Milliyet Yazarlar
TEDMEM’in araştırmasına göre 24-35 yaş arası her iki üniversite mezunundan biri işsizmiş. Şaşırdık mı? Hayır! Peki, çalışan o her iki kişiden biri nasıl bir işte çalışıyor? Öğrenim gördüğü bir alanda mı görev yapıyor, asgari ücret ya da daha az bir maaşa mı razı olmuş yoksa başarılı bir kariyer yapacağı ve iyi bir geleceği olan işe mi sahip? Bu konular üzerinde çok daha detaylı araştırmaların yapılması gerekiyor. Yapılmalı ki gelecekte de böylesi bir tabloyla bir daha karşılaşmayalım. Aslında aklın yolu bir. “Peki o nedir?” sorusunun cevabı da çok net: İnsan gücü planlaması ve istihdam odaklı bir eğitim, erken yönlendirme, en önemlisi de akademik ağırlıklı eğitim yerine mesleki eğitim odaklı nitelikli bir eğitim. Sınav, dershane ve diploma odaklı eğitim sadece bizde değil, dünya genelinde iflas etti. Gelişmiş ülkeler bunun farkına çok erken vardı ve kendilerine ona göre bir yol haritası çizdi. Bizim diploma açlığımız ise henüz hâlâ körelmiş değil! Çok, daha çok diploma edinmekten hâlâ vazgeçmedik, hâlâ bıkmadık… Diploma açlığı Diploma obezi olduk ama hâlâ diplomaya doyamadık. 30 yaş altı hemen herkesin cebinden diploma fışkırıyor. Bırakın ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteyi; master ve doktora diplomaları da havalarda uçuşuyor. Çoğu da işsiz ama yine de hâlâ herkes diploma peşinde! Diploma deyip geçmeyin. Olduğunda bir işe yaramasa da olmadığında önünüzdeki en büyük engel odur. Sizi eleştirmek ya da elemek için argüman arayanlar için diplomasızlık en etkili değersizleştirme unsuru. “Keşke diploman olsaydı” diye başlayan konuşmalar uzadıkça uzar, okumadığınız için kendinizi yer bitirir, çocuklarınızın okuması için her türlü fedakârlığı ve dayatmayı yaparsınız. Diplomaya olan aşırı ilgi biraz da bu yüzdendir. Sanki olduğunda bir işe yarıyormuş gibi!.. Eskiden okumayanlar bin pişmandı, şimdi okuyanlar; ama hâlâ diplomaya olan ilgi azalmış değil! Nedeni de çok basit. Yılda 10 milyar doları aştığı söylenen sınav sektöründen nemalananlar kim, ona bakmak gerekir! Bu işin kazananları kim? Ülkemiz mi, öğrenciler mi, veliler mi, kalifiye eleman arayanlar mı yoksa yarış temposunu sürekli yükseltenler mi? Yükseltiliyor da ne oluyor? Akademik başarı mı artıyor, öğrencilerin aldığı diploma bir işe mi yarıyor, aileler yaptıkları fedakârlığın karşılığını alabiliyor mu, çocuklarımız mutlu mu?.. Keşke her soruya gönül rahatlığıyla evet diyebilseydik… Sınav odaklı eğitim sistemini, üretim ve istihdam odaklı eğitim sistemine dönüştüremediğimiz sürece üzülmeye, dünden bugüne olduğu gibi daha onlarca yıl devam ederiz! İstediğimiz bu mu? Hayır, hayır, hayır! Peki o zaman bu çırpınışlarımız niye?.. Sonuç odaklı eğitim! Eskiden “Bir işe başlarken sonunu görmek gerekir” denilirdi. Şimdi bir adım daha öteye gidildi. “Başlanması, en iyi şekilde sonuçlanması yetmez, sürdürülebilirliği çok daha önemli” şartı koşulmaya başlandı. Haksızlar mı? Kesinlikle hayır! Gelinen nokta ortada: Çocuklarımız ve ebeveynleri ellerinden geleni yaptı, en zor sınavlar kazanıldı, en iyi okullardan mezun olundu; diplomaysa diploma, yabancı dilse yabancı dil, ne istendiyse fazlasıyla yerine getirdiler ama şu an işsizler! İstediğimiz bu muydu? Hayır, hayır, hayır! Peki o zaman hâlâ bu sistemi uygulamadaki ısrarımız niye? Diğer konular bir yana eğitimde ne istiyorsak hep tam tersini mi yapıyoruz? Öğretmeninden öğrencisine, velisinden cumhurbaşkanına, eğitime yön verenlerden işverenlere kime sorsanız bu gidişattan ve bugün gelinen noktadan hiçbiri memnun değil. Peki o zaman niye hâlâ değişen bir şey yok? Eğitimin, dolayısıyla da çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinin önemli olduğunu dile getirmeyenimiz; işsizlikten rahatsızlık duymayanımız var mı? Arasanız da bulamazsınız ama geldiğimiz nokta da ortada. Kabahatli arayarak, suçu birbirimizin üzerine atarak ya da “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” diyerek bu işten kurtulamayız… Çocuklarımız işsizken, mutsuzken, gelecekten umutsuzken “bu bizim sorunumuz değil” diyerek bir kenara çekilemeyiz. Özetin özeti: Eğitimde sorun varsa her yerde sorun vardır! Ne olur artık bunu görelim, anlayalım ve ona göre hep birlikte yeni bir yol haritası çizelim…
Go to News Site