TBF ile TOGG arasında milli takımlar ana sponsorluk anlaşması imzalandı

TBF ile TOGG arasında milli takımlar ana sponsorluk anlaşması imzalandı

Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde düzenlenen imza törenine TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu ile yönetim kurulu üyeleri, TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, milli basketbolcular Yiğit Onan ve Meltem Yıldızhan ile diğer davetliler katıldı. Hidayet Türkoğlu, yaptığı açıklamada, TBF ile TOGG'un bir araya gelmesinin önemine vurgu yaparak, "Milli gururumuz TOGG ile Türkiye Basketbol Federasyonu arasında hayata geçen milli takımlar ana sponsorluk anlaşması, yalnızca bir sponsorluk değil, aynı hedeflere inanan iki güçlü kurumun yol arkadaşlığının ifadesidir. Üç yıl sürecek bu anlaşma kapsamında TOGG'un milli takımlarımızın ana sponsoru olması, basketbolumuzun gelişimine verilen güçlü ve stratejik bir destektir." ifadelerini kullandı. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' TOGG ile yaptıkları iş birliğine verdiği destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Türkoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 'Türkiye'nin otomobili' vizyonunun TOGG markasıyla hayata geçmiş olması, ülkemizin üretim gücüne ve teknoloji alanındaki iddiasına duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir. Bu vizyon, yalnızca bir otomobil üretme hedefi değil; aynı zamanda Türkiye'nin kendi markalarıyla küresel ölçekte söz sahibi olma iradesinin en önemli ifadesidir. Yerli markalarımızın güçlenerek spora ve Türk basketboluna destek veren bir konuma ulaşması da bu kararlı yaklaşımın en doğal sonucudur. Türk basketboluna duydukları güven ve milli takımlarımıza verdikleri güçlü katkı için TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Fuat Tosyalı'ya ve tüm TOGG ailesine en içten teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu iş birliğinin hem TOGG'a hem de Türk basketboluna hayırlı olmasını diliyorum." şeklinde görüş belirtti. Fuat Tosyalı: "Milli bir güç birliğini paylaşmak için bir aradayız" TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, TBF ile milli bir güç birliğine imza attıklarını kaydetti. Üç yılı kapsayan sponsorluk anlaşmasıyla ilgili görüşlerini paylaşan Tosyalı, "Sadece sıradan bir sponsorluk için değil milli bir güç birliğini sizlerle paylaşmak için bir aradayız. Son saniyede oyunu kazandıran bir basket, yılların emeğinin ve takım olma bilincinin sonucudur. TOGG da aynı şekilde bu ülkenin büyük vizyonuna inanan insanların uzun soluklu emeğinin sonucu. Bu ülkenin potansiyeline inanan bir markayız. Milletimizin TOGG'a gösterdiği teveccüh, topluma karşı sorumluluğumuzu da artırıyor. Milli takımlar sponsoru olarak bu anlamlı bağı güçlendirmekten gurur ve mutluluk duyuyoruz. Milli formayla kurduğumuz bu bağın sahadaki mücadeleye ve coşkuya güç katacağına inancımız tam. Bu milletin markası olarak ekosistemimize değer katmak önceliğimiz. Hep birlikte nice zaferler kutlayalım ve birlikte kupalar kaldıralım. Bu anlamlı iş birliğinin Türk basketboluna ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." değerlendirmesinde bulundu. İmza töreni, konuşmaların ardından gerçekleştirilen forma takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Büyükçekmece'de İETT otobüsünün kaza anı kamerada! 5 yaralı

Büyükçekmece'de İETT otobüsünün kaza anı kamerada! 5 yaralı

Kaza, saat 14.00 sıralarında Büyükçekmece'de meydana geldi. İETT otobüsünün şoförü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybetti. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' İETT otobüsü önce orta refüjdeki bariyerlere, ardından da sağ şeritteki bariyerlere çarparak durabildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kazada 5 kişi yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralananlara ilk müdahaleyi ambulansta yaptı. Yaralılar daha sonra çevredeki hastanelere kaldırıldı. Polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alarak trafik akışını kontrollü şekilde sağladı. KAZA KAMERADA Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde otobüsün yolda ilerlerken önce orta refüjdeki bariyerlere, ardından da sağ şeritteki bariyerlere çarparak durabildiği anlar yer aldı. Son dakika... Terörsüz Türkiye raporu komisyon tarafından kabul edildi

