Diyarbakır Güncel Gazetesi
Nasıranlı, açıklamasında bu yaklaşımın, yıllardır Kürtleri ve özellikle Kürt kadınlarını ötekileştiren, yaşadıkları sorunları görünmez kılan ve maruz kaldıkları hak ihlallerini sıradanlaştıran egemen, jakoben ve inkârcı anlayışın bir yansıması olduğunu vurguladı. Açıklamada, Kürt kadınlarının başta sağlık hizmetleri olmak üzere birçok alanda dil kaynaklı ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Anadilde sağlık hizmetlerine erişimin yeterince sağlanamamasının, doğru teşhisin gecikmesine, tedavi süreçlerinde aksamalara ve sağlık hakkının etkin şekilde kullanılmasının engellenmesine neden olduğu belirtildi. Bu durumun yalnızca bir iletişim sorunu değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı ve eşit yurttaşlık meselesi olduğu kaydedildi. Dil bariyerinin mizah konusu yapılması yerine, bu sorunun neden hâlâ çözülemediğinin sorgulanması gerektiği ifade edilen açıklamada, sağlık hizmetlerinde yaşanan dil engelinin yanlış tanılara, tedaviye uyumsuzluğa ve sağlık hakkının ihlaline yol açabilecek ciddi sonuçlar doğurduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, eski Başbakan ve AK Parti’nin önemli siyasi figürlerinden Binali Yıldırım’ın söz konusu ifadeler karşısında kahkahalarla gülmesinin de eleştirildiği görüldü. Toplumun bir kesimini inciten, ayrımcılığı besleyen ve hak ihlallerini görünmez kılan söylemler karşısında siyaset kurumundan beklenenin, bu dili normalleştirmek değil; toplumsal duyarlılığı ve eşit yurttaşlık anlayışını güçlendirmek olduğu ifade edildi. “Ayrımcı bir söylemin yalnızca dile getirilmesi değil, kamuoyu önünde alkışlanması ya da kahkahalarla karşılanması da aynı anlayışın yeniden üretilmesine hizmet etmektedir” denilen açıklamada, toplumsal barışın ve demokratik bir geleceğin; farklı kimlikleri aşağılayan, ötekileştiren ve küçümseyen söylemlerden değil, insan onuruna, eşitliğe ve temel haklara saygıdan geçtiği vurgulandı. Kürt kadınlarının ve Kürt halkının yaşadığı sorunların mizah malzemesi yapılmaması gerektiğinin altı çizilen açıklama, “Sorunları alaya alan değil, çözümü için sorumluluk alan bir yaklaşımın hâkim olması gerektiğini bir kez daha vurguluyor; ayrımcı ve incitici söylemleri kabul etmediğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz” ifadeleriyle son buldu.
Go to News Site