soL Haber
Basın meslek örgütleri İsmail Arı, Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ ve daha birçok gazetecinin tutukluluğuna karşı Ankara’da bir araya geldi. BirGün Gazetesi Ankara Temsilciliği önünde düzenlenen eylemde "Özgür basın susturulamaz", "İsmail çıkacak, yine yazacak" ve "Hakikat çıkacak, yine yazacak" sloganları atıldı. Eylemde konuşan BirGün Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir, basın özgürlüğüne ağır bir darbe vurulduğunu belirterek süreci şu sözlerle aktardı: "İsmail Arı’nın 'tek suçu'nun gazetecilik olduğunu biliyoruz. Türkiye İsmail’in kaleminden kamu kurumlarındaki yolsuzlukları, usulsüzlükleri, çift maaşlı bürokratları, haksız kazançları, hileli ihaleleri, örtbas edilen suçları, torpili, istismarı, rüşveti ve çok sayıda skandalı okudu. Ağır baskı altındaki gazeteciliğin ayakta durabilmesinin tek yolu, halkın demokrasiye ve basın özgürlüğüne sahip çıkan iradesidir. İsmail Arı’nın, Alican Uludağ’ın, Merdan Yanardağ’ın ve diğer tüm tutuklu gazetecilerin özgürlüklerine kavuşması için dayanışmanın büyütülmesi zorunlu ve artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Sessizlik ve sansür, demokrasiyi öldürür." 'Gazeteciler düşman değildir, bu hukuktan vazgeçilmelidir' On bir basın meslek örgütünün ortak açıklamasını Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu okudu. Tartanoğlu, İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın ifadeye çağrıldıklarında her zaman hazır bulunmalarına rağmen operasyonla gözaltına alınmalarının kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: "Arı, Meclis’te birçok siyasi tarafından gazetecileri hedef almayacağı söylenen TCK 217/A yani 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan tutuklanmıştır. 'Halkı yanıltıcı bilgiyi' hangi haberi ile yaymaya çalışmıştır? Bu haber ne zaman yapılmıştır? Dezenformasyon Yasası çıkarken Meclis'te; 'Bu, gazetecileri ilgilendirmiyor, haberi engelleyen bir durum yok' yönünde açıklamalar yapan iktidar milletvekilleri bu tutuklamalar hakkında ne düşünüyor?" Soruşturma süreçlerinde suç vasfının değiştirilmeye çalışıldığını kaydeden Tartanoğlu, "Meslektaşlarımızın haberleri ve yorumları suç unsuru gibi gösterilmiş ve tutuklamaya gerekçe olacak şekilde yorumlanarak özgürlüğü kısıtlayıcı kararlara imza atılmıştır. Gazeteciler düşman değildir. Bu düşman hukukundan vazgeçilmelidir. Habere, haberciye saygı gösterilmelidir" ifadelerini kullandı. İsmail Arı’dan mektup: 'Kurt kuzuyu yemeye karar vermişti' Tutuklu bulunan BirGün muhabiri İsmail Arı da cezaevinden kaleme aldığı mektupla yaşadığı süreci detaylarıyla anlattı. Emniyet'teyken yeni suçlamalarla karşılaştığını aktaran Arı, şöyle yazdı: İfade tutanağını avukatım ile imzaladım. Ancak tam ifade odasından çıkmaya hazırlanırken savcı beyin iki yeni tweet gönderdiği söylendi. Sonra bir tane daha tweet yolladı. Hukuksuz bir şekilde ifade işlemi yeniden başladı. Eee ne de olsa kurt kuzuyu yemeye çoktan karar vermişti. Arı, maruz kaldığı kötü muameleyi ise şu sözlerle paylaştı: Üst aramam yapıldı ve pantolonumu indirip eğilip kalkmam istendi. Ancak ben bunu kabul etmedim. 'BEN GAZETECİYİM' dedim. Saatlerce nezarethanede bekletildim. Nezarethaneyi benim için açıp ışıklarını yaktılar. Sadece tutulduğum nezarethanede değil, bayram günü tüm nezarethane koridorunda da tek başınaydım. Sanırım benden başka bayramda gözaltına aldıkları kimse olmamıştı. (...) Gece geç saatlerde cezaevine teslim edildim, işlemlerim yapıldı ve pislik içindeki geçici koğuşta bir gece geçirdim. Cezaevine girerken montuma el konulduğu için oldukça zor bir gece geçirdim. Sabah sayımının ardından işlemlerim tamamlandı ve koğuşuma gönderildim.
Go to News Site