BirGün Gazetesi
Siyasi partiler, özellikle de köklü partiler, yalnızca seçim kazanmak için değil, aynı zamanda toplumun geleceğine yön vermek, halkın refahı, güvenliği ve huzurunu oluşturmak için vardır… Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP’nin son dönemde yaşadığı iç tartışmaların nedeniyse, daha önce Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimini değiştiren AKP’ye destek veren işbirlikçilerin teker teker ortaya dökülmesi ve CHP’nin iktidar yürüyüşüne engel olmak için canhıraş bir şekilde çaba göstermeleridir… *** Üst aklın AKP’ye verdiği talimatla, Cumhuriyetin rahatlıkla yıkılması için öncelikle CHP’nin dağıtılması gerekmekteydi ve bu görevini gerçekleştirmek için Kemal Kılıçdaroğlu görevlendirildiği iddiaları ayyuka çıkmıştı… Nitekim söylenenler gerçekleşti… Uğur Dündar röportajları, Baykal kaseti ve Onur Öymen’in iddiaları bu ortamını sağlayan en önemli adımlar oldu… *** Aslında Onur Öymen’in kamuoyunda en çok tartışılan açıklaması, 2008 yılında ABD-İsveç bağlantılı bir düşünce kuruluşunun hazırladığı raporda, Deniz Baykal’ın görevden ayrılacağı ve yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçeceği yönünde öngörülerin yer aldığını söylemesidir… Öymen, bu raporu hem Baykal’a hem de Kılıçdaroğlu’na gösterdiğini iddia etmiştir. Nitekim o rapor tüm ayrıntılarıyla gerçeklik kazandı… Ayrıca kaset açıklaması sırasında Erdoğan’ın da bilgisi olduğu iddiaları özellikle havuz medyasında da yer aldı… *** 13 yıllık Başkanlığı döneminde hiçbir seçimi kazanmayan, CHP’nin ilkelerine sahip çıkmayan, örgütü küçümseyen, il, ilçe başkanlıklarını tek adayla belirleyen, PM listesini kendisi yapan bir yönetim anlayışıyla Kılıçdaroğlu, CHP’nin kurumsal kimliğini yitirmesine, genlerinin değişmesine, Cumhuriyetin diğer kurumları gibi kimliğini kaybetmesine neden oldu… *** Şimdi, Cumhuriyete ihanet eden “kifayetsiz muhterisler,” AKP’nin oynadığı oyunu başarmak için yeniden CHP’nin başına getirildiler… Bayramda parti merkez binası öndeki açıklamaları, kullanışlı liderlik anlayışını saklamaya bile gerek duymadıklarını gösteriyor… Açılan hukuk dışı davaları teyit eden bu konuşmaları, CHP’yi yok etmeye çalışanlara müthiş destek verdi… AKP ile anlaşan ve garip bir hukuk mantığı olan “Mutlak Butlan’a sığınan ve meşru olmayan zorlama yolla CHP Genel Başkanlığına çöken birinin, CHP Genel Merkezi önünde toplananlara partiyi kötüleyen sözler söylemesi de akıllara ziyan, açınası bir durumdu… AKP oyununda figüran olanların açıklaması, yalnızca CHP’yi değil, Türkiye’nin siyasal geleceğini de ilgilendiren bir mesele haline gelmiştir… *** Bu ne ego ki, alenen iktidarın kovasına su doldurmayı büyük bir kahramanlık olarak değerlendiriyorlar… Dün birlikte çalıştıklarını karalayan ama kendi yaptıklarını saklayan ve seçtiği çalışma arkadaşlarını bugün tehdit eden, ayar veren bir konuma gelmiş olması, “aslının ifşası” olarak değerlendirilmeli… Yarın herkes onlar hakkında bildiklerini açıklarlarsa durum nereye varacak? *** FETÖ ile bağı olduğu, havuz medyasında tefrika haline gelmiş olan birinin, kendi yazdığı listeden seçtirdiği ve paye verdiği CHP yöneticilerine bugün, “FETÖ’cü” yaftasını vurması en hafif deyimle akıl tutulması değilse nedir? Bayram günlerinde yapılan farklı kutlamalar, Kılıçdaroğlu’nun partide ayrılık yarattığının göstergesidir… Derhal Kurultay çağrısı yaparak, nedeni olduğu bölünmüşlüğe son vermelidir… *** 4 kez parti tabanı tarafından seçilen Özgür Özel yönetimi, meydanda toplanan, değişim isteyen gönüllü kitle tarafından kucaklanarak, büyük destek almıştır… Özelikle Anıtkabir’deki müthiş kalabalık, CHP’nin bugünkü liderinin Özgür Özel olduğunu teyit etmiştir… Kemal Kılıçdaroğlu’na bağlı olanlar ve dış destekle toplananların CHP’yi iktidara taşıyamayacağı ortadadır… İktidar olma niyeti olan, CHP’nin önünü açar! *** Türkiye’de uzun yıllardır iktidar ve muhalefet arasındaki güç mücadelesi devam etmektedir. İktidar koltuğu bırakmamak için Muhalefetin bölünmüş görünmesini istemektedir… Yaşatılan bu görüntü, iktidarın elini güçlendiren hak edilmemiş bir durumdur... Kılıçdaroğlu böyle bir görüntüyü vermekle, Ülkemizin umudu olan CHP’nin önünü AKP adına kesmektedir… Çünkü sürekli iç tartışmaların yaşandığı bir parti topluma güven veremez… Oynadığı figüran rolü, en azından sorumlu olduğu ailesine de çok zarar verecektir… *** Kılıçdaroğlu’nun başkanlık iddiası, ülke için risk yaratacak, demokratik denetim mekanizmalarının zayıflatacaktır… AKP’nin oyunu belli! Demokrasinin temel şartı olan güçlü muhalefeti yok etmektir. CHP’nin iktidar yükselişini engellemektir… Bu sonuç, muhalefetin etkisizleşmesine, siyasi kutuplaşmanın artmasına, farklı görüşlerin temsil edilme imkânının yok edilmesine ve toplumsal gerilimin derinleşmesine neden olacaktır… *** Her ne kadar Kılıçdaroğlu, AKP ‘nin oyununu içtenlikle oynasa da “Demokrasi; siyasi partiler, sivil toplum, basın, hukuk sistemi ve vatandaşların katılımıyla ayakta duran bir bütündür… Bu nedenle Türkiye’nin demokrasiye ulaşma umudu yalnızca CHP’nin başı çektiği Türkiye İttifakıdır… Tarih boyunca pek çok ülke siyasi krizler yaşamıştır… Bu ülkeler CHP gibi “Devrimci partilerin” önderliğinde demokratik kurumlarını güçlendirerek bu süreçleri aşmışlardır…
Go to News Site