soL Haber
24 Mart 1978 günü Ankara Adliyesi'ndeki görevine gitmek üzere aracına bindiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren yurtsever savcı Doğan Öz, ölümünün 48. yılında anıldı. Boyun Eğmeyen Hukukçular'ın çağrısıyla dün saat 19.00'da Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen anmada, Doğan Öz'ün dostları bir araya geldi. Doğan Öz’ün hayatından ve döneminden anıların aktarıldığı etkinlikte, Doğan Öz'ün hayatını ve suikast sürecini anlatan bir belgesel gösterimi de yapıldı. Ali Rıza Aydın ve Ömer Faruk Eminağaoğlu Gösterimin ardından söz alan Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü, hukukçu Ali Rıza Aydın, yargının günümüzde siyasi iktidarın elinde bir araç haline geldiğine dikkat çekti. Yargı kurumunun gerçek anlamda işlemesi durumunda kadın cinayetlerinin artmayacağını, çocukların istismar edilmeyeceğini, hırsızlık ve yolsuzlukların yaşanmayacağını belirten Aydın, uluslararası hukukun işlemesi halinde Filistin'deki sürecin de yaşanmayacağını ifade etti. Artık hukuksuzluk ve adaletsizliğin hakim olduğu bir düzene geçildiğini vurgulayan Aydın, Doğan Öz'ü toplumcu gerçekçilik gözüyle bakan bir sosyalist olarak tanımladı. Aydın ayrıca, Öz'ün 16 yıllık meslek hayatında dönemi itibarıyla en fazla tayini çıkan savcı olduğunu hatırlattı. Etkinliğin diğer konuşmacısı eski YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) Başkanı, hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu ise yaşananlara basit bir cinayet olarak yaklaşılmaması gerektiğini belirtti. Doğan Öz’ün üzerine gittiği araştırmalar olmasaydı bu olayın yaşanıp yaşanmayacağını soran Eminağaoğlu, asıl meselenin yargının nereye el atmak istediği olduğunu ifade etti. Bağımsız bir yargının varlığının istenmediğini vurgulayan Eminağaoğlu, Doğan Öz'ün bağımsız bir yargıda neler yapılması gerektiği noktasında beklenmedik bir soruşturmaya girdiği için kendisine yöneltilen eylemle hayatını kaybettiğini dile getirdi. İnsanı insan yapan temel özelliklerden birinin vicdan olduğunu, Doğan Öz'ün de beklenti içinde olmadan, evrensel hukukun ve hukukun üstünlüğünün gerektirdiği ne varsa onu yapan bir isim olduğunu belirtti. Günümüzde yargının bağımsızlığının elinden alındığını ve bir tür silah haline getirildiğini söyleyen Eminağaoğlu, iktidarların ayakta kalabilmek için topla tüfekle değil, silah olarak kullandıkları yargıyla hareket ettiklerini, savcılık mesleğinin hak ve özgürlükler yerine iktidar adına namlu olan bir mesleğe dönüştüğünü sözlerine ekledi. Atilla Aşut Konuşmaların ardından konukların söz aldığı etkinlikte gazeteci ve yazar Atilla Aşut, yurtdışına çıktıktan sonra darbeye ve ardından 1977 yılında Ecevit hükümetinin kurulduğu sırada Türkiye'ye döndüğünde tablonun çok kötü olduğunu anlattı. O dönem Doğan Öz'ün de uğradığı Remzi İnanç'ın kitabevinde tanıştıklarını belirten Aşut, Öz'ün ileri, devrimci, tepki gösteren inançlı bir arkadaş olduğunu aktardı. Mart 1978'de ölüm haberini evde televizyondan öğrendiğini söyleyen Aşut, o gün oturduğunu ve doğrudan Doğan Öz'ün adı geçmese de o sürecin birikimiyle ortaya çıkan Gider Ayak adlı şiirini yazdığını belirterek bu şiiri katılımcılara okudu. Ali Rıza Aydın Doğan Öz'ün şiirlerini ve şair yönünü hatırlatırken Yusuf Şaylan da Doğan Öz'e ait bir şiiri seslendirdi. Şaylan, darbelerin bir bellek silme operasyonu olduğunu, devrimcilerin işinin ise bu belleği tazelemek olduğunu ifade etti. Yusuf Şaylan Doğan Öz kimdir 1934 yılında doğan Doğan Öz, Türkiye Cumhuriyeti'nin yurtsever ve devrimci savcılarından biriydi. Görev yaptığı süre boyunca kontrgerilla yapılanması, faşist cinayetler ve devlet içindeki yasadışı örgütlenmeler üzerine cesurca gitti. Özellikle 1970'li yılların sonunda MHP ve Ülkü Ocakları'nın şiddet eylemlerini ve bu eylemlerin devlet içindeki bağlantılarını ortaya koyan kapsamlı bir rapor hazırlayarak dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'e sundu. Bu rapor, kontrgerilla gerçeğini resmi belgelerle ortaya koyan en önemli metinlerden biri olarak tarihe geçti. Hazırladığı bu raporun ve derinleştirdiği Site Yurdu gibi soruşturmaların ardından hedef haline gelen Öz, 24 Mart 1978 tarihinde Ankara'da evinden çıkıp işe gitmek üzereyken ülkücü tetikçi İbrahim Çiftçi tarafından katledildi. Katil zanlısı cinayeti itiraf etmesine ve askeri mahkemelerce defalarca idama mahkum edilmesine rağmen Askeri Yargıtay kararlarıyla beraat ettirildi. Doğan Öz, hukuk mücadelesi ve boyun eğmeyen duruşuyla Türkiye devrimci hareketinin ve aydınlık yargı mücadelesinin unutulmaz isimleri arasında yer almaktadır.
Go to News Site