Yargıtay'dan kazaya karışan sürücülerle ilgili emsal karar

Yargıtay'dan kazaya karışan sürücülerle ilgili emsal karar

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, 2023'te Denizli'de ehliyetsiz sürücü A.A, kendi adına kayıtlı araçla beraberindeki eşiyle trafikte seyrederken S.Ö. idaresindeki başka bir araçla trafik kazasına karıştı. A.A, ehliyetsiz olması nedeniyle kaza tespit tutanağına, kaza sırasında yanında bulunan eşinin adını yazdı. Araçlarında oluşan hasar ile tamir süresince ikame araç kullanmak zorunda kaldığını belirten A.A, zararının temini için dava açtı. Davalı S.Ö, kaza tespit tutanağına davacının eşinin adının yazılması nedeniyle karşı taraf hakkında "resmi belgede yalan beyan" kapsamında mahkumiyet kararı verildiği, davacının tecrübesizliği nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek, davanın reddini talep etti. Yargılamayı yapan Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi, sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle davanın reddine karar verdi. Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, kararda hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiyle dosyayı temyiz etti. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca "sonuca etkili olmamak üzere" kararı kanun yararına bozdu. Kararın gerekçesinden Dairenin kararında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği, hukuka aykırı fiili nedeniyle başkasına zarar veren kişinin "zararı gidermekle yükümlü olduğu" ifade edildi. Dava konusu olayda, davacının sürücü belgesinin olmaması nedeniyle yerel mahkemenin açılan tazminat davasını reddettiği anımsatılan kararda, "Bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kural ihlali olmadığı anlaşılmaktadır." tespitine yer verildi. "Kaza sırasında davacının geçerli bir sürücü belgesinin olmaması idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir haldir." değerlendirmesine yer verilen kararda, yerel mahkemenin bu durumu göz önünde bulundurarak zararı hesaplaması ve buna göre karar vermesi gerekirken, yanılgılı şekilde hüküm tesis ettiği ifade edildi. Yerel mahkeme kararının bu yönüyle doğru görülmediği aktarılan karara, bu nedenle kanun yararına bozulmasına karar verildiği bildirildi.

Arkadaşını öldürdü! Günlerce olay yerine gelip cesedi kontrol etti

Arkadaşını öldürdü! Günlerce olay yerine gelip cesedi kontrol etti

Olay Bayrampaşa Kocatepe Mahallesi Paşa Caddesinde 10 Şubat’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre viyadük altındaki bulunan cesedin kimliği belli oldu. Olayın detayları ortaya çıkarken, cesedin hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenilen cezaevi firarisi Mehmet Gür’e ait olduğu ortaya çıktı. YÜZÜ TANINMAZ HALDE Polis ekiplerinin ilk incelemesinde cesedin yüzünün tahribata uğradığı tespit edildi. İlginizi Çekebilir OLAY YERİNE GİDİP GELDİ Bunun üzerine araştırmalarını genişleten Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri, çevrede bulunan güvenlik kameralarını inceledi. İncelemeler sonucunda bir kişinin bir kaç gün aralıklarla olay yerinde dolaştığı belirlendi. Kimliği tespit edilen şüpheli Umut O. kısa sürede gözaltına alındı. 15 suç kaydı bulunan şüphelinin cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. Emniyet kaynakları, Umut O.'nun Mehmet Gür’ü önceden öldürüp, yeşillik alana bıraktığını tespit etti. Cinayet şüphelisi Umut O.'nun defalarca olay yerinde gezdiğini ve kontrol ettiğini belirledi. Cinayet şüphelisi Umut O.'nun emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği öğrenildi.

