Independent Turkish
Gri bir şafaktı zaman. Fecrin hüznünü solumaktaydı mavi deniz, uçsuz bucaksız ufuklar... Cesaret kuşanmış yürekler, Akdeniz’in sularında süzülen gemilerle zulme karşı sefer eyliyordu; kapalı gözlere, merhamete tıkalı kulaklara bir manifesto niyetinde... Bir gri şafaktı zaman. Engin denizlerin sessizliğinde merhametin sesini dinliyor, umuda doğru yol alıyordu ruhlar. Her şey bir vicdan borcu içindi. Bitmeyen çilelerin soluksuz bıraktığı ciğerlere, bir nefesti yüreklerde taşınan. Bebeklerin ağlamadığı, hastaların ilaçsız, annelerin çaresiz kalmadığı; hiçbir masumun ölmediği bir dünyaydı istenen. İnsanlığın yüreğine adalet ve merhameti taşıyacak bir gemiye yüklendi tüm umutlar, Nuh’un gemisi misali... Bunca acıyı omuzlamış, etrafı ablukaya alınarak ölüme terk edilmiş onurlu bir millete “Geldik, yalnız değilsiniz” demenin vakti değil miydi artık? Kudüs işgal altında, Gazze ablukadayken “seyreden olmak” yetmez miydi gayrı? İbrahim’in ateşine su taşımak nasıl onur idiyse minik kuş için, adalete doğru yelken açmak da işte öylesine kıvançtı özgürlük sevdalılarına... Uluslararası sularda 31 Mayıs 2010'da saldırıya uğrayan Mavi Marmara'da 10 kişi İsrail askerlerinin silahlarından çıkan kurşunlarla yaşamını yitirdi / Fotoğraf: AA Bir gri şafaktı zaman. Yiğit bir ses yankılandı açık sularda: “Allahu Ekber.” Sımsıkı saf oldu gemi yolcuları ve secdeye eğildi başlar... Secdeden kalkmadan başlar, silahlar patladı; sivil vicdanlar saldırıya uğradı insanlığın gözü önünde. Gri bir şafaktı zaman, engin denizlerden semaya kanatlandığında özgürlük kuşları... Tam 10 beyaz kuş kanat çırptı sonsuzluk âlemine, 10 ayrı öğreti bırakıp insanlığın vicdanına... “Furkan, Cevdet, Necdet, Ali Haydar, Uğur Söylemez, Çetin, Cengiz, Fahri, İbrahim” diye seslendi melek, gri şafakta kızıla boyandığında suskun denizler. Şeref tacı giymiş 10 ruh semaya yükseldi meleklerin kanadında ve eğilip baktılar yeryüzüne buruk bir tebessümle. “Ah” dediler, tıpkı Habibünneccar gibi, “Ah, ne olaydı hakkı görebilseydiniz!” İnsanlığın vicdanı merhametin kalbiyle buluştuğunda, fecrin aydınlığına doğru hüznü kuşandı tüm âlem. 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail güçlerinin Gazze'ye insani yardım taşıyan filoya düzenlediği saldırıyla tanınan Mavi Marmara gemisi / Fotoğraf: İHH Bir gri şafaktı zaman... Şehit kanlarının aktığı sularda devam edecek bir “vicdan seferinin” ilk çığır açışıydı bu. Artık her şeyin değiştiği, hiçbir şeyin aynı olmayacağı bir başlangıca yelken açılmıştı... Fecr-i Sadık’ın Fecr-i Kâzib’e nöbet devrettiği bir zamandı şimdi. Günlerden Mavi Marmara, Aylardan hüzündü... *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. MAVİ MARMARA Filistin GAZZE AYŞE MÜZEYYEN TAŞÇI Ayşe Müzeyyen Taşçı Independent Türkçe için yazdı Ayşe Müzeyyen Taşçı Pazar, Mayıs 31, 2026 - 15:45 Main image: Uluslararası sularda 31 Mayıs 2010'da Gazze'ye insani yardım götürmeye çalışan Mavi Marmara gemisi, İsrail askerlerinin uluslararası sularda saldırısına uğradı; 10 Türk vatandaşı İsrail askerlerinin silahlarından çıkan kurşunlarla yaşamını yitirdi / Fotoğraf: İHH TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Mavi Marmara ve gri şafak: Bir vicdan seferinin hikâyesi copyright Independentturkish:
Go to News Site