Kahve üretim süreci takibi için iş birliği

Kahve üretim süreci takibi için iş birliği

Kahve, dünya genelinde milyonlarca üreticinin geçim kaynağı olmasının yanı sıra, iklim değişikliğinden en hızlı etkilenen tarım ürünleri arasında. World Coffee Research verilerine göre, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleri nedeniyle 2050 yılına kadar Arabica kahvesi için uygun tarım alanları yüzde 50’ye varan oranlarda azalma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu tablo, küresel kahve sektörünün geleceğine dair riskleri de ortaya koyuyor. Bu çerçevede kahve zinciri Espressolab, iklim değişikliğinden etkilenen kahve üretim süreciyle ilgili Seedtrace ile iş birliği yaptığını duyurdu.

Yapay zeka çalışanların iş yükünü daha da artırabiliyor

Yapay zeka çalışanların iş yükünü daha da artırabiliyor

Üretken yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler ve kullanım yaygınlığının artmasıyla beraber yapay zekanın iş dünyasına etkileri de tüm dünyada en fazla tartışılan konuların başında geliyor. Yapay zekanın özellikle rutin ve tekrar eden işlerdeki başarılı performansının iş dünyasında çalışanların iş yüklerini daha hafiflettiği yönündeki kanaat, son dönemde yapılan bazı araştırmalarla tam tersi yöne doğru evriliyor. Harvard Business Review'de yayımlanan "Yapay zeka iş yükünü azaltmıyor, aksine yoğunlaştırıyor" araştırmasına göre, yapay zeka araçları, iş yükünü azaltma vaadiyle sunulsa da işleri seyreltmek yerine daha da yoğunlaştırıyor. İstanbul'da otoparkta 30 milyon dolarlık soygunda yeni detaylar: Sitemize kurye dahi giremezdi Makaleye göre, çalışanlar yapay zeka sayesinde normalde uzmanlıkları dışındaki görevleri (kod yazma, tasarım vb.) üstlenerek iş kapsamlarını kontrolsüzce genişletiyor. Bu durum, bir yandan "başarma" hissiyle ödüllendirici gelse de diğer yandan çalışanların üzerinde sessiz bir baskı oluşturuyor. Makalede yer alan bilgilere göre, yapay zeka kullanımı üç temel sorunu beraberinde getiriyor. ​​​​​​Çalışanların başkalarının sorumluluklarını devralmasıyla artan bilişsel yük, mola ve yemek saatlerinde yapay zeka kullanımı ile mesai ve serbest zaman arasındaki farkların belirsizleşmesi ve yapay zekayı bir "ortak" gibi kullanarak aynı anda çok fazla iş parçacığını yönetmeye çalışmanın yarattığı dikkat dağınıklığı gibi sorunlar son dönemde tartışmalara neden oluyor. "Yapay zeka destekli çalışma pratiklerinin, sınırları belirlenmeli" Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şefik Şuayb Arslan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zeka mühendisliğinden ziyade yapay zeka yönetişimi alanına ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Yapay zekanın yoğunlaştırıcı etkisini daha sağlıklı yönetebilmek için öncelikle yapay zeka destekli çalışma pratiklerinin, kurumsal olarak tanımlanması ve sınırlarının çizilmesi gerektiğine işaret eden Arslan, "Mevcut uygulamalarda yapay zeka, çoğu zaman hız ve çıktı artışı üzerinden değerlendirilmektedir, ne var ki buna karşılık bilişsel yük, bağlam değiştirme maliyeti ve insan dikkatinin sürdürülebilirliği göz ardı edilebilmekte. Bu bağlamda, hangi görevlerin yapay zeka ile otomatikleştirileceği, hangi noktalarda insan kararının bilinçli olarak yavaşlatılması gerektiği ve yapay zeka kullanımının nerede sınırlandırılması gerektiğine dair açık birtakım karar kapıları ve yönetişim çerçeveleri geliştirilmeli." diye konuştu. Arslan, üretkenlik ölçütlerinin yalnızca çıktı miktarına değil, görev karmaşıklığına, kaliteye ve insan üzerindeki zihinsel yüke duyarlı olacak şekilde yeniden tasarlanmasının kritik önemde olduğuna değinerek, yapay zeka-insan birlikteliğinin değer üretmesinin ekstra bir mühendisliğe ihtiyaç duyduğunun altını çizdi. Bunların yanında, yapay zekanın uzun vadeli etkilerini ele alan disiplinlerarası ve bağlamsal akademik araştırmaların büyük ölçüde eksik durumda olduğuna değinen Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son dönemlerde üretken yapay zeka kullanımının çocuklar üzerinde etkileri üzerine bazı çalışmalar var fakat çok başlangıç seviyesi diyebilirim. Zaten bu teknoloji hayatımıza gireli 3-5 sene olduğundan, kestirmesi de zor. Özellikle bilişsel ergonomi, nörobilim ve örgütsel psikoloji perspektiflerinden yapay zeka yoğun çalışma ortamlarının, insan dikkatini, uzmanlık gelişimini ve tükenmişlik riskini nasıl etkilediği daha derinlemesine incelenmeli. Bunu hem akademi hem de sanayi ele alabilir. Aynı şekilde, farklı sektörlerde (sağlık, eğitim, hizmet, üretim) ve farklı kültürel/regülasyonel bağlamlarda yapay zekanın iş yoğunluğunu nasıl dönüştürdüğüne dair karşılaştırmalı ve uzunlamasına çalışmalar yapılabilir. Bu tür çalışmalar, ayrıca, kısa vadede verimlilik artışı sağlarken uzun vadede işin niteliğini, çalışan bağlılığını ve kurumsal sürdürülebilirliği nasıl şekillendirdiğini daha net ortaya koyabilir."

