hayatını kaybeden olmadığı ancak bölgede yaşayan 258 kişinin tahliye edildiği bildirildi. Yetkililer, yangının nedenini ve yol açtığı hasarın boyutunun araştırılacağını duyurdu. Genellikle Seul'ün son büyük gecekondu mahallesi diye tanımlanan Guryong'da birçok kişi yeniden yapılanma nedeniyle bölgeden taşındı ancak Gangnam Şehir Planlama Departmanı'na göre hâlâ yaklaşık 336 hane var. (YONHAP / AFP) 13/30 15 Ocak 2026 - İran'ın başkenti Tahran'ın Sadeghieh Meydanı'nda bir adam, yanına fotoğrafta görünmeyen, üzerinde, "Bu, Tahran'ın yeni otobüslerinden biriydi ve parası halkın vergileriyle ödendi" yazan bir tabela yerleştirilen otobüs enkazında. İran'da başlangıçta ekonomik sıkıntıların yol açtığı protesto hareketi, 1979'da iktidara gelmesinden bu yana dini liderliğe yönelik en büyük meydan okumalardan birine dönüştü. İnternetin büyük ölçüde kesildiği ülkede, sınırlı iletişim kanallarından gelen bilgiler, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle can kaybının hızla arttığını ortaya koyuyor.ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, protestolarda en az 2 bin 571 kişi öldü, 18 binden fazla kişi gözaltına alındı. BBC’nin ABD’deki yayın ortağı CBS ise İran içinden ve dışından kaynaklara atıfta bulunarak, protestolarda öldürülenlerin sayısının yaklaşık 12 bin olduğunu ve rakamın 20 bine ulaşabileceğini açıkladı. (Atta Kenare/AFP) 14/30 14 Ocak 2026 - Kurtarma çalışanları Tayland'ın Nakhon Ratchasima eyaletinde inşaat vincinin çökmesi sonucu raydan çıkan trenin vagonunun kaldırılmasını izliyor. Yetkililer, Tayland'da Çin destekli bir hızlı tren projesindeki bir vincin bir yolcu treninin üzerine çökerek raydan çıkmasına neden olduğunu, 32 kişinin öldüğünü ve 64 kişinin de yaralandığını söyledi. (Lillian Suwanrumpha/AFP) 15/30 13 Ocak 2026 - Eğlence severler, Makedonya'nın güneybatısındaki Vevcani köyünde düzenlenen karnaval alayına katıldı. Yaklaşık 1400 yıllık bir geçmişe sahip olan karnaval, her yıl Jülyen takvimine göre Yeni Yıl'ın başlangıcı olan ve Makedon Ortodoks Kilisesi tarafından da kutlanan Aziz Basil Bayramı arifesinde düzenleniyor. Karnaval kapsamında kullanılan maskeler, 2025 yılında Kuzey Makedonya’da ve dünyada yaşanan politik, sosyal ve kültürel gelişmeleri hiciv yoluyla yansıtıyor. Büyük bir gizlilik içinde hazırlanan bu maskeler, yalnızca bir kez kullanılıyor ve sonraki yıllara aktarılmıyor. Karnavalın son gününde maskelerin yakılmasıysa kötülüklerin geride bırakılması ve toplumsal arınmanın simgesi olarak yorumlanıyor. Bu ritüel, Vevcani Karnavalı’nı yaşayan kültürel miras örneklerinden biri haline getiriyor. (Robert Atanasovski/AFP) 16/30 12 Ocak 2026 - Halk arasında Bobi Wine diye bilinen Uganda muhalefet lideri ve Ulusal Birlik Platformu (NUP) başkan adayı Robert Kyagulanyi Ssentamu'nun bir destekçisi, Kampala'da partinin 2026 genel seçimi öncesindeki son mitingi sırasında yüzünü ABD bayrağıyla kapatırken sıkılı yumruğunu kaldırıyor. Liderliğini yaptığı bir gerilla hareketinin Tanzanya'dan da destek alarak başarılı olmasıyla 1986'dan beri Uganda'yı