BirGün Gazetesi
Tavlada uzun zamandır beni yenen bir dayı var. Eski solcuymuş. Solculuk o kadar eskide kaldı ki, kimlerdensin, içinden mi köyünden mi filan diye de soramadım. Şeş atıp beş bakmaktan tükendim, çay, kahve, gazoz derken kahveciye borç derya oldu. Kara kara düşünürken dayı bana bir teklifle geldi: “Kılıçdaroğlu sadece BirGün okuyormuş. Belki senin saçma sapan yazılarını da okur. Köşeni bir haftalığına bana kirala, tüm borcunu silelim.” Aşağıdaki metin Dayı’nın Whatsapp’dan attığı sesli mesajın metne dökülüşü. Metinde ne varsa kopyalayıp koydum. Gerisini kahveci düşünsün. “Sayın... Haaa, oldu mu, alıyor mu? Tamam dede sen konuş, alıyor. Öhü Öhü... Ses ses... Ya dede, ne sesi? Konuş işte... Sayın... Sayın Kılıçdaroğlu. Ben bu köşeyi yazarından kiralamış sıradan bir vatandaşım. Bak Sayın Kılıçdaroğlu diyorum. Kemal Bey değil, Hain Kemal değil, Bay Kemal hiç değil, eski usul resmi tarzda Sayın Kılıçdaroğlu. Bu arada, şu “baba ocağı, ana kucağı” ıvır zıvır feodal laflardan da gına geldi, bi durun ulan, vıcık vıcık. Deniz, Deniiiiz kızım, burayı siler misin? Silerim dede... Neee? Silerim tamam, sen devam et. Unutmazsın de mi? Unutmam dede, merak etme. Sayın Kılıçdaroğlu sen şu 48 sayısını hafife aldın. 48 bu ülkede bu yüzyılda direnişin eline geçmiş en değerli sayıydı ve bu sayı sana aitti. Hiç umursamadın. Geçmiş geçmiş, gelecek de gelecek. Geçmişi deşmemeni nedeni, bu pazartesiden sonra olabilecek binlerce saçmalığı milyonda bir ihtimal olsa da engelleme umudum. Belki bu satırlara bakarsın, belki seni 48’in önemine ikna edebilirim ve belki testi kırılmadan bir önlem almış olabiliriz. Sayın Kılıçdaroğlu, sen Erdoğan karşısında 48 aldın. Dünya hakimi, asrın lideri Erdoğan 52 aldı, sen 48 aldın. Bunun kıymetini bilemedin. Hâlâ da bilmiyorsun. 28 Mayıs 2023 gecesi ne yapacaktın biliyor musun? Çıkacaktın televizyona ve aynen şöyle konuşacaktın: “Bana güvenen, inanan, beni destekleyen herkese teşekkür ederim. Yenildim. Bu yenilginin sorumluluğunu alıyorum ve bugün itibari ile CHP Genel Başkanlığı görevini bırakacağımı ilan ediyorum. Yapılacak kurultayda aday olmayacağım. Oyumu kullanıp, seçilecek yeni genel başkanımızı tebrik edeceğim. Bu sayfa kapandı. ∗∗∗ Ancak aynı anda, tarih benim önümde yeni bir sayfa açtı. Ben seçimi yüzde 48 ile kaybettim. Kaybetmemin nedeni nispeten erişilebilir denetlenebilir kent oyları değil, baskıya ve manipülasyona daha açık kırsal kesimdeki tek sandıklı seçim bölgeleriydi. Öte yandan kentlerde öyle büyük bir oy sıçraması yaşadık ki, yaklaşan yerel seçimde de çok sayıda il ve ilçe kazanacağımız kesin. Bunun nedeni de CHP Genel Merkezi’nden önce, 2019’da seçimi kazanıp başarılı hizmet veren belediye başkanları. Yerel seçimde başarıyı bu 2019 ruhu getirecek zaten... Şimdi üzgünsünüz, yılgınsınız ama bilimsel verilere göre eminim ki 2024 Mart’ında yapılacak yerel seçimde ortalığın tozunu atacağız. İl il detaylara bakınca bu apaçık bir veri durum. Bugün itibari ile 5 yıl Erdoğan yönetimi altında olacağız. Yerel seçim iyidir hoştur ama genel seçim değildir. Belediye Başkanı çöp toplar, yol yapar ama siyaset