soL Haber
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar ve bölgedeki gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. İran'a yönelik saldırıları eleştiren Erdoğan, konuşmasında "siyonizme" işaret ederken ABD'nin adını bir kez bile anmadı. Öte yandan Erdoğan, Türkiye'nin doğru bir politika izlediğini öne sürerek, "Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin, milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamdediyor, 'İyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor.' diyorlar" iddiasında bulundu. 'Türk ya da Farsi olmamızın ne farkı var?' Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katılan Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. "Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor" diyen Erdoğan, şöyle konuştu: 27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farsi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Bakınız tüm samimiyetimle soruyorum, mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi?" "Türkiye'nin kardeşleri ve komşuları arasında ayrım yapmayacağından ve kardeşlerinin acılarına seyirci kalmayacağından herkesin emin olması gerektiğini" öne süren Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları, kötü günde yalnız bırakmayız. Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlar karşısında son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, siyonizmin bölgemizi hedef alan 'böl, parçala, yönet' planlarına lojistik destek verecek her türlü eylem ve tartışmayı reddediyoruz. Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor, Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor." 'Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız' Erdoğan, Türkiye'nin, bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu öne sürdü ve "Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız" dedi. Erdoğan, "Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek, aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" iddiasında bulundu. Erdoğan iddialarına şöyle devam etti: "Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin, milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamdediyor, 'İyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor.' diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız." Rezil bildiriye de imza atmışlardı Öte yandan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 12 ülke, geçtiğimiz haftalarda Suudi Arabistan'da düzenlenen ve kamuoyuna "Arap ve İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısı" diye duyurulan zirvede rezil bir bildiriye imza atmıştı. Dışişleri Hakan Fidan'ın imzaladığı bildiride ABD’nin adı bir kez bile geçmemiş ve sanki savaşı İran başlatmış gibi sürekli Tahran yönetimini hedef alınmıştı. İran’ın bölgedeki ABD üslerini ve stratejik noktaları vurması kınanmış, İran’a saldırıları durdurma ve "iyi komşuluk" ilkelerine uyma çağrısı yapılmıştı. Hükümet, bildirinin ardından “Bizim çabalarımızla İsrail’le ilgili bir cümle eklendi” söylentisi yayarak tepkileri yumuşatmaya çalışmıştı fakat kriz aşılamamıştı. Üzerinden uzun süre geçmesine rağmen, İngilizcesi siteye konulan bildirinin Türkçesi halen Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yayımlanmış değil. Öte yandan Erdoğan gibi Fidan da yaptığı açıklamalarda ısrarla savaşı başlatan ABD’nin adını ağzına almamayı sürdürüyor.
Go to News Site