Collector
Butlan, şutlan ve ötesi... | Collector
Butlan, şutlan ve ötesi...
BirGün Gündem

Butlan, şutlan ve ötesi...

Uzunca bir süredir yargıyı tartışıyoruz. Çünkü bu kurumun fena halde siyasallaşması yüzünden kimsede adalete güven kalmadı. Adalet terazisinin ayarıyla daha önce hiç bu denli oynanmamıştı! Her gün akıl almaz hukuksuzluk örnekleriyle karşılaşıyoruz. “Bu da olmaz!” diyebileceğimiz eşiği çoktan aştık. Muhalefetteyken “Bu ülkede yargı vesayeti, yargıçlar oligarşisi var!” diyerek “jüritokrasi” den yakınıyordu AKP sözcüleri. Oysa şimdi açık açık iktidar partisinin “yargı kolları” ndan söz ediliyor. Yani yargıyla iktidar sarmaş dolaş! * * * Yargıya güven azalınca hepimiz akşam sabah hukuk konuşur olduk. Uzman hukukçular dışında kimsenin duymadığı, anlamını bilmediği acayip hukuk terimleri de bu ortamda günlük konuşma dilimize girmeye başladı. “Butlan” da bunlardan biri... Ferit Devellioğlu ’nun Osmanlıca-Türkçe Sözlüğü ’ne göre Arapça “bâtıl” dan geliyor bu sözcük. “Boşluk, çürüklük, beyhudelik” anlamı taşıyor ve hukuksal bir işlemin geçersizliğini, yok sayıldığını anlatıyor. Bu bağlamda kullanılan bir başka sözcük de “keenlemyekün” ... O da “ sanki hiç yokmuş, hiç olmamış” anlamına geliyor... Bu ülkede gerçekten “yok hükmünde ” sayılması gereken o kadar çok şey var ki! Ama erkler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü kavramları bunlar arasında değil! Oysa “butlan, şutlan...” tartışmaları sürerken siyasal partilerin demokratik seçim yapma ve yöneticilerini özgürce belirleme hakkı, Abrakadabra yöntemiyle yok edildi! Üstelik siyasal partiler, Anayasa’da “demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurları” diye tanımlanmışken... Tehlike çok büyük ve tüm partilere yönelik! Bu koşullarda uzun tümceler kurmaya gerek var mı? Ben zaten kısa sözün gücüne inanırım! O yüzden zaman zaman yaptığım gibi bu hafta da gündemle bağlantılı iletilerimi (daha doğrusu tepkilerimi) kısa tümcelerle paylaşmak istiyorum. Ne demişler: Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! * * * İktidar ve yargısı, CHP ile ilgili operasyon planını adım adım uyguluyor. Belediye başkanları ipe sapa gelmez suçlamalarla tutuklandıktan sonra sıra, Genel Merkez yönetimine kayyım atamaya geldi! 13 yılda girdiği tüm seçimleri yitirmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu , Saray’ın “makbul parti başkanı” ve “majestelerinin muhalefet lideri” olarak CHP’nin başına oturtuldu! * * * Ellerinde kapı gibi YSK mazbatası olan seçilmiş CHP yöneticileri dururken partinin genel merkezi, atanmış kişilere nasıl teslim edilebilir? * * * Yetkisiz bir asliye hukuk mahkemesinin anayasaya aykırı kararını geri çevirmeyerek kendi varlık nedenini yadsıyan YSK ’nin durumu da hukuksal açıdan “mutlak butlan” sayılmaz mı? * * * Her gün CHP’li birkaç belediyeye operasyon! Yahu, bu yargının başka işi yok mu? * * * Kılıçdaroğlu , "mutlak butlan" kararı için "Türkiye'ye hayırlı olsun" demiş. Sahi, bu kişi bir zamanlar “Hak, hukuk, adalet!” diye bağırarak 450 kilometrelik "Adalet Yürüyüşü" nü kime karşı yapmıştı? * * * Yahu kasetle geldin, delege iradesiyle gittin. Derdin ne? * * * Artık net olarak anlaşıldı ki Kılıçdaroğlu , Saray'ın CHP içindeki “Truva Atı” imiş! * * * Sokak röportajlarında "Butlan kararını nasıl buldunuz?" sorusuna "çok iyi oldu" diye yanıt verenler, "Peki, Kılıçdaroğlu'nun CHP’sine oy verecek misiniz?" diye sorulunca, "Hayır, biz AK Partiliyiz" diyorlar! * * * İktidar gücünü arkasına alan "Butlan Kemal tayfası" nın birkaç gündür sergilediği düşmanca tavra bakılırsa, bunların Özgür Özel ekibine her türlü kötülüğü yapmaya kararlı olduğu görünüyor. * * * 704 yıl hapsi istenen “suç örgütü lideri” dışarıda, iftira attığı belediye başkanları içeride! "Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet?" * * * “Butlan Kemal” in CHP’si, önümüzdeki günlerde “arınma” söylemiyle cezaevlerindeki belediye başkanları hakkında suçlayıcı açıklamalar yapmaya başlarsa şaşırmayacağım! * * * AKP, seçimle kazanamadığı belediyelere halk iradesini gasp ederek çökmeyi sürdürüyor! İyi de nereye kadar? * * * Ne çok hain ne çok fırıldak varmış bu ülkede! * * * Et kokarsa tuz vurulur. Tuz kokarsa ne olur?  (İşte Türkiye'nin bugünkü durumu budur!) * * * Unutmamak gerekir ki bir partinin genel merkezi yalnızca bina değildir; örgütün genelkurmayı ve karargâhıdır. Orayı koruyamayanlar, örgütü yönetme gücünü de büyük ölçüde yitirirler. * * * CHP’de ayrışma artık keskinleşmiştir. “Butlancılar” la birlikte yol yürüme olanağı yok gibidir. Yeni yollar aranacak, saflar ve bağlaşmalar yeniden biçimlenecektir. * * * Bu iktidardan ve işbirlikçilerinden kurtulmanın yolu, demokrasi güçlerinin en geniş muhalefet cephesini yan yana örerek seçime dayanışma içinde girmelerinden geçiyor... * * * “Yürü bre Hızır Paşa / Senin de çarkın kırılır / Güvendiğin padişahın / O da bir gün devrilir.” * * * Hiç kuşkumuz yok: Güneş bu ülkenin ufkundan yeniden doğacaktır!

Go to News Site