yöneten 81 yaşındaki Yoweri Museveni, cumhurbaşkanlığına bir dönem daha devam etmek istiyor. Perşembe düzenlenecek seçimlerde Museveni'nin bir kez daha kazanması bekleniyor. Uzun iktidarı boyunca göreceli bir istikrar, ekonomik büyüme, eğitimde gelişme ve HIV oranlarında düşüş görülse de muhalefet onu demokrasi karşıtlığıyla suçluyor. (Luis Tato/AFP) 17/30 11 Ocak 2026 - Fransa'nın başkenti Paris'te, İran İslam Cumhuriyeti'ni kınayan kitlesel gösterileri desteklemek amacıyla eylem düzenlendi. İran'da İslam cumhuriyetine karşı üç yıldan uzun süredir düzenlenen en büyük eylemde en az 192 protestocu öldürülürken, yetkililerin gösterileri bastırmak için "katliam" yaptığına dair uyarılar da artıyor. Başlangıçta hayat pahalılığına duyulan öfkeyle başlayan protestolar, 1979 devriminden bu yana İran'da yürürlükte olan teokratik sisteme karşı bir harekete dönüştü ve iki haftadır sürüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, göstericilerin itirazlarını görmezden gelmediklerini, sorunları çözmek için çaba gösterdiklerini söyledi. Tahran yönetimi aynı zamanda ülke genelinde internet ve telekomünikasyon kesintisi uyguluyor. (Kiran Ridley/AFP) 18/30 10 Ocak 2026 - Suriye hükümeti güvenlik güçleri, Halep'in Şeyh Maksud mahallesindeki bir sokakta nöbet tutuyor. Bölgedeki çatışmalar günlerdir devam ederken Suriye ordusu, mahallede YPG/SDG’ye yönelik yürüttüğü operasyonun tamamlandığını bugün açıkladı. Açıklamada sivil halka evlerinde kalma çağrısı yapılarak "Çünkü SDG ve PKK terör örgütü unsurları (halkın) arasında saklanmaktadır" dendi. Bugün ayrıca SDG tarafından fırlatıldığı düşünülen drone, vali binasını vurdu. Saldırıda hayatını kaybeden veya yaralanan olup olmadığına dair henüz bir açıklama yapılmadı. (Bakr ALkasem / AFP) 19/30 9 Ocak 2026 - İsrail ordusunun yerinden edilmiş ailelerin yaşadığı çadır kampını bombalamasının ardından Gazze'deki El Şati Mülteci Kampı'ndaki iki Filistinli giysi topluyor. Ekimde Hamas'la ateşkes yapmasına rağmen İsrail, Filistin'e yönelik saldırılarını sürdürüyor. Gazze'deki sivil savunma teşkilatı dünkü hava saldırılarında 5'i çocuk en az 13 kişinin öldürüldüğünü duyurdu. İsrail ise bugünkü açıklamasında "başarısız bir füze" fırlatmasına karşılık olarak "Gazze Şeridi'nin güney ve kuzeyindeki Hamas teröristlerini ve terör altyapısını tam isabetle vurduğunu" savundu. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in düzenlenlediği saldırılarda 439 kişinin öldüğü, 1223 kişinin yaralandığı aktarılıyor. (Omar Al-Qattaa/ AFP) 20/30 8 Ocak 2026 - Fransa’da çiftçiler, Avrupa Birliği’nin Güney Amerika ülkeleriyle imzalamayı planladığı kapsamlı serbest ticaret anlaşmasını protesto etmek için sabaha karşı Paris’e giden yolları ve kentin simge noktalarını trafiğe kapattı. Eylemler, Mercosur anlaşmasının yanı sıra hükümetin tarım politikalarına yönelik tepkileri de içeriyor. Farklı çiftçi sendikalarının çağrısıyla düzenlenen protestolarda, planlanan anlaşmanın Mercosur ülkelerinden AB pazarına ucuz gıda girişini artıracağı ve Avrupalı üreticileri zor durumda