soL Haber
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'le birlikte İran'a başlattıkları saldırılardan bu yana başta Avrupalı müttefikleri olmak üzere "destek" talebinde bulunuyor. NATO ve Avrupa ülkelerinin "kötü bir sınav verdiğini" savunan Trump, müttefiklerine sık sık üstü kapalı tehditlerde bulunuyor, sitem dolu açıklamalar yapıyor. Peki Avrupa ülkeleri, müttefikleri ABD'yi bu savaşta gerçekten de yalnız mı bıraktı? Birçok Avrupa ülkesi ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına karşı mesafeli bir tutum sergiliyor gibi gözükmelerine karşın, perde arkasında yaşananlar pek de öyle değil. Avrupa, ABD ordusunun on yıllardır dahil olduğu en karmaşık lojistik operasyonlarından birini teşkil eden bu saldırının kolaylaştırıcılığına soyunmuş durumda. Wall Street Journal 'ın (WSJ) aktardığına göre ABD'nin bombardıman uçaklarına, insansız hava araçlarına ve gemilerine Avrupa'da bulunan üslerde yakıt ikmali yapılıyor, silahlandırılıyor ve İran'a saldırmak için bu üslerden yola çıkılıyor. ABD'nin Avrupa'daki varlığı kritik öneme sahip Avrupa orduları Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana küçülmüş olsa da ABD'nin güvenilir müttefikleri olmaya devam ediyor. Günümüzde kıta, ABD'nin yaklaşık 40 askeri üssüne ve 80 bin askeri personeline ev sahipliği yapıyor. Büyük ölçüde Sovyetler Birliği'ne karşı imzalanan ikili anlaşmalar ağı sayesinde, ABD mühimmatının, teknolojisinin ve personelinin Avrupa'daki birçok üsse konuşlandırılmasına izin veriliyor. Analistlere göre, Avrupa'daki üsler, ABD'nin istihbarat ve keşif yeteneklerine ev sahipliği yapıyor. Bunun yanı sıra hava araçları, ABD'ye geri dönmek için fazladan saatlerce uçmak yerine Avrupa'daki bu üsler sayesinde yerde yakıt ikmali yapabiliyor ve mühimmat yükleyebiliyor. Bu nedenle Avrupa, ABD'nin hem Ortadoğu hem de Afrika'daki operasyonları için büyük öneme sahip. İran'a saldırılarda da kullanılıyor ABD'nin Avrupa'da kurduğu bu askeri sistem İran'a yönelik saldırılarda da test edildi. Trump her ne kadar müttefiklerine sitem etse de Avrupa devletleri saldırılara doğrudan müdahil olmasa da Washington'ın kıtadaki operasyonlarına herhangi bir kısıtlama getirilmedi. NATO'ya bağlı Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Alexus G. Grynkewich de İran'a yönelik saldırıların başlamasından kısa bir süre sonra ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'ne yaptığı açıklamada, Avrupalı müttefiklerinin "son derece destekleyici" olduklarını söyledi. Grynkewich, "Mesafeler daha kısa, maliyet daha düşük ve üs ile müttefik ağımız sayesinde güç yansıtmak çok daha kolay" dedi. İngiltere: Önce yasakladı sonra izin verdi İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İran'a yönelik saldırılar başladığında ABD'nin İngiliz hava üslerini kullanmasına izin vermedi. Daha sonra pozisyonunu değiştiren İngiltere, ABD'nin hem RAF Fairford hem de Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia üssünden İran füze rampalarını hedef almak üzere "savunma amaçlı" bombalama görevleri yürütebileceğini söyledi. Almanya: ABD'nin Avrupa'daki kritik üssü Almanya, İran'a yönelik saldırılara müdahil olmayacağını birçok kez deklare etti. Ancak Almanya, İran'a yönelik operasyonları mümkün kılan altyapıya ev sahipliği yapıyor ve saldırı için kolaylık sağlıyor. Dünyanın en büyük ABD üslerinden biri olan Almanya'daki Ramstein Hava Üssü, şu anda tüm Ortadoğu operasyonunun kritik bir merkezi durumunda. Askeri yetkililer, üssün özellikle dron operasyonları ve uzun menzilli saldırı koordinasyonu için komuta, iletişim ve veri aktarımının merkezi bir düğümü olduğunu söylüyor. Üs, Körfez bölgesine personel, mühimmat ve ekipman taşıyan C-17 ve C-130J gibi nakliye uçaklarıyla ABD, Avrupa ve Körfez arasında süreklilik sağlayan bir hava köprüsü kuruyor. Spangdahlem Hava Üssü ve Stuttgart'taki komuta merkezi de dahil olmak üzere Almanya'daki diğer ABD tesisleri, kuvvet konuşlandırma ve stratejik planlamada destekleyici roller oynuyor. Merz'in bir sözcüsü, ABD'nin İran'a karşı savaşında Ramstein ve diğer üsleri kullanabildiğini ve Alman hükümetinin on yıllar öncesine dayanan yasal anlaşmalar uyarınca ABD operasyonları üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını söyledi. İtalya ve Fransa: Yakıt ikmalinin önemli merkezleri Yetkililere göre, İtalya'daki Aviano hava üssü, İran'a karşı uzun menzilli bombalama görevlerini kolaylaştıran yakıt ikmali uçaklarına ev sahipliği yapan önemli bir ABD üssü olarak öne çıkıyor. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni her ne kadar İtalyan üslerindeki ABD operasyonlarının "bombalamayı içermediğini" söylese de bu üsler ABD'nin ikmal operasyonlarını oldukça kolaylaştırıyor. Benzer şekilde Fransa da ABD yakıt ikmali uçaklarının Istres-Le Tubé Hava Üssü'nde konuşlanmasına izin verdi. Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Catherine Vautrin ise "Yakıt ikmal uçağı, savaş uçağı değildir" açıklamasıyla Fransa'nın ABD'ye sağladığı desteği yumuşatmaya çalıştı. Yunanistan, Romanya, Portekiz... Bu süreçte Romanya, ABD lojistik ve istihbarat varlıklarına ev sahipliği yapmayı kabul etti. Azor Adaları'ndaki Terceira Adası'nda bulunan Portekiz Lajes Hava Üssü de ABD operasyonları için büyük bir lojistik merkez görevi gördü ve son zamanlarda düzinelerce ABD yakıt ikmali uçağına ev sahipliği yaptı. Yunanistan'ın Girit Adası'ndaki Souda Körfezi sadece hayati bir derin deniz limanı değil, aynı zamanda Akdeniz'de ABD Rivet Joint casus uçaklarını havalandırabilen güvenli iletişime sahip birkaç ileri üsten biri oldu. Açık kaynaklı bilgilere göre, bu uçaklar sinyal istihbaratı toplamak için İran üzerinde uçuşlar gerçekleştirdi.
Go to News Site