Bakan Çiftçi: Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağız

Bakan Çiftçi: Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağız

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Valiler Buluşması programında konuştu. Mustafa Çiftçi, medeniyet anlayışlarında, devletin, hak ve adalet üzerinde yükselen, millete hizmetle anlam kazanan teşkilat olduğunu belirtti. İlginizi Çekebilir Bu topraklarda devletin, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen töre ile inançlarının emrettiği adalet ve merhamet anlayışıyla millet için var olan bir nizam olarak görüldüğünü ifade eden Çiftçi, köklü devlet geleneklerinin, adaleti temel, merhameti ölçü, hikmeti rehber edinmiş kutlu bir yürüyüş olduğunu söyledi. Çiftçi, Göktürk Kağanlığı'ndan Selçuklu Hanedanlığı'na, Osmanlı'nın üç kıtayı kuşatan nizam anlayışından Cumhuriyet'e kadar uzanan bu çizginin, bir milletin devletiyle kurduğu sarsılmaz bağın tarihi olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Şan ve şerefle yazılmış bu büyük tarih, insanlık için iyiliğin, adaletin ve merhametin mümkün olduğunu gösteren güçlü bir tecrübedir. Bizler içinse her zaman onurla sahip çıkılacak, sorumlulukla taşınacak muazzez bir mirastır. Tarihin her döneminde ecdadımız, inşa ve ihya etme idealiyle hareket etmiştir. Şehirler kurmuş, gönüller fethetmiş, yalnızca taş üstüne taş koymamış, hepsinden öte insanı merkeze alan bir medeniyet inşa etmiştir." Kendilerinin de bu yürüyüşün devamı olarak büyük sorumlulukla aynı istikamette yol aldıklarının altını çizen Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye idealine doğru emin adımlarla ilerlediklerini vurguladı. İçişleri Bakanı Çiftçi, valilere şöyle seslendi: "Devlet yönetimimizde mülk ve idare kavramları bir medeniyet tarifidir. Mülk emanettir, idare emanetin hakkını vermektir. Mülk, vatan toprağıdır, idare o toprağın huzurunu, düzenini, kardeşliğini ayakta tutmaktır. Bizim mülk anlayışımız, yöneticinin kibirden ve gösterişten uzak, sorumluluk bilinci yüksek ve hesap verme şuuruyla hareket etmesini gerektirir. Zira yegane malik Allah'tır. İnsana verilen sahiplik ise geçicidir. Bu bilinç, yöneticiyi hem adaletle hem de tevazuyla yönetmeye sevk eder. Mülki idare geleneğimiz bu hassasiyetler üzerine bina edilmiştir. Sinop'tan Hatay'a, Edirne'den Hakkari'ye uzanan bu aziz vatanın her bir köşesi bizlere emanet edilmiş bir mülktür. Bu mülkü adaletle, dirayetle ve şefkatle yönetmek hepimizin öncelikli görevidir." "TÜRKİYE YÜZYILI'NI GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ" Çiftçi, "Vali, kelime manasıyla gözeten, yöneten, göz kulak olan, egemenlik yetkisini kullanan demektir." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Valilik, milletin derdine derman olma makamıdır. Valilik, devletin halka uzanan elidir, vicdan ve merhamet mevkisidir. Bu düstur valilik makamının nüvesidir" sözlerini anımsatan Çiftçi, bu sözlerin, mülki idarenin mesuliyetlerini en veciz şekilde ifade ettiğini dile getirdi. Bakan Çiftçi, milletin hayır duasının devletin en güçlü hazinesi olduğunu belirterek, "Bu dua samimiyetle, fedakarlıkla ve hizmetle kazanılır. Milletimize hizmet yolunda gösterilen her bir gayret devletimizin gücüne güç katar." değerlendirmesinde bulundu. Bir çocuğun hafızasında, bir gencin umudunda, bir büyüğün duasında bırakılan izin, insanı iki cihanda aziz edeceğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti: "Muhterem Cumhurbaşkanım, 'hizmet eden izzet bulur' anlayışıyla çalışmak en büyük gayemizdir. Zat-ı devletlerinizin liderliğinde milletimizin hizmetinde olmaktan şeref duyuyoruz. Bu kutlu yolda Türkiye'nin gücüne güç, birliğine birlik katmaya Allah'ın izniyle devam edeceğiz. Liderliğinizde hem gönülleri imar edecek hem de eser ve hizmet anlayışıyla azimle çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacak, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz." Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı'

