KIZILELMA’ya elektronik zırh

KIZILELMA’ya elektronik zırh

Testle ilgili ASELSAN’dan yapılan açıklamaya göre; ASELSAN FEWS-U Elektronik Harp Süiti göreve hazır hale getirilerek Bayraktar KIZILELMA’ya entegre edildi ve ilk uçuş testini başarıyla gerçekleştirdi. FEWS-U’nun, “360 derece kapsama”, “yüksek doğrulukta tehdit yönü tespiti”, “hızlı tehdit tespit ve teşhisi” yeteneklerine sahip olduğu belirtildi. FEWS-U Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemi, hava aracını hedef alan radar tehditlerini tespit ve teşhis eden, bu tehditlere karşı tedbirler uygulayan entegre bir sistem olarak görev yapıyor. ● ANKARA Milliyet Bayraktar TB3 Baltık’ta Eurofighter’la uçtu NATO Steadfast Dart-2026 Tatbikatı’na katılan Bayraktar T-B3, Baltık Denizi’nde Eurofighter savaş uçaklarıyla ortak tatbikat gerçekleştirdi. TCG ANADOLU gemisinden havalanan ve tatbikatta savaş uçakları ile uyumlu çalışan Bayraktar-TB3, Baltık Denizi’nde yaklaşık 8 saat süren uçuşta 1.700 km mesafe kat etti.

500 bin konutta kura heyecanı Gaziantep’te

500 bin konutta kura heyecanı Gaziantep’te

Törende yapılan kura çekimi ile Gaziantep’te tamamlanması hedeflenen 13 bin 890 konutun hak sahipleri belirlendi. Törende konuşan Bakan Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve sosyal konut projesi ile ilgili bilgiler paylaştı. Kurum, “6 Şubat sabahı her milletin kaldıramayacağı çetin bir sınav yaşadık. Ancak gecikmeye mahal vermeden, depremden sonraki 46. günde, ilk yuvaların temellerini burada attık. Antep’imizde 31 bin, deprem bölgemizin tamamında da 455 bin konutumuzu tamamladık” dedi. ‘Fiyat baskısı azalacak’ Kurum, 500 Bin Sosyal Konut projesine ilişkin ise,“Ev Sahibi Türkiye projemiz kapsamında şehrimize kazandıracağımız 13 bin 890 sosyal konutun kuralarını çekerek sizleri yeni yuvalarınıza bir adım daha yaklaştıracağız. Gaziantep merkezde 12 bin, Araban’da 80, İslahiye’de 330, Karkamış’ta 30, Nizip’te 750, Nurdağı’nda 200, Oğuzeli’nde 300, Yavuzeli’nde 200 yuvamızı Gaziantepli kardeşlerimize sunacağız. Allah’ın izniyle Mart 2027 tarihinde de konutlarımızı teslim edeceğiz. Ben inanıyorum ki; bu yuvalar tamamlandığında Antep’imizde konut arzı artacak, kira ve fiyat baskısı azalacak; mahalle kültürü daha da güçlenecek, esnafa canlılık, sanayiye ise istikrar gelecek” dedi.

Yasadışı bahiste erişim engeli

Yasadışı bahiste erişim engeli

EVRİN GÜVENDİK / ANKARA - Bolat, yapılan inceleme ve denetimler sonucunda ‘durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurma cezası, içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi’ gibi kararların verilebildiğini söyledi. Bolat, “Son 6 aylık süreçte, milyonlarca takipçiye ve yüksek erişime sahip olduğu tespit edilen, tüketicileri yasa dışı bahis ve kumara teşvik edici nitelikteki 70 yüksek takipçili sosyal medya hesabına erişim engeli tedbiri uygulanmıştır. Ayrıca muhataplar hakkında adli tahkikat süreçlerinin işletilebilmesi için ilgili kurumlar nezdinde gerekli başvurular yapılmaktadır” dedi.

