Bakan Işıkhan, iş gücü istatistiklerini değerlendirdi

Bakan Işıkhan, iş gücü istatistiklerini değerlendirdi

Işıkhan, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı Ekim-Aralık 2025 dönemi iş gücü istatistiklerine ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu. Ülkenin istihdam kapasitesinin arttığını belirten Işıkhan, çalışma hayatı ve iş gücünü güçlendirecek adımları ekonomi yönetimiyle tam bir koordinasyon içerisinde attıklarını ifade etti. İşsiz sayısının, 2025'in son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 58 bin kişi azaldığını anımsatan Işıkhan, 0,2 puan gerileyen işsizlik oranının, yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşerek 11 çeyrektir tekli hanelerde seyrini sürdürdüğünü belirtti. Işıkhan, "Son dönemde Ulusal İstihdam Stratejimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz program ve projelerimizin olumlu yansımasını istihdam tarafında da görmeye devam ediyoruz. Son çeyrekte istihdamımızı 136 bin kişi artırdık. Böylelikle istihdam sayımızı, 32 milyon 686 bin kişiye yükselttik. İstihdam oranımız, 0,1 puan artışla yüzde 49,1 seviyesine yükseldi. İş gücümüzde de 78 bin kişilik artış kaydettik. 35 milyon 599 bin kişiye ulaşan iş gücü sayımızı artırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Gençlerin iş gücü piyasasına erişimlerini artıracak politikaları sürdürdüklerini bildiren Işıkhan, şunları kaydetti: "Gençlerde işsizlik oranı, 2005 yılından itibaren en düşük seviyeye gerileyerek yüzde 14,9 olarak gerçekleşti. Yeni uygulamaya koyduğumuz GÜÇ Projesi ile daha da iyi seviyelere geleceğiz. Erkeklerde yüzde 6,7 olarak gerçekleşen işsizlik oranı, 2005 yılından bu yana en düşük seviyeye geriledi. Kadınlarda ise uyguladığımız İş Pozitif gibi programların sayesinde yüzde 11,1 olarak gerçekleşen işsizlik oranı, 13 yılın en düşük seviyesine geriledi. Temel hedefimiz, çalışma hayatımızı yenilikçi ve özgün uygulamalarla güçlendirmek, vatandaşlarımızın iş gücüne katılımını desteklemek ve işsizlikle kararlılıkla mücadele etmek."

