Cem Uzan'a kötü haber! Paris İstinaf Mahkemesi'nden karar: TMSF haklı bulundu

Cem Uzan'a kötü haber! Paris İstinaf Mahkemesi'nden karar: TMSF haklı bulundu

TMSF'den yapılan yazılı açıklamaya göre, TMSF, Uzan Grubu’nun yurt dışındaki malvarlıklarının takibi ve kamu alacaklarının tahsili amacıyla Fransa’da yürüttüğü dava kapsamında, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Cem Cengiz Uzan ve Murat Hakan Uzan aleyhine verdiği kararın Fransa’da tanınması ve icrasını talep etti. Paris Adli Mahkemesi (Tribunal Judiciaire de Paris) söz konusu kararın tenfizine hükmetti. Kararı, Paris İstinaf Mahkemesi’ne taşıyan Uzanlar’ın talebi, mahkemenin 3 Şubat 2026 tarihli kararıyla reddedildi. Kararda, TMSF’nin alacak tahsil talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili olduğu ve Türk yargılamasında adil yargılanma ilkelerinin yerine getirildiği vurgulandı. Altında panik sarmalı: 8 bin TL yükselişi gerçek olacak mı? Kararla birlikte TMSF lehine hükmedilen 4 milyon 22 bin 791,96 dolar, 1 milyon 667 bin 948,70 avro, 7 bin 7,84 sterlin ve 14 bin İsviçre frangı tutarındaki alacakların tahsili sürecinin önü açıldı. Uzanlar, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde Fransız Yüksek Mahkemesi’ne (Cour de Cassation) temyiz başvurusunda bulunma hakkı olsa da olası başvuru, faizleriyle birlikte yaklaşık 19 milyon dolarlık alacağın icrasını durduramayacak. Davaya ilişkin bilgi paylaşan TMSF, Cem Uzan ve ailesinin yönetiminde bulunan İmar Bankasında ikili kayıt tutulması nedeniyle yaklaşık 6,5 milyar dolar tutarında kamu zararı oluştuğunu, söz konusu zararın kamu kaynaklarıyla karşılandığını bildirdi. Meteoroloji haritayı güncelledi! AKOM saat verdi! İstanbul’a kar yağışı başladı Açıklamada, söz konusu zarar tutarının karşılanabilmesi için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun Hazine’den borçlandığı, bu kaynakla İmar Bankası mağdurlarına ödemelerin yapıldığı belirtildi. Uzan ailesinin neden olduğu kamu zararının Devlet İç Borçlanma Senetleri’ne (DİBS) endekslenmesi halinde, bugünkü değeriyle yaklaşık 17,4 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA HUKUKİ SÜREÇLER YÜRÜTÜLDÜ Cem Uzan’ın İmar Bankasına ilişkin yolsuzluk dosyasında sorumluluktan kurtulmak amacıyla geriye dönük bazı işlemler yaptırdığının tespit edildiği belirtilen açıklamada, söz konusu usulsüzlükler nedeniyle hakkında ayrıca mahkumiyet kararı verildiği kaydedildi. Açıklamada, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi ve Pamukova Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davalar sonucunda Cem Uzan’ın, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak, nitelikli zimmet, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, resmi belge düzenlemek ve azmettirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından mahkûm edildiği, bu kapsamda Uzan’ın, kesinleşmiş 47 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. TMSF'nin, Uzanlar’ın neden olduğu kamu zararının tahsili amacıyla yurt içi ve yurt dışında da hukuki süreçler yürüttüğü vurgulanan açıklamada ayrıca, Uzan Ailesi’nin, Çukurova Elektrik AŞ ve Kepez Elektrik TAŞ ile ilgili olarak Libananco Holdings Co. Ltd. üzerinden açtığı ve faizleriyle birlikte yaklaşık 23,5 milyar ABD dolarına ulaştığı belirtilen davanın da Türkiye Cumhuriyeti lehine sonuçlandığı ifade edildi.

