Gazze için ilk toplantı

Gazze için ilk toplantı

Gazze’de kalıcı barışın sağlanması amacıyla kurulan Gazze Barış Kurulu, ilk resmi toplantısını 19 Şubat’ta ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleştiriyor. İsviçre’nin Davos kentinde imzalanan Gazze Barış Kurulu Şartı’nın ardından hayata geçen kurulun bu ilk toplantısında Türkiye’yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek. Uluslararası toplumun Ortadoğu’da sürdürülebilir barış için attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendirilen kurul, Gazze’deki krizin siyasi ve insani boyutlarına kurumsal bir çerçeve kazandırmayı hedefliyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın, söz konusu toplantıda yapacağı konuşmada Türkiye’nin krizin başlangıcından bu yana üstlendiği “aktif ve yapıcı rol” öne çıkarılacağı belirtildi. Desteği anlatacak Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, konuşmasında Filistin sorununun çözümüne yönelik çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bu doğrultudaki girişimlere desteğini ifade edecek. Fidan, İsrail’in ateşkes ihlallerine ve insani yardımların kesintisiz ve yeterli miktarda ulaştırılmasını engellemeye yönelik uygulamalarına son vermesi gerektiğini vurgulayıp, Türkiye’nin Gazze’de insani yardım sağlamayı sürdüreceğini ve yeniden imar faaliyetlerine katkı sağlamaya hazır olduğunu kaydedecek. Türkiye’nin, Gazze’de Filistin halkının haklarının korunmasını ve güvenliğinin sağlanması için oluşturulacak uluslararası mekanizmalarda yer alma iradesini yineleyecek olan Fidan, Batı Şeria’da İsrail’in baskılarına, artan yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yerleşimci şiddetine karşı bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayacak. Fidan, ayrıca Türkiye’nin iki devletli çözüm perspektifine yönelik desteğini de teyit edecek. Türkiye kurucu üyeler arasında Gazze Barış Kurulu’nun kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye, aynı zamanda Gazze Yürütme Kurulu’nda da temsil ediliyor. 23 Eylül 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu önde gelen 8 Müslüman lider, ABD Başkanı Donald Trump’la Gazze’de ateşkesin ve barışın sağlanması amacıyla bir görüşme yapmış, ardından da Trump, bir Barış Planı açıklamıştı. 13 Ekim 2025’te düzenlenen Şarm el-Şeyh zirvesinde ise Türkiye, ABD, Katar ve Mısır tarafından imzalanan ortak bildiriyle, ateşkesin sağlandığı duyurulmuş, ateşkes, Barış Planı’nın ilk aşamasını oluşturmuştu. 14 Ocak’ta Gazze’nin yönetimini üstlenmek üzere 15 Filistinli teknokratın yer aldığı Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin oluşturulduğu açıklanmış, aynı gün, Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçildiği duyurulmuştu. 16 Ocak’ta Barış Kurulu’nun oluşturulması ve ilgili organlarda yer alacak isimler açıklanmış, bu kapsamda Barış Kurulu, Yürütme Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi, Gazze Yürütme Kurulu ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi kurulmuştu. Fidan, 22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos şehrinde düzenlenen imza törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen katılarak Barış Kurulu Şartı’nı imzalamıştı. Etnik temizlik çağrısı yaptı İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ülkesinde yapılacak seçimler öncesinde, gelecek hükümete, işgal altındaki Batı Şeria’da “göçü teşvik etme” adı altında Filistinlilere yönelik etnik temizlik çağrısı yaptı. “Devrimi tamamlamalı ve Arap terörist devleti fikrini ortadan kaldırmalıyız” diyen aşırı sağcı Bakan, İsrail’le Filistin Yönetimi arasında 1990’larda imzalanan Oslo Anlaşmalarını iptal etmek için çalışacağını sözlerine ekledi. Bennett’ten küstah sözler İsrail eski başbakanı Naftali Bennett, Büyük Amerikan Yahudi Örgütleri Başkanları Konferansı’nda iç ve dış siyasete dair değerlendirmeler yaparken, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında “Türkiye’nin yeni İran olduğunu” öne süren Bennett, “(Cumhurbaşkanı) Erdoğan, İsrail’i kuşatmak isteyen sofistike ve tehlikeli bir düşmandır” iddiasında bulundu. Ankara’nın bölgedeki etkisinin görmezden gelinemeyeceğini dile getiren Bennett, Türkiye’nin Katar ve Suriye ile olan ilişkisine ve Gazze Barış Kurulu’ndaki rolüne işaret ederek, Ankara’nın liderliğinde İsrail’e karşı yeni bir “Müslüman Kardeşler” ekseni oluşturduğunu ileri sürdü. Bennett, Türkiye’nin Pakistan’ın nükleer desteğine sahip olduğunu ve Suudi Arabistan’ı da İsrail’e karşı kışkırttığını iddia etti.

Dendias anlaşmalara ‘Türkiye şartı’ koyacak!

Dendias anlaşmalara ‘Türkiye şartı’ koyacak!