Yerel Kalkınma Hamlesi başlıyor

Yerel Kalkınma Hamlesi başlıyor

Kacır, ayrıca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2026 yılı için başvuru dönemi yaklaşan ‘Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın detaylarına ilişkin bilgi verdi. Programın 81 ilde 324 yatırım konusu ile her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi avantajlarına işaret eden Kacır, “Başvuru tarihleri 2 Mart-15 Mayıs 2026. İl bazlı belirlenen, öncelikli yatırım alanlarını destekleyeceğiz. Katma değerli üretimi ve nitelikli istihdamı artıracağız. Yerel kalkınma vizyonunu sürdürülebilir ve somut projelerle hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

S. Arabistan ile enerjide iki imza

S. Arabistan ile enerjide iki imza

İki ülke arasında varılan hükümetler arası anlaşma kapsamında Sivas ve Karaman Taşeli’nde hayata geçirilecek olan toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santrali projelerini somutlaştıran iki anlaşma, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın refakatinde İstanbul’da imzalandı. Güneş ve rüzgârda neredeyse sıfır olan kurulu gücü 40 bin megavatın üzerine çıkardıklarını belirten Bayraktar, “Türkiye, 2035 yılında sadece güneş ve rüzgârda kurulu gücünü 120 bin megavata çıkaracak” dedi. Bayraktar, anlaşmalara ilişkin “2 bin megavatlık iki proje, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geliyor. Sivas ve Taşeli GES projeleri ile toplam 2.1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Burada önemli bir diğer husus da yerlilik. Hem Sivas’ta hem Taşeli’nde yerlilik oranı en az yüzde 50 olacak” ifadelerini kullandı. Bayraktar projelerin temellerini bu yıl atacaklarını, 2028 yılı başlarında da her iki santralin ticari işletmeye geçeceğini ve en kısa zamanda tam kapasiteye ulaşacağını söyledi.

