soL Haber
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, ülkesinin ABD için “olağanüstü bir tehdit” olduğu yönündeki iddialara Meclis’te yaptığı konuşmayla yanıt verdi. Díaz-Canel, Küba’nın hiçbir ülkeye saldırmadığını belirterek, “ Biz dünyaya asker değil, doktor, öğretmen ve eğitmen gönderiyoruz ” dedi. Küba’nın okuryazarlık kampanyaları ve sağlık programlarını örnek gösteren Díaz-Canel, Latin Amerika’da birçok ülkenin bu model sayesinde okuma yazma bilmeyen nüfusu ortadan kaldırabildiğini ifade etti. Kübalı sağlık ekiplerinin COVID-19 salgını sırasında İtalya başta olmak üzere birçok ülkede görev aldığını hatırlattı. 'Asıl gücümüz insani dayanışma' Küba lideri konuşmasında Küba’nın uluslararası alandaki varlığının askeri değil insani temellere dayandığını vurguladı. Díaz-Canel, Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya kadar uzanan sağlık ve eğitim faaliyetlerinin ülkenin “barışçıl misyonunun” göstergesi olduğunu söyledi. Anti-emperyalizm ve direniş vurgusu Díaz-Canel konuşmasında yalnızca insani faaliyetleri değil, aynı zamanda dış müdahalelere karşı askeri direnci de öne çıkardı. Kübalı güçlerin Venezuela’da müttefik yönetimi savunurken hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ülkenin gerektiğinde silahlı direniş göstereceğini belirtti. Bu vurgu, son dönemde ABD ile artan gerilim bağlamında yapılan “direniş” açıklamalarıyla örtüşüyor. Díaz-Canel daha önce de olası bir dış saldırıya karşı “aşılması imkânsız bir direniş” mesajı vermişti. 'Tercihimiz diz çökmek yerine ayakta ölmek' Konuşmasının sonunda Küba lideri, ekonomik zorluklara rağmen geri adım atmayacaklarını söyledi: Zor zamanlardayız ama bu aynı zamanda bir tercih anıdır. Bu adada bir halkın cesareti belirleniyor: Diz çökerek yaşamaktansa ayakta ölmeyi tercih ederiz.
Go to News Site