Yunanistan merkezli “in.gr” internet sitesinin haberine göre, söz konusu doktrinin amacı, Yunanistan’ın satın aldığı büyük silah sistemlerinin Türkiye’ye de satılamamasını sağlamak. Sitenin haberinde, Dendias’ın, özellikle Deniz Kuvvetleri’nin yeni denizaltı alımı konusunda yapacağı muhtemel sözleşmelere yazılı bir madde ekleyerek, Yunanistan’ın bundan sonra satın alacağı sistemlerin Türkiye’ye satılamamasını sağlamak istediği kaydedildi. Dendias’ın bu hamlesinin, Almanya’nın hem Yunanistan hem de Türkiye’ye “Tip 214” denizaltıları satmasından kaynaklanan hayal kırıklığı öne sürülüyor. İknaya çalışmış Söz konusu internet sitesinin haberine göre Dendias, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Almanlarla görüşmelerinde bu konuyu defalarca gündeme getirmiş ve “Ankara’ya teslim olmamaları” konusunda ikna etmeye çalışmış. Temmuz 2022’de Atina’yı ziyaret eden dönemin Almanya dışişleri bakanı Annalena Berbock ile yaptığı görüşmede konuyu dile getiren Dendias, “Bu denizaltılar, Doğu Akdeniz’deki güç dengesini, NATO üyesi olmasına rağmen Yunanistan’a savaş tehdidinde bulunan bir ülke lehine değiştirme riski taşıyor” ifadelerini kullanmış. Dendias Ekim 2020’de de, dönemin Almanya, İspanya ve İtalya dışişleri bakanlarına mektup göndererek, Türkiye’ye silah ambargosu uygulamaları çağrısında bulunmuştu. Yunanistan yeni denizaltı alımı için başlattığı arayışa Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Güney Kore, İsveç ilgi gösteriyor. Ancak Atina, bunun için “Türkiye şartı”nın yanı sıra yerli savunma sanayini güçlendirmek amacıyla her programda Yunan şirketlerinin yüzde 25 oranında katılımını şart koşuyor.

Ramazanda fiyata dikkat

Ramazanda fiyata dikkat

Ramazanın gelmesiyle gıda piyasasında yaşanan dalgalanmalara karşı uzmanlar, alışverişte dijital karşılaştırma araçlarının ve sıkı denetimlerin önemine dikkat çekiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, 28 Ocak –12 Şubat 2026 tarihleri arasında market fiyatlarını incelediklerini,baktıkları 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı olduğunu belirtti. Bayraktar, şöyle devam etti: İlginizi Çekebilir “15 günlük süreçte markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42.9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32.1 ile marul, yüzde 27.4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9.6 ile yeşil mercimek oldu. Bunu yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8.3 ile nohut, yüzde 7.8 ile kuru soğantakip etti.” Vatandaşlara uyarı Bayraktar, aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimine de dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Birliğimizce, Ankara’da aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün, 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Aynı markanın aynı gramajda ürünün, farklı marketlerdeki fiyatında, ayçiçek yağında yüzde 68.3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26.3, sütte yüzde 22.5 ve yoğurtta yüzde 19.9 oranlarında değişimler görülüyor. Ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken, taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmeli. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalı.” Dana kıymada kanatlı eti, sucuktaboya Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit - tağşiş yapılan gıdalar listesini güncelledi. Listeye 54 yeni ürün daha eklendi. Bakanlık, gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan markaları ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ internet adresinden açıklıyor. Sitede ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ ile ‘Taklit ve Tağşiş Yapılan Gıdalar’ başlıkları altında firmalar, markalar ve ürünler yer alıyor. Listeye 6’sı sağlığı tehlikeye düşürecek ürünler ile birlikte toplam 54 yeni ürün daha eklendi. Listede kıyma, zeytinyağı, tereyağı ve sucuk gibi ürünler yer aldı. Son testlerde, bazı markaların ‘dana kıyma’ ibaresiyle sattığı üründe kanatlı eti tespit edildi. Ayrıca bazı markaların ‘sucuk (dana)’ ibaresiyle sattığı üründe gıda boyası olduğu belirlendi. ● DHA 50 binden fazla fiyat aynı yerde TÜBİTAK tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası işbirliğiyle geliştirilen ‘Market Fiyatı’ uygulaması vatandaşlar için kolaylık sağlamaya devam ediyor. Uygulama, Android ve iOS platformları üzerinden ücretsiz indirilebiliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, uygulamanın 50 bine yakın ürünün fiyat bilgisini tek platformda buluşturduğunu belirterek, “Doğru ve hızlı karşılaştırma imkânı sunuyor. Mobil uygulamamız, barkod okuyucu özelliğiyle market rafında anında fiyat karşılaştırması yapılmasına da imkân sağlıyor” dedi. Öte yandan Bakan Kacır İstanbul’da yapay zekânın geleceğinin ele alındığı ‘Generation Next Summit’e katıldı. Zirveye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz video konferansla katılırken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da bir konuşma yaptı. Bakan Kacır, “2030’a dek 10 milyar dolarlık veri merkezi ve yapay zeka yatırımını harekete geçireceğiz. Ülkemizi dünyanın önde gelen dijital üsleri arasına taşıyacağız” derken Bakan Işıkhan ise, “Ülke olarak yapay zekâ, dijital teknolojiler, teknoloji endüstrisi ve geleceğin tüm yenilikçi fikirlerin kaptan köşkünde olmamız gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.