bırakacağı savunuldu. Çiftçiler ayrıca hükümetin sığır hastalığıyla mücadelede izlediği politikaya da tepki gösterdi. Koordinasyon Rurale sendikasının üst düzey yöneticilerinden Stephane Pelletier, yaptığı açıklamada, "Öfkeyle umutsuzluk arasındayız. Terk edilmişlik hissi yaşıyoruz; Mercosur bunun en somut örneği" dedi. Çiftçiler, polis kontrol noktalarını aşarak kente girdi. Polis, çatışmadan kaçınarak göstericileri çevreledi. (Gonzalo Fuentes/Reuters) 21/30 7 Ocak 2026 - Arjantin'in Patagonya bölgesindeki şiddetli orman yangınları kontrol altına alınamadı. 700'den fazla yerli ve turist bölgeden tahliye edildi. Arjantin'in Patagonya bölgesinde pazartesi gününden bu yana etkisini artıran yangınlar, özellikle Chubut eyaletine bağlı El Hoyo kasabası ile Puerto Patriada çevresini etkiledi. Alevler çok sayıda evi ve işletmeyi küle çevirdi. Yangının yüksek sıcaklık, şiddetli rüzgar ve uzun süredir devam eden kuraklık nedeniyle hızla yayıldığı bildirildi. El Hoyo Belediye Başkanı César Salamín, yangının gece boyunca da etkisini sürdürdüğünü belirterek "Bize hiç nefes aldırmadı. Gece boyu sıcaklık düşmedi, rüzgar dinmedi. Ancak sabaha karşı biraz duruldu. Aynı anda pek çok cephede mücadele verdik. Elimizdeki kaynaklar yetersiz kaldı" dedi. (Maxi Jonas/Reuters) 22/30 6 Ocak 2026 - Endonezya Ulusal Arama ve Kurtarma Ajansı (BASARNAS) tarafından yayımlanan bu fotoğrafta, Endonezya'nın Kuzey Sulawesi eyaletinin Sitaro bölgesini vuran ani sellerin ardından kurtarma ekipleri ve köylüler mağdurları ararken görülüyor. Ani sellerde en az 14 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Yetkililer, kayıp kişilerin aranmasına devam edildiğini açıkladı. Yerel kurtarma ajansının sözcüsü Nuriadin Gumeleng, pazartesi sabahı erken saatlerde yağan şiddetli yağmurun, Siau Tagulandang Biaro bölgesinde bulunan Siau adasında ani sellere neden olduğunu söyledi. Ülke afet hafifletme ajansı sözcüsü Abdul Muhari yaptığı açıklamada, ani sellerin ardından en az 444 kişinin yerel okullara ve kiliselere tahliye edildiğini belirtti. (BASARNAS/AP) 23/30 5 Ocak 2025 - Toyosu balık pazarındaki Yeni Yıl müzayedesinin ardından, Tokyo'daki "Sushizanmai" suşi restoranında bir çalışan, 243 kilogramlık bir mavi yüzgeçli ton balığının başını kaldırıyor. Japon bir suşi girişimcisi, Tokyo'nun ana balık pazarında düzenlenen yıllık prestijli yeni yıl müzayedesinde, dev bir mavi yüzgeçli ton balığı için 3,2 milyon dolar ödeyerek, önceki tüm zamanların en yüksek fiyat rekorunu kırdı. Suşi ve sashimiye olan yoğun talep nedeniyle Pasifik mavi yüzgeçli ton balığı geçmişte iklim değişikliği ve aşırı avlanma yüzünden tehdit altındaki türler arasında yer almıştı. Ancak son yıllarda uygulanan koruma önlemleri sayesinde stokların toparlanma sürecine girdiği belirtiliyor. (Yuichi Yamazaki/AFP) 24/30 4 Ocak 2026 - ABD'li kayakçı Nina O'Brien, FIS Alp Disiplini Dünya Kupası'nın Slovenya'da düzenlenen ayağında Kadınlar Slalom kategorisinde yarışırken. Geçen yıl ekimde 60. kez başlayan dünya kupası, bu yıl martta sona erecek. Alp Disiplini dahil