Yazarın Odası: Müge Murat | Meltem Dağcı

Yazarın Odası: Müge Murat | Meltem Dağcı

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık. Yazar Müge Murat’ı, arkadaşı İlkben Kalyoncu Erol ile konuştuk. 1)Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu? Salondaki masayı çalışma masası haline getirir ve orada yazar. Kitapları, masa lambası, duvar notları, renkli kalemleriyle çalışır. ... Read more The post Yazarın Odası: Müge Murat | Meltem Dağcı first appeared on Edebiyat Haber .

Buzdolabında Küçük Bir Değişiklik Yaparak Enerji Tasarrufu Sağlamak Mümkün!

Buzdolabında Küçük Bir Değişiklik Yaparak Enerji Tasarrufu Sağlamak Mümkün!

Kış aylarında doğalgaz ve elektrik faturalarının artması kaçınılmaz. Buzdolabı, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesine bir de kombi harcaması ekleniyor. Faturaların yüksek gelmesinin bir nedeni ise beyaz eşyaların gereğinden fazla çalışması. Bu aletlerde bazı değişiklikler yaparak enerji tasarrufu sağlamak ise mümkün.Gelin, buzdolabının enerjisinden nasıl tasarruf yapacağımızı öğrenelim.Kaynak

Form Dışı Sapmalar Rast Galeri’de açılıyor

Form Dışı Sapmalar Rast Galeri’de açılıyor

Beyoğlu Pera’daki Şimal Merdivenleri’nde yer alan Rast Galeri, 28 Şubat’ta kapılarını “Form Dışı Sapmalar” başlıklı yeni sergiye açıyor. Berka Beste Kopuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin farklı üretim pratiklerini ortak bir düşünsel zeminde bir araya getiren serginin kavramsal metnini ise Ebru Nalan Sülün kaleme aldı. "Form Dışı Sapmalar”, mekânı edilgen bir sergileme alanı olmaktan çıkararak, hafıza, beden ve zaman ekseninde yeniden düşünmeye davet eden bir karşılaşma alanı kuruyor. 28 Şubat - 5 Nisan arasında görülebilecek sergi; içeri–dışarı, varlık, geçmiş ve iz kavramları üzerinden ilerlerken, izleyiciyi yalnızca eserlerle değil, mekânın kendisiyle de düşünsel bir ilişkiye çağırıyor. MEKÂNIN EDİLGENLİĞİNE KARŞI Sergide mekân; olgusal özelliklerinden sıyrılarak adeta yazılı bir bellek gibi ele alınıyor. Tekrarlar, gölgeler, boşluklar, kapılar, pencereler ve aralıklar; yalnızca mimari unsurlar değil, anlamın taşıyıcıları hâline geliyor. Bu yaklaşım, Martin Heidegger’in 1951 tarihli “Building, Dwelling, Thinking” (“Bauen, Wohnen, Denken”) metnini hatırlatırken, özellikle “dwelling” (mesken tutmak) kavramı üzerinden insan ile mekân arasındaki simbiyotik bağa işaret ediyor. Serginin düşünsel arka planında yer alan “simbiyoz” kavramı, biyolojik kökeninden uzaklaşarak mekânla kurulan ilişkiye odaklanıyor. Farklılıkların uzun süreçlerde birlikte var olma hâlini tanımlayan bu kavram; ortak yaşam, karşılıklı dönüşüm ve iz bırakma fikrini öne çıkarıyor. Kopuz, Yalçın ve Logie’nin bireysel pratikleri arasındaki eşzamanlılık, sergide kolektif bir üretim modelinden ziyade, uzun yıllara yayılan karşılıklı farkındalık ve paralel duyarlılıkların doğal kesişimi olarak beliriyor. Bu bağlamda sergide “hafıza”nın temsiliyetini “gölge” metaforu üstleniyor. Gölgeler; ne bütünüyle mekâna ne de hafızaya teslim olurken, her iki alanın da devamlılığını ve kırılganlığını aynı anda taşıyor. Kapılar, pencereler ve mimarinin diğer eşik unsurları ise geçmiş ile şimdi arasında müzakere alanları açarak çalışmalarda anlatısal bir katman oluşturuyor. Serginin kavramsal metnini kaleme alan Ebru Nalan Sülün şunları ifade ediyor; "Günümüz sanat ortamında sıklıkla küratöryel bir çerçeve aracılığıyla kurulan bağlamsal ve üslupsal uyum, bu sergide sanatçıların kendi üretim pratikleri arasındaki karşılıklı farkındalıkları kendi çeperlerinde karşılıklı etkileşimlerle ifade ediyor. Burada söz konusu olan, kolektif bir üretim modeli değil; Berka Beste Topuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin uzun yıllara yayılan bireysel pratikleri arasındaki eşzamanlılık ve birbirlerini tanıma hâli. Sanatçıların yan yana gelişi, dışsal bir kurgunun sonucu olmaktan ziyade, üretim süreçleri boyunca gelişen ortak soruların ve paralel duyarlılıkların doğal bir kesişim noktası olarak beliriyor." “Form Dışı Sapmalar” bu yönüyle sıklıkla küratöryel bir çerçeveyle kurulan bağlamsal bütünlüğün, sanatçıların kendi üretim pratikleri arasındaki karşılıklı etkileşim ve düşünsel yakınlıklar üzerinden de mümkün olabileceğini gösteriyor. Sergi, mekânın hafızasını yeniden kurgulayan, izleyiciyi hem fiziksel hem zihinsel bir dolaşıma davet eden çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Sergi, 5 Nisan tarihine kadar ücretsiz olarak gezilebilir.

