İzmir Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  İzmir hava durumu nasıl?

İzmir Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe İzmir hava durumu nasıl?

İzmir, 19 Şubat 2026 Perşembe günü güneşli ve açık bir hava ile karşılanıyor. Sabah sıcaklık 8 derece, gündüz ise 16 dereceye kadar yükselebilir. Rüzgar güneydoğudan esecek. Önümüzdeki günler de benzer sıcaklıklarla ilerleyecek. Açık hava etkinlikleri, deniz kenarında vakit geçirme fırsatları ve doğa yürüyüşleri yapmak için harika bir zaman. Sağlıklı bir yaşam için güneşten yararlanıp bol su içmeyi unutmayın.

Balıkesir Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  Balıkesir hava durumu nasıl?

Balıkesir Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe Balıkesir hava durumu nasıl?

Balıkesir'de hava durumu, 19 Şubat 2026 itibarıyla genellikle açık ve güneşli olacak. Gün içinde hava sıcaklığı 15 dereceye yükselecek. Ancak, ilerleyen günlerde hava koşullarında değişimler yaşanacak. 20 Şubat'ta sıcaklık 17 dereceye, 21 Şubat'ta 11 dereceye düşecek. Yağmurlu ve serin günler için yağmurluk ve sıcak tutan giysilerle hazırlıklı olmak önem taşıyor. Balıkesir'de hava durumu, konforlu bir gün geçirmek için dikkate alınmalı.

Bursa Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  Bursa hava durumu nasıl?

Bursa Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe Bursa hava durumu nasıl?

Bugün Bursa'da hava durumu genellikle açık ve güneşli, gündüz sıcaklığı 10 dereceye kadar çıkacak. Akşam saatlerinde ise sıcaklık 1-2 derece aralığında seyredecek. Rüzgar hafif esiyor. 20 Şubat Cuma günü hava bulutlu olacak, gündüz sıcaklıklar 15 dereceye yükselebilir. 21 Şubat'ta da bulutlu hava devam edecek. Hafta sonu için karla karışık yağmur bekleniyor. Planlarınıza dikkat edin, hava koşullarını göz önünde bulundurun.

Ankara Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  Ankara hava durumu nasıl?

Ankara Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe Ankara hava durumu nasıl?

19 Şubat 2026 Perşembe günü Ankara'da hava soğuk ve bulutlu olacak. Gündüz sıcaklık 6 derece, gece ise 2 dereceye düşecek. Rüzgar güneybatıdan 9 km/s hızla esecek. Bu sıcaklıkta buzlanma ve don riskine karşı dikkatli olunması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde havanın ısınması bekleniyor. 20 Şubat'ta gündüz sıcaklık 11 dereceye ulaşacak. Planlar yapılırken hava durumuna dikkat edilmesi önem taşıyor.

Antalya Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  Antalya hava durumu nasıl?

Antalya Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe Antalya hava durumu nasıl?

Antalya'da 19 Şubat 2026 Perşembe günü hava durumu güneşli geçiyor. Gündüz sıcaklık 18 dereceyken gece 9 dereceye düşmesi bekleniyor. Önümüzdeki günlerde, hava kısmen güneşli ve yağmurlu olacak. Sıcaklıklar 6 ile 16 derece arasında değişecek. Değişken hava koşullarına karşı plan yapılırken hava tahminleri göz önünde bulundurulmalı. Yağmur günlerinde şemsiye ve uygun giyinmek sağlık için önemlidir.

Adana Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  Adana hava durumu nasıl?

Adana Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe Adana hava durumu nasıl?

Adana'da 19 Şubat 2026 günü hava durumu genel olarak sıcak ve bulutlu geçecek. Gündüz sıcaklık 15-16 derece, akşam ise 10-11 derece olacak. Rüzgar kuzeydoğudan saatte 16 km hızla esecek. 20 Şubat Cuma günü sıcaklık sabah 10 derece, gündüz ise 19 derece seviyesine yükselecek. 21 ve 22 Şubat'ta ise hava sıcaklığı 12-16 derece arasında seyredecek. Nem oranları yüksek kalacak.