‘Tarımda kefalet’ için 8 bankadan güç birliği

‘Tarımda kefalet’ için 8 bankadan güç birliği

İSMAİL ŞAHİN / İSTANBUL - Türkiye’de ilk defa tarım alında bir kefalet programı 8 kamu ve özel bankanın katıldığı programla hayata geçirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım Kefalet Destek Programı kapsamında ilk aşamada 30 milyar liralık tarımsal krediye teminat sağlanacağını belirterek, “İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz” dedi. Tarımı sadece bir sektör olarak ele almanın yanılgı olacağını belirten Yumaklı, “Ülkelerin istiklali ve istikbali için son derece önemli bir başlıktır. Sosyal ve stratejik güvenliğin de aynı zamanda temelidir. Gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, ihracat kapasitesi bunların hepsi doğrudan tarım sektörünün gücüyle alakalıdır” diye konuştu. ‘Kaldıraç olacak’ Bakan Yumaklı, planlamada üretim kapasitesini artırmanın en önemli unsurlarından birinin de zamanında uygun koşullarda ve erişilebilir bir finansman elde etmek olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Finansman sadece bir kaynak değil, aynı zamanda bir kaldıraçtır. Bakanlık olarak üretim planlamasının uygulama etkinliğini artırmak için özellikle finansal araçlarımızı yeniden düzenledik. Hazine faiz kar payı destekli krediler, tarım sektörünün her alanında 28 farklı kredi konusunda tarım politikalarıyla uyumlu bir halde uygulanmaya başladı. 2025’te bu kredilerden faydalanan üretici sayısı yaklaşık 1 milyona ulaşmış. Bugün hayata geçirilen bu kefalet programı da teminat yetersizliği sebebiyle finansmana erişimde zorlanan üreticilerimiz için güçlü bir güven mekanizması olacaktır. Finansal sistemle tarımsal üretim arasında daha güçlü ve sağlam bir kapsayıcı yapının da böylece tahkim edilmesi de sağlanmış olacak. Kredi hacmini artıran bir etki sağlamayacak tarım kefalet programı. Tarımsal üretim kapasitesini artıracak.” Katılım daveti Programın bugün itibarıyla 8 kamu ve özel bankayla başlayacağını anlatan Yumaklı, “İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak. İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz. Programın elbette diğer bir etki unsuru da tarım sektöründe Kredi Garanti Fonu kefalet kullanım oranı yaklaşık yüzde 1’ler düzeyindeydi. Artık bu oranları umuyorum ki bir daha konuşmamış olacağız.” açıklamasında bulundu. Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar da yaptığı konuşmada, bugün itibarıyla Ziraat Bankası’nda tarım sektöründe kullandırılan kredilerin 875 milyar lirayı aştığını belirterek, “Tarım bizim için gıda güvenliği, ihracat potansiyelimiz, kırsal kalkınmamızdır. Tarım bizim için her şeyden önce stratejik bağımsızlığımız açısından çok değerli bir alan. Türk tarımında ölçek ekonomisi, yaşlanan nüfus, kırsaldan kente göç kavramları dikkate alındığında kadınlarımızın ve gençlerimizin tarım sektörünün önemli paydaşı olması ve tekrar orada proaktif olmaları çok önemli. Bu paket finansmana erişim noktasında buna çok ciddi destek sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu. İşletmeye 12, yatırıma 60 ay vade Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen de KGF olarak bugüne kadar KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla pek çok alanda kefalet desteği sağladıklarını belirterek, “Bugün hayata geçirdiğimiz programın en önemli özelliği doğrudan tarım sektörüne ve çiftçilerimizin finansmana erişimine odaklanan özel bir model sunmasıdır” diye konuştu. KGF olarak 620 bin firmaya 1 milyon 500 binin üzerinde kefalet üreterek yaklaşık 1 trilyon 750 milyar liralık krediye kefalet sağladıklarını anımsatan Özegen, bu rakamın içerisinde tarıma özel bir programın bugüne kadar yer almadığını söyledi. Programla gıda enflasyonuyla mücadeleye somut katkı sağlamayı ümit ettiklerini söyleyen Özegen, şunları kaydetti: “Bu çerçevede iki temel başlık bulunmaktadır. Bir tanesi işletme, diğeri de tarım işletmelerimizde yatırımlara yönelik kefalet modeli. Her iki modelde de 12 aya kadar ana para ödemesiz dönem öngörülmektedir. İşletme kredilerinde toplam vade 24 aya, yatırım kredilerinde ise 60 aya kadar uzayabilecek. İşletmeler için 12,5 milyon lira, yatırım için de 25 milyon liralık krediye kefalet öngörüyoruz. Ayrıca KGF kefaletiyle kullandırılan kredilerde ödeme kolaylığı sağlayan bir yapılandırma imkanının bulunması da işletmelerimiz açısından önemli bir avantaj olacak.