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama

Bakanlıktan faiz ödemelerine ilişkin açıklama yapıldı. Son dönemde kamuoyunda ocak ayına ilişkin faiz ödemelerine dair yapılan değerlendirmeler üzerine açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilen açıklamada, "Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53'ü, 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE'ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır." ifadesi kullanıldı. "Geçmiş enflasyon dinamiklerinin yansıması" Açıklamada, TÜFE'ye endeksli senetlerin özelliğinin, kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılarak, "Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu. Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE'ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlendiği belirtilen açıklamada, "Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil, geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır." ifadesine yer verildi. "Faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026'da yüzde 3,5'e gerilemesi öngörülmektedir" Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi: "Nitekim göstergeler, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5'e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda yüzde 3,3'e düşmesi öngörülmektedir. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken 2026 yılında yüzde 19,9'a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5'e, OVP dönemi sonunda yüzde 13,9'a gerilemesi öngörülmektedir." 102 yıl hapisle yargılanan Seçil Erzan’ın teyzesinden şok iddialar: Paraları annenin tekerlekli sandalyesiyle taşıdılar Kamu borçlanma stratejisinin, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bu kapsamda, program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE'ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltılmış ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verilmiştir." ifadesi kullanıldı.

Ayasofya-i Kebir Camii ibadete hazır

Ayasofya-i Kebir Camii ibadete hazır

Ayasofya-i Kebir Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmalarında önemli bir aşama tamamlandı. Çatı onarımı kapsamında kurulan iskele sistemi, caminin iç mekanındaki tarihi yüzeylere sabitleme yapılmadan tamamlandı. İç mekanda, iskele kurulumu için kullanılan iş makineleri, görevlerini tamamladıktan sonra özel tasarlanmış rampa ve köprü sistemleriyle yapıya zarar verilmeden güvenle tahliye edildi. Bilim Kurulu tarafından süreç boyunca yapılan kesintisiz izlemelerde zeminde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedi. Gelinen aşamayla birlikte Ayasofya, Ramazan ayı öncesinde daha geniş bir ibadet alanıyla hazır hale geldi. Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, yürütülen sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Tüm süreç planlandığı gibi hasarsız, başarıyla tamamlandı. Burası bizim gözbebeğimiz, ecdadımızın mirası. Bilim Kurulu kararları dışında bir karar vermemiz mümkün değil. Geldiğimiz bu aşamayla birlikte restorasyonda önemli bir eşiği geçtik, Ayasofya Ramazan’a hazır,” ifadelerini kullandı. Aksu ayrıca Ayasofya-i Kebir Camii’nin korunmasına yönelik çalışmaların uzun vadeli bir program çerçevesinde devam edeceğini belirterek, “Buranın daha uzun bir restorasyona ihtiyacı var, süreç devam edecek.” dedi. HER AŞAMA TİTİZLİKLE PLANLANDI Devam eden restorasyon çalışmalarının yalnızca bir onarım süreci olmadığını, depreme karşı güçlendirmeyi de içerdiğini vurgulayan Aksu, dünya mirası niteliğindeki bu eşsiz yapının geleceğe güvenle taşınmasını hedefleyen kapsamlı bir mühendislik ve koruma seferberliği ile yürütüldüğünü belirtti. Tüm sürecin bütünsel projelendirme, ileri düzey yapısal modelleme, detaylı zemin etütleri ve deprem güvenliği analizlerinin tamamlanmasının ardından Bilim Kurulu denetiminde, bilimsel veriler ışığında uygulamaya alındığını ifade etti. Hazırlanan projeler, Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu kararları doğrultusunda hayata geçirilirken her aşama titizlikle planlandı. Bilim Kurulu, Ayasofya gibi eşsiz bir yapıda yürütülen çalışmaların koruma-öncelikli ve en düşük müdahale ilkesiyle ilerlediğini, tarihi dokuya zarar vermemek için üst düzey mühendislik önlemleri uygulandığını, tüm uygulamaların ölçüm, izleme ve bilimsel raporlama süreçleriyle birlikte yürütüldüğünü vurguladı. Restorasyon kapsamında, hem kurşun örtünün yenilenme ihtiyacı hem de kapsamlı güçlendirme çalışmaları nedeniyle kubbe üzerindeki kurşun kaplamaların sökülerek onarılması veya değiştirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Eylül 2025’te başlatılan geçici çelik çatı ve platform uygulamaları da aynı hassasiyetle yürütülüyor. Onaylı projeler doğrultusunda dış cephe ve kubbe üstü çalışmalar eş zamanlı olarak kararlılıkla sürdürülüyor.

Bakan Kurum: ‘Milletimizin refahını artırmaktan bir adım geri atmayacağız’

