“Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Kayapınar’da Ücretsiz Sağlık Seferberliği”

“Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Kayapınar’da Ücretsiz Sağlık Seferberliği”

Diyarbakır’da Kayapınar Belediyesi tarafından yürütülen koruyucu sağlık çalışmaları kapsamında dikkat çeken bir uygulamaya daha imza atıldı. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Glutensiz Yaşam Merkezi’nde vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlık taraması gerçekleştirildi. Ücretsiz ölçümler ve birebir bilgilendirme Belediyenin Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri, merkez içerisinde bulunan Glutensiz Fırın’a gelen yurttaşlara ücretsiz olarak kan şekeri ve tansiyon ölçümü yaparken, boy ve kilo kontrolleri de titizlikle gerçekleştirildi. Yapılan taramalarla vatandaşların genel sağlık durumları yerinde analiz edildi. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin erken teşhis imkanına kavuşması açısından önemli bir çalışma olarak değerlendirilen uygulama, yoğun ilgi gördü. Diyetisyenlerden hayati uyarılar Görevli diyetisyenler tarafından vatandaşlara başta diyabet, obezite ve çölyak hastalığı olmak üzere beslenmeye bağlı sağlık sorunları hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemi vurgulanırken, dengeli ve bilinçli beslenmenin hastalıkların önlenmesindeki rolüne dikkat çekildi. Koruyucu sağlık hizmetleri sürüyor Kayapınar Belediyesi yetkilileri, toplum sağlığını korumaya yönelik bu tür çalışmaların artarak devam edeceğini belirterek, özellikle erken teşhisin birçok hastalığın önüne geçilmesinde hayati rol oynadığını ifade etti. Vatandaşlar ise sunulan ücretsiz hizmetten memnuniyet duyduklarını dile getirerek, bu tür uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

“Bu Toprakların Mayası Geleceğe Taşınıyor”

“Bu Toprakların Mayası Geleceğe Taşınıyor”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadim bir geleneği geleceğe taşımak için önemli bir adım attı. Kentin kültürel mirası arasında yer alan yüzyıllık ekşi maya geleneğinin yaşatılması ve yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen atölye, yoğun katılımla gerçekleşti. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gastronomi ve Markalaşma Birimi ile Diyarbakır Rotary Kulübü iş birliğinde düzenlenen etkinlik, hem akademik hem de toplumsal yönüyle dikkat çekti. Buğdayın izinde tarihsel yolculuk Atölyede söz alan Dicle Üniversitesi Aşçılık Bölümü Öğretim Üyesi Cüneyt Ateş, buğdayın insanlık tarihindeki yerini yemek sosyolojisi perspektifiyle ele aldı. Ateş, buğdayın bu coğrafyada yalnızca bir besin değil; aynı zamanda inanç, emek ve yaşamın temel sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Ekşi maya: Doğal ve sağlıklı üretimin anahtarı Aynı bölümün öğrencisi Zümrüt Bıçkın ise ekşi mayanın hazırlanış sürecine dair uygulamalı bilgiler paylaştı. Ekşi mayanın uzun yıllar korunabileceğini ve çoğaltılabileceğini belirten Bıçkın, bu doğal mayanın diğer mayalara göre daha besleyici olduğunu ve sindirimi kolaylaştırdığını ifade etti. Fonksiyonel Beslenme Uzmanı Funda Akıncı da ekşi mayayla üretilen ekmeklerin mide ve bağırsak sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. “Kültürel miras için güçlü bir adım” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Zeynep Yaş, düzenlenen atölyenin Diyarbakır’ın gastronomi ve kültürel mirası açısından önemli bir eşik olduğunu belirtti. Belediyenin gastronomi alanında kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Yaş, bu tür etkinliklerin kentin tüm dinamiklerini bir araya getirdiğini söyledi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde kurulan İnovasyon Odası’nın da bu sürece katkı sunduğunu vurgulayan Yaş, düzenlenen atölye ve kursların hem üretimi hem de farkındalığı artırdığını dile getirdi. “Yaşam buğdayın bereketi üzerine kuruldu” Buğdayın kültürle olan derin bağını hatırlatan Yaş, yerleşik hayatın ilk izlerinin görüldüğü Çayönü yerleşimine dikkat çekti. Bu coğrafyada buğdayın ilk kez işlenip tüketildiğini belirten Yaş, yaşamın bereketinin buğday üzerinden şekillendiğini ifade etti. Endüstrileşmenin geleneksel üretim biçimlerini zayıflattığını söyleyen Yaş, bu tür atölyelerin geçmişle bağ kurma açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. İmece kültürünün yeniden canlandırılması gerektiğini vurgulayan Yaş, bölgede bulunan el değirmeni kalıntılarının da bu köklü geçmişin somut göstergesi olduğunu kaydetti. Katılımcılara ekşi maya dağıtıldı Programın sonunda atölyeye katılan yurttaşlara ekşi maya dağıtılırken, geleneksel yöntemlerle hazırlanan ekşi mayalı ekmekler ikram edildi. Diyarbakır’da atılan bu adım, sadece bir üretim pratiğini değil; aynı zamanda yüzyıllardır süregelen bir yaşam kültürünü yeniden canlandırma çabası olarak değerlendiriliyor.

“Bir Dil, Bir Kimliktir: Sur’da Anadile Sahip Çıkma Çağrısı”

“Bir Dil, Bir Kimliktir: Sur’da Anadile Sahip Çıkma Çağrısı”

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, 21 Şubat Dünya Anadil Günü kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza atıldı. Sur Belediyesi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen programda, anadillerin kamusal alandaki görünürlüğünü artırmak ve günlük yaşamda kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla esnaf ziyaretleri yapıldı. ESNAFA KÜRTÇE MATERYAL DESTEĞİ Melikahmet Mahallesi’nde gerçekleştirilen ziyaret programına Sur Belediyesi Eşbaşkanları Fatma Gulan Önkol ve Adnan Örhan’ın yanı sıra, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak ve meclis üyeleri katıldı. Urfa Kapı önünde bir araya gelen heyet, Sur Belediyesi Gençlik Merkezi erbane grubunun ritimleri eşliğinde Melik Ahmet Caddesi boyunca yürüyüş gerçekleştirdi. “Zimanê me Rumeta me ye” sloganlarının yankılandığı etkinlikte, hem kültürel farkındalık oluşturuldu hem de vatandaşlarla doğrudan temas kuruldu. “ANADİLLER YAŞATILMALI” MESAJI Gerçekleştirilen ziyaretlerde esnafla birebir görüşmeler yapılırken, hazırlanan Kürtçe broşürler ve çok dilli tabelalar dağıtıldı. Yetkililer, Diyarbakır’ın çok dilli ve çok kültürlü yapısına dikkat çekerek, anadillerin korunmasının yalnızca kültürel bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın yaşatılması açısından da hayati önemde olduğunu vurguladı. HALKLA İÇ İÇE MESAJ: KÜLTÜREL MİRAS SAHİPSİZ DEĞİL Sahada gözlemlenen yoğun ilgi, vatandaşların anadile yönelik çalışmalara duyarlılığını bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik boyunca verilen mesaj ise netti: Bu topraklarda konuşulan her dil, bu coğrafyanın ortak değeridir ve yaşatılması bir tercih değil, sorumluluktur.