FIS bünyesinde düzenlenen diğer kış sporları Eurosport kanallarından izlenebiliyor. (Jure Makovec/AFP) 25/30 3 Ocak 2026 - Venezuela'nın başkenti Karakas'ta patlama sesleri ve uçakların gürültüsünü duyan halk sokakta koşuyor. ABD Başkanı Donald Trump aylardır süren tehditlerin ardından bugün erken saatlerde Venezuela'nın çeşitli yerlerine saldırı başlattı. Yerel saatle gece 2 sularında başlayan saldırıların ardından ülkede OHAL ilan edildi. Sonraki saatlerde Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşininin yakalanarak ülkeden çıkarıldığını duyurdu. Trump, Güney Amerika ülkesini uyuşturucu nedeniyle hedef aldığını savunurken, Maduro asıl hedefin petrol rezervleri olduğunu söylüyor. (Matias Delacroix/AP) 26/30 2 Ocak 2026 - Angelina Jolie, Mısır'ın Refah Sınır Kapısı'nda Kızılay çalışanlarıyla konuşuyor. Amerikalı oyuncu ve eski BM Özel Elçisi Jolie, Mısır'a nakledilen yaralı Filistinlilerin durumunu görmek ve harap olmuş bölgeye yapılan yardım teslimatlarını incelemek üzere bu ziyareti gerçekleştirdi. Ünlü oyuncu, sınır hattındaki temaslarının yanı sıra El-Ariş Genel Hastanesi'ne giderek tıbbi hizmetleri inceledi. Ziyaret sırasında sağlık personelinin hasta kabul süreçleri ve tedavi çalışmaları hakkında da bilgi aldı. Jolie, "çalışanlara ve gönüllülere gösterdikleri çaba ve emekleri için teşekkür ederek" bölgeden ayrıldı. (Mohamed Arafat/AP) 27/30 1 Ocak 2026 - İsviçre'nin Crans-Montana kayak merkezindeki patlamanın ardından kurtarma ekipleri çalışıyor. Ülkenin kuzeyindeki kayak merkezinde Le Constellation adlı barda yeni yılın ilk saatlerinde çıkan yangında onlarca kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 100 kişininse yaralandığı bildirildi. Reuters'a göre İtalya Dışişleri Bakanlığı, İsviçre polisinden alınan bilgilere göre yaklaşık 40 kişinin öldüğünü söylese de İsviçreli yetkililer net bir rakam vermedi. Başlangıçta patlama olarak bildirilen yangının nedeni belirsizliğini koruyor ancak yetkililer, bunun bir saldırıdan ziyade kaza gibi göründüğünü belirtiyor. BFM TV'ye konuşan iki tanık yangının, üzerinde maytap olan şampanya şişelerinin ahşap tavana çok yakın taşınması sonucu başladığını söyledi. (Maxime Schmid / AFP) 28/30 31 Aralık 2025 - Sidney'de yılbaşı kutlamalarında Sidney Liman Köprüsü ve Sydney Opera Binası üzerinde gece yarısı gökyüzünü havai fişekler aydınlattı. Avustralya TSİ 16.00 itibarıyla yeni yıla merhaba dedi. Dünyada yılbaşı ilk olarak Samoa ile Kiribati'ye bağlı Kiritimati Adası'nda kutlandı. Avustralya'nın ardından sırasıyla Japonya, Tayvan, Çin ve Rusya yeni yıla girecek ülkeler arasında yer alıyor. (Saeed Khan/AFP) 29/30 30 Aralık 2025 - Peru'nun Cusco bölgesindeki Pampacahua'da, 30 Aralık 2025 tarihinde, Machu Picchu ile Ollantaytambo'yu birbirine bağlayan güzergahta iki tren kafa kafaya çarpıştı. Yetkililer, Peru'nun güneydoğusundaki Machu Picchu'ya giden güzergahta iki turist treni arasında meydana gelen çarpışmada en az bir kişinin öldüğünü ve 40 kişinin yaralandığını bildirdi. Yaralılardan yaklaşık 20’sinin durumunun ciddi olduğunu