TMSF’yi haklı bulan Paris İstinaf Mahkemesi, Uzanlar'ın temyiz talebini reddetti

TMSF’yi haklı bulan Paris İstinaf Mahkemesi, Uzanlar'ın temyiz talebini reddetti

TMSF'den yapılan yazılı açıklamaya göre, TMSF, Uzan Grubu’nun yurt dışındaki malvarlıklarının takibi ve kamu alacaklarının tahsili amacıyla Fransa’da yürüttüğü dava kapsamında, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Cem Cengiz Uzan ve Murat Hakan Uzan aleyhine verdiği kararın Fransa’da tanınması ve icrasını talep etti. Paris Adli Mahkemesi (Tribunal Judiciaire de Paris) söz konusu kararın tenfizine hükmetti. Kararı, Paris İstinaf Mahkemesi’ne taşıyan Uzanlar’ın talebi, mahkemenin 3 Şubat 2026 tarihli kararıyla reddedildi. Kararda, TMSF’nin alacak tahsil talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili olduğu ve Türk yargılamasında adil yargılanma ilkelerinin yerine getirildiği vurgulandı. Kararla birlikte TMSF lehine hükmedilen 4 milyon 22 bin 791,96 dolar, 1 milyon 667 bin 948,70 avro, 7 bin 7,84 sterlin ve 14 bin İsviçre frangı tutarındaki alacakların tahsili sürecinin önü açıldı. Uzanlar, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde Fransız Yüksek Mahkemesi’ne (Cour de Cassation) temyiz başvurusunda bulunma hakkı olsa da olası başvuru, faizleriyle birlikte yaklaşık 19 milyon dolarlık alacağın icrasını durduramayacak. Davaya ilişkin bilgi paylaşan TMSF, Cem Uzan ve ailesinin yönetiminde bulunan İmar Bankasında ikili kayıt tutulması nedeniyle yaklaşık 6,5 milyar dolar tutarında kamu zararı oluştuğunu, söz konusu zararın kamu kaynaklarıyla karşılandığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu zarar tutarının karşılanabilmesi için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun Hazine’den borçlandığı, bu kaynakla İmar Bankası mağdurlarına ödemelerin yapıldığı belirtildi. Uzan ailesinin neden olduğu kamu zararının Devlet İç Borçlanma Senetleri’ne (DİBS) endekslenmesi halinde, bugünkü değeriyle yaklaşık 17,4 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA HUKUKİ SÜREÇLER YÜRÜTÜLDÜ Cem Uzan’ın İmar Bankasına ilişkin yolsuzluk dosyasında sorumluluktan kurtulmak amacıyla geriye dönük bazı işlemler yaptırdığının tespit edildiği belirtilen açıklamada, söz konusu usulsüzlükler nedeniyle hakkında ayrıca mahkumiyet kararı verildiği kaydedildi. Açıklamada, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi ve Pamukova Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davalar sonucunda Cem Uzan’ın, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak, nitelikli zimmet, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, resmi belge düzenlemek ve azmettirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından mahkûm edildiği, bu kapsamda Uzan’ın, kesinleşmiş 47 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. TMSF'nin, Uzanlar’ın neden olduğu kamu zararının tahsili amacıyla yurt içi ve yurt dışında da hukuki süreçler yürüttüğü vurgulanan açıklamada ayrıca, Uzan Ailesi’nin, Çukurova Elektrik AŞ ve Kepez Elektrik TAŞ ile ilgili olarak Libananco Holdings Co. Ltd. üzerinden açtığı ve faizleriyle birlikte yaklaşık 23,5 milyar ABD dolarına ulaştığı belirtilen davanın da Türkiye Cumhuriyeti lehine sonuçlandığı ifade edildi.

Paşa'yı canı pahasına korudu, o anları anlattı: Kaysam da yine tutardım

Paşa'yı canı pahasına korudu, o anları anlattı: Kaysam da yine tutardım

Alanya'da 13 Şubat’ta etkili olan sağanakta debisi yükselen Dimçayı'ndaki suda sürüklenen bir çardakta mahsur kalan 'Paşa' isimli köpeğin, sahibi Serkan Şimşek tarafından kurtarılma anlarının yer aldığı görüntüler, sanal medyada yoğun ilgi gördü. Dimçayı çevresinde işletmecilik yapan Şimşek ile çalışanı Abdullah Alp, Paşa'yı kurtarmak için çatıya çıkıp hayatlarını tehlikeye attı. Görüntülerde; çardaktan söktükleri kapıyı tutup üzerine halı serdikten sonra köpeği yukarı çıkarmaya çalışan Şimşek ile Alp'in çabası yer aldı. Haber Detay Görsel Slider 'KAPIYI SÖKTÜK, ÇATIYA ÇIKTIK' Su seviyesi hızla yükselen bölgeden Paşa'yı zorlukla kurtaran Şimşek, o anları şöyle anlattı: "Bizi akşam tahliye ettiler. Gündüz, gelip baktığımızda Paşa orada mahsur kalmıştı. Korkuyordu. Kurtarmak için hızlıca çözüm üretmeye çalıştık. Arkadaşımı çağırdım, kapıyı söktük, çatıya çıktık. Patilerinin kaymaması için kapının üzerine halı serdik. Aşağıya saldık, çağırdık. Zor geldi ama geldi. Sonra bir şekilde çektik. Yukarı nasıl çıkardık bilmiyorum, anın heyecanıyla yaptık." 'KAYSAM YİNE TUTARDIM' Çaydaki su seviyesinin yaklaşık 6 metre yükselmesiyle işletmelerin bulunduğu alanların su altında kaldığını anlatan Şimşek, "Paşa 50- 60 kilo civarında, boyu da uzun. Arkadaş ayaklarımdan tutuyordu. Ben bir ara kayar gibi oldum. Kaysam da yine tutardım. Derin olduğunu biliyordum ama iyi ki düşmedik, iyi ki kurtardık" dedi. Paşa'yı kurtarma çabalarının yer aldığı görüntülerin sanal medyada hızla yayıldığına değinen Şimşek, "Böyle bir ilgi beklemiyordum. İnsanlarımız bir cana değer veriyormuş. Çok güzel geri dönüşler aldık" diye konuştu. DÜŞMEMESİ İÇİN PATRONUNU BACAKLARINDAN TUTTU Paşa'yı kurtarırken Şimşek'i suya düşmemesi için bacaklarından tutarak önlem almaya çalışan Abdullah Alp de "Serkan, 'Paşa suyun içinde, onu kurtarmamız lazım' dedi. Kapıyı söktüğümüz gibi çatıya çıktık. Kurtarma işimiz yarım saat sürdü. Su yükselince biraz korktuk. Suyun bu kadar yükseldiğini görmedim ama her şeye rağmen Paşa'yı kurtardık" dedi. KAYMAKAMDAN HEDİYE Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Serkan Şimşek ve Abdullah Alp'i makamında ağırladı. Ziyarette İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Hilmi Özgönül de yer aldı. Kaymakam Öztürk, kurtarma anının yapay zeka ile hazırlanarak tablo haline getirilen görselini Şimşek ve Alp’e hediye etti. Öztürk, "Kendi canınızı hiçe sayıp Paşa’nın imdadına koşmanız her türlü takdirin üzerinde. Alanya’nın sizin gibi yürekli gençlere sahip olduğunu bilmek bizlere gurur veriyor" dedi. (DHA)