Hastalığını saklayan kocaya 10 ay hapis

Hastalığını saklayan kocaya 10 ay hapis

HABER MERKEZİ - İstanbul’da E.K, iki hastanede 8 Aralık 2022 ve 3 Ocak 2023’te yaptırdığı testlerde “HIV pozitif” olduğunu öğrendi. Tedaviye alınan ve ilaç kullanmaya başlayan E.K, hastalığını karısından saklayarak 26 Şubat 2023’te evlendi. Kendisini ilaç kullanırken gören eşine, enfeksiyon nedeniyle aldığını söyledi. K.K’nin evde temizlik yaptığı sırada eşinin ilaç kutuları ile kıyafetinin cebinde “Hepatit B aşısı yapılması uygundur” yazılı bir not bulması üzerine E.K, ilaçları çantaya arkadaşının koyduğunu söylese de eşi ile tekrar test yaptırdı ve sonucu HIV pozitif çıktı. İlginizi Çekebilir Öldürmeye teşebbüs Evlilik tarihinden önce belirlenip tedavisine başlanan E.K’nin, bunu eşinden sakladığı gerekçesiyle hakkında “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Negatife döndü Çiftin Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde ayrıca açılan boşanma davası sürerken İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi ise müştekinin yeniden yapılan laboratuvar testinde HIV virüsü testinin negatif çıktığını belirtti. Sanık E.K’nin üzerine atılı suç vasfının değiştiğini belirten mahkeme, sanığa “kadına karşı kasten yaralama” suçundan 10 ay hapis cezası verdi.İstanbul Barosu avukatlarından Fatih Karamercan,“Eşin hastalığını gizleyerek eşine hastalık bulaştırması, tek başına bir boşanma sebebidir” dedi. Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nafiz Koçak ise, HIV testinin negatife dönmesi konusunda şu bilgileri verdi: Anti-HIV (Antikor) ömür boyu pozitif kalır. P24 antijeni negatifleşebilir. Viral Yük (HIV-RNA) tedavi ile belirlenemeyen seviyeye düşer.

‘Tropikal’ kâbus

‘Tropikal’ kâbus

İngiltere Ekoloji ve Hidroloji Merkezi’nin (UKCEH) araştırmasına göre, Avrupa’ya özgü olmayan bulaşıcı tropikal hastalıklar, küresel ısınma nedeniyle artık yaşlı kıtada hayatı tehdit ediyor. Bu hastalıkların başını chikungunya, dang humması ve zika virüsü gibi istilacı Asya kaplan sivrisineklerinden bulaşan enfeksiyonlar çekiyor. Avrupa’da küresel ısınma oranının global ölçeğin iki katı olduğu, chikungunya virüsünün kıtada 29 ülkeye yayılabileceği bildirildi. İlginizi Çekebilir Bulaşma eşiği Çalışma, tropikal hastalıkların bulaşması için eşik sıcaklığın 13 - 14 derece olduğunu ortaya koydu. Bu da İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan’da enfeksiyonların yılda altı aydan fazla; Belçika, Fransa, Almanya, İsviçre ve diğer Avrupa ülkelerinde ise yılın üç ila beş ayı görülebileceği anlamına geliyor. Söz konusu enfeksiyonların küresel ısınmanın devam etmesiyle Avrupa’nın kuzeyine yayılmasının da an meselesi olduğu, şiddetli ağrılara neden olan chikungunya virüsünün çocuklarda ve yaşlılarda ölüme yol açabildiği belirtildi. ‘Soğuk hava engelliyordu’ Tropikal bölgelere seyahat edenlerle taşınan hastalıkları yayan Asya kaplan sivrisineklerinin aktivitesini daha önce Avrupa’nın soğuk kışlarının durdurduğu ama artık vakaların artacağı belirtildi. Öyle ki geçen yıl Fransa’da 800 chikungunya vakası görülmüş. Dünya Sağlık Örgütü’nden Dr. Diana Rojas Alvarez de “Yeni araştırma, Avrupa’da tropikal hastalıkların bulaşmasının zamanla daha belirgin hale geleceği uyarısında bulunuyor. Chikungunya yıkıcı bir hastalık, mağdurlar beş yıl sonra bile ağrı çekiyor” dedi. ‘Gözetim sistemleri kurulmalı’ Avrupa’da Asya kaplan sivrisineğinin kontrol altına alınabileceğini belirten uzmanlar, “Sivrisineklerin ürediği durgun suların ortadan kaldırılması için toplumu eğitmek ve sağlık yetkililerinin gözetim sistemleri kurması çok önemli. Bireysel olarak da uzun, açık renkli giysiler giymek ve sivrisinek kovucu kullanmak ısırıkları önler” dedi. İngiltere Ekoloji ve Hidroloji Merkezi’nden Sandeep Tegar, “Tropikal hastalıkların bulaşma aylarını ve sivrisineklerin konumlarını belirlemek, yetkililerin harekete geçmesine yardımcı olur” diye konuştu.

