soL Haber
Haber Merkezi İBB davasında "gizli tanık" ve "etkin pişmanlık" ifadeleri geri çekilmeye devam ediyor. Duruşmanın 42. gününde daha önce ifadesini çektiğini açıklayan tutuklu sanık Vedat Şahin, eşinin tutuklanacağı tehdidiyle yönlendirildiğini belirttiğini açıkladı. Daha önce de ifadelerini çeken diğer sanıklar ve dosyadan buharlaşan "gizli tanıklar" dosyanın kritik dayanaklarındandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında kritik birçok isim ifadelerini geri çekip önemli birçok iddiayı boşa düşürmeye devam ediyor. İBB’ye yönelik dava, Kurban Bayramı nedeniyle verilen 10 günlük aranın ardından dün 42. celsesiyle devam etti. Duruşmada daha önce etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve duruşmaların 14. gününde ifadesini geri çeken tutuklu sanık Vedat Şahin savunma yaptı. 'Eşimin tutuklanacağı yönünde tehdit edildim' Duruşmaların 14. gününde ifadesini geri çeken tutuklu sanık, Vesa Events şirketinin sahibi Vedat Şahin, dünkü savunmasında iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve sürecin başından bu yana kendisine ve ailesine yönelik ağır bir baskı hissettiğini söyledi. Mahkemedeki savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için verdiği ilk ifadelerin kendi gözlemlerine değil, yönlendirmelere dayandığını savunan Şahin, "Bunlar duyumdu. O dönem televizyonlarda ve basında yer alan haberlerden etkilenerek yazdım. Artık kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum" dedi. Şahin, kendisini ziyaret eden bazı kişilerin “Bunları söylemezsen dışarı çıkamazsın” dediğini öne sürerek, bazı avukatların eşinin de tutuklanabileceğini söylediğini ifade etti. Savcılık ifadesinde yer alan bazı bölümlerin ise kendi beyanlarını yansıtmadığını savundu. Şahin, ticari faaliyetlerine ilişkin Kültür A.Ş.'den 2008 yılından bu yana yalnızca üç alt ihale aldığını ve bu işlerden pandemi nedeniyle zarar ettiğini, tüm işlemlerinin resmi kayıtlar altında ve teminat mektubu sunularak gerçekleştiğini, sadece CHP’li değil, AKP yönetimindeki belediyelerle de ticari ilişkileri olduğunu vurguladı. İddianamede "örgüt yöneticisi" olarak gösterilen Murat Ongun ile ilişkisinin yalnızca "selamlaşma" düzeyinde olduğunu söyleyen Şahin, 14 aylık tutukluluğunun ardından tahliyesini talep etti. Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’la para alışverişi iddialarını da kesin bir dille reddetti. Savcının sorularını da yanıtlayan Şahin, tutuksuz sanıklardan Serdar Haydanlı ile “abi-kardeş ilişkisi” bulunduğunu ifade etti. Mahkeme Başkanı'nın, “Etkin pişmanlık ifadeleriniz konusunda sizi kim yönlendirdi?” sorusuna yanıt veren Şahin, bazı avukatların ve İsmail Mirsad Albayrak’ın adını vererek, suçlamaların ağırlığı karşısında sağlıklı değerlendirme yapamadığını ve yönlendirmeler sonucunda ifade verdiğini söyledi. Avukat Arık: Dosyada suç kanıtlanmıyor Şahin’in avukatı Muhittin Arık da savunmasında, müvekkilinin 2022 yılına kadar Kültür A.Ş. ile herhangi bir çalışma yürütmediğini belirtti. Dosyadaki MASAK raporunda yalnızca Şahin’in mal varlığına ilişkin bilgilerin yer aldığını ifade eden Arık, müvekkilinin evini suçlama konusu edilen tarihlerden yıllar önce satın aldığını ve tüm mali kayıtlarının faturalı olduğunu söyledi. Arık, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle ortada işlenmiş ve tamamlanmış bir suçun bulunması gerektiğini belirterek, dosyada bunun ispatlanamadığını savundu. Çağlayan Adliyesi’nde avukatların belirli katlara girişinin engellenmesini de eleştiren Arık, bunun sanıklar ve savunma makamı üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu dile getirdi. Arık, “Müvekkilim eşiyle tehdit edildi. Ben buna şahidim. Murat Kapki de eşiyle tehdit edildiğini söylemişti” ifadelerini kullandı. Dosyada “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin işletilmediğini savunan Arık, iddianamenin büyük ölçüde tanık beyanlarına dayandırıldığını öne sürdü. Müvekkilinin yaklaşık 15 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Arık, isnat edilen eylemlere ilişkin somut delil bulunması halinde dahi bu sürenin fazlasıyla yeterli olduğunu belirterek tahliye talebini yineledi. Üst üste gelen geri çekilmeler: Kapki ve Güven Şahin'in ifadelerini geri çekmesi, İBB davasında yaşanan ilk "itirafçı krizi" değil. Mart ayında, etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Murat Kapki de savcıların tahliye vaadiyle kendisine kurgu ifadeler imzalattığını iddia ederek geri adım atmıştı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kapki’nin durumuyla ilgili, "Baskı gördüm. 'Bir gün bile burada yatmazsın' demelerine aldandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım" dediğini kamuoyuyla paylaşmıştı. Nisan ayında ise tutuklu Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven itirafçılıktan vazgeçmişti. Güven'in avukatı Ruşen Gültekin, müvekkilinin "etkin pişmanlığın ne olduğunu dahi bilmediğini" ve kendisine gerçeğe aykırı metinler yazdırıldığını ileri sürmüştü. Gizli tanık bilmecesi: 'Meşe' ve 'İlke' Davanın en tartışmalı başlıklarından birini ise gizli tanıklar oluşturuyor. Soruşturma aşamasında Ekrem İmamoğlu cephesini hedef alan ve tutuklamalara gerekçe gösterilen "Meşe" kod adlı gizli tanık, iddianame aşamasında dosyadan çıkarılmıştı. CHP lideri Özel, bu durumu "Meşe'nin ifadeleri sorularak tutuklama yapıldı, ancak sonra 'delirmiş, çözülmüş' denilerek dosyadan gizlendi" sözleriyle eleştirmişti. Sürecin devamında Meşe'nin ifadeleriyle neredeyse birebir aynı iddiaları dile getiren "İlke" kod adlı yeni bir gizli tanık dosyaya dahil edilmiş, ancak kısa süre sonra İlke'nin de tanıklıktan çekildiği ortaya çıkmıştı. Sanıkların ve tanıkların peş peşe "yönlendirme" iddialarıyla ifadelerini geri çekmesi, İBB davasının hukuki zeminine dair soru işaretlerini derinleştirmeye devam ediyor.
Go to News Site