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Doğum Sonu Bakım Programı ile 925 bin 946 anneye lohusalık desteği verdik

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Doğum Sonu Bakım Programı ile 925 bin 946 anneye lohusalık desteği verdik

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK), AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan başkanlığında toplandı. Komisyon'da, Bakanlığının çalışmalarına ilişkin bilgi veren Memişoğlu, en fazla kadın personel istihdam eden bakanlık olduklarını, kadınların hayatın her alanında güçlü biçimde var olmalarını desteklediklerini söyledi. Memişoğlu, 2025 yılında ülke genelinde 2 milyon 200 bine yakın kadına ücretsiz meme kanseri taraması, 1 milyon 800 bin kişiye de rahim ağzı kanseri taraması gerçekleştirdiklerini bildirdi. İlginizi Çekebilir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Normal Doğum Eylem Planı ile tıbben gerekli olmayan sezaryen oranlarında, Türkiye tarihinde ilk kez yüzde 12,3'lük düşüş sağladıklarını belirten Memişoğlu, şöyle konuştu: "Her Gebeye Ebe modeliyle 2025'in son 6 ayında 415 binin üzerinde gebemize birebir danışmanlık sunduk. Misafir Anne Uygulaması ile 7 bin 717 gebemizi güvenli ortamlarda ağırlayarak risklerin önüne geçtik. Son bir yılda 1 milyon 38 bin 484 anne adayını izledik. Doğum Sonu Bakım Programı kapsamında 925 bin 946 vatandaşımıza lohusalık döneminde destek verdik. Gebe Okullarımız ile 939 bin 538 anne adayını eğitim programlarımıza dahil ettik." Yüksek Riskli Gebelik İzlem Sistemi ile riskli gruptaki vatandaşlar ile ilgili branşlarda randevu önceliği sağladıklarını hatırlatan Memişoğlu, 211 kamu sağlık tesisini anne dostu hastane haline getirdiklerini anlattı. Memişoğlu, Bakanlığın kadın istihdamında öncü kurumlardan biri olduğunun altını çizerek, "Bakanlığımızda çalışan 896 bin 260 personelimizin 514 bin 280'i, yani yaklaşık yüzde 57'si kadındır. Yönetim kademelerinde ise merkez ve taşra teşkilatımızda şube müdürü ve üstü görevlerde 3 binden fazla kadın yöneticimizle yüzde 32'lik bir temsil oranına ulaşmış durumdayız." dedi. "1932 KADIN PERSONELİMİZ YARIM ZAMANLI ÇALIŞMA HAKKINDAN YARARLANMIŞTIR" Ülke genelindeki sağlık tesislerinde hizmet veren 52 kreşte 3 binden fazla çocuğa hizmet verdiklerini belirten Memişoğlu, şöyle konuştu: "2025 yılında yürürlüğe giren yasal düzenleme ile 1932 kadın personelimiz yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmıştır. Erkek personelimiz de talebi halinde ücretli babalık iznini kesintisiz olarak kullanabilmektedir. Mesleki ve kişisel gelişim eğitimleriyle kadın çalışanlarımızın kariyerlerini destekliyor, çalışma ortamlarını kalite standartları doğrultusunda iyileştiriyoruz." Kadın sağlığına yönelik çalışmalardan da bahseden Memişoğlu, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve Çocuk İzlem Merkezi hizmetleri, 140 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık. 44 bin 942 kadına aile içi şiddetle mücadele, 41 bin 781 kadına madde kullanım bozukluğu, 127 bin 904 kadına davranışsal bağımlılıklar konusunda eğitim ve destek verdik. 63 bin 368 kadına obezite ve egzersiz, 105 bin 687 kadına kişisel gelişim, 23 bin 286 kadına damgalama ve ayrımcılığı önleme hizmeti sunduk. Ayrıca 160 bin 70 kadına, 0-18 yaş sağlıklı çocuklarda fizyoterapi ve rehabilitasyon desteği sağladık. Bununla birlikte, 80 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile tam bağımlı raporu bulunan hastalarımızın raporlarını randevu almaksızın yeniliyoruz. 27 Mayıs 2025'ten bu yana 510 bin 716 vatandaşımızın raporunu evde bizzat giderek verdik. 2025 yılında engelli hastalarımız dahil olmak üzere toplam 4,5 milyon evde sağlık ziyareti gerçekleştirerek tüm vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden kesintisiz olarak faydalanmasını sağladık." Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı'