Rapor tamam sıra yasada

Rapor tamam sıra yasada

Evrin Güvendik - TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu dün Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında, raporu oylamak üzere son toplantısını gerçekleştirdi. 50 komisyon üyesinin tam kadro hazır bulunduğu toplantıda rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Rapor Meclis Başkanlığı’na sunulacak, ardından da raporda yer alan öneriler doğrultusunda sürecin hukuki altyapısı için yasal düzenlemeler hazırlanacak. İlginizi Çekebilir ‘Tarihi bir dönem’ Kurtulmuş, açış konuşmasında “Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlenmiştir” dedi. Komisyonun “toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini” rapor haline getirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, bunun çatışma çözümleri konusunda uluslararası literatürde “Türkiye Modeli” olarak tanımlanacağına inandığını söyledi. Kurtulmuş, yeni anayasa çağrısında da bulundu. Rapordaki önerileri Raporda öne çıka tespit ve önerilerden bazıları şöyle: ■ Silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması, adalet duygusunu zedelemeyen bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır. Eğitim, istihdam, psikososyal destek, yerel kalkınma programları ve sivil toplumla iş birliği bu sürecin ana hatlarını oluşturmaktadır. Tutuksuz yargılama ■ AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir. Tutuksuz yargılamanınesas alınmasına özen gösterilmelidir. Kayyum önerisi ■ Belediye başkanının kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir. ‘Türkiye mutabakatı’ AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül: AK Parti olarak bu topraklarda yaşayan herkesin eşit, birinci sınıf vatandaş olduğu vurgusu ve yaklaşımı bizim en temel yaklaşımımızdır. Ortaya çıkan rapor ve bu çaba bir Türkiye mutabakatıdır, bir Türkiye uzlaşısıdır. ‘Lafta kalmamalı’ CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: Bugünden sonra asıl soru şudur: Bu rapor yaşama geçecek midir? Bugüne kadar sadece sözde kalan demokrasi, toplumsal barış, hukuk devleti, adalet, anayasa, AİHM kararları artık yaşama geçecek midir? Bu rapor, lafta ve rafta kalmamalıdır. ‘Af mahiyetinde değil’ MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay: Bu çalışma af mahiyetinde değildir. Bu rapor uluslararası literatürde “Türkiye modeli” olarak anılacak yerli ve millî bir çözüm iradesinin belgesidir. Bir taviz süreci değildir. DEM’in itirazları DEM Parti “kabul” oyu kullansa da itirazlarını ve şerhini toplantıda dile getirdi. İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, “Terörsüz Türkiye”yerine “Barış ve Demokratik Toplum” ifadesinin kullanılmasıgerektiğini söyledi. DEM Parti, Kürt meselesinin terör kavramı üzerinden tanımlanamayacağını savundu.Partilerin şerhleriraporun ekinde yer alacak. ‘Ayrı bölge değil, yerel demokrasi’ İmralı Heyeti’nin16 Şubat’taPKK elebaşı Abdullah Öcalan’la yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamasına göreÖcalan, özetle şunları söyledi: “Demokratik cumhuriyete entegrasyon Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli. Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı. Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Ayrı devlet, bölge demiyorum.” 6.5 ayda 88 saatlik mesai İlk toplantısını 5 Ağustos 2025’te yapan komisyon dün 21. toplantı ile çalışmalarını noktaladı. Dört kez kapalı toplantı yapıldı. Bu toplantılarda İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile MİT Başkanı dinlendi. Komisyondan AK Parti, MHP ve DEM Partili üç üye 24 Kasım 2025’te Abdullah Öcalan’la görüştü. Toplam 88 saat mesai harcayan komisyonun çalışmaları kapsamında 4 bin 199 sayfa tutanak tutuldu. 47 oyla kabul edildi 50 üyeli komisyonda rapor AK Parti, CHP, DEM Parti, MHP, Yeni Yol, HÜDA Par, DSP’den 47milletvekilinin oylarıyla kabul edildi. TİP ve EMEP’li iki üye “ret” oyu verdi. CHP’li Türkan Elçi ise çekimser kaldı. Elçi, çekimser kalmasının gerekçesini “Raporda faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması adına bir şey yok. Bu konu görmezden gelinmiş” ifadeleriyle açıkladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le de konuyu görüştüğünü belirten Elçi, “O da beni anlayışla karşıladı” dedi. UZMANLAR, MİLLİYET’E DEĞERLENDİRDİ: ‘Suriye, süreci hızlandırdı’ Doç. Dr. Vahap Coşkun: Suriye sahası çok hareketli olduğu için geçen ay ciddi bir duraklama yaşandı. Orada tablo netleşince, SDG’nin entegrasyon süreci başlayınca,süreç hızlandı. Partiler, gruplar, yol haritası üzerinden anlaştığına göre, hem Meclis’te kabulü hem kamuoyuna anlatılmasında ortaklaşması beklenir. Komisyon üzerine düşeni yaptı, bir an önce Meclis’ten geçmesi gerekiyor. Toplumçatışmadan yorulmuştu, bir de süreç yorgunu haline getirmemek lazım. ‘Dünyada örneği yok’ Yazar İlhami Işık: Rapor biraz gecikti,Suriye’de olup bitenlerden sonra çıkması anlamlı oldu, neyin nerde duracağı görünür hale geldi. Komisyon Kürt meselesinin çözümüne yönelik değil, şiddetin sonuçlandırılmasına yönelik bir komisyondu. Çok uzatmamak gerekiyor, iradenin toplumsallaşması lazım. Dünya örneklerinde bunun gibisi yok. Bir ilkin başarılması adına sürecin uzamaması gerekiyor. ‘Büyük bir konsensüs’ Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu: Rapor ayağında işler yavaştan alınıyordu, Suriye’de birtakım dengeler yerine oturmadığı için. Halep’te başlayıp 30 Ocak’ta anlaşmayla neticelenen süreç ile Türkiye lehine sonuçlar üretildi. Türkiye’nin önündeki tıkaç kaldırıldı. Oy birliği olup olmadığına takılmaktansa bu kadar büyük bir konsensüsleçıkmasına bakılmalı. Meclis’te bu kadar geniş bir konsensüslebir şey kabul edilmesi nadirdir, İsrail kınandığında çıkabiliyordu... Kırmızı çizgilerin geri çekildiği, asgari müştereklerin merkeze alındığı çok kıymetli adım. / HANDE ATILGAN