belirtti. Yaralananlar arasında yabancı turistlerin de bulunduğu aktarıldı. Peru polisi, ağırlıklı olarak turistleri taşıyan trenler arasındaki çarpışmaya ilişkin soruşturma başlattı. (Carolina Paucar/AFP) 30/30 29 Aralık 2025 - Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında yerinden edilmiş bir Filistinli kız çocuk. İsrail ordusu, Bureyc'in doğu bölgelerine hava saldırısı gerçekleştirdi. Refah kentinin doğu bölgeleri topçu atışlarıyla vurulurken, Gazze kentinin doğusu da hedef alındı. Gazze Şeridi'nde 10 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını hemen her gün ihlal eden İsrail ordusu, Filistinlilere yönelik saldırılarına devam ediyor. Gazze'deki hükümetin verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana düzenlenen saldırılarda, 418 sivil yaşamını yitirdi 1141 kişi yaralandı. Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları sonucu evlerini kaybeden Filistinlilerin zorlu kış şartlarına dikkati çekti. Bölgedeki dondurucu hava dalgası nedeniyle Gazze Şeridi'nde bu ay 25 Filistinlinin hayatını kaybettiğini aktaran Basal, bunlar arasında 6 çocuğun olduğunu belirtti. (Eyad Bala/AFP) Diplomatik kapasiteyi sürekli, kurumsal ve hazırlıklı şekilde kullanmak gerekir. Barış diplomasisi yalnızca liderler zirvesinden ibaret değildir; hukukçular, güvenlik uzmanları, enerji uzmanları, akademisyenler, insani yardım kuruluşları, askerî temsilciler ve uluslararası örgütlerle çok boyutlu bir hazırlık gereklidir. Buna rağmen Türkiye’nin avantajı açıktır. Ankara, hem Rusya hem Ukrayna ile konuşabilen, NATO üyesi olmasına rağmen Rusya ile görüşebilen, AB’nin kurumsal politikalarıyla tamamen özdeşleşmeyen, Karadeniz güvenliğinde doğrudan çıkar sahibi olan, daha önce müzakere ve tahıl koridoru tecrübesi yaşamış, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini benimsemiş önemli bir aktördür. Bu nedenle Türkiye, barış görüşmelerine ev sahipliği yapabilecek ülkeler arasında en güçlü adaylardan biridir. Ancak ev sahipliği tek başına yeterli değildir. Türkiye şimdiden geleceğin barışını planlamalıdır. Dolmabahçe veya İstanbul’da ya da Antalya’da yapılacak olası bir barış kongresi yalnızca fotoğraf veren bir zirve olmamalıdır. Aşamalı ateşkes, esir değişimi, enerji altyapısının korunması, Karadeniz’de deniz güvenliği, tahıl ve gıda koridorları, savaş sonrası yeniden inşa, güvenlik garantileri ve yaptırımların geleceği gibi başlıklarda çalışma grupları kurulmalıdır. En önemlisi, güven artırıcı mekanizmaların oluşturulduğu bir süreç başlatılmalıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD ve gerektiğinde Çin, Hindistan veya Körfez ülkeleriyle eşgüdüm sağlayabilecek esnek bir diplomatik çerçeve önerebilir. Savaşın her günü daha fazla insan kaybı, daha fazla yıkım ve daha derin bir güvensizlik üretmektedir. Barışın şartları bugün kolay görünmeyebilir. Tarafların pozisyonları hâlâ birbirinden çok uzaktır. Ancak diplomasinin görevi yalnızca kolay zamanlarda konuşmak değildir. Asıl diplomasi, konuşmanın en zor olduğu zamanlarda asgari temas zeminini