Oruçluyken Yüz Maskesi Yapılır mı? Yüz Maskesi ve Yüze Sürülen Kremler Orucu Bozar mı?

Oruçluyken Yüz Maskesi Yapılır mı? Yüz Maskesi ve Yüze Sürülen Kremler Orucu Bozar mı?

On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayında oruç tutmak önemli bir ibadettir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da orucu nelerin bozduğu ise merak ediliyor. Günümüzün en popüler sorularından biri de 'Yüz maskesi orucu bozar mı?' oluyor. Cilt sağlığına önem veren ve yüz maskesi uygulayan birçok kişi, bu durumun oruçlarını bozup bozmayacağını öğrenmek için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarına başvuruyor.Peki, yüz maskesi orucu bozar mı? Oruçlu bir kişi yüz maskesi uygulayabilir mi?İşte, detaylar

Ramazan'da Oruçluyken En Sık Sorulan Soruları Cevaplıyoruz: Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler Nelerdir?

Ramazan'da Oruçluyken En Sık Sorulan Soruları Cevaplıyoruz: Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler Nelerdir?

On bir ayın sultanı Ramazan ile birlikte, bu ay boyunca tutulması farz olan oruç ibadetine dair detaylar merak ediliyor. Ramazan ayı boyunca ibadetlerini tam ve en iyi şekilde yerine getirmek isteyen milyonlarca Müslüman, orucu bozan davranışları araştırıyor. Zira oruç sadece yemek ve su içmeden aç kalmak değil. Bu süreç, fiziksel ve ruhsal anlamda dikkat etmemiz gereken pek çok şey ile bir bütünü oluşturuyor. Peki, orucu bozan şeyler nelerdir? Kaza orucu tutmamız gereken durumlar nelerdir? Oruçluyken neler yapılmaz, neler yapılır? İşte, Diyanet açıklamaları ile orucu bozan şeyler:

Karşınızdaki Kişi Susmak Bilmediğinde Kullanabileceğiniz 14 Kibar ve Etkili Taktik

Karşınızdaki Kişi Susmak Bilmediğinde Kullanabileceğiniz 14 Kibar ve Etkili Taktik

Uzun bir toplantının ortasında ya da kahve sohbetinde bir noktada şunu fark edersiniz: Konuşma tek şeritli bir yola girmiştir ve direksiyon tek bir kişinin elindedir. Siz ise araya girmek için uygun bir boşluk ararsınız. Böyle anlarda kaba görünmeden, kimseyi kırmadan ve ortamın enerjisini düşürmeden sözü dengelemek incelik ister. İletişim, bazı durumlarda karşıya alan açmak, yön […]