Sığınma evinden ramazan ayını çocuklarıyla geçirmek için çıktı! Eşi tarafından katledildi

Sığınma evinden ramazan ayını çocuklarıyla geçirmek için çıktı! Eşi tarafından katledildi

Arnavutköy’de boşanma aşamasında olan Filiz Şağbangül (32) eşi Gıyasettin Şağbangül (40) ile yaşadıkları evden ayrıldı. İddiaya göre Filiz Şağbangül annemin evine gidiyorum diyerek evden ayrılıp kadın sığınma evinde yaşamaya başladı. Ramazan ayını çocuklarıyla geçirmek isteyen kadın, eşinin ve çocuklarının yaşadığı eve döndü. Gıyasettin Şağbangül, eşinin kadın sığınma evinde kaldığını öğrenince ikili arasında tartışma başladı. Tartışma sırasında Gıyasettin Şağbangül Filiz Şağbangül'ü bıçakladı. EVDE HAYATINI KAYBETTİ Ağır yaralanan kadının evde hayatını kaybettiği öğrenildi. Filiz'in cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. İşlemlerin tamamlanmasının ardından kadının cenazesi kardeşine teslim edildi. VAN'DA TOPRAĞA VERİLECEK Filiz Şağbangül’ün cenazesinin Perşembe günü öğle namazının ardından Van’ın Muradiye ilçesine bağlı Çatak köyünde toprağa verileceği öğrenildi.(DHA)

SON DAKİKA HABERLER: ABD basını duyurdu: Trump büyük bir savaşa ilerliyor! İran’a 14 günlük mühlet

SON DAKİKA HABERLER: ABD basını duyurdu: Trump büyük bir savaşa ilerliyor! İran’a 14 günlük mühlet

ABD-İran arasındaki savaş gerginliği sürerken, Washington bölgeye eşi benzeri görülmemiş bir sevkiyat gerçekleştirdi. ABD merkezli Axios , ABD Başkanı Trump yönetiminin İran’a yönelik olası bir askeri operasyon için hazırlıklarını artırdığı ve diplomatik temaslara rağmen savaş ihtimalinin güçlendiği öne sürüldü. ‘HAFTALAR SÜRECEK GENİŞ ÇAPLI HAREKAT’ Axios’a konuşan kaynaklara göre , İran’a yönelik bir ABD askeri operasyonu, geçen ay Venezuela’da düzenlenen sınırlı operasyondan farklı olarak haftalar sürebilecek geniş çaplı bir harekat niteliği taşıyabilir. Olası müdahalenin, İsrail ile koordineli ve İran yönetimi açısından ‘varoluşsal’ sonuçlar doğurabilecek kapsamda olabileceği belirtiliyor. 12 GÜN SAVAŞI’NDAN DAHA KAPSAMLI OLABİLİR Söz konusu senaryonun, geçen yıl haziran ayında İsrail öncülüğünde başlatılan ve ABD’nin de İran’ın yer altı nükleer tesislerine yönelik saldırılarla katıldığı 12 Gün Savaşı’ndan daha geniş kapsamlı olabileceği ifade ediliyor . Böyle bir savaşın Orta Doğu genelinde ciddi etkiler doğurabileceği ve Trump’ın başkanlık döneminin kalan üç yılı üzerinde belirleyici sonuçlar yaratabileceği değerlendiriliyor. DİPLOMASİ VE ASKERİ YIĞINAK Trump yönetimi ocak ayı başında, İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalesi sonrası askeri seçenekleri değerlendirmiş, ancak daha sonra diplomatik temaslarla eş zamanlı kapsamlı bir askeri yığınak