koruyabilmektir. Türkiye’nin önünde zor ama tarihî bir fırsat bulunmaktadır. Ankara, sadece "ev sahipliği yapmaya hazırız" demekle yetinmemeli; süreci sahiplenmeye, hazırlık yapmaya ve barışın kurumsal mimarisini düşünmeye şimdiden başlamalıdır. Bu elbette demesi kolay, yapması çok zor bir iştir. Fakat Rusya’nın, Ukrayna’nın, Avrupa’nın, Türkiye’nin ve aslında tüm dünyanın barışa ihtiyacı vardır. Barış hemen gelmeyebilir. Fakat barış masası şimdiden hazırlanmazsa, fırsat doğduğunda onu taşıyacak diplomatik zemin hazır olmayabilir. Kaynaklar: Le Monde, 28 Mayıs 2026: Kaja Kallas’ın AB’nin tarafsız arabulucu olmayacağı yönündeki açıklaması. ([Le Monde.fr][1]) Reuters, 28 Mayıs 2026: AB dışişleri bakanlarının Avrupa’nın müzakerelerde tek ses olması gerektiği ve Rusya’nın Avrupa temsilcisini seçemeyeceği yönündeki değerlendirmeleri. ([Reuters][2]) Reuters, 10 Mart 2026: Zelenskiy’nin Türkiye’nin üçlü görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıklaması. ([Reuters][3]) Reuters, 22 Nisan 2026: Ukrayna’nın Türkiye’den olası Zelenskiy-Putin görüşmesine ev sahipliği yapmasını istemesi. ([Reuters][4]) Reuters, 17 Mayıs 2025: İstanbul’daki doğrudan Rusya-Ukrayna görüşmelerinde ateşkes sağlanamasa da büyük esir değişimi üzerinde mutabakat oluşması. ([Reuters][5]) [1]: https://www.lemonde.fr/international/live/2026/05/28/en-direct-guerre-en-ukraine-l-europe-ne-sera-jamais-un-mediateur-neutre-entre-kiev-et-moscou-affirme-kaja-kallas-cheffe-de-la-diplomatie-de-l-ue_6693162_3210.html "EN DIRECT, guerre en Ukraine : l’Europe ne sera jamais un « médiateur neutre » entre Kiev et Moscou, affirme Kaja Kallas, cheffe de la diplomatie de l’UE" [2]: https://www.reuters.com/world/europe/russia-will-not-choose-who-speaks-europe-potential-ukraine-talks-eu-ministers-2026-05-28/ "Russia will not choose who speaks for Europe in potential Ukraine talks, EU ministers say | Reuters" [3]: https://www.reuters.com/world/europe/zelenskiy-says-turkey-ready-host-next-trilateral-peace-talks-2026-03-10/ "Zelenskiy says Turkey ready to host next trilateral peace talks | Reuters" [4]: https://www.reuters.com/business/aerospace-defense/ukraine-has-asked-turkey-host-zelenskiy-putin-meeting-fm-says-2026-04-22/ "Ukraine has asked Turkey to host a Zelenskiy-Putin meeting, FM says | Reuters" [5]: https://www.reuters.com/world/russia-ukraine-hold-first-direct-peace-talks-over-3-years-2025-05-16/ "Ukraine calls on allies to keep pressure on Russia after talks yield no ceasefire | Reuters" *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. Rusya UKRAYNA Rusya ukrayna savaşı Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Independent Türkçe için yazdı Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Cuma, Mayıs 29, 2026 - 08:00 Main image: Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirilen Rusya-Ukrayna Barış Müzakereleri'nden bir kare / Fotoğraf: AA (Arşiv) TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Rusya-Ukrayna barış görüşmelerine kim ev sahipliği yapabilir? copyright Independentturkish:
Go to News Site