787 milyar $'lık ekonomi

787 milyar $'lık ekonomi

İSMAİL ŞAHİN - Dijital göçebelik, sınır tanımayan yeni teknoloji seven jenerasyonla birlikte bütün dünyada yükselişte. 2025 verilerine göre dünya gelenide 40 milyon civarında dijital göçebe olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamın 2026 yılı içinde 43 milyona çıkması bekleniyor. Sadece Amerikan vatandaşı 17.3 milyon civarı dijital göçebe olduğu söyleniyor. Seyahat yazarı ve ‘Digital Nomad Nation’ kitabını kaleme alan Carlos Grider’in yaptığı araştırmaya göre dijital göçebelerin küresel ekonomik değeri yıllık 787 milyar dolar. Yani Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yarısından fazlası bir büyüklüğe sahip. Küresel anlamda dünyanın her yerinden kapsama özelliğine sahip olan 10 ila 100 gigabit internet sağlayan 6G teknolojisinin gelmesiyle dijital göçebe sayısında patlama yaşanacağı, 2035 yılında bu yaşam tarzını benimseyenlerin sayısının 1 milyarı bulacağı tahmin ediliyor. İlginizi Çekebilir Dolayısıyla bu parayı ülkelerineçekmek isteyen ülkeler dijital göçebe vizesi adı altında programlar başlatıyor. Dijital göçebeler gittikleri ülkelerde yerel ekonomiye de doğrudan katkı sağlıyor; konaklama, yeme-içme, ulaşım ve ortak çalışma alanlarına harcama yaparak özellikle turizm dışı dönemlerde şehirleri canlı tutuyorlar. Aynı zamanda bilgi ve kültür aktarımı yoluyla yerel girişimcilik ekosistemini güçlendirirken, uluslararası ağların kurulmasına katkı sunuyorlar. Uzun süreli konaklamaları sayesinde kısa vadeli turistlere kıyasla daha sürdürülebilir bir ekonomik hareketlilik yaratıyorlar. Göçebeye yetenek vizesi Fransa, resmi bir “dijital göçebe vizesi” sunmuyor. Ancak bu durum, uzaktan çalışanlar, serbest meslek sahipleri ve özellikle yaratıcı sektörlerde üretim yapan profesyoneller için ülkenin kapılarını kapattığı anlamına gelmiyor. Aksine Fransa, Passeport Talent (Yetenek Pasaportu) başlığı altında sunduğu oturum modelleriyle, dijital göçebelere Avrupa’daki en prestijli ve uzun vadeli alternatiflerden birini oluşturuyor. 2025 itibarıyla Türkiye’den çok sayıda kişi, özellikle Passeport Talent Profession liberale ve Entrepreneur/Profession independante kategorileri üzerinden Fransa’ya yerleşiyor. Bu statüler, Fransa’da ikamet ederken yurt dışındaki müşteri ya da şirketler için uzaktan çalışmaya olanak tanıyor. Sistem; İspanya ve Portekiz gibi ülkelerdeki dijital göçebe vizelerine kıyasla daha seçici ve bürokratik olsa da, karşılığında güçlü sosyal haklar, uzun süreli oturum ve vatandaşlık yolunu açıyor. En iyi 7 şehir ■ Paris Kültür, coworking, networking ■ Lyon Start-up ekosistemi, gastronomi ■ Bordeaux Dengeli yaşam, güçlü altyapı ■ Nantes Uygun maliyet, sakin tempo ■ Nice Akdeniz yaşamı, expat topluluğu ■ Montpellier Genç nüfus, üniversite kenti ■ Toulouse Teknoloji ve havacılık merkezi Neden Cazip? ■ Güçlü ulaşım ve hızlı tren ağı ■ Yaygın yüksek hızlı internet ■ Dünya çapında coworking alanları ■ Sağlık sistemi ve sosyal güvence ■ Kültür, gastronomi ve sanat zenginliği Yaşam maliyeti ■ Paris 1+1 daire: 1.400-2.500 euro ■ Paris dışı 1+1 daire: 700-1.200 euro ■ Faturalar: 150-230 euro ■ Market harcamaları: 200-400 euro ■ İnternet & telefon: 30-50 euro ■ Toplu taşıma: 75-90 euro Temel Kriterler ■ AB / AEA / İsviçre vatandaşı olmamak ■ Serbest meslek sahibi, freelancer veya girişimci olmak ■ Mesleki yeterlilik