Aydın Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe  Aydın hava durumu nasıl?

Aydın Hava Durumu! 19 Şubat Perşembe Aydın hava durumu nasıl?

Aydın'da 19 Şubat 2026 Perşembe günü hava ılıman ve güneşli geçecek. Gündüz sıcaklık 13 dereceyi bulacak. Akşam saatlerinde sıcaklığın 10 dereceye düşmesi bekleniyor. Hava durumu raporlarına göre, 20 Şubat Cuma günü sıcaklık 18 dereceye çıkacak ve 21 Şubat Cumartesi şiddetli sağanaklar görülecek. Açık hava etkinlikleri planlayanların bu değişikliklere dikkat etmesi önem taşıyor.

Ateşi taşımak

Ateşi taşımak

Motorumla şehirlerarası bir yolculukta ilerlerken, hiç ağacın olmadığı, sadece kamyonların harıl harıl çalıştığı, gökyüzü dahil her şeyin griye bulandığı bir yerde mola verdim. Mola verdiğim yerde bir çeşme vardı, ama o çeşmeden su içmeyip sadece elimi yüzümü yıkadım. Manzaraya bakarken aklıma Cormac McCarthy’nin ‘Yol’ romanı geldi. Romanda sık sık şöyle bir ifade geçiyordu: “Gökyüzüne baktı. Sanki orada görülecek bir şey varmış gibi.” Ya da başka bir yerde: “Alışkanlıkla gökyüzüne baktı ama görecek bir şey yoktu.” ‘Yol’ romanı ne çok filme, bilgisayar oyununa, benzeri romanlara esin kaynağı olmuştur kim bilir. Peki ama Yol romanı neden bunca esin veriyordu bu çağda? Belki de romanın anlattığı gibi distopik bir geleceğe doğru yol alıyorduk. Çünkü romanda haz ekonomisi çökmüştü. Bir zamanlar tüketim toplumunun sembolü olan marketlerdeki alışveriş arabası, hayatta kalma mücadelesi veren baba ile oğulun eşyalarını taşıdıkları bir araca dönüşmüştü. Arzunun çekildiğini renksizlikten, karanlığın artık derinleşmiş bir yokluk hissine dönüşmesinden anlıyorduk. Ama arzu tam olarak sönmemişti de… Romandaki baba sürekli şöyle diyordu: “Ateşi taşıyoruz.” Ateş, uygarlık, umut, arzu anlamına geliyordu sanki. Arzu fazlalığından arzu yitimine doğru ilerleyen bu çağda, bu tür romanlar ya da filmler de epey artmıştı. Bir yandan modern tüketim kültürünün bir sonucu olarak ortaya çıkan arzu fazlalılığı, bir yandan da bu fazlalığın bir sonucu olarak arzu yitimi. Sosyal medyanın, reklamcılığın insanlara dayattığı şey her anlamda “Zevk al” ve “Daha fazlasını iste” olarak karşımıza çıkar. Ama bu kışkırtma, arzuyu değil tatminsizliği büyüttüğü için kaygıya, dikkat dağınıklığına, tatminsizliğe, boşluk duygusuna, derinleşememeye yol açar. Sürekli isteyen ama hiçbir şeyi gerçekten arzulayamayan bir özne tipi ortaya çıkıyor. Sonra da depresyon, anhedoni, gelecek tahayyülü kaybı ve acı verici bir yalnızlıkla bireyler karşı karşıya kalır. Arzu yitimi, bastırmaktan değil anlamsızlıktan doğar. Şimdi arzunun bu iki yüzünü birlikte yaşıyoruz sanki. Bir yandan da yasaklara geri dönüş. YASAKLAR Birbiri ardına konserlerin yasaklanması, sürekli operasyonlar düzenlenmesi, akla 1920-1933 yılları arasındaki ABD’deki alkol yasağı zamanlarını hatırlatıyor. O dönemde devlet görünürde ahlaklı bir toplum yaratmak istediğini söylüyordu. Ama hazzı disipline etmenin her zaman başka bir sonucu vardır: Enerjiyi başka kanallara yönlendirmek. Çalışmaya, üretime, düzenli hayata… Haz bastırıldığında yok olmaz; yer değiştirir. O yıllara dair öyle çok film yapıldı, romanlar yazıldı ki… Sadece o eserlere bakarak bile şu görülebilir: İktidar kısa vadede kendi seçmenini konsolide etti, “ulusal temizlik” sloganı üzerinden bir birlik duygusu yarattı ama uzun vadede devletin denetim kapasitesi zayıfladı, yolsuzluk arttı, suç örgütleri çoğaldı ve kamuoyunun iktidara desteği gittikçe azaldı. Yasaklar arzuyu ortadan kaldırmamış, onu yeraltına itmişti. Eskiden sıradan olan bir haz, yasakla birlikte gizli ve yoğun bir haz nesnesine dönüşmüştü. Çünkü psikodinamik açıdan biliyoruz ki, yasak arzuyu yok etmez, en fazla yönünü değiştirir. Aşırı ahlakçılık çoğu zaman yoğun arzunun göstergesidir. ABD’deki yasaklar arzuyu yok etmemiş, daha örgütlü ve daha dramatik biçimde arzu ile iktidar arasındaki gerilimi arttırmıştı. ‘Yol’ romanında baba ile oğul rüyalardan ve hikâyelerden bahsederken baba oğluna umutlu bir şey söylemek için şöyle der: “Yani, ben derim ki hâlâ buradayız. Pek çok kötü şey oldu ama biz hâlâ buradayız.” Belki de mesele budur. Arzu ya bastırılır ya metalaştırılır. Ama sönmediği sürece bir yerlerde köz olarak kalır. Mesele ateşi taşıyıp taşımadığımız değil; neyin ateş olduğunu hâlâ hatırlayıp hatırlamadığımızdır.