Ayasofya-i Kebir Camii'nde Ramazan programı

Ayasofya-i Kebir Camii'nde Ramazan programı

Fethin sembolü Ayasofya-i Kebir Camii, bugünlerde çok kapsamlı bir restorasyondan geçse de "on bir ayın sultanı" ramazan ayında ibadete hazır. Ayasofya-i Kebir Camii müezzinlerinden Dr. İbrahim Çoban ve Selman Kızmaz, ramazan hazırlıkları ile camide gerçekleştirilecek enderun usulü teravih namazı, teravih, ilahiler, makamlı ezan ve ramazan kasideleri geleneğini anlattı. Ayasofya'nın fethin nişanesi olduğunu ve yüzyıllar boyunca ulu cami olarak kullanıldığını belirten Çoban, caminin müze dönemi sonrası 5,5 yıldır da aynı coşku ve heyecanla hizmet ettiğini dile getirdi. RAMAZAN BOYUNCA MUKABELE VE VAAZ PROGRAMLARI Çoban, bu yıl da ramazanın dolu dolu geçeceğini belirterek, "Salalar, geceleri sahur vaktinde okunan temcitler, Kur'an tilavetleri, salat-ı ümmiyeler, mukabeleler, ilahiler, enderun usulü teravih ve cumhur müezzinliğiyle dolu dolu geçecek. Sabah, öğle ve ikindi namazından önce mukabele-i şerif okunacak. Her akşam da teravih namazı öncesi çok kıymetli hocalarımızın yaptığı bir vaaz-ı nasihat programı olacak." ifadelerini kullandı. Enderun teravih geleneğini ve tarihçesini aktaran Çoban, 18. ve 19. yüzyılda Buhurizade Mustafa Itri ve İsmail Dede Efendi gibi musiki ustalarının vesilesiyle bu geleneğin önce İstanbul'a sonrasında dünyaya yayıldığını anlattı. ENDERUN USULÜ TERAVİH GELENEĞİ SÜRDÜRÜLÜYOR Enderun teravihinin uygulamasını anlatan Çoban, şöyle konuştu: "Her dört rekat da farklı makam icra edilir, o makamda tilavet yapılır ve aralarda da müezzinler cumhur müezzinliği şeklinde ilahiler ve salat-ü selamlar okur. Cemaate ayrı bir coşku katan, dışarıdaki insanların daha çok dikkatini çeken ve teravih namazının özellikle kalabalık bir cemaatle kılınmasına vesile olan önemli bir uygulamadır." Çoban, teravih namazının müezzinin ses vermesiyle isfahan makamıyla başladığını belirterek, sonrasında saba makamı, hüseyni makamı, eviç makamı, acemaşiran makamıyla namaz kılındığını ve aralarda ilahi ve tevşihler okunduğunu dile getirdi. En son selamın segah makamında verildiğini aktaran Çoban, sözlerini şöyle sürdürdü: "Selam verdikten sonra da müezzinler hep birlikte bestesi Buhurizade Itri Efendi'ye ait olan ve Osmanlı'da, halen de İslam coğrafyasında aynı makam, aynı usulde icra edilen salat-ı ümmiyeyi üç defa okur. Peşinden Bakara Suresi'nden ayet-i kerime okunup duaya geçilir. Duadan sonra da müezzinler hep birlikte segah makamında bir salat-ü selam okurlar. İmam efendi vitir namazına segah makamında başlar, dilerse ikinci rekatta farklı makamlara geçebilir. İmamın selam verdiği yerden de müezzinler alırlar ve o şekilde bitirilir. En son duadan sonra da imam yine dilerse hicaz makamında Amenerrasulü okur ve o şekilde nihayete ermiş olur." Çoban, rekat aralarında ilahiler, sonda ise kasideler okunduğunu kaydederek, namaz sonrası ramazanın ilk 10 günü "Merhaba şehr-i ramazan", son 10 günü ise "Elveda" kasidelerinin okunduğunu söyledi. EZAN MAKAMLARI Müezzin Selman Kızmaz ise ramazan ayının dini musiki ile en güzel şekilde yaşatıldığını söyledi. Enderun usulü teravihte iki türlü uygulama bulunduğunu bildiren Kızmaz, "Bir, imamların müezzinlere devrederek bıraktığı bir makamsal geçiş. İkincisi ise müezzinlerin dört rekattan sonra okudukları ilahinin makamıyla imamların aynı makamda devam ettiği makamsal geçişlerle olur." dedi. Kızmaz, ezanların ise Osmanlı geleneğine dayanan farklı üslup ve makamlarla icra edildiğini ifade ederek, özellikle yatsı ve sabah ezanlarında manevi iklimi yansıtan bir üslup tercih ettiklerini belirtti. Okudukları ezan makamlarını anlatan Kızmaz, "Sabah ezanını saba makamında okuyoruz. Öğle ezanını genelde uşşak makamında okuyoruz. İkindi ezanı bazen rast, bazen hicaz okunuyor. Akşam ezanlarını segah makamında, yatsı ezanlarını ise hicaz makamında icra ediyoruz." diye konuştu. Müezzinler Çoban ve Kızmaz daha sonra klasik repertuvarda yer alan ramazan ilahileri, salat-u selam, kasideler ile ezan okudu.

