soL Haber
Haber Merkezi AKP kararıyla 2,5 yıl sonra CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, mevcut yönetimi hedef alarak "Hesap soracağım" çıkışı yaptı ve yeni kurultay mesajı verdi ama tarihini söylemedi. Genel Merkez önünde toplanan kitle Hatay deprem suçlularından Lütfü Savaş'a destek dövizleri taşıdı. Yandaş medyanın programa gösterdiği yoğun ilgi dikkat çekerken, kürsüde “arınma” vurgusu yapan Kılıçdaroğlu “FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum” dedi. Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın. CHP bugün Ankara'da iki ayrı bayramlaşma programı yaptı. AKP kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi'nde, CHP lideri Özgür Özel Ankara İl Başkanlığı önünde yurttaşlarla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası ilk kez CHP Genel Merkezi'ndeydi. Kılıçdaroğlu'nun "Şimdi Arınma Zamanı" yazılı posteri ile Türk bayrağı ve Atatürk fotoğrafı asılırken, LED ekrana "Bayramlaşıyoruz" mesajı yansıtıldı. Parti otobüsüne ise "Türkiye için tertemiz bir başlangıç" sloganı giydirildi. Deprem suçlusu Savaş'a destek: 'Hatay, Lütfü Savaş’ın yanında' ANKA'nın haberine göre, sabahın erken saatlerinden itibaren Genel Merkez önünde toplananların "Türkiye ateş üstünde, mazot 80 TL; onlar havlu derdinde, arınacağız", "Hak yemez, haram yemez, kimseye de yedirmez; halkın adamı Kılıçdaroğlu" ve "Hatay, Lütfü Savaş’ın yanında" ifadelerinin yer aldığı dövizler taşıdığı görüldü. Depremde yıkılan evlerin açılışında boy gösteren, kimi inşaat firmalarıyla dirsek teması olan Lütfü Savaş, halkın tepkisine karşın kentteki sermaye ilişkileri sayesinde CHP tarafından yeniden aday gösterilmiş ve seçilmemişti. Eski İstanbul İl Başkanlığı kayyımı Gürsel Tekin, "Halkın Otobüsü" olarak adlandırılan araçla Genel Merkeze geldi. Öte yandan, Genel Merkez çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Kılıçdaroğlu 2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi'nde Kemal Kılıçdaroğlu 2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi'ne gitti. Destekçileri Kılıçdaroğlu'nu "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganlarıyla karşıladı. Kılıçdaroğlu'nun aracına karanfiller atıldı. Kılıçdaroğlu, parti otoparkından giriş yapmasının ardından 12. katta bulunan makam odasına geçti. Yandaş medyadan Kılıçdaroğlu'na tam destek Kılıçdaroğlu'nun yanındaki isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat'ın TGRT çalışanı Fatih Atik’e “Emeklerinizden dolayı size ve ekibinize özellikle teşekkür ediyorum” sözleri de ekranlara yansıdı. Yandaş medya CHP Genel Merkezi'nden canlı yayın yaptı. Fotoğraf, Anadolu Ajansı tarafından servis edildi. CHP'den MHP'li ismin şirketine gitmişti: Kılıçdaroğlu ile CHP'ye döndü Özgür Özel'in Genel Başkan olarak seçildiği Kurultay sonrasında partinin programlarında uzun bir süre sunuculuk yapan Barış Bozkurt, MHP'li Eyyup Yıldız'ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Ato Congresium'da etkinlik koordinatörü olmuştu. Bozkurt, Kılıçdaroğlu'nun programında yine sunuculuk yapan isim oldu. ‘Açık konuşacağım ama öfkeyle değil’ Kemal Kılıçdaroğlu, burada bir konuşma yaptı. Konuşma metnini kağıttan okuduğu görülen Kılıçdaroğlu, özetle şunları kaydetti: "Burası hepimizin halkın yuvasıdır. Partimizin vefakar evlatları. Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Bu mesele Türkiye'de siyasetin ahlâkla mı parayla mı hukukla mı operasyonla mı millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Ben bugün çok açık konuşacağım. Açık konuşacağım ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil. ‘Benim ne yapacağım bellidir, ben hesap soracağım’ Biliyorsunuz, 38. Kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün dedik ki başımızın üstüne, Cumhuriyet Halk Partisi'nde demokrasi esastır dedik. Ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim, durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir . Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu her hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır. Ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlâki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye'de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Soruyorum size biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, hesap. Herkes bunu bilsin. ’Tertemiz bir kurultay yapacağız’ Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partilerimiz partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. Ve o sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuk. lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız. 78 yaşında ama bir derdi olan, derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen, aziz Türk milletinin yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Kendini Mustafa Kemal ile kıyasladı: ‘Samsun'a çıkarken isminin üstünde de hain ilanı vardı’ Duydum kardeşlerim duydum. Birilerinin siparişleriyle birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış, bu adama 'hain' diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attırılan kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum; Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmak için Samsun'a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe diban duranların bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Çaba, bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin kendi korkularının tecellisidir. Kılıçdaroğlu’ndan özür: ‘FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için…’ Benim bu millete bu aziz millete bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe biz vatan dedikçe biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinize helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların Mustafa Kemal'in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde, halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete talanına bulaşan o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için örgütümden ve tarihi önünde hak deryasından özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. ‘Sizin o her fırsatta diline doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu?’ Değerli dostlarım, değerli yolda arkadaşlarım. 2 yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler? İki yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? Baba ocağı değil, dediler mi, değil mi? Ağızlarından bir kutsal kavramı hiç düşürmediler. Şimdi o iki yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için tam da bu binanın önünde sizlere açık açık söylüyorum. Cevap verin bana. Sizin o her fırsatta diline doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Yeni parti çıkışı 'Kapatma olursa yedek parti hazır' diyenler şunu çok iyi bilsinler; Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin demokrasi savunanların partisidir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı 'Ya istiklal ya ölüm' diyenlerin partisidir." Konuşmasının ardından beyaz güvercin uçuran Kılıçdaroğlu sahneden indi.
Go to News Site