Ateşi taşımak

Ateşi taşımak

Motorumla şehirlerarası bir yolculukta ilerlerken, hiç ağacın olmadığı, sadece kamyonların harıl harıl çalıştığı, gökyüzü dahil her şeyin griye bulandığı bir yerde mola verdim. Mola verdiğim yerde bir çeşme vardı, ama o çeşmeden su içmeyip sadece elimi yüzümü yıkadım. Manzaraya bakarken aklıma Cormac McCarthy’nin ‘Yol’ romanı geldi. Romanda sık sık şöyle bir ifade geçiyordu: “Gökyüzüne baktı. Sanki orada görülecek bir şey varmış gibi.” Ya da başka bir yerde: “Alışkanlıkla gökyüzüne baktı ama görecek bir şey yoktu.” ‘Yol’ romanı ne çok filme, bilgisayar oyununa, benzeri romanlara esin kaynağı olmuştur kim bilir. Peki ama Yol romanı neden bunca esin veriyordu bu çağda? Belki de romanın anlattığı gibi distopik bir geleceğe doğru yol alıyorduk. Çünkü romanda haz ekonomisi çökmüştü. Bir zamanlar tüketim toplumunun sembolü olan marketlerdeki alışveriş arabası, hayatta kalma mücadelesi veren baba ile oğulun eşyalarını taşıdıkları bir araca dönüşmüştü. Arzunun çekildiğini renksizlikten, karanlığın artık derinleşmiş bir yokluk hissine dönüşmesinden anlıyorduk. Ama arzu tam olarak sönmemişti de… Romandaki baba sürekli şöyle diyordu: “Ateşi taşıyoruz.” Ateş, uygarlık, umut, arzu anlamına geliyordu sanki. Arzu fazlalığından arzu yitimine doğru ilerleyen bu çağda, bu tür romanlar ya da filmler de epey artmıştı. Bir yandan modern tüketim kültürünün bir sonucu olarak ortaya çıkan arzu fazlalılığı, bir yandan da bu fazlalığın bir sonucu olarak arzu yitimi. Sosyal medyanın, reklamcılığın insanlara dayattığı şey her anlamda “Zevk al” ve “Daha fazlasını iste” olarak karşımıza çıkar. Ama bu kışkırtma, arzuyu değil tatminsizliği büyüttüğü için kaygıya, dikkat dağınıklığına, tatminsizliğe, boşluk duygusuna, derinleşememeye yol açar. Sürekli isteyen ama hiçbir şeyi gerçekten arzulayamayan bir özne tipi ortaya çıkıyor. Sonra da depresyon, anhedoni, gelecek tahayyülü kaybı ve acı verici bir yalnızlıkla bireyler karşı karşıya kalır. Arzu yitimi, bastırmaktan değil anlamsızlıktan doğar. Şimdi arzunun bu iki yüzünü birlikte yaşıyoruz sanki. Bir yandan da yasaklara geri dönüş. YASAKLAR Birbiri ardına konserlerin yasaklanması, sürekli operasyonlar