Bakan Kacır: 2030'a dek 10 milyar dolarlık veri merkezi ve yapay zeka yatırımını harekete geçireceğiz

Bakan Kacır: 2030'a dek 10 milyar dolarlık veri merkezi ve yapay zeka yatırımını harekete geçireceğiz

Cerebrum Tech'in, kuruluşunun 5'inci yılı dolayısıyla düzenlenen 'Generation Next Summit' programı İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Kazakistan Eski Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı, Kazakistan Merkez Bankası Eski Başkanı Kairat Kelimbetov katıldı. Teknoloji dünyasına yön veren yerli ve yabancı konuk ve konuşmacıları bir araya getiren zirvede yapay zekanın gelişimi ve geleceği küresel trendler ele alındı. 'Geleceğin nasıl inşa edileceğini birlikte tasarlıyoruz' temasıyla düzenlenen zirve, teknolojiyle insan zekasının buluştuğu, yenilikçi fikirlerin değer kazandığı uluslararası bir platform oldu. Programda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın video mesajı katılımcılara izletildi. 'YENİLİĞİN, ÜRETKENLİĞİN VE KÜRESEL REKABETİN YÖNÜNÜ TAYİN EDİYOR' Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Yapay zekâ açtığı büyük fırsat penceresiyle; bugün yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ediyor. Yapay zekanın vaat ettiği verimlilik ivmesi, katma değer artışı ve yeni sektörler oluşturma kapasitesi; küresel ölçekte sermaye, yetenek ve Ar-Ge yatırımlarının yapay zekâ ekosistemine yönelmesini hızlandırıyor. Farklı çalışmalar, bu teknolojinin dünya ekonomisine her yıl 4,4 trilyon dolara varan bir katkı sunabileceğini ifade ediyor. Ancak yapay zekânın üretimden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar hayatın her sahasına nüfuz eden kuşatıcı gücünü yalnızca ekonomi penceresinden okumak yetersiz kalacaktır" dedi. 'YAPAY ZEKANIN ERİŞİLEBİLİR BİR DEĞER ÜRETİM ALANI HALİNE GELMESİNİ SAĞLAMAK HEPİMİZ İÇİN TARİHÎ BİR SORUMLULUKTUR' Bakan Kacır, "Nitekim tanıklık ettiğimiz 'çip savaşları' ve kritik yazılımlara getirilen kısıtlamalar; bu alandaki teknoloji yarışının 'teknoloji jeopolitiği' zemininde ilerlediğini açıkça gösteriyor. Mevcut jeopolitik saflaşmanın yanında; veri hakimiyeti, kritik altyapı üstünlüğü ve devasa küresel platformları kontrol etme kapasitesine sahip bir avuç ülkenin dünyanın geri kalanıyla arayı hızla açması; küresel adaleti sarsan yeni ve derin bir kutuplaşmayı beraberinde getiriyor. Önlem alınmadığı takdirde; küresel eşitsizliğin derinleşmesi ve teknoloji üretemeyen toplumların bir 'dijital vesayet' düzenine mahkûm olması mukadder olacaktır. Cumhurbaşkanımızın küresel adaletin ve eşit söz hakkının altını çizen 'Dünya beşten büyüktür' duruşunu dijital evrene taşımamız; yapay zekanın tüm insanlığın ortak refahına hizmet eden, adil, şeffaf ve erişilebilir bir değer üretim alanı haline gelmesini sağlamak bakımından hepimiz için tarihî bir sorumluluktur" ifadelerini kullandı. 'TEKNOLOJİK VESAYET ARAYIŞLARINA VE KÜRESEL TEKELLEŞME GİRİŞİMLERİNE KARŞI NET BİR DURUŞA SAHİBİZ' Bakan Mehmet Fatih Kacır, "Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştiren, bilimde ve teknolojide iddia sahibi bir ülke olarak teknolojik vesayet arayışlarına ve küresel tekelleşme girişimlerine karşı net bir duruşa sahibiz. Dünyada tam bağımsız bir aktör olarak küresel rekabet gücümüzü zirveye taşıyabilmemiz için; üretim modellerimizi, insan kaynağımızı ve girişimcilik ekosistemimizi bütüncül bir yaklaşımla yeniden şekillendiriyoruz. Bu doğrultuda; yapay zekâ alanında ulusal kapasitemizi kurumsallaştırmak, yapay zeka ekosisteminin paydaşları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek üzere TÜBİTAK bünyesinde Yapay Zekâ Enstitüsü'nü kurduk. TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarımızla; yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerin, araştırma merkezlerinin ve kamu kurumlarının projelerini destekliyoruz. Rekabet Öncesi İş birliği Programımızın 'Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Projesi Çağrısı'yla; sektörlerimizin yapay zekâ dönüşümünü yerli teknoloji çözümleriyle hızlandırmak, Türkçe odaklı akıllı çözümleri yaygınlaştırmak üzere adım attık" diye konuştu. 'DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRMAYI AMAÇLIYORUZ' Bakan Kacır, "Türkiye Yüzyılı'nda daha müreffeh ve tam bağımsız Türkiye yolculuğundaki en büyük sermayemiz olan insan kaynağımızı, bu büyük teknolojik dönüşümün hem mimarı hem de öncüsü olacak şekilde geleceğe hazırlıyoruz. Biliyoruz ki; yapay zekânın yakıtı veri ise, o veriyi stratejik bir akla ve değere dönüştürecek olan motor, hesaplama gücüdür. Bu anlayışla ülkemizin veri işleme ve yüksek başarımlı hesaplama kapasitesini geliştirecek adımları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Özel sektör, kamu ve üniversitelerimizin ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı hesaplama kapasitemizi genişletmek üzere 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 GPU kartı ve 26 petabyte veri depolama alanına sahip hesaplama kümemiz ARF'i hizmete aldık. Katıldığımız EuroHPC Ortak Girişimi sayesinde, Avrupa genelinde kurulan yüksek başarımlı hesaplama altyapılarını araştırmacılarımızın erişimine açtık. Yapay zekâ çözümleri geliştiren teknoloji girişimlerimizin Dijital Avrupa EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanmasını; bununla birlikte dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarından biri olan MareNostrum 5'in işlemci kapasitesine erişim sağlayabilmesini temin ettik. Bildiğiniz üzere Türkiye'yi yüksek teknolojili üretimde oyun kurucu haline getirecek stratejik bir atılımı; ülke tarihinin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30'u hayata geçirdik. Program kapsamında 1,5 milyar dolarlık destek hacmiyle ilana çıktığımız HIT-Veri Merkezi Çağrısı ile; yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezleri yatırımlarına hız kazandırıyoruz. Yatırımcılara asgari 30 megavat kapasitede yüksek nitelikli veri merkezlerinin kurulumu için oldukça geniş kapsamlı destekler sunuyoruz. Bulut tabanlı