soL Haber
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde başlattığı kara harekâtı sürerken, sahadaki tablo “sınırlı operasyon” söyleminin ötesine geçmeye başladı. Uluslararası ajanslar ve bölge basınına göre İsrail birlikleri sınır hattını aşarak bazı yerleşimlere girmeyi başarsa da bu bölgelerde kalıcı kontrol sağlayabilmiş değil. Özellikle Hiyam kasabasında İsrail güçleri içeride operasyon yürütüyor, ancak kasabanın tamamı üzerinde kontrol kurabilmiş değiller. Hizbullah’ın yoğun roket ve insansız hava aracı saldırıları İsrail birliklerinin hareket alanını daraltırken, ilerleyişi de ciddi biçimde yavaşlatıyor. Çatışmalar sınır hattını aştı Sahadaki çatışmalar artık yalnızca sınır çizgisinden ibaret değil, güney Lübnan’ın farklı bölgelerine yayılan çok katmanlı bir cepheye dönüşmüş durumda. Hiyam ve Nebatiye hattı kara çatışmalarının merkezine yerleşirken, Nakura ve Taybeh çevresi Hizbullah’ın İsrail askerlerine yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladığı alanlar arasında öne çıkıyor. Litani Nehri çevresi ise hem askeri hem de lojistik açıdan kritik bir hat haline gelmiş durumda. İsrail’in bu bölgede özellikle köprüleri ve ulaşım altyapısını hedef aldığına dair bilgiler, operasyonun sadece askeri unsurları değil sivil yaşamı da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Sur kenti çevresi ve kıyı hattındaki yerleşimlerde ise hava saldırılarının yoğunlaştığı aktarılıyor. Hizbullah’tan yoğun karşılık Hizbullah, pazar günü yaptığı açıklamada İsrail’e karşı 63 ayrı askeri operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada roketler, insansız hava araçları ve topçu atışlarının birlikte kullanıldığı belirtilirken, bu yoğunluk sahadaki çatışma temposunun ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyor. Son 24 saatlik süreçte İsrail işgalici güçlerinin özellikle Hiyam çevresinde hedef alındığı, roket saldırılarının bu bölgede yoğunlaştığı aktarılıyor. Hizbullah’ın bu saldırılarla İsrail’in ilerleme girişimlerini baskı altına almaya çalıştığı değerlendiriliyor. Helikopter indirme girişimi ve deniz hattında gerilim Sahadan gelen ve bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan bilgilere göre, İsrail’in Lübnan’ın iç kesimlerinde yer alan Nebi Şit bölgesine yönelik bir helikopter indirme girişiminde bulunduğu, ancak bu girişimin Hizbullah tarafından önceden öngörülerek engellendiği iddia ediliyor. Aynı çerçevede Hizbullah’ın İsrail’in olası deniz komandosu operasyonlarına karşı hazırlık yaptığı ve bu kapsamda İsrail’e ait bazı deniz hedeflerini vurduğu öne sürülüyor. Bu iddialar, çatışmanın kara hattının ötesine geçerek deniz boyutunda da derinleştiğine işaret ediyor. İran'la koordineli saldırı iddiası Çatışmanın seyrine ilişkin en dikkat çekici başlıklardan biri İran’ın rolüne dair iddialar oldu. Bölge kaynaklarına göre, İsrail’in Lübnan’da kontrol altına almaya çalıştığı yerleşimlere karşı İran ve Hizbullah’ın eş zamanlı saldırılar düzenlediği ifade ediliyor. Bu saldırılarda İran’dan fırlatıldığı iddia edilen mühimmatın, Hizbullah’ın sahadaki insansız hava araçları ve kısa menzilli füze saldırılarıyla birlikte kullanıldığı belirtiliyor. İsrail’den 'dost ateşi' itirafı Çatışmaların karmaşık yapısını gösteren dikkat çekici bir gelişmede ise İsrail ordusu, kuzey İsrail’de Misgav Am yerleşiminde bir sivilin ölümüne kendi topçu atışlarının neden olduğunu kabul etti. İsrail ordusunun açıklamasına göre topçu birlikleri tarafından yapılan atışlar sırasında ciddi hatalar meydana geldi, bazı mermiler hedef yerine yerleşim alanına düştü ve olayda 60 yaşındaki bir sivil hayatını kaybetti. Ordu, olayda “ciddi operasyonel eksiklikler ve hatalar” bulunduğunu açıkladı. İsrail'in Kasımiye Köprüsü'ne saldırısından bir görüntü. (AA) Hava saldırıları ve sivil kayıplar artıyor İsrail’in kara harekâtına paralel olarak hava saldırıları da yoğunluğunu artırdı. El Cezire'ye göre Kfar Sir, Kfar Tebnit ve Brayka gibi yerleşimler ile Litani Nehri üzerindeki köprüler hedef alındı. Sur kenti yakınlarındaki Şahabiye bölgesine düzenlenen bir saldırıda en az bir sivil hayatını kaybederken dört kişinin yaralandığı bildirildi. Saldırıların yerleşim alanlarında ciddi yıkıma yol açtığı ve altyapının hedef alınmasının bölgedeki yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığı ifade ediliyor. Bilanço ağırlaşıyor Çatışmaların bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor. 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında 1029 kişinin hayatını kaybettiği, 2 bin 786 kişinin yaralandığı ve bir milyondan fazla kişinin yerinden edildiği belirtiliyor. Bu veriler, çatışmanın artık sınırlı bir askeri operasyon olmaktan çıkarak geniş çaplı bir yıkıma dönüştüğünü ortaya koyuyor. Genel tablo: Hizbullah direniyor, İsrail ilerleyemiyor Sahadaki genel tablo, İsrail’in hızlı bir ilerleme sağlayamadığını ve çatışmanın giderek daha uzun soluklu bir yıpratma savaşına dönüştüğünü gösteriyor. Hizbullah’ın sahadaki karşılığı ve artan saldırı yoğunluğu, İsrail’in operasyonel hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor.
Go to News Site