ve deneyimi belgelemek ■ Sürdürülebilir gelir (aylık 2.500-3.000 euro) elde edileceğini kanıtlamak ■ Sağlık sigortası ■ Temiz adli sicil kaydı Aile Üyeleri Dahil mi? Evet. Passeport Talent sahibi eş zamanlı olarak dahil edebilir: ■ Eş veya uzun süreli partner ■ 18 yaş altı çocuklar Oturum türü: ■ Geçerlilik: 1-4 yıl (duruma göre) ■ Uzatma: Kolay ve kesintisiz ■ Avantaj: Uzun vadeli oturum + sosyal haklar Avrupa’da orta yol Talent vizesiyle 2017 yılından bu yana Fransa’da yaşayan görsel sanatçı ve animatör Fehmican Gözüm, güzelsanatlar mezunu ve Fransa’yı bilinçli bir “orta yol” olarak seçtiğini belirtiyor. “Ne İspanya ve İtalya kadar içine kapanık, ne de İskandinav ülkeleri kadar mesafeli. Yemekleri iyi, sanat dünyası çok güçlü. Ben bir ülkeye gitmekten ziyade işlerimi nereden sürdürebileceğimi düşündüm” diyor. Başvuru sürecinin Türkiye’den başladığını anlatan Gözüm, ilk aşamada üç aylık vize verildiğini, ardından Fransa’da ikamet adresi gösterilmesinin zorunlu olduğunu aktarıyor. “Bütün sosyal haklardan faydalanacağınız için adres konusu çok önemli. İlk etapta kenarda birikiminiz olmalı, çünkü hemen iş yapamıyorsunuz. Ayrıca kendi alanınız dışında çalışmanız mümkün değil” diyen Gözüm, asıl zorluğun Fransa’ya geldikten sonra başladığını dile getirdi. Gözüm, “En büyük yanılgı, vizeyi alınca her şeyin bittiğini sanmak. Burada herkes kendi vergi beyannamesini kendisi yapıyor. Talent vizesiyle oturum alanlar, oy kullanma dışında vatandaşlara tanınan hemen tüm sosyal haklardan yararlanabiliyor. İki yılın sonunda gelir ve vergi durumu inceleniyor; kriterler karşılanırsa dört yıllık uzatma veriliyor. Altı yılın sonunda ise vatandaşlık yolu açılıyor” dedi. Avrupa’nın en düzenli dijital çalışma merkezi: Hollanda Hollanda, klasik anlamda bir Dijital Göçebe Vizesi sunmuyor. Ancak uzaktan çalışanlar, serbest meslek sahipleri ve girişimciler için Avrupa’daki en net, en şeffaf ve en kurumsal alternatif modellerden birine sahip. Özellikle serbest meslek (self-employed residence permit) ve DAFT (DutchAmerican Friendship Treaty) gibi yapılar sayesinde Hollanda, fiilen dijital göçebeler tarafından yoğun biçimde tercih ediliyor. Hollanda modeli, “vize”den çok ikamet + iş kurma + vergi uyumu ekseninde ilerliyor. Bu yönüyle İspanya ve Portekiz’den farklı ama uzun vadede daha sağlam bir statü sunuyor. Temel Kriterler ■ AB / AEA vatandaşı olmamak ■ Serbest meslek sahibi veya girişimci olmak ■ Hollanda ekonomisine katkı sağlayan bir iş modeli sunmak ■ Maddi birikim ve sürdürülebilir gelir (aylık 2.000-2.500 euro) ■ Hollanda Ticaret Odası’na (KVK) kayıt ■ Vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini kabul etmek Aile üyeleri dahil mi? Evet. Başvuruya dahil edilebilen kişiler: ■ Eş veya kayıtlı partner ■ 18 yaş altı çocuklar ■ Özel durumlarda bağımlı aile üyeleri Oturum süresi ■ Geçerlilik: İlk aşamada genellikle 2 yıl ■ Uzatma: Faaliyet devam ettiği sürece uzatılabilir ■ Avantaj: Kalıcı oturum ve vatandaşlık yolu açık En iyi 6 şehir ■ Amsterdam Uluslararası iş ağı, start-up ekosistemi ■ Utrecht Dengeli yaşam, hızlı ulaşım ■ Eindhoven Teknoloji ve inovasyon merkezi ■ Rotterdam Modern şehir, yaratıcı endüstriler ■ Groningen Daha düşük maliyet, genç nüfus ■ Haarlem Amsterdam’a yakın, sakin yaşam Neden cazip? ■ Dünyanın en iyi internet altyapılarından biri ■ İngilizce konuşma oranı çok yüksek ■ Avrupa’nın finans ve start-up merkezlerinden biri ■ Güçlü coworking ve girişimcilik ekosistemi Yaşam maliyeti ■ 1+1 daire (şehir merkezi): 1.200-2.200 euro ■ Faturalar: 150-250 euro ■ Market harcamaları: 300-450 euro ■ İnternet & telefon: 50-80 euro ■ Toplu taşıma: 70-120 euro Adriyatik’te vergisiz gelir avantajı Hırvatistan, dijital göçebeleri yerel gelir vergisinden muaf tutan nadir Avrupa ülkelerinden biri. 2021 yılında yürürlüğe giren dijital göçebe vizesi, yabancı bir şirkette çalışan ya da kendi şirketi yurt dışında kayıtlı olan kişilere, Hırvatistan’da yaşarken uzaktan çalışma hakkı tanıyor. Bu kapsamda başvuru sahibinin Hırvatistan’daki işverenlere hizmet vermemesi gerekiyor. Program, ilk aşamada en fazla 18 aya kadar geçici oturum izni sağlıyor ve bu süre sonunda belirli bekleme kuralları uygulanıyor. Temel Kriterler ■ AB / AEA / İsviçre dışı ülke vatandaşı olmak ■ Yabancı bir şirkette uzaktan çalışmak veya ■ Kendi şirketi Hırvatistan dışında kayıtlı olmak ■ Aylık en az 3.295 euro düzenli gelir göstermek ■ Sağlık sigortası ■ Adli sicil kaydının temiz olduğunu belgelemek ■ Hırvatistan’da bir adres bildirmek Neden cazip? ■ Adriyatik kıyılarında yaşam ■ Görece düşük yaşam maliyetleri ■ Dijital göçebeler için net yasal çerçeve ■ Aile birleşimi hakkı Yaşam maliyeti ■ 1+1 daire (şehir merkezi): 700-1.400 euro ■ Faturalar: 120-180 euro ■ Market harcamaları: 250-400 euro ■ İnternet & telefon: 30-60 euro ■ Toplu taşıma: 30-40 euro En iyi 6 şehir ■ Prag Start-up ekosistemi, uluslararası ortam ■ Brno IT ve teknoloji merkezi ■ Ostrava Uygun fiyatlı yaşam ■ Plzeň Sakin şehir, yüksek yaşam kalitesi ■ Liberec Doğa ve şehir dengesi ■ Českı Krumlov Yüksek yaşam keyfi İstikrar arayanlara Çekya Orta Avrupa’nın stratejik dijital göçebe üssü olarak ön plona çıkan Çekya, özellikle Prag merkezli teknoloji, yazılım ve girişimcilik ekosistemi sayesinde son yıllarda dijital göçebeler ve serbest çalışanlar için Avrupa’nın en istikrarlı ülkelerinden biri haline geldi. Freelance Visa (Živnostenskı list Živno) ve Digital Nomad Programı uzun süredir yürürlükte olduğu için, bürokrasisi oturmuş, hukuki çerçevesi net ve uzatmaları öngörülebilir bir yapı sunuyor. Temel Kriterler ■ AB / AEA / İsviçre vatandaşı olmamak ■ Çek Cumhuriyeti’nde freelancer (serbest meslek) olarak çalışmayı kabul etmek ■ Živnostenskı list (ticari lisans) almak ■ Yeterli gelir (yıllık 6500 euro) ve birikimi belgelemek ■ Konaklama adresi göstermek ■ Temiz adli sicil kaydı sunmak ■ Sağlık sigortası yaptırmak Oturum süresi: ■ Geçerlilik: 1 yıl ■ Uzatma: 2 yıl ■ Devamı: Kalıcı oturum (5 yıl sonunda) ■ Aile: Dahil edilebilir Neden Cazip? ■ Avrupa’nın merkezinde stratejik konum ■ Görece düşük yaşam maliyetleri ■ Oturmuş hukuk ve vergi sistemi ■ Güçlü IT ve start-up ekosistemi Yaşam maliyeti ■ 1+1 daire (Prag merkez): 900-1.400 euro ■ 1+1 daire (merkez dışı): 650-900 euro ■ Faturalar: 120-180 euro ■ Market: 250-400 euro ■ İnternet & telefon: 25-40 euro ■ Toplu taşıma: 20-30 euro En iyi 7 şehir ■ Split Deniz, coworking ve nomad toplulukları ■ Dubrovnik Tarih ve uluslararası yaşam ■ Zagreb Başkent, teknoloji ve start-up ekosistemi ■ Zadar Sakin yaşam, uygun maliyet ■ Rijeka Liman kenti, alternatif kültür ■ Šibenik Küçük şehir, deniz yaşamı ■ Pula Tarih ve doğa dengesi YARIN: ■FRELANCER OTURUM İLE ALMANYA ■UCUZ AMA KISITLI DOĞU AVRUPA ÜLKELERİ

