soL Haber
Hürmüz'de sıkışan, İran'a saldırılarda henüz istediği sonucu alamayan ABD "anlaşma" ve "müzakere görüşmeleri" iddiaları üzerinden çıkış arıyor. Trump'ın ısrarla "görüşüyoruz" dediği İran yönetimi bu çıkışı yalanlamıştı. İsrail basınındaysa Trump'ın İran'a saldırıları sonlandırmak için 15 maddelik bir plan önerisinde bulunduğu ve bunun müzakereleri için de bir aylık geçici ateşkes teklif ettiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonunun adını vermediği İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD’nin "İran ile gerilimi sonlandırmak için 15 maddelik bir teklif hazırladığı" ileri sürüldü. Ayrıca ABD'nin söz konusu anlaşmaya ilişkin müzakerelerin yürütülmesi için bir aylık geçici ateşkes ilan etmeyi planladığı iddia edildi. Haberde, planın, İran'ın nükleer kapasitesinin sonlandırılması, Tahran'ın nükleer silah elde etme girişiminde bulunmayacağına dair taahhütte bulunması, İsfahan, Natanz ve Fordo nükleer tesislerinin devre dışı bırakılması gibi maddeler içerdiği ifade edildi. Ayrıca, İran'ın ülkede uranyum zenginleştirme yapmaması, elindeki yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu Uluslararası Atom Enerji Ajansı'na devretmesinin istendiği öne sürüldü. İddialara göre planda, Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılması, İran'ın füze programının menzili ve miktarı açısından sınırlandırılması, Tahran'ın bölgedeki "vekil güçlere desteğini" kesmesi gibi şartlar da bulunuyor. Bunun karşılığında İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması taahhüt edildi. New York Times (NYT) gazetesi de iki üst düzey yetkiliye dayandırdığı haberinde benzer şekilde 15 maddelik tekliften bahsederek, bu tekliflerin "arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan üzerinden Tahran’a ulaştırıldığına" vurgu yaptı. İran basınında yer alan bazı haberlerde de Tahran'ın kendi şartlarını öne sürdüğü kaydedildi. İran yönetiminin şartları arasında Körfez ülkelerinde yer alan tüm ABD üslerinin kapatılması, saldırılar nedeniyle oluşan hasarın tamamının tazmin edilmesi, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret almasını sağlayacak uluslararası bir düzenlemenin yapılması, saldırıların yeniden başlamayacağına dair güvence verilmesi, Hizbullah güçlerine yönelik İsrail saldırılarının sona ermesi, İran'a yaptırımların kaldırılması gibi maddeler bulunduğu söylendi. Söz konusu şartların bir bölümü geçtiğimiz günlerde İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi tarafından dile getirilmişti. İsrail ve ABD basını görüşme ve müzakere iddialarını öne çıkarıyor Özellikle geçtiğimiz iki gün boyunca hem İsrail basınında hem de ABD basınında İran'ın ABD'yle çeşitli görüşmeler yaptığı haberleri servis ediliyor. Savaş halinde masaya oturup, görüşme yapmak normal karşılansa da, "askeri kaynaklara", "yetkili isimlere" dayandırılan bu haberleri doğrulamak güç. En son CNN'in "iki bölgesel kaynağa" dayandırdığı haberinde, iki ülke arasındaki görüşme isteği tekrarlandı. İran tarafının, ABD ile müzakere sürecinde Trump yönetiminden sadece belirli kişilerle görüşmek istediği aktarıldı. İran'ın müzakere süreçlerini, Trump'ın özel temsilcisi Witkoff veya damadı Kushner yerine ABD Başkan Yardımcısı Vance ile yürütmeyi tercih ettiği öne sürüldü. 23 Mart'ta İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Trump’ın İran ile müzakere yapıldığına ilişkin konuşmasının ardından "ABD ile müzakere yapılmadı" açıklamasında bulunmuştu. İran Devrim Muhafızları da bu sabah benzer şekilde "ABD kendi kendiyle müzakere yapıyor" diyerek iddiaları reddetti. İran 'zaman kazanma çabası' dedi, ABD-İsrail saldırıları sürdü Trump, 25 günlük çatışmayı sona erdirmek için sürdüğünü iddia ettiği müzakerelerde İran’ın iyi niyet göstergesi olarak bir “hediye” sunduğunu ima etmişti. Trump, “muazzam bir değere sahip” olduğunu söylediği bu hediyenin ayrıntılarına girmedi, ancak bunun Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışıyla ilgili olduğunu doğruladı. Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere “Şu anda müzakereler sürüyor” dedi ve Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in de müzakerelere dahil olduğunu belirtti. İran bu adımları "zaman kazanma çabaları" olarak yorumlarken, ABD-İsrail'in İran kentlerine yönelik saldırıları bu süreçte durmadı. Altyapı ve enerji tesisleri ile yerleşim yerleri hedef alınmaya devam edildi. soL, ABD ve İsrail’in İran’a ve Lübnan'a yönelik başlattığı haydutça saldırıyı ilk günden bu yana tüm detaylarıyla takip ediyor. Gün gün ABD-İsrail saldırılarını okumak için haberimize tıklayın.
Go to News Site