altyapıların ülkemizde kurulmasını hızlandırmaya dönük 1,6 milyar dolar bütçeli HIT-Yapay Zekâ Çağrımızla; sanayiden sağlığa, finanstan kamu hizmetlerine kadar tüm alanlarda dijital dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyoruz" dedi. '2030'A DEK 10 MİLYAR DOLARLIK VERİ MERKEZİ VE YAPAY ZEKA YATIRIMINI HAREKETE GEÇİRECEĞİZ Bakan Kacır, "2030'a dek 10 milyar dolarlık veri merkezi ve yapay zeka yatırımını harekete geçireceğiz. HIT-Kuantum Çağrımızla da klasik hesaplama sınırlarını aşan ve geleceğin teknolojisi olarak görülen kuantum teknolojilerinde altyapımızı oluşturmayı amaçlıyoruz.Tüm bu adımlarla; veriyi güvenle işleyen, depolayan ve değere dönüştüren altyapımızı güçlendirerek, ülkemizi dünyanın önde gelen dijital üsleri arasına taşıyacağız. Yerli ve özgün çözümleri geliştiren, ticarileştiren ve küresel pazarlarda ölçekleyen yapay zekâ ekosistemimizi; nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital altyapı, etkin kurumsal koordinasyon ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarıyla bütüncül şekilde büyüteceğiz. Türkiye'nin, bu büyük teknolojik devrimin sunduğu ekonomik değerden ve çok yönlü fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmasını sağlayacağız. Şüphesiz yapay zekâ alanındaki iddialı fakat bir o kadar da gerçekçi hedeflerimize ulaşmak; güçlü bir kurumsal kapasiteyi kamu bünyesinde tesis etmekle mümkündür" ifadelerini kullandı. 'YAPAY ZEKÂ EYLEM PLANIMIZI DA ÇOK YAKINDA KAMUOYUYLA PAYLAŞACAĞIZ' Bakan Fatih Kacır, "Yeni kurumsal zeminle birlikte Bakanlığımız; Yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir ve etik ilkelere uygun olarak geliştirilmesinde, Yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanılması için veri, altyapı ve insan kaynağı kapasitesinin oluşturulmasında, Girişimleri ve Ar-Ge faaliyetlerinin önünü açacak destek ve mevzuat çerçevesinin inşasında daha etkin rol üstlenecek. Yapay zeka alanında ulusal ölçekte yönetimi ve koordinasyonu sağlayacak. Önümüzdeki dönemde Türkçe verilerle zenginleştirilen, ülkemizin ilk temel yapay zekâ büyük dil modelini kullanıma sunacağız. Yapay Zekâ Dönüşüm Programlarıyla; yapay zekâ teknolojilerinin üretim süreçlerinde kullanımını hızlandıracağız.Yapay zeka girişimlerinin ölçeklenmesini sağlayacak büyük ölçekli girişim sermayesi fonu için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmaları da tamamlayacak ve bu fonun Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuzun finansal gücünü doğrudan yapay zekâ odaklı girişimlerimizin hizmetine sunmayı temin etmesini sağlayacağız. Diğer taraftan, bu yatırımların ve kurumsal yapılanmanın sahada somut sonuçlara dönüşmesini teminat altına almak üzere, milletimizin ve yapay zeka ekosisteminin paydaşlarının katkısıyla şekillendireceğimiz yeni Yapay Zekâ Eylem Planımızı da çok yakında kamuoyuyla paylaşacağız" dedi. Konuşmaların ardından Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Erkul tarafından konuşmacılara plaket verildi.