Suudiler’den İsrail’e fiber optik çalımı

Suudiler’den İsrail’e fiber optik çalımı

“Middle East Eye” (MEE) internet sitesinde yayımlanan habere göre, bölgesel ulaşım ve iletişim ağlarında Suriye’yi merkez ülke konumuna getirmek isteyen Riyad yönetimi, karayolları, demiryolları ve veri hatlarının Şam üzerinden geçmesini sağlayacak. ABD merkezli denizaltı fiber optik kablo danışmanı Julian Rawle, MEE’ye yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün ve İsrail üzerinden geçmesi planlanan bazı projelerin bulunduğunu, Riyad’ın, bu güzergahlardan birini değiştirmek istediğini iddia etti. Rawle, “Suudi Arabistan’ın geçiş için Suriye’yi istemesi yeni bir durum. Hint Okyanusu ile Akdeniz arasında ek kara güzergahları aranıyor. Suriye’deki siyasi durum uygun görülürse alternatif rota olabilir” dedi. Denge değişimi Haberde, Suudi Arabistan’ın bilişim şirketi Saudi Telecom Company’nin (STC) şubat ayında Suriye’nin telekomünikasyon altyapısına yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım planını duyurduğu hatırlatıldı. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA ise söz konusu projenin, 4 bin 500 kilometreyi aşan fiber optik ağ ile Suriye’yi bölgesel ve uluslararası sistemlere entegre etmeyi amaçladığını ileri sürdü. Uzmanlar, Riyad’ın İsrail yerine Suriye’yi tercih etme girişiminin bölgesel dengelerdeki değişimi yansıttığını belirtirken, haberde, İsrail’in yeni güzergah dışında bırakılmasının, bu ülkenin Yunanistan’la ilişkilerini de etkileyebileceği öne sürüldü. Anlaşmanın yapıldığı dönemde Riyad’ın İsrail ile normalleşme süreci kapsamında ABD ile temas yürütüyordu ancak Gazze’de Ekim 2023’te başlayan saldırıların ardından süreç askıya alındı.

Avrupa’da savunma çatlağı

Avrupa’da savunma çatlağı

AYDIN HASAN / ANKARA - 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra Avrupa’nın güvenliğinın sağlanmasında ABD önemli rol oynadı. Ancak ABD’nin son yıllarda Ulusal Güvenlik Stratejisinde değişikliğe gitmesi, bu ülkenin sağladığı güvenlik şemsiyesinden Avrupa’nın mahrum kalma ihtimalini güçlendirdi. Avrupa Birliği’de (AB), Avrupa’nın güvenlik kapasitesini artırmak için yeni arayışlara girdi. Avrupa ordusu kurmanın gündeme geldiği bir dönemde, Almanya ile Fransa arasında 6. nesil jet geliştirilmesini de kapsayan gelişmiş hava muharebe sistemi projesinde çıkan anlaşmazlık, Avrupa güvenliğindeki temel zaaflardan birini daha göz önüne serdi. 