Rusya-Ukrayna üçlü görüşmeleri 'zorlu geçti'! 'Bir sonraki toplantı yakın zamanda'

Rusya-Ukrayna üçlü görüşmeleri 'zorlu geçti'! 'Bir sonraki toplantı yakın zamanda'

Rus heyetinin başkanlığını da yürüten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Müşaviri Vladimir Medinskiy, Rusya, Rusya, ABD ve Ukrayna arasında krizin çözümüne ilişkin İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan üçlü görüşmelerin üçüncüsünün sona ermesinin ardından Rus basınına açıklamalarda bulundu. 'GÖRÜŞMELER ZORLUYDU' Görüşmelerin 2 gün sürdüğüne işaret eden Medinskiy, "Dün, farklı formatlarda ve çok uzun sürdü. Bugün de yaklaşık 2 saat sürdü. Zorlu ama iş odaklı görüşmelerdi. Yakın zamanda bir sonraki toplantı yapılacak." ifadesini kullandı. Cenevre'de başlayan üçlü görüşmelerin üçüncü turunda, Rus heyetine, Medinskiy başkanlık ederken; Ukrayna heyetini Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov temsil etti. Görüşmelere, ABD'den de Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın Danışmanı Jared Kushner katıldı. ÇALIŞMALAR SÜRECEK Witkoff, Cenevre'de ABD arabuluculuğunda düzenlenen Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin müzakerelerin üçüncü turunda tarafların anlaşmaya varmak için çalışmaları sürdürmeyi kabul ettiğini bildirmişti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, "Rusya, Cenevre'deki üçlü ve ikili müzakerelerin (yeni turun) başladığı günü saldırılarla karşıladı. Bu, Rusya'nın ne istediğini ve neyin peşinde olduğunu çok açık şekilde gösteriyor." ifadelerini kullanmıştı. Zelenskiy, müttefik ülkeleri "Rusya'ya yönelik baskıyı artırmaya" çağırmıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise "Bu sefer, toprak sorunu ve diğer hususlar dahil daha geniş yelpazedeki konular istişare edilecek. Bu konular taleplerimizle ilgilidir." demişti. Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki üçlü müzakerelerin ilk ve ikinci turu, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de 23-24 Ocak'ta ve 4-5 Şubat'ta yapılmıştı. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' Üç ülkenin ordusu aynı anda denize iniyor! Dünyanın gözü İran-Rus-Çin tatbikatında