yapamaz. Yerel seçimin muhtemel zaferinden fazla gaza gelinirse, yasama yürütme yargı, her şeyi elinden tutan bu iktidar elindeki tüm imkanları kullanır. Bunu onayladığım için söylemiyorum, ben söylediğim için olmayacak, olacağı için söylüyorum. İşte burada bana büyük bir görev düşüyor. Artık eski Kemal gidecek, %48’in oyunu ve onayını almış yeni bir Kemal gelecek. Ben bu sorumlulukla, bana oy vermiş herkesin sesi olmaya çalışacağım. Tarihin bana verdiği bu görev, CHP Genel Başkanı olmaktan daha önemli. Bu nedenle halkın menfaati için okul arkadaşım Sayın Bahçeli ile de görüşeceğim, 12 yıldır Karagöz Hacivat oynadığımız Sayın Erdoğan’la da görüşeceğim. Hani “tıpış tıpış” diye bir laf etmiştim ve sizler de kızmıştınız ya: Ülkemizin geleceği için Külliye’ye de tıpış tıpış gideceğim... ∗∗∗ Dünyada bazı kötü niyetli insanlar, bizim gibi ülkelerde iç karışıklığı körükleyip, kendilerine mecbur bırakacakları diktatörler isterler. Dışarıda birileri çok pis oyunlar kuruyor, ülkemizin üzerinde çok fazla göz var. Türkiye’yi ve rakibimi bu duruma sokmamak için, elimden geleni yapacağım... Mahpustaki aydınların ve siyasetçilerin serbest kalması, başka kimsenin entrikalar nedeniyle hayatının karartılmaması, farklı düşünsek de ülke çıkarları adına ortak paydalarda buluşulması için, 48’i temsilen, 52 ile diyalog kurmaya çalışacağım.” Bunları söylesen şu anda ne senin başın ağrırdı, ne de bunca eziyet çekilirdi. Bak nereye geldik? Hala bir şans var. Hala oyunu çevirebilirsin. Hemen bu akşam bir programa çıkıp: “CHP içinde kardeş kavgası olmaz. Ben bu göreve bir hukuk garabeti sonucu geçici olarak geldim. Partinin başkanı fiilen ve ahlaken Sayın Özel’dir. En yakın zamanda kurultayda bunu belgeleyeceğiz” diyebilirsin. CHP’den ve %48’den aldığın güçle, şu andan sonra bile Erdoğan ile diyalog yollarını zorlayabilirsin. Bunu ancak sen yapabilirsin. Ben yapmam, yaparsan da sana küfrü basarım, çünkü ben bir devrimciyim. Ama sen ben değilsin Kılıçdaroğlu. 48’i ben almadım, sen aldın. “Hain Kemal” diye slogan atılan mitinglerde konuşma yapan herkes senin ekibindeydi. Sende bir hainlik varsa, onca yıl beraber mesai yaparlarken bunu görmediler mi? 2024’de kazmayı vuran suya ulaştı da, ondan önceki onca kazma küreğin hiç mi kıymeti yok? Öte yandan “hırsız” diyerek, şu mahkemelerin bile henüz hüküm giydirmediği insanları peşinen infaz ediyorsun ya, o “hırsız”ların hepsini seçen de sensin, aday olsunlar diye evlerine gidip analarından babalarından icazet istedin, hiç mi fark etmedin hırsız olduklarını? Gökçek’in su saatlerini okuyan adam bunu mu okuyamadı? Bugün seni kucaklayanlar silme insanı kamil mi mesela? Sayın Kılıçdaroğlu. Ben bağırarak konuşmam, benim gibilerin sesi kavgada duyulmaz. Geçmişte senin gözlerine baka baka bunları söyleyen en az bir kişi olduğundan eminim. An için değil vatan için, siyaset için değil muhabbet için, 48 artı 52 eşittir Türkiye için, ne olur, bir düşün. Neriman, dil altı nerede Neriman? Ay bi de rakı içiyor bu saatte, sonra dil altı istiyor. Dede tamam mı, yollayayım mı? Yolla torunum yolla, belki okuyan çıkar.”
Go to News Site