soL Haber
Haber Merkezi AB-İsrail İşbirliği Anlaşması’nın askıya alınması için başlatılan vatandaş girişimi 1,5 milyon imzaya koşuyor. Ancak Avrupa halklarının bu tarihi tepkisine rağmen, milyarlarca avroluk ekonomik ortaklıklar ve üye ülkelerin vetoları nedeniyle Brüksel’in İsrail yanlısı tutumunu değiştirmesi beklenmiyor. Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın. Avrupa Birliği ile İsrail arasındaki İşbirliği Anlaşması’nın daimi olarak askıya alınması talebiyle Avrupa Parlamentosu’ndan bir grup vekilin öncülüğünde başlatılan Avrupa Vatandaş Girişimi (ECI) 1,5 milyon imzaya doğru ilerliyor. Kampanyaya öncülük eden vekiller, imza vermek için son tarih olan 13 Ocak 2027’ye kadar 2 milyon imzaya ulaşarak, daha önce ECI kapsamında farklı konularda yapılan tüm imza kampanyalarından çok daha yüksek bir sayıya ulaşmayı hedefliyor. Ancak bunun Avrupa Komisyonu’nun İsrail yanlısı tutumunda bir değişikliğe yol açması beklenmiyor. Halklar Filistin'in, devletler İsrail'in yanında Kampanyanın yoğun ilgi görmesi, özellikle Avrupa’daki yükselen İsrail karşıtlığına işaret etmesi açısından önem arz ediyor. Dahası, önceki geniş katılımlı kampanyaların “Kürtaj araştırmaları” ve “Su hizmetlerinin özelleştirilmesi” gibi konularda düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda, Filistin’de devam eden İsrail soykırımının uzak bir dış gündem olarak görülmediği sonucu ortaya çıkıyor. Talep çok, yaptırım mekanizması yok ECI'da eğer 1 milyon imza toplanırsa Avrupa Komisyonu konuyu gündemine almak zorunda kalıyor. Bu durumda Avrupa Komisyonu, girişimi değerlendirmek ve resmi bir yanıt vermek durumunda. Ancak ortada herhangi bir yaptırım mekanizması bulunmuyor, yani imza sayısı ne olursa olsun, Avrupa Komisyonu halkın taleplerine uygun adım atmak zorunda değil. Girişimin “başarılı” sayılması için en az 7 AB ülkesinde, önceden belirlenmiş ulusal kotayı aşması gerekiyor. Yani milyonlarca insanın desteğinden ziyade, o desteğin Avrupa’daki dağılımı kritik öneme sahip. Avrupa sermayesi İsrail'e göbekten bağlı İsrail’le yapılan işbirliği anlaşmasının askıya alınması için başlatılan kampanyaya İspanya, İrlanda ve Belçika gibi ülkelerde destek daha yoğunken, Almanya ve Hollanda gibi merkez ülkelerde destek sınırlı. Üstelik kampanyaya desteğin görece sınırlı kaldığı ülkeler, 50 milyar avroluk İsrail-AB ekonomik ilişkilerinde aslan payına sahip. Silah sanayii, yüksek teknoloji, yazılım, biyoteknoloji ve lojistik gibi alanlardaki bu işbirliği, hemen hemen AB-Türkiye ticaret hacmiyle aynı miktarda. Soykırım sürdükçe kârları büyüdü Gazze’deki soykırımdan bu yana taraflar arasındaki işbirliği daha da derinleşti. Örneğin Hollanda merkezli ASML, küresel çip üretim zincirinin kritik halkası olarak İsrail’in yüksek teknoloji sektörüyle iç içe geçmiş durumda. Almanya merkezli Siemens, İsrail’in demiryolu ve altyapı projelerinde yer alırken, Fransız Thales ve Dassult, İtalyan Leonardo askeri teknoloji alanında İsrail ile yeni işbirliği alanları yarattı. Yine Alman Volkswagen, ekonomik darboğazı İsrail’e askeri araç üretimi yaparak aşma planlarını bu yıl başında duyurmuştu. Almanya ve İtalya'da veto kalkanı AB ile İsrail arasında Tel Aviv yönetimine ticari ayrıcalıklar tanıyan Ortaklık Anlaşması, 7 Ekim 2023'ten bu yana artan tepkilerin merkezinde yer alıyor. Uzun süre kamuoyundan yükselen çağrılara kulak tıkayan AB yönetimi, anlaşmanın askıya alınması taleplerine ancak geçen yıl AB Komisyonu tarafından başlatılan incelemeyle karşılık vermişti. Hollanda'nın Mayıs 2025'te öncülük ettiği ve Belçika, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Lüksemburg, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve İsveç tarafından desteklenen inceleme neticesinde İsrail'in Gazze'de uluslararası hukuku ihlal ettiği tespit edilse de Brüksel bu bulguları göz ardı etti. Dahası Gazze soykırımı yüzünden gündeme gelen sınırlı yaptırımlar da “ateşkes” bahanesiyle oldu bittiye getirilerek rafa kaldırıldı. Nisan ayı sonunda Lüksemburg’da bir araya gelen AB Dışişleri Bakanları, özellikle İspanya, İrlanda ve Slovenya’nın talebiyle Ortaklık Anlaşması’nı masaya yatırsalar da anlaşmanın askıya alınması talebi, Almanya’nın vetosuna takılmıştı. Bunun üzerine ortaya atılan “kısmi askı” talebi de yine Almanya ve İtalya tarafından veto edildi.
Go to News Site