6. nesil Avrupa jeti Future Combat Air System (FCAS) olarak adlandırılan Geleceğin Hava Muharebe Sistemi, Almanya ile Fransa’nın ortaklığında 2017 yılında resmen başlatıldı.Next Generation Fighter (NGF) olarak adlandırılan yeni nesil savaş uçağınıntasarımı yapılsa da, prototipinin üretimi aşamasına gelinemedi. Almanya ile Fransa arasında liderlik, iş paylaşımı ve uçağın tasarımı ile görev özellikleri konusunda derin fikir ayrılıkları çıktı. Dassault - Airbus rekabeti Fransız Dassault Aviation ile Alman Airbus Defence and Space arasındaki fikir ayrılıkları, projeyi çökme noktasına taşıdı. Avrupa basınına son dönemde yansıyan haberlere göre; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Eğer Almanlar ortak uçak programını sorgularsa, biz de ortak tank programını sorgulamak zorunda kalırız” dedi. Bu, Avrupa savunma ittifakının temelindeki tank projesi MGCS’nin de risk altında olduğunu ortaya çıkardı. Dassault CEO’su Eric Trappier, geçen yıl yaptığı açıklamada, “Kibirli görünmek istemem ama bir savaş uçağı yapmak için kendi yeteneklerim dışında kime ihtiyacım var?” ifadelerini kullanmış, Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin ise, “Almanya bugün bir uçak inşa etme kapasitesine sahip değil” yorumunu yapmıştı. Tank projesi riske girdi MGCS, Avrupa’nın gelecekteki ana muharebe tankı ve kara muharebe sistemi projesinin adı. Almanya ve Fransa’nın öncülüğünde geliştirilen bu projeye 2024’ten sonra İtalya da dahil oldu. Henüz prototipi üretilmeyen proje ile Alman Leopard ile Fransız Leclerc tanklarının yeni nesil özelliklerini taşıyan bir Avrupa tankı üretilmesi planlanıyor. Ancak Avrupa uçağına ilişkin Almanya ile Fransa arasındaki anlaşmazlık bu projeyi de riske soktu. Türkiye farkı Türkiye, geliştirdiği 5. nesil milli muharip uçak KAAN projesinde istikrarlı biçimde ilerliyor. Gelişitirilme çalışmaları süren KAAN’ın ilk üretimi, iki kez uçtu. Türkiye, KAAN ile birlikte kol halinde 6. nesil hava muharebe sistemi konseptine uygun olarak görev yapacak insansız savaş uçakları KIZILELMA ile ANKA 3 projelerinde de önemli yol katetti. Uçuşlarını yapan bu iki sistem envantere girmeye hazırlanıyor. Türkiye, çoğunluğu NATO seviyesinde 3 bin dolayında tanka sahip. Milli muharese tankı ALTAY da envantere girdi. Türkiye, günümüz şartlarında tank kadar önemli hale gelen yaklaşık 10 bin dolayında Zırhlı Personel Taşıyıcı ile Zırhlı Muharebe Aracına’da sahip bulunuyor. Kim ne istiyor? Fransızlar nükleer kapasiteli ve hafif bir uçak istiyor. Almanya ise uzun menzilli bir savaş uçağı modelini öne çıkarıyor. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in, “Fransızların, bir sonraki nesil savaş uçaklarında nükleer silah taşıyabilen ve bir uçak gemisinden operasyon yapabilen bir uçağa ihtiyacı var. Bu ise şu anda Alman ordusunun ihtiyaç duyduğu bir özellik değil” şeklindeki son açıklamasıyla görüş ayrılığının bir kez daha altını çizdi. Almanya ile Fransa; bu proje ile ABD, Çin, Rusya, Türkiye, Kore ve Japonya’nın bulunduğu 5. nesil ve daha ileri seviyede uçak projesi geliştiren ligde yer almayı planlıyordu. Proje ile F-35’i Avrupa’da geçmek hedefleniyordu.

