Milliyet Cadde
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusundaki çelişkili tutumu ve açıklamaları devam ederken, Washington ve Tahran arasında olası bir müzakere sürecinin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için 48 saat süre veren ve aksi takdirde İran’daki elektrik santrallerini vuracağını belirten Trump, önceki gün geri adım atmış ve diplomasiye süre tanımıştı. Trump, ‘verimli görüşmeler’ yapıldığı gerekçesiyle saldırıları 5 gün ertelediğini duyurmuştu. Trump’ın verdiği bu süre 27 Mart’ta dolacak. İletişim kuruldu Trump, İran tarafıyla görüşmeler yapıldığını belirtiyor, ancak bu İran tarafından yalanlanıyor. Bununla birlikte İran tarafıyla bir temas gerçekleştiği görülüyor. Nitekim İran Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin ABD merkezli CBS’e “Arabulucular aracılığıyla ABD’den bazı mesajlar aldık ve bunlar inceleniyor” dediği bildirildi. İran rejimini masaya getirmek için diplomatik çabaların sürdüğü ifade ediliyor. Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın bu konuda girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. Mısır istihbarat yetkililerinin, İran Devrim Muhafızları ile bir iletişim kanalı kurmayı başardığı ve Trump’ın süreyi 5 gün uzatmasında bu durumun etkili olduğu öne sürülüyor. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile pazartesi günü yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında olası müzakereleri ele aldı. Arada ‘uçurum’ var Wall Street Journal gazetesine konuşan kaynaklar, son günlerde yoğunlaşan diplomatik temasların, ABD’li ve İranlı yetkililer arasında yüz yüze bir görüşme yapılmasına yönelik temasların başlamasına öncülük ettiğini ancak söz konusu görüşmelerin, henüz tamamlanmadığını savundu. Görüşmelerde Pakistan’ın toplantıya ev sahipliği yapmasının önerildiği belirtiliyor. Nitekim Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ABD ile İran arasındaki savaşın sonlandırılması hedefiyle olası görüşmeler için ABD’den bir heyetin “bir veya iki gün içinde” ülkeye geleceğini bildirdi. İran yönetiminin “güvensizlik nedeniyle” ABD tarafıyla görüşmeye “henüz hazır olmadığını” ileri süren Pakistan kaynakları, “İran’ı müzakerelere ikna etmek için arka planda diplomasi yoluyla çabalar sürüyor” ifadesini kullandı. Üç ülkenin ABD ve İran arasındaki “uçurumu kapatmak” için çabaladığı ifade ediliyor. ‘İran bize kıymetli bir hediye verdi’ ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la müzakere konusunda çelişkili açıklamaları dikkat çekiyor.Trump, İran’a yönelik saldırılarında rejimin en tepesindeki tüm isimleri öldürdüklerini belirtmiş, bu nedenle karşılarında konuşacak muhatap bulamadıklarından yakınmıştı. ABD Başkanı, CNBC ile yaptığı bir röportajda ise, İran ile olası müzakerelere katılan kişilerin başlı başına bir değişimi temsil ettiğini belirtirken, “Bunu bir rejim değişikliği olarak görüyorum, çünkü şu anda yeni kişilerle konuşuyorum” ifadesini kullandı. ABD Başkanı, İran’la müzakere halinde olduklarını ve İranlıların kendilerine petrol ve doğalgazla ilgili bir hediye gönderdiğini belirterek, “Hediye bugün elimize ulaştı, çok büyük ve kıymetli bir hediyeydi. Onlar (İran) asla nükleer silaha sahip olmayacaklarını kabul ettiler” dedi. ABD askeri 27 Mart’ta Orta Doğu’da olacak Wall Street Journal gazetesi, binlerce ABD deniz piyadesinin 27 Mart’ta Orta Doğu’ya ulaşmasının beklendiğini iddia etti. 27 Mart’ın, ABD Başkanı Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için belirlediği son tarih olması dikkati çekiyor. Kaynaklar, USS Tripoli, USS New Orleans ve 31. Deniz Piyade Biriminden yaklaşık 2 bin 200 deniz piyadesinin, 27 Mart’ta CENTCOM sorumluluk sahasına intikal edeceğini belirtti. Öte yandan, USS Boxer bünyesinde görev yapan 11. Deniz Piyade Sefer Biriminin de birkaç hafta içinde Orta Doğu’ya doğru yola çıkması planlanıyor. New York Times gazetesinin haberinde ise, ABD’li üst düzey askeri yetkililerin, İran’a saldırılar kapsamında bir muharebe birliğinin konuşlandırılması olasılığını değerlendirdiği iddia edildi. Yaklaşık 3 bin askerden oluşan muharebe birliğinin 82. Hava İndirme Tümenine bağlı olduğu aktarılan haberde, bu birliğin İran’ın Harg Adası’nı “ele geçirmek” için kullanılabileceği öne sürüldü. Nükleer santral vuruldu İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD-İsrail’in Buşehr Nükleer Enerji Santrali’ne düzenlediği saldırıda santral sahasına füze isabet ettiğini duyurdu. Saldırıda teknik hasar ya da can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Potansiyel aday Kalibaf ABD yönetiminin, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı “uzlaşılabilir bir figür” ve “potansiyel lider adayı” olarak değerlendirdiği iddia edildi. Politico’nun, ismi verilmeyen Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi, İran’da olası yönetim değişikliği veya diplomatik müzakere sürecinde Kalibaf’ın kilit rol oynayabileceği üzerinde duruyor. Yetkililer, Trump’ın Harg Adası’na saldırmak istemediğini, “yeni liderin Venezuela örneğine benzer bir petrol anlaşması yapmasını umduğunu” öne sürdü. Kimdir? Askeri geçmişi, eski komutanı olması nedeniyle Devrim Muhafızları Ordusu’na yakınlığı, bürokratik deneyimi ve siyasi ağı sayesinde İran’ın en güçlü isimleri arasında yer alan Kalibaf, son günlerde, özellikle ABD ile olası temaslar bağlamında yeniden uluslararası gündemin merkezine yerleşti. Devrim Muhafızları bünyesinde komutanlık yapan ve Hava Kuvvetleri’ni yöneten Kalibaf, Ayetullah Ali Hamaney tarafından polis teşkilatının başına getirilmişti. Daha sonra siyasete geçen isim, Tahran belediye başkanlığı yaptı, 3 kez cumhurbaşkanı adayı oldu. 2020’den beri de Meclis Başkanlığını yürütüyor. Kriz dönemleri ve stratejik karar süreçlerinde etkili isimlerden biri haline gelen Kalibaf’ın, Ali Laricani’nin öldürülmesi sonrası sorumluluk alanını daha da genişlettiği değerlendiriliyor.
Go to News Site