stratejisine yönelmişti. ABD’li yetkililer, Trump’ın danışmanları Jared Kushner ve Steve Witkoff’un, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile Cenevre’de üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini bildirdi. Taraflar görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıklasa da ABD’li kaynaklar aradaki farkların hala büyük olduğunu ve anlaşma ihtimaline temkinli yaklaşıldığını aktardı. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Fox News’e yaptığı açıklamada görüşmelerin bazı yönlerden olumlu geçtiğini ancak Trump’ın belirlediği ‘kırmızı çizgilerin’ İran tarafından henüz kabul edilmediğini söyledi. Vance, diplomasinin “doğal sonuna ulaşabileceğini” ifade etti. BÖLGEYE ASKERİ SEVKİYAT ABD’nin bölgedeki askeri varlığını önemli ölçüde artırdığı bildirildi. Buna göre iki uçak gemisi, çok sayıda savaş gemisi, yüzlerce savaş uçağı ve çeşitli hava savunma sistemleri Orta Doğu’ya konuşlandırıldı ya da sevk halinde bulunuyor. Son haftalarda 150’den fazla askeri kargo uçuşuyla bölgeye silah sistemi ve mühimmat taşındığı, son 24 saat içinde ise F-35, F-22 ve F-16 tipi 50 savaş uçağının daha bölgeye yönlendirildiği kaydedildi. Kaynaklar, uzun süredir devam eden İran gerilimi nedeniyle Amerikan kamuoyunun olası bir savaşa karşı duyarsızlaşmış olabileceğini, ancak çatışmanın beklenenden daha erken ve daha geniş kapsamlı başlayabileceğini öne sürdü. ZAMANLAMA TARTIŞMASI Habere göre İsrailli iki yetkili, Tel Aviv yönetiminin İran’ın nükleer ve füze programlarının yanı sıra rejim değişimini de hedefleyen kapsamlı bir senaryoya hazırlandığını ve savaşın günler içinde başlayabileceği ihtimali üzerinde durduğunu aktardı. ‘SALDIRI HAFTALAR ALABİLİR’ ABD’li bazı kaynaklar ise operasyon için birkaç haftalık sürenin gerekebileceğini belirtti. Cumhuriyetçi Senatör Graham, olası saldırıların haftalar alabileceğini söyledi. Buna karşılık Trump’a yakın bir danışman, önümüzdeki haftalarda "kinetik bir eylem" ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirdi. 14 GÜN MÜHLET ABD’li yetkililer, İran’ın iki hafta içinde ayrıntılı bir teklif sunması gerektiğini bildirdi. Haberde, geçen yıl 19 Haziran’da Beyaz Saray’ın benzer şekilde iki haftalık bir süre tanıdığı ve üç gün sonra "Operation Midnight Hammer" adlı operasyonun başlatıldığı hatırlatıldı. Diplomatik bir ilerleme işareti bulunmadığına dikkat çekilirken, askeri bir müdahale ihtimalinin giderek güçlendiği değerlendirmesi yapılıyor. Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör örgütünün tasviyesi sürecinde adımlar atılacak Eski İsrail Başbakanı Bennett'in Türkiye paniği! 'Tel Aviv'i kuşatmayı hedefliyorlar, yeni bir Türk tehdidi yükseliyor'