‘Aşamalı savaş’

‘Aşamalı savaş’

Orta Doğu’da süren Amerikan yığınağı bir savaş riskini ciddi şekilde artırırken, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın bir anlaşmaya varması için “10 ila 15 günün yeterli süre” olduğunu düşündüğünü, İran’ın çağrısına kulak vermemesi halinde “kötü şeyler olacağı”nı savundu. Trump, önceki gün yaptığı açıklamada, “Yıllar içinde İran’la anlamlı bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı ve anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız. Aksi takdirde kötü şeyler olur” dedi. Trump, “İran’a ültimatom” başlıklarıyla duyurulan açıklamasında, 10-15 günün, Tahran rejimine tanınabilecek “maksimum süre” olduğunu ifade ederken “Ya bir anlaşma sağlayacağız ya da onlar için talihsiz bir durum olacak” ifadelerini kullandı. “Wall Street Journal” (WSJ) gazetesi ise, Trump’ın, nükleer anlaşmayla ilgili taleplerinin kabul edilmesini sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde Amerikan ordusuna İran’a “kapsamı sınırlı bir saldırı” emrini verebileceğini yazdı. Gazetenin haberinde, bunun Tahran’ı nükleer anlaşmaya zorlamak için tasarlanmış aşamalı bir saldırı planı kapsamında gerçekleşebileceği, bazı askeri tesis ve hükümet kurumlarına yönelik “sınırlı saldırı” sonuç vermezse, bu kez rejimin tesisleri hedef alınarak kapsamın genişleteceği öne sürülüyor. Haberde, bunun İran rejiminin devrilmesine yol açabilecek boyuta ulaşabileceği de belirtiliyor. Öte yandan Beyaz Saray’da ABD’li valilerle gerçekleştirdiği kahvaltı etkinliği öncesinde konuşan Trump, bir muhabirin “İran’a yönelik sınırlı bir askeri saldırı mı düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya “Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim.” diye yanıt verdi. ‘Meşru müdafaa’ İran ise, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) ABD’nin bir saldırı düzenlemesi halinde “ABD’nin bölgedeki tüm varlıklarının meşru hedef olacağını” bildirdi. İran’ın BM nezdindeki Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani, BMGK’ya sunduğu mektupta, “Askeri saldırıya maruz kalması durumunda İran, Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanarak kararlı ve orantılı bir şekilde karşılık verecektir” ifadelerini kullandı. ABD’nin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, İran’a yönelik tehdit içeren mesajlar verdi. Netanyahu, olası bir gerilim senaryosunda İsrail’in de ABD’ye destek vereceğini kaydederken, “Ayetullahlar bize saldırma hatasına düşerse, karşılaşacakları yanıtı hayal bile edemezler” diye konuştu. İsrail’in “tüm senaryolara” karşı hazırlıklı olduğunu belirten Netanyahu, ordu ve sivil savunma birimlerine savaş hazırlıklarının artırılması talimatı verdiğini, ABD ile koordinasyonun sürdüğünü vurguladı. Rusya’dan itidal çağrısı Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İran konusunda tüm tarafları itidale çağırdıklarını belirterek, “Siyasi ve diplomatik yollarla müzakerelerin çözüme ulaşmada etkili olacağını umuyoruz” dedi. Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Rusya, İran ile ilişkilerini geliştirmeye devam ediyor. İranlı dostlarımızı ve bölgedeki tüm tarafları itidale ve ihtiyatlı davranmaya, sorunların çözümünde siyasi ve diplomatik araçları benimseye çağırıyoruz. Bölgede benzeri görülmemiş gerginliğin arttığını görüyoruz. Siyasi ve diplomatik yollarla müzakerelerin çözüme ulaşmada etkili olacağını umuyoruz” ifadelerini kullandı. Peskov, İran ve Rusya’nın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde ortak askeri tatbikat düzenlemesine ilişkin ise “Bu, planlı ve önceden kararlaştırılan tatbikat” dedi. Bölgeden tahliyeler sürüyor İran ve ABD arasında tansiyonun tırmanması üzerine, Almanya ve Norveç’in, önlem amaçlı bölgedeki askerlerini tahliye ettiği bildirildi. Almanya, “Ortadoğu’da artan gerilimden dolayı” Irak’taki bazı birliklerini geri çekerken, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Özerk Bölgesi’nde bulunan askeri üste, operasyonel kapasiteyi korumak için gerekli personel hariç herkesin tahliye edildiği kaydedildi. Aynı şekilde Irak ve bölge ülkelerinde askerleri bulunan Norveç de personelini tahliye ettiğini açıkladı. Polonya da, vatandaşlarına İran’ı acilen terk etmeleri çağrısıyapmıştı.