Türkiye Petrolleri, Bulgaristan'da arama yapacak! Shell ile imzalar atıldı

Türkiye Petrolleri, Bulgaristan'da arama yapacak! Shell ile imzalar atıldı

TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil, 5 Şubat’ta Chevron, 12 Şubat’ta BP ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda yeni bir adım daha attı. TPAO ile Shell arasında bir “Ortaklık Anlaşması” imzalandı. Anlaşmaya, İstanbul’da düzenlenen törende TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile Shell Kıdemli Başkan Yardımcısı Eugene Okpere imza koydu. BULGARİSTAN’IN MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGESİNDE ORTAKLIK Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın refakat ettiği anlaşmaya göre; TPAO, Bulgaristan münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Blok 1-26 Khan Tervel Sahası Petrol ve Doğal Gaz Arama Ruhsatı kapsamında Shell’in operatörlüğünü üstlendiği arama çalışmalarına ortak oldu. Petrolde 3. enerji devi ile mutabakat BÜYÜME STRATEJİSİ Bakan Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, özellikle yılbaşından itibaren ortaya koydukları ‘yurt dışında Türkiye Petrolleri’ni büyütme’ stratejisi kapsamında anlaşma serilerinin devam ettiğini söyledi. Türkiye, TPAO ile Libya'da enerji varlığını güçlendiriyor KHAN TERVEL SAHASI Bayraktar, “Shell'le 2024 yılında başladığımız iş birliği zemininde, şimdi somut bir blokta, Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Khan Tervel Sahasındaki ortaklığı imza altına almış olduk.” dedi. ÖNCE SİSMİK ÇALIŞMA Söz konusu sahanın 3 bin 800 kilometrekareden biraz daha fazla olduğuna işaret eden Bayraktar, “Bu saha, bizim Sakarya Gaz Sahamıza oldukça yakın bir mesafede diyebileceğimiz bir alan. Bulgaristan'ın bu münhasır ekonomik bölgesindeki, deniz yetki alanındaki sahada Shell'le ortak bir şekilde sismik faaliyeti ve sonrasında belki önümüzdeki yıl inşallah burada da bir arama kuyusuyla, yaklaşık 5 yıllık bir lisansa sahip olacağız” diye konuştu. Altında panik sarmalı: 8 bin TL yükselişi gerçek olacak mı? DENİZLERDEKİ KABİLİYETİMİZ ORTAKLIĞA KATKI SAĞLADI Türkiye’nin denizlerdeki arama ve üretim kabiliyetine dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Onların mutlaka yabancı ortaklara ihtiyacı vardı, yabancı firmaların bunu yapması gerekiyordu. Shell ve bizi seçtiler. Bizim denizlerdeki kabiliyetimiz, bugüne kadar edindiğimiz tecrübe, bu ülkeler veya şirketler için bizi ortak alma noktasında çok ciddi bir katkı sağladı.” ifadelerini kullandı.

