BirGün Gazetesi
Erol Köse’yi ilk albümümüzün çıktığı 1986 yılından beri tanır-ım. Hakan Rullas ve Murat Akkaya ile beraber kurdukları Komedi Dans Üçlüsü o zamanlar tek televizyon kanalı olan TRT eğlence programlarının vazgeçilmez üçlüsüydü. Günün popüler şarkılarından oluşan kısa potpuriler yaparlar ve onu komik koreografilerle süslerlerdi. Erol Köse bu üçlü arasındaki en dikkat çeken figürdü. Charlie Chaplin bıyıkları ve kıyafetiyle grubun en sevimlisiydi desem yanlış olmaz. 90'lı yılların ortasında dağılan grubun diğer üyeleri yanlış bilmiyorsam yaşamlarını İzmir’de sürdürüyorlar. Murat taksi şoförlüğü yapıyor Hakan da başarılı bir reklamcı. Asıl mesleği doktorluk olan Erol Köse 1990’lı yılların ortasından itibaren yapımcılığa soyundu ve de ne olduysa ondan sonra oldu. O sevimli ve sempatik adam gitti yerine kavgacı, dedikoducu ve uzlaşması neredeyse imkânsız birisi geldi. Ayna, Gülşen, Atilla Taş, Nihat Doğan, Nez, Hilal Cebeci, Hande Yener, İbrahim Tatlıses, Mustafa Sandal, Petek Dinçöz, Bengü, Rober Hatemo, Burcu Güneş, Kutsi gibi Türkiye’nin en ünlü isimleriyle çalışan Erol Köse yukarıda saydığım özellikleri nedeniyle magazin basınının vazgeçilmezleri arasına girdi. Sanırım hiç kimse, hatta kendisi bile böyle bir sonu tahmin etmiyordu. Benim Erol Köse ile tanışıklığım ve arkadaşlığım onun Komedi Dans Üçlüsü’nde yer aldığı döneme denk geldiği için onu televizyonlarda bağırıp çağırırken, sanatçılarını aşağılarken görmek hep üzmüştü beni. Eminim ki yalnız olduğu, kendisiyle baş başa kaldığı zamanlarda o da bunun bir muhasebesini yapmıştır. Erol Köse’nin yapımcılığı dönemi ve sonrasında yaptıkları kadar onun trajik ölümünün ardından yazılanlar, çizilenler, konuşulanlar da üzdü beni. Sosyal medya paylaşımları sonucu bir kesim “ölünün arkasından konuşulmaz" derken, bir kesim de sanatçılara yapılan tacizler, hakaretler ve kötülükler karşısında bu yazılanların konuşulanların az bile olduğunu söyledi. Bilemiyorum keşke böyle olmasaydı. Erol Köse de Komedi Dans Üçlüsü ile birlikte bizleri neşelendiren, güldüren sevimli bir figür olarak kalsaydı. Bu arada zaman zaman yazılarımda özel televizyon ve radyoların olmadığı dönemlerden söz ediyorum. Eminim ki birçok genç okuyucu bunu gözünde canlandırmakta zorlanıyordur. Bugün yani 26 Mart Perşembe günü MÜYORBİR (Müzik Yorumcuları Meslek Birliği)'nin düzenlediği panelde 45’lik plaklardan dijital platformlara uzanan kültürel ve sektörel değişimi konuşmak için Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde saat 14.00'da toplanacağız. Müziğe ve sektöre meraklı dinleyicileri mutlaka bekleriz. İzzet Öz’ün moderatörlüğünde gerçekleşecek olan bu panel ücretsiz. Konuşmacı olarak da yorumcu-sanatçı Nükhet Duru, besteci-söz yazarı-yorumcu Bora Öztoprak, aranjör Erdem Kınay ve yapımcı Ahmet Çelenk o günlerden bugünlere geliş sürecimizi ve yaşadıklarımızı anlatacaklar. Sizleri bilmem ama ben orada olacağım. Kalın sağlıcakla…
Go to News Site