düzenlenmesi, akla 1920-1933 yılları arasındaki ABD’deki alkol yasağı zamanlarını hatırlatıyor. O dönemde devlet görünürde ahlaklı bir toplum yaratmak istediğini söylüyordu. Ama hazzı disipline etmenin her zaman başka bir sonucu vardır: Enerjiyi başka kanallara yönlendirmek. Çalışmaya, üretime, düzenli hayata… Haz bastırıldığında yok olmaz; yer değiştirir. O yıllara dair öyle çok film yapıldı, romanlar yazıldı ki… Sadece o eserlere bakarak bile şu görülebilir: İktidar kısa vadede kendi seçmenini konsolide etti, “ulusal temizlik” sloganı üzerinden bir birlik duygusu yarattı ama uzun vadede devletin denetim kapasitesi zayıfladı, yolsuzluk arttı, suç örgütleri çoğaldı ve kamuoyunun iktidara desteği gittikçe azaldı. Yasaklar arzuyu ortadan kaldırmamış, onu yeraltına itmişti. Eskiden sıradan olan bir haz, yasakla birlikte gizli ve yoğun bir haz nesnesine dönüşmüştü. Çünkü psikodinamik açıdan biliyoruz ki, yasak arzuyu yok etmez, en fazla yönünü değiştirir. Aşırı ahlakçılık çoğu zaman yoğun arzunun göstergesidir. ABD’deki yasaklar arzuyu yok etmemiş, daha örgütlü ve daha dramatik biçimde arzu ile iktidar arasındaki gerilimi arttırmıştı. ‘Yol’ romanında baba ile oğul rüyalardan ve hikâyelerden bahsederken baba oğluna umutlu bir şey söylemek için şöyle der: “Yani, ben derim ki hâlâ buradayız. Pek çok kötü şey oldu ama biz hâlâ buradayız.” Belki de mesele budur. Arzu ya bastırılır ya metalaştırılır. Ama sönmediği sürece bir yerlerde köz olarak kalır. Mesele ateşi taşıyıp taşımadığımız değil; neyin ateş olduğunu hâlâ hatırlayıp hatırlamadığımızdır.

Meteoroloji'den sağanak ve kuvvetli rüzgar uyarısı

Meteoroloji'den sağanak ve kuvvetli rüzgar uyarısı

Meteoroloji, 19 Şubat hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Düzce, Sinop, Zonguldak, Rize, Samsun, Trabzon, Hatay, Osmaniye, Maraş, Diyarbakır, Antep, Siirt ve Urfa'da sağanak, Ankara, Bolu, Erzurum, Kars, Malatya ve Van'da ise karla karışık yağmur ve kar yağışı bekleniyor. Rüzgarın kuzey yönlerden, Batı Karadeniz kıyıları ile Batı Akdeniz'de fırtına şeklinde esmesi beklenirken hava sıcaklıklarının, batı kesimlerde 3 ila 5 derece artacağı, iç ve doğu bölgelerde 2 ila 4 derece azalacağı tahmin ediliyor.