Ramazan hilali için Çamlıca Kulesi'nde ölçüm! Diyanet'ten açıklama

Ramazan hilali için Çamlıca Kulesi'nde ölçüm! Diyanet'ten açıklama

Hicri takvimdeki 12 ayı ifade eden kameri ayları belirlemek için yapılan hesaplamada, Ay'ın Dünya etrafında döndüğü süre esas alınıyor. Bu hesaplama için Dünya, Ay ve Güneş'in aynı doğrultu üzerinde bulunması anlamına gelen "içtima" ve Ay'ın Dünya etrafındaki hareketini sürdürürken içtima konumundan 8 derece açılmasını ifade eden "ru'yet" kriterleri kullanılıyor. İslam dünyasında ramazanın başladığını gösteren hilalin tespit edilebilmesi için bu kriterlere göre ölçüm çalışmaları yapılıyor. ÇAMLICA KULESİ'NDE HİLAL GÖZLEMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Diyanet İşleri Başkanlığı da kameri ayların başlangıcına ait hesaplamaların teyidi amacıyla İstanbul dahil birçok ilde müftülüklerce Ay'ın gözlemlenmesi için talimat verdi. Talimat doğrultusunda belirlenen Hilal Gözleme Komisyonu üyeleri, şehirlerdeki en yüksek noktalarda ölçüm çalışmalarına başladı. Bu kapsamda İstanbul'da hilalin gözlemlenebilmesi için Aydos Tepesi ile Üsküdar'daki Çamlıca Kulesi'nde ölçüm gerçekleştirildi. Çamlıca Kulesi'ndeki gözleme İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül katıldı. Güneşin batışına yakın kuleye çıkan Bülbül, hilali görmeye çalıştı, ancak havanın bulutlu olması nedeniyle hilal görülemedi. "HZ. PEYGAMBER, HİLALİ GÖZLEMENİN SÜNNET OLDUĞUNU BİZE AKTARMIŞTIR" Kulede AA muhabirine açıklama yapan Bülbül, dünyanın merakla beklediği ve ramazan ikliminin müjdecisi olan hilali gözlemek için, dünyanın en güzel şehri olan İstanbul'da, kentin de en güzel noktası olan Çamlıca Kulesi'nde olduklarını söyledi. İslam dininin semavi bir din olduğunu belirten Bülbül, "Güneş'in ve Ay'ın hareketlerine göre ibadet takvimini düzenlemiştir. Kur'an-ı Kerim'de Güneş'in ve Ay'ın hareketlerinin bir hesap ve ölçü ile olduğuna dair çeşitli ayet-i kerimeler mevcuttur. Allah Resulü, Ramazan-ı Şerif'in başlangıcında 'Hilali gördüğünüzde oruca başlayınız ve hilali gördüğünüzde bayram ediniz.' hadis-i şerifi ile hilal gözlemenin yani ru'yetin sünnet olduğunu bizlere aktarmıştır." dedi. Bülbül, İslam ülkelerinin birçoğunda yüksek tepelerden hilalin gözlemlenmesi için çalışmalar yapıldığını kaydederek, "Bugün teknoloji Ay'ın, Güneş'in hareketini dakika, saniye olarak belirlemeye muktedirdir. Ancak Peygamber'in hilalin gözlemlenmesini hesap etme anlamına gelen hesap fiili ile değil, gözle görülebilir manasına gelen 'ru'yet' ile yani gözlemleme ile işaret buyurduğundan dolayı biz de bugün bu eylemi yapmak üzere Çamlıca Kulesi'ndeyiz." diye konuştu. "RAMAZAN İKLİMİNİN BÜTÜN İSLAM ALEMİNE VE İNSANLIĞA HAYIRLAR GETİRMESİNİ NİYAZ EDİYORUZ" İl Müftü Yardımcısı Bülbül, geçmişte zamanın teknolojik imkanlarıyla gök bilimcilerin Ay'ın hareketlerini hesap ettiklerini, sadece ramazanda değil, ramazan ayı öncesinde recep ve şaban aylarında da hangi tarihte ayın hilal vaziyetine geldiğini belirlediklerini anlattı. Havanın bulutlu olması durumunda bir ay önceki gözlemlemeye göre hareket edildiğini ifade eden Bülbül, "Allah Resulü'nün işaret buyurduğu üzere son görülen hilalin üzerine artı 30 ilave etmek suretiyle Ramazan-ı Şerif'e başlamışlardır. Onlar da yine çıplak gözlemleme metodunu tercih etmişlerdir." dedi. Hilalin gözlemlenmesi için teknolojik imkanlardan da yararlanıldığını belirten Bülbül, "Ancak çıplak gözlemlenmesi Peygamber'in işaretine teberrüken yine Müslüman alemi tarafından bugün kıyamete kadar uygulanacak bir eylem olarak bizlere kalmıştır." diye konuştu. Bülbül, "Ramazan ikliminin bütün İslam alemine ve insanlığa hayırlar getirmesini ve yeryüzünde akan kanın durmasına vesile olmasını, tevhid şuuru ile sofralarımızda, ibadet saatlerimizde bizi bir araya getirmesini yüce Mevla'dan niyaz ediyoruz. Bütün İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyoruz ve Allah Resulü'nün duasıyla bayram gününe de kavuşmayı umuyoruz." ifadelerini kullandı.