Gazze Barış Kurulu'nun ilk toplantısı yarın ABD'de! Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek

Gazze Barış Kurulu'nun ilk toplantısı yarın ABD'de! Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, yarın Washington'da düzenlenecek Barış Kurulunun ilk toplantısına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen iştirak edecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan'ın toplantıda yapacağı hitapta Filistin meselesinin çözümüne yönelik çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ve Türkiye'nin bu doğrultudaki girişimlere desteğini ifade etmesi bekleniyor. TÜRKİYE KATKI SAĞLAMAYA HAZIR Bakan Fidan'ın İsrail'in ateşkes ihlallerine ve insani yardımların kesintisiz ve yeterli miktarda ulaştırılmasını engellemeye yönelik uygulamalarına son vermesi gerektiğini belirtmesi beklenen toplantıda, Türkiye'nin Gazze'de insani yardım sağlamayı sürdüreceğini ve yeniden imar faaliyetlerine katkı sağlamaya hazır olduğunu kaydetmesi öngörülüyor. Türkiye'nin, Gazze'de Filistin halkının haklarının korunmasını ve güvenliğinin sağlanmasını teminen tesis edilecek uluslararası mekanizmalarda yer alma iradesini yinelemesi öngörülen Bakan Fidan'ın, Batı Şeria'da İsrail'in baskılarına, artan yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yerleşimci şiddetine karşı bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini vurgulaması bekleniyor. Bakan Fidan'ın ayrıca Türkiye'nin iki devletli çözüm perspektifine yönelik desteğini teyit etmesi öngörülüyor. Barış Kurulunun kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye, aynı zamanda Gazze Yürütme Kurulu'nda temsil ediliyor. NE OLMUŞTU? 23 Eylül 2025'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu önde gelen 8 Müslüman lider, ABD Başkanı Donald Trump'la Gazze'de ateşkesin ve barışın sağlanması amacıyla bir görüşme yapmıştı. Söz konusu görüşmenin ardından, ABD Başkanı Trump tarafından bir Barış Planı açıklanmıştı. Barış Planı çerçevesinde 13 Ekim 2025'te düzenlenen Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi'nde Türkiye, ABD, Katar ve Mısır tarafından imzalanan ortak bildiriyle ateşkesin sağlandığı duyurulmuş, ateşkes, Barış Planı'nın ilk aşamasını oluşturmuştu. Barış Planı, BM Güvenlik Konseyi'nin 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararıyla kabul edilmişti. 14 Ocak'ta Gazze'nin idaresini üstlenmek üzere 15 Filistinli teknokratın yer aldığı Gazze Yönetimi Ulusal Komitesinin oluşturulduğu açıklanmıştı. Aynı gün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un açıklamasıyla Barış Planının ikinci aşamasına geçildiği ilan edilmişti. 16 Ocak'ta Barış Kurulunun teşkili ve ilgili organlarda yer alacak isimler duyurulmuş, bu kapsamda Barış Kurulu, Yürütme Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi, Gazze Yürütme Kurulu ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi kurulmuştu. Bakan Fidan, 22 Ocak'ta İsviçre'nin Davos şehrinde düzenlenen imza törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen katılarak Barış Kurulu Şartı'nı imzalamıştı.

