İtalya’da anayasa referandumunda hükümete ret: Meloni yenilgiyi kabul etti
soL Haber

İtalya’da anayasa referandumunda hükümete ret: Meloni yenilgiyi kabul etti

İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni’nin yargı reformlarını içeren anayasa değişikliği referandumu seçmenlerden geçmedi. Pazar ve pazartesi günü yapılan oylamada sandıkların neredeyse tamamı açılırken, “Hayır” oyları yaklaşık yüzde 53,5, “Evet” oyları ise yüzde 46,5’te kaldı. Katılım oranı yüzde 58’i aşarak beklentilerin üzerine çıktı. Meloni, sonuçların ardından yaptığı açıklamada yenilgiyi kabul ederek “ İtalyanlar kararını verdi ve biz bu karara saygı duyuyoruz ” dedi. Referandumun “ İtalya’yı modernleştirmek için kaçırılmış bir fırsat ” olduğunu iddia eden Meloni, buna rağmen görevine devam edeceğini ve hükümetin çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Sağcı hükümetin hazırladığı reform paketi, yargıçlar ile savcıların görevlerinin ayrılmasını ve yargı denetim mekanizmasının yeniden yapılandırılmasını öngörüyordu. Hükümet, bu değişikliklerin tarafsızlığı güçlendireceğini ve İtalya’nın uzun süredir eleştirilen yargı sistemini daha etkin hale getireceğini savunuyordu. Ancak muhalefet ve yargı çevreleri reformu sert biçimde eleştirdi. Elly Schlein, teklifin “kötü hazırlanmış” olduğunu ve “yargının bağımsızlığını zayıflattığını” söyledi. Eleştiriler, reformun yıllarca süren davalar ve cezaevlerindeki aşırı doluluk gibi temel sorunları çözmekten uzak olduğu yönünde yoğunlaştı. Yargı ile gerilim büyüdü Meloni hükümeti özellikle göç politikaları konusunda verilen bazı yargı kararlarını “fazla yumuşak” bulduğunu sık sık öne sürerken, reform süreci yargı ile hükümet arasındaki gerilimi daha da artırdı. Ülkenin yargıç ve savcılarını temsil eden Ulusal Yargıçlar Birliği üyelerinin yüzde 80’inden fazlası geçen yıl bir günlük greve gitmişti. Adalet Bakanı Carlo Nordio ise reform eleştirilerini “sızlanma” diye hedef alarak, mevcut yapının “yarı-mafya mekanizması” olduğunu ileri sürmüştü. Bu açıklamalar kamuoyunda geniş tepki çekmişti. Reform paketi ne içeriyordu? Reformun en tartışmalı başlıklarından biri, yargının en üst denetim organı olan Yüksek Yargı Konseyi’nin yapısının değiştirilmesiydi. Plan, kurumu hâkimler ve savcılar için iki ayrı konseye bölmeyi ve yeni bir disiplin mahkemesi oluşturmayı içeriyordu. Ayrıca üyelerin meslektaş oyuyla değil kura yöntemiyle belirlenmesi öngörülüyordu. Paketin bir diğer ayağı ise hâkim ve savcılar arasında görev geçişini engellemeyi hedefliyordu. Hükümet, bu adımın iki meslek grubu arasındaki “aşırı yakın ilişkileri” sınırlayarak sanıklar açısından daha adil bir süreç yaratacağını savunuyordu.

Go to News Site