Cem Uzan'a kötü haber! Paris İstinaf Mahkemesi'nden karar: TMSF haklı bulundu

Cem Uzan'a kötü haber! Paris İstinaf Mahkemesi'nden karar: TMSF haklı bulundu

TMSF'den yapılan yazılı açıklamaya göre, TMSF, Uzan Grubu’nun yurt dışındaki malvarlıklarının takibi ve kamu alacaklarının tahsili amacıyla Fransa’da yürüttüğü dava kapsamında, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Cem Cengiz Uzan ve Murat Hakan Uzan aleyhine verdiği kararın Fransa’da tanınması ve icrasını talep etti. Paris Adli Mahkemesi (Tribunal Judiciaire de Paris) söz konusu kararın tenfizine hükmetti. Kararı, Paris İstinaf Mahkemesi’ne taşıyan Uzanlar’ın talebi, mahkemenin 3 Şubat 2026 tarihli kararıyla reddedildi. Kararda, TMSF’nin alacak tahsil talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili olduğu ve Türk yargılamasında adil yargılanma ilkelerinin yerine getirildiği vurgulandı. Altında panik sarmalı: 8 bin TL yükselişi gerçek olacak mı? Kararla birlikte TMSF lehine hükmedilen 4 milyon 22 bin 791,96 dolar, 1 milyon 667 bin 948,70 avro, 7 bin 7,84 sterlin ve 14 bin İsviçre frangı tutarındaki alacakların tahsili sürecinin önü açıldı. Uzanlar, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde Fransız Yüksek Mahkemesi’ne (Cour de Cassation) temyiz başvurusunda bulunma hakkı olsa da olası başvuru, faizleriyle birlikte yaklaşık 19 milyon dolarlık alacağın icrasını durduramayacak. Davaya ilişkin bilgi paylaşan TMSF, Cem Uzan ve ailesinin yönetiminde bulunan İmar Bankasında ikili kayıt tutulması nedeniyle yaklaşık 6,5 milyar dolar tutarında kamu zararı oluştuğunu, söz konusu zararın kamu kaynaklarıyla karşılandığını bildirdi. Meteoroloji haritayı güncelledi! AKOM saat verdi! İstanbul’a kar yağışı başladı Açıklamada, söz konusu zarar tutarının karşılanabilmesi için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun Hazine’den borçlandığı, bu kaynakla İmar Bankası mağdurlarına ödemelerin yapıldığı belirtildi. Uzan ailesinin neden olduğu kamu zararının Devlet İç Borçlanma Senetleri’ne (DİBS) endekslenmesi halinde, bugünkü değeriyle yaklaşık 17,4 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA HUKUKİ SÜREÇLER YÜRÜTÜLDÜ Cem Uzan’ın İmar Bankasına ilişkin yolsuzluk dosyasında sorumluluktan kurtulmak amacıyla geriye dönük bazı işlemler yaptırdığının tespit edildiği belirtilen açıklamada, söz konusu usulsüzlükler nedeniyle hakkında ayrıca mahkumiyet kararı verildiği kaydedildi. Açıklamada, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi ve Pamukova Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davalar sonucunda Cem Uzan’ın, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak, nitelikli zimmet, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, resmi belge düzenlemek ve azmettirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından mahkûm edildiği, bu kapsamda Uzan’ın, kesinleşmiş 47 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. TMSF'nin, Uzanlar’ın neden olduğu kamu zararının tahsili amacıyla yurt içi ve yurt dışında da hukuki süreçler yürüttüğü vurgulanan açıklamada ayrıca, Uzan Ailesi’nin, Çukurova Elektrik AŞ ve Kepez Elektrik TAŞ ile ilgili olarak Libananco Holdings Co. Ltd. üzerinden açtığı ve faizleriyle birlikte yaklaşık 23,5 milyar ABD dolarına ulaştığı belirtilen davanın da Türkiye Cumhuriyeti lehine sonuçlandığı ifade edildi.

Sığınma evinden ramazan ayını çocuklarıyla geçirmek için çıktı! Eşi tarafından katledildi

Sığınma evinden ramazan ayını çocuklarıyla geçirmek için çıktı! Eşi tarafından katledildi

Arnavutköy’de boşanma aşamasında olan Filiz Şağbangül (32) eşi Gıyasettin Şağbangül (40) ile yaşadıkları evden ayrıldı. İddiaya göre Filiz Şağbangül annemin evine gidiyorum diyerek evden ayrılıp kadın sığınma evinde yaşamaya başladı. Ramazan ayını çocuklarıyla geçirmek isteyen kadın, eşinin ve çocuklarının yaşadığı eve döndü. Gıyasettin Şağbangül, eşinin kadın sığınma evinde kaldığını öğrenince ikili arasında tartışma başladı. Tartışma sırasında Gıyasettin Şağbangül Filiz Şağbangül'ü bıçakladı. EVDE HAYATINI KAYBETTİ Ağır yaralanan kadının evde hayatını kaybettiği öğrenildi. Filiz'in cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. İşlemlerin tamamlanmasının ardından kadının cenazesi kardeşine teslim edildi. VAN'DA TOPRAĞA VERİLECEK Filiz Şağbangül’ün cenazesinin Perşembe günü öğle namazının ardından Van’ın Muradiye ilçesine bağlı Çatak köyünde toprağa verileceği öğrenildi.(DHA)