Hatice Aydoğdu’dan hayat ve ölüm arasında benzersiz bir anlatı

Hatice Aydoğdu’dan hayat ve ölüm arasında benzersiz bir anlatı

Hatice Aydoğdu’nun Kar Suyu Gibi Akar Gideriz adlı kitabı Dipnot Yayınları tarafından yayımlandı. Tanıtım bülteninden: Hatice Aydoğdu, yeni kitabında hayat ile ölüm arasındaki o ince, kırılgan hatta odaklanıyor. Ölüm korkusunun gölgesinde anlamın nasıl çözündüğünü, zamanın gerçekten iyileştirip iyileştirmediğini ve insanın kendi varlığıyla kurduğu çetin ilişkiyi sorgulayan eser, okuru gündelik hayatın içindeki derin yarıklara davet ediyor. ... Read more The post Hatice Aydoğdu’dan hayat ve ölüm arasında benzersiz bir anlatı first appeared on Edebiyat Haber .

Diplomasinin İleri Karakolları, tüm sosyal bilimciler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı

Diplomasinin İleri Karakolları, tüm sosyal bilimciler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı

G.R. Berridge’in Büyükelçiliğin Tarihi;Diplomasinin İleri Karakolları adlı kitabı Yeditepe Yayınları tarafından Hayrettin Küpeli çevirisiyle yayımlandı. Tanıtım bülteninden: En eski çağlardan günümüze diplomatik misyonların sıra dışı tarihi gün yüzüne çıkıyor. Diplomasi tarihinin sahne arkasına açılan bu sürükleyici hikâyede devletler arasındaki görünmez bağların nasıl kurulduğu ve sürdürüldüğü inceleniyor. G. R. Berridge, büyükelçiliklerden konsolosluklara, askerî ataşeliklerden özel temsilciliklere ... Read more The post Diplomasinin İleri Karakolları, tüm sosyal bilimciler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı first appeared on Edebiyat Haber .

Günün Önerisi: Her Şeyin Şafağı

Günün Önerisi: Her Şeyin Şafağı

David Graeber ve David Wengrow’un Her Şeyin Şafağı adlı önemli çalışması Diplomat Kitabevi tarafından yayımlandı. Tanıtım bülteninden: Tarımın ve şehirlerin gelişiminden devletin, demokrasinin ve eşitsizliğin kökenlerine kadar sosyal evrim hakkındaki en temel varsayımlarımıza meydan okuyan ve insani özgürleşme için yeni olasılıklar ortaya koyan, insanlık tarihine dair yepyeni bir yaklaşım… Nesiller boyu uzak atalarımız ya özgür ... Read more The post Günün Önerisi: Her Şeyin Şafağı first appeared on Edebiyat Haber .

Ethem Baran fonda Ankara’nın akıp giden kent manzaralarıyla ve seksenli-doksanlı yılların kendine özgü atmosferiyle derinleşen hüzünlü bir hikâye anlatıyor

Ethem Baran fonda Ankara’nın akıp giden kent manzaralarıyla ve seksenli-doksanlı yılların kendine özgü atmosferiyle derinleşen hüzünlü bir hikâye anlatıyor

Ethem Baran’ın Kırkikindiler Bittiğinde adlı kitabı İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Tanıtım bülteninden: “Bu bir masal değildi. Çünkü masallar, gerçeklerle çoğu zaman örtüşmezdi. Bir masalın iç yüzüydü kaleme aldıkları. Sevdiği için delice kavgalar veren, dünyadan devşirebildiği bütün güzellikleri sevdiğine sunan birisi vardı bu masal olmayan masalda. Sırf sevdiği mutlu olsun diye onun doyumsuz heveslerine göz yuman; ... Read more The post Ethem Baran fonda Ankara’nın akıp giden kent manzaralarıyla ve seksenli-doksanlı yılların kendine özgü atmosferiyle derinleşen hüzünlü bir hikâye anlatıyor first appeared on Edebiyat Haber .