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör örgütünün tasviyesi sürecinde adımlar atılacak

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör örgütünün tasviyesi sürecinde adımlar atılacak

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Milletin evine hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.Sizlerin şahsında 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımızın tamamına selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. Valiler buluşmamızın ülkemiz, milletimiz ve şehirlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantımızı bu yıl da başarıyla tertipleyen İçişleri Bakanlığımızı yürekten tebrik ediyorum. İlginizi Çekebilir Birazdan farklı kategorilerde ödüllerini takdim edeceğimiz mülki idare amirlerimizin her birini ayrı ayrı kutluyorum. Biliyorsunuz, geçen hafta Bakanlığımızda bir nöbet değişimi yaşandı. İki buçuk yıl boyunca İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ali Yerlikaya’ya bir kez de sizlerin huzurunda hizmetleri için teşekkür ediyorum. İçişleri Bakanlığı görevini devralan Mustafa Çiftçi’ye de aynı şekilde başarılar diliyor, yapacağı hayırlar sebebiyle inşallah milletim adına kendisine şimdiden şükranlarımı iletiyorum.Birlikte vali yardımcılarımıza, kaymakamlarımıza ve mülki idare teşkilatımızın her bir mensubuna Rabbimden muvaffakiyetler temenni ediyorum. Şehit mülki idare amirlerimizle birlikte ebediyete irtihal eden valilerimizi, kaymakamlarımızı bilvesile rahmetle yâd ediyorum. Hepsinin de ruhları şad, mekânları inşallah cennet olsun. "RAMAZAN MİLLETİMİZE HAYIRLAR GETİRSİN" Yine bu gece itibarıyla müşerref olacağımız Ramazan-ı Şerif’in milletimiz, âlem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Rahmet kapılarının açıldığı bu mübarek günlerin birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Ya Rab, şu muazzam Ramazan hürmetine şu asırlarca süren tefrikadan artık ezilip düşmesin ümmet yeise. Merhum Mehmet Akif Ersoy’un bu niyazını bugün bir kez de kalbimizin en derinlerinde hissediyoruz. İstiklal Marşı şairimizin bu dualarına bizler de gönülden âmin diyoruz. Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan, buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime, şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yek vücut olup dayanışmamızı ve muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım, inancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenab-ı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır. Değerli arkadaşlar, kıymetli valilerimiz, millet tarihinden ibarettir. Bizim bu atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet, büyük bir dimağın, böyle büyük bir ruhun adıdır. Evet, büyük bir millet olarak bizim büyük dimağımızın, büyük ruhumuzun bir özelliği de devlet mefhumuna yüklediğimiz anlam ve atfettiğimiz önemdir. Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebed müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Millî ve manevi değerlerimiz, beşerî ve kültürel kıymetlerimiz, geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan dercedilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet, hikmetle iç içe geçmiştir. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dâhil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati “Hükümet, hikmet ile müşterektir” sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar, hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız. Değerli arkadaşlar, illerimizde şahsımı ve devletimizi temsilen görev yapan valilerimiz bu yönüyle hayati bir yetki ve sorumluluğu deruhte etmektedir. Vali, kâmil ve müşfik devletin sahadaki yansımasıdır. Hikmet ve hükümetin eritme potasıdır. Vatandaş ile devletin buluşma noktasıdır. Valilik, sadra şifa olma, derde deva bulma yeri; milletimizle hemhâl olma, vatandaşla hemdem ve hemdet olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz, sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlik de esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali, iyi bir lider demektir. İyi liderlik, yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi masraflılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. "MİLLETİN HİZMETKARIYIZ" Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri Hakk’ın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın, her fırsatta vurguluyorum, bugün altını tekrar çiziyorum; unvanımız ne olursa olsun, şahsım dâhil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkârıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. "BEĞENİ ALMAK ETKİLEŞİMİ ARTIRMAK İÇİN ÖLÇÜNÜN KAÇTIĞINA ŞAHİT OLUYORUZ" Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek, hizmetkârı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz. Son dönemde şikâyetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse maiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum. İdareci ve maiyeti, nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun. Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum. Değerli kardeşlerim, geçtiğimiz hafta belediye başkanlarımıza ifade ettiğim bazı hususları siz valilerimizin de dikkatine getirmek istiyorum. Ramazan-ı Şerif’i hem ülkemizde hem de sınırlarımızın ötesinde dolu dolu geçirmek amacıyla iftar ve sahur sofralarına konuk olacak, vatandaşlarımızla aynı çorbaya kaşık sallayacak, aynı ekmeği bölüşecek, hanelerle birlikte asıl gönüllere misafir olacağız. Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına yirmi üç yıldır hiçbir müdahale olmadı. Türkiye’de laiklik tartışması yokken, özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı hâlde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz. Sizlerden mübarek Ramazan ayında çok büyük gayret bekliyorum. Şunu en iyi sizler biliyorsunuz. Unutmayın, devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur. Mağrurdur. Kalbini herkese açmaz. Derdini, sıkıntısını ulu orta herkese anlatmaz. Hele hele meramını, maruzatını, ihtiyacını herkesle paylaşmaz. O yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, onlar size gelmeden siz onların yardımına koşacaksınız.Gerekirse Ömer gibi kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek, bunları en hızlı şekilde çözüme sizler ulaştıracaksınız. Gariplerin, yoksulların, öksüz ve yetimlerin elinden siz tutacaksınız. Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla, yardım çalışmalarıyla devletimizin şefkatli elini vatandaşa sizler uzatacaksınız. Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor, Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TASVİYESİ SÜRECİNDE ADIMLAR ATILACAK" Değerli kardeşlerim, kıymetli valilerim, biz derdi olan, bu ülkenin ve bu milletin derdiyle dertlenen bir kadroyuz. Milletin takdiriyle ülkeyi yönetme görevini devraldığımız günden bu yana 86 milyonun müreffeh ve mutlu geleceği için canla başla çalışıyoruz. Gerek bölgemizde gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cephemizi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attık. Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyoruz. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Malumunuz, Meclisimizin çatısı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz raporunu bugün tamamladı, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine, bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavır için hassasiyetle tebrik ediyorum. Komisyonumuz, vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Önce terörsüz Türkiye’yi inşallah, ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. "HEDEFLERİMİZE TEK TEK ULAŞACAĞIZ" Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’in âlem-i İslam’ın intibahına vesile olmasını diliyorum. Yaptığınız, yapacağınız tüm hizmetler için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Her birinize çalışmalarınızda Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum. 81 ilimizdeki vatandaşlarımıza selam ve sevgilerimi iletmenizi sizlerden rica ediyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor, sizleri Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla. Son dakika... Terörsüz Türkiye raporu komisyon tarafından kabul edildi