İstanbul'da vosvoslu sahur geleneği sürüyor

İstanbul'da vosvoslu sahur geleneği sürüyor

Esenler Belediyesi bu ramazan da ilçe genelinde sahur vaktinde vatandaşları uyandırmak amacıyla nostaljik vosvos araçlarıyla uygulama gerçekleştirdi. Ramazan’ın ilk günü gerçekleştirilen etkinlikte davul çalıp mani okuyan ekipler, klasik araçlarla mahalle aralarında dolaşarak vatandaşları sahura kaldırdı. Uygulamanın ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi. İlginizi Çekebilir Belediye tarafından organize edilen çalışma kapsamında davul çalıp mani okuyan ekipler, klasik araçlarla mahalle aralarında dolaştı. Her yıl ramazan ayında yapılan uygulama çerçevesinde, sahur geleneğinin sürdürülmesi amaçlanıyor. Çalışmanın ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi. ‘KIŞ MEVSİMİNDEYİZ AMA GÖREVİMİZİN BAŞINDAYIZ’ Sahur davulculuğuna modern bir dokunuş kazandırmak istediklerini belirten Fikret Bayraktar, “Vosvos araçlarımızla sokaklarda sahur davulcusu olarak görev yaptık. İki sene önce biz başladık ama bizden çok daha önce Esenler Belediyesi zaten başlamıştı. Özellikle pandemide klasik araçların revaçta olması sebebiyle bizi görüp birçok belediye de bu işe başladı. Ama Esenler Belediyesi her zaman olduğu gibi burada da farkını gösterdi. Hem davulcu arkadaşlarımızla hem klasik araç sahibi arkadaşlarımızla bir ekip kurup güzel bir etkinlik yapmaya çalışıyoruz. Malum kış mevsimindeyiz ama biz görevimizin başındayız" dedi. Haber Detay Görsel Slider Bayraktar, sahur saatlerinde mahalle sakinlerinin etkinliğe yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, “Biraz sonra hep birlikte Esenler sokaklarında dolaşacağız. Biz onları sahura kaldırırken aynı zamanda onlar da bize eşlik edecekler. Bir taraftan hanımefendiler sahur yemeklerini hazırlarken bir taraftan da çocuklar balkonlara çıkacak belki. Bizlere oradan el sallayacaklar, fotoğraflarımızı çekecekler. Hatta zaman zaman aşağı kadar inip birlikte fotoğraf çektiren çocuklar ve ebeveynleri görüyoruz. Belki havanın şu an soğuk olması biraz etkileyebilir ama gönülleri ısıtacağını düşünüyorum. Biz daha önce bu işi yaptığımızda, ilk başladığımızda bir sahur aracı değildi aslında, bir anons aracıydı. Daha sonra sahurla alakalı bir fikir ortaya çıktı. Bu çok kabul gördü. Hatta Türkiye’nin farklı yerlerinden belediyelerden, özellikle kamu kurumlarından arayıp bu işi nasıl yapıyorsunuz, bu fikir nereden çıktı diye sordular" ifadelerini kullandı. ‘HER GECE SAHURDA OLACAĞIZ’ Bayraktar, “Bu fikrin doğmasıyla birlikte birçok yerden telefonlar almaya başladık, nasıl yaptığımıza dair. Vatandaş bunu çok seviyor. Hem klasik araçları çok seviyor hem de böyle bir tekniği çok seviyor. Biliyorsunuz ramazan davulcusu yüzyıllardır var olan bir meslek, Osmanlı döneminden beri. Ama bu olunca daha farklı oluyor ve sesini daha fazla duyurabiliyorsunuz. Üşümeme gibi bir durumunuz var. Güzel bir fikir. Herkesle fotoğraf çektiriyoruz, özellikle sosyal medyaya atıyorlar. Daha sabah, arabanın yanında 4-5 yaşındaki çocuğuyla fotoğraf çektiren bir hanımefendi gördük. Her gece sahurda, her gece Esenler’in sokaklarında olacağız" diye konuştu. 'Değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp' iddialarına açıklama geldi Meteoroloji uyarmıştı! Aksaray'da kar yağışı başladı