soL Haber
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Türkiye’nin İran'ı hedef alan savaştan “etkilenmemesinin mümkün olmadığını” söylemiş ve emekçileri hedef alan yeni bir saldırının kapısını aralamıştı. Bu kapının açılması uzun sürmedi. Bloomberg ’in haberine göre, Merkez Bankası'nın altın rezervlerinde 13 Mart haftasında yaklaşık 6 ton, 20 Mart haftasında ise 52,4 tonluk bir gerileme görüldü. Böylece bankanın altın rezervi toplamda 821 tondan 772 tona kadar çekildi. Bu düşüş, Ağustos 2018’den bu yana görülen en büyük haftalık düşüş oldu. Düşüşün bir kısmının doğrudan satışlardan, büyük bir kısmının ise Londra üzerinden yürütülen swap işlemlerinden kaynaklandığı bildiriliyor. Merkez Bankası’nın Londra’da altın karşılığı döviz swap işlemlerine başladığı ve bu yolla piyasaya döviz ile TL likiditesi sağladığı kaydediliyor. Bu hamlenin yaklaşık 8 milyar dolar büyüklüğünde olduğu hesaplandı. Türkiye’nin elinde hâlâ 100 milyar dolardan fazla altın bulunuyor. Bunun yaklaşık 30 milyar dolarlık kısmı İngiltere Merkez Bankası’nda tutuluyor. Döviz müdahaleleri 41 milyar doları buldu Savaşın etkisi sadece altın rezervleriyle sınırlı kalmadı. Türk lirasını desteklemek amacıyla yapılan döviz satışlarının da hız kazandığı görülüyor. 27 Şubat ile 19 Mart arasındaki üç haftalık dönemde 26 milyar dolar, takip eden günlerde ise 15 milyar dolar daha satış yapıldığı hesaplanıyor. Toplam döviz çıkışının 41 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Neden önemli? Merkez Bankası'nın rezervleri tükendikçe Türk lirasının üzerindeki baskı artıyor. Bu durum iğneden ipliğe her şeye yeni zamlar gelmesi, akaryakıt ve gıda fiyatlarının katlanması ve dolayısıyla halkın alım gücünün hızla erimesine yol açıyor. Ayrıca swap adı verilen takas işlemleriyle borçlanarak yapılan bu hamlelerin maliyeti ve faizi, daha yüksek vergiler ve artan borç yükü olarak yine emekçilerin sırtına yükleniyor.
Go to News Site