Kopan kolun hesabı
BirGün Gazetesi

Kopan kolun hesabı

“Bu memlekette patronsanız, zenginseniz, işçinin hakkına çökebilirsiniz. Güvenlik önlemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değil. Bu emniyet, bu yasalar, bu Valilik işçiler için değil, patronlar için var.” BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen, Şireci Tekstil’e bağlı Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı bu konuşma sonrası tutuklandı. Türkmen, 1978’de Antep’in Nizip ilçesinde doğdu. İlkokulu Nizip ve Gaziantep Merkez’de bitirdi. 8 yaşında çalışmaya başladı, ortaokulu açıktan bitirdi. 16 yıl halı fabrikalarında dokumacılık yaptı. Yaklaşık 10 yıl önce EMEP’te genel başkan yardımcılığı yaptı, bu süreçte iki kez sendikacılık faaliyetleri, grevler sebebiyle tutuklandı, davaların birinden aldığı 1 yıllık ceza istinafta. Halen Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı. Hayatı çalışmakla geçti, sendikasında da işçilerle birlikte mücadele ediyor. Bu mücadelesi vesilesiyle basının da kamuoyunun da tanıdığı, sevdiği biri. Bu üçüncü tutuklanışı da yine hak mücadelesi kapsamında gerçekleşti. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla gözaltına alınıp götürüldüğü Şehitkamil İlçe Jandarma Komutanlığında 15 Mart’taki ifadesinde kendisinden, “yukarıdaki konuşmasını açıklaması” istendi. Açıkladı: “Gaziantep’te Başpınar Organize Sanayi Bölgesinde sadece son bir yılda, birçok fabrikada işçilerin ölümü veya sakat kalmasıyla sonuçlanan çok sayıda kaza meydana geldi. Kazaların hepsinde patronların açıkça sorumluluğu olmasına rağmen haklarında cezai yaptırım uygulanmadı. İşçiler hak aradığında ise kolluk kuvvetlerini, Valiliğin hukuksuz yasak kararlarını karşılarında buluyorlar.” İkinci soru daha ilginçti. Türkmen konuşmasında “Şireci’de daha iki ay önce işçinin iki tane kolu koptu, işçi öldü burada. Bugüne kadar bir tanesi için hesap soran oldu mu, olmadı” demişti. Kolları kopan işçinin şikâyetçi olmadığı hatırlatıldı ve bunu da “açıklaması” istendi. Mehmet Türkmen yanıtladı: “Ülkemizde her yıl ortalama iki bin işçinin iş kazalarına kurban gittiğini, on binlercesinin de sakat kaldığını; bu olayların büyük çoğunluğunda sakat kalan işçilerin ya da ölenlerin yakınlarının, işveren tarafından, eğer şikayetçi olurlarsa hem tedavi ücreti hem de hiçbir hakkının verilmeyeceği ve yıllarca mahkemelerde sürünmek zorunda kalacakları yönünde tehdit edildiklerini; bu tür iş kazası davalarının ortalama 5-8 yıl sürdüğünü; dolayısıyla mağdurların çaresizce şikâyetlerinden vazgeçmek zorunda kaldıklarını, bu ülkede yaşayan her vatandaşın bildiği gibi yargı mensuplarının da bilmesi gerektiğini bekliyor insan… Keşke işçilerin ölümünden sorumlu olup da yakınları şikayetçi olduğu halde hiçbir cezai yaptırıma uğramayan örnekleri de getirseydiniz…” Gerçeği en yalın haliyle anlattı ama yetmedi. Önce savcılığa sonra hakimliğe sevk edildi. Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliğinde bir daha açıkladı: “Gaziantep sanayisinde her yıl ortalama 10 işçi ölüyor, onlarcası yaralanıyor. Bu olaylarda işyeri sahipleri para teklif ederek şikayetten vazgeçmelerini sağlıyor. Konuşmamda da bu nedenle fabrika sahiplerine hesap sorulmadığını söyledim.” Avukatı Tugay Bek de fabrika sahiplerinin işyerlerinde güvenlik önlemi almadıklarını, bir kaza olduğunda “kan parası” adı altındaki ödemelerle işçileri şikayetlerinden vazgeçirdiklerini söyledi. Türkmen’e sorulan olayda 47 yaşındaki Murat Doğan, Gaziantep Başpınar OSB’deki Şireci Tekstil’in harman-hallaç bölümünde çalışan tarak makinesine iki kolunu birden kaptırarak sakat kalmıştı. Türkmen’in gözaltına alındığı gün de MHK Nonwoven kumaş fabrikasındaki 34 yaşındaki Kemal Kekeç, makineye kapılarak hayatını kaybetti. Kopan kolun hesabının sorulduğu kişi ise Mehmet Türkmen oldu.  Anlattığı sistem tam da anlattığı gibi işlemeye devam ediyor. Onun hapiste olması da bu sistemin bir parçası.

Go to News Site