Gümrük tarifesi iptali Trump’ı çıldırttı

Gümrük tarifesi iptali Trump’ı çıldırttı

Kararın ardından basın toplantısı düzenleyen Trump, “Mahkemenin bazı üyelerinin cesaretsiz olmasından utanıyorum” dedi. ABD Yüksek Mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın IEEPA kapsamında ABD’nin neredeyse tüm ticaret ortaklarına “Karşılıklı” gümrük vergileri uygulaması kararının başkana tarife verme yetkisi olmadığına hükmetti. Karar metninde, vergi ve gümrük vergisi koyma yetkisinin yalnızca Kongre’ye ait olduğu vurgulanırken, yasanın yarım asırlık geçmişinde hiçbir başkanın bu büyüklük ve kapsamdaki tarifeler bir yana, herhangi bir gümrük vergisi uygulamak için dahi bu yasayı kullanmadığına yer verildi. IEEPA’nın başkana soruşturma yapmak, engellemek, yasaklamak gibi çeşitli konularda ithalatı düzenleme yetkisi verdiği aktarılan kararda, özel yetkiler listesinde gümrük vergileri veya harçlardan hiç bahsedilmediği kaydedildi. Mahkemenin söz konusu kararı, 3’e karşı 6 oyla alındı. ‘Ek yüzde 10 uygulayacağım’ Karara ilişkin Beyaz Saray’da basın toplantısı düzenleyen Trump, “Yüksek Mahkeme’nin kararı son derece hayal kırıklığı. Mahkemenin bazı üyelerinin cesaretsiz olmasından utanıyorum. Verdikleri karar yanlış. Ama önemli değil, çok güçlü alternatiflerimiz var” dedi. ABD Başkanı, uygulanan tarifelere ek yüzde 10’luk bir tarife daha uygulayacağını belirtirken, 1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölüm uyarınca sadece 5 ay yürürlükte kalabilecek tarifenin 3 gün sonra yürürlüğe gireceğini düşündüğünü belirtti.

Türk modacıların da boy göstereceği Londra Moda Haftası açıldı: Kardeşini boş verdi

Türk modacıların da boy göstereceği Londra Moda Haftası açıldı: Kardeşini boş verdi

Nevsal Elevli /LONDRA - Londra Moda Haftası, İngiliz-Nijeryalı tasarımcı Tolu Coker’ın 2026 Sonbahar-Kış defilesiyle önceki gün başladı. Kral Charles da oradaydı. Kral, Jeffrey Epstein’le ilişkisi nedeniyle gözaltına alınan kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor krizi sürerken, gri tek düğmeli takım elbise, beyaz yakalı gömlek, desenli kravat ve şık rugan ayakkabılarla sürpriz yaparak defileye katıldı. Londra Metrosu tabelası, sokak lambaları, çimen öbekleri ve çöp kutularını içeren tasarımda koleksiyonunu sergileyen modacı Tolu Coker, “Bu koleksiyon, doğduğum 90’lardaki mahalleme bir bakış açısıyla tasarlandı” dedi. Kral 3’üncü Charles’ın bu ziyaretini “tamamlanmış bir döngü”olarak nitelendiren Kral Vakfıbursiyerlerinden biri olanCoker, “Deneyimlemek gerçekten çok özeldi” dedi. ‘Güçlü bir an’ Küresel moda trendlerinin belirlendiği New York, Milano ve Paris ile “Dört Büyük Moda Haftası” arasında yer alan Londra Moda Haftası, 23 Şubat’a kadar sürecek. Hafta, kasım ayında hayatını kaybeden İrlandalı tasarımcı Paul Costelloe’ye adanan özel bir defileyle başladı. Bora Aksu ve gelinlikleri Bu yıl Londra Moda Haftası’nda Türk tasarımcılar da dikkat çekiyor. Romantik ve zarif çizgisiyle haftanın öne çıkan isimleri arasında yer alan modacı Bora Aksu’nun koleksiyonu dün görücüye çıktı. Tuhaf gelin duvakları, işlemeli sarmaşıklar ve preslenmiş çiçekler, masum porselen danteller ve bebeksi siluetlerle bezenmiş koleksiyonu büyük beğeni topladı. Dilara Fındıkoğlu ile Erdem koleksiyonlarıyla moda haftasında boy gösterecek diğer Türk modacılar arasında.

İftardan sahura buzluktan çıkanlar

İftardan sahura buzluktan çıkanlar

Kış ramazanlarında günler kısa, hele de işe gidip gelmek zorundaysanız iftar sofrasını kurmak için bile vakit kalmıyor. Gönül bir tek kuşsütü eksik iftar masaları kurmak, bol bol misafir ağırlamak istese de “Vaktim yok” diyenlere önereceğim en iyi çözüm buzluk. Ramazana özel çorbalar ve çeşit çeşit yemek için ‘dondurucu tarifleri’ hazırladım...