Bakan Kurum: ‘Milletimizin refahını artırmaktan bir adım geri atmayacağız’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bugün memleketi Konya'da Selçuklu Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 'Ev Sahibi Türkiye' kapsamında 15 bin 200 konut ile Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 3'üncü Etap 568 dükkanın kura çekim törenine katıldı. Bakan Kurum, törendeki konuşmasında, deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinerek, şunları söyledi: ''Biz deprem bölgesinde 455 bin yuvayı teslim etmek için gece gündüz çalışırken, biz 500 bin sosyal konut seferberliğini başlatırken, maalesef birileri yine tribünden konuşmayı tercih etti. Onlar laf üretti, biz eser ürettik. Onlar algı operasyonları yaptı, biz şehirlerimizi kurduk. ‘Bedava ev vereceğiz’ diye umut tacirliği yaptılar, tek bir çivi dahi çakmadılar. Yapılan her işi gölgelemeye çalıştılar. İstanbul'da otoparkta 30 milyon dolarlık soygunda yeni detaylar: Sitemize kurye dahi giremezdi Bakın, İzmir Buca’da kanalizasyon için kazılan yollar aylarca onarılmıyor, mahalleli kendi imkanıyla parke taşı döşüyor. Yolunu yapamayan bir anlayış, çıkmış bize şehircilik dersi vermeye kalkıyor. Deprem bölgesinde de Özgür Bey’in büyük bir başarı gibi açıkladığı tablo ortada. 160 çöp konteyneri, 1 pikap, 2 minibüs, ne olduğunu onların da anlayamadığı bir cami temizleme aracı. Bu vizyon 455 bin konutu beğenmiyor. 200 bin işçinin alın terini, 2 yıldır verdiği emeği küçümsüyor. Günlerce ‘Boş senet imzalatıyorlar, faizle ev verecekler’ diye yalan söyledi. Anlattık anlattık, ısrarla yalanına devam etti. Cumhurbaşkanımız açıkladı. 11 ilimizde tüm afet konutları faizsiz, sabit fiyatla ödenecek. 18 yıl boyunca taksit, sabit 8 bin 750 lira olacak. Zaten ödemeler de 2 yıl sonra başlayacak. Yani 24 yıldır ne yaptıysak aynısını yaptık. Özgür Bey, sen de yapsaydın. O kadar belediyen vardı, bir işin ucundan tutsaydın. Bak Konya laf üretmedi, yük aldı. Sadece Konya Büyükşehir Belediyemiz konteyner kentler kurdu, içme suyu hattı döşedi, binlerce metre kanalizasyon altyapısı yaptı. Habib-i Neccar Camisi’nin restorasyonunu üstlendi. Gidin Hatay’a bir bakın. Bir Habib-i Neccar Camisi'ne bakın, bir de CHP’nin yapımını üstlendiği Ulu Cami’ye. Konya Büyükşehir, Habibi Neccar’ın restorasyonunu yapmış bitirmiş, ibadete açmış. CHP’li Bursa Büyükşehir’in sorumluluğundaki Ulu Cami, daha temelde. AK Parti ile CHP arasındaki fark budur. Onlar temelini bile atamadan biz anahtarları veririz. Onlar çöp konteyneri sayarken, biz teslim ettiğimiz o yuvaya girer, o çayı içer, o duayı alırız." Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi ‘MİLLETİMİZİN REFAHINI ARTIRMAKTAN BİR ADIM GERİ ATMAYACAĞIZ’ “Eğer bu deprem CHP iktidarında olsaydı, 11 ilimiz şu anda Ulu Cami gibi enkaz halindeydi” diyen Bakan Kurum, ayrıca, “Onun için Özgür Bey, bize laf söyleyeceğine şapkasını önüne alacak bir düşünecek. Yapılanları karalayacağına, anahtarını alıp evine kavuşan vatandaşımızın mutluluğuna ortak olacak. Biz lafla değil, eserle konuşuyoruz. Biz tartışmayla değil, projelerimizle yol alıyoruz. Dün nasıl milletimizin yanında olduysak, bugün de oradayız. Şehirlerimizi güvenli hale getirmekten, milletimizin refahını artırmaktan bir adım geri atmayacağız'' dedi. 'CUMHURBAŞKARIMIZI İNŞALLAH 2028 YILINDA YENİDEN BAŞKAN YAPACAĞIZ' Bakan Kurum, konuşmasının sonunda, ''İşte Konya’da, Konya’nın geleceği adına, aynı bu kararlı duruşu, aynı bu iradeyi milletimizle birlikte göstereceğiz. Yeni hikayeler yazacağız, Sayın Cumhurbaşkanımızı inşallah 2028 yılında yeniden Başkan yapacağız. Burada benim vefalı Konyalı hemşehrilerim, yine her zaman olduğu gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında dimdik duracak'' diye konuştu.

Zonguldak’ta maden faciasında 2 işçiye veda! Emekli madenci, kızının üniversite masrafları için çalışırken hayatını kaybetti

Zonguldak’ta maden faciasında 2 işçiye veda! Emekli madenci, kızının üniversite masrafları için çalışırken hayatını kaybetti

Kilimli ilçesi Gelik beldesi Dağbaca mevkisindeki ruhsatlı bir özel kömür ocağında dün saat 14.00 sıralarında göçük meydana geldi. Temizlik ve bakım çalışması sırasında havalandırma bacasında daha önce oluşan göçüğü onarmaya çalışan 3 işçi, yeni göçüğün altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı tahlisiye ekipleri başta olmak üzere AFAD, UMKE, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Son dakika... Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi EMEKLİ İŞÇİ VE EMEKLİLİĞİNE 2 YIL KALAN MADENCİ HAYATINI KAYBETTİ Göçük altında kalan işçilerden İsmet Kabuk, olaydan yaklaşık 2 saat sonra yaralı kurtarılıp hastaneye kaldırıldı. Kabuk'un tedavisinin ardından taburcu edildiği ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yoğun çalışmalar sonucu işçilerden Veysel Oruçoğlu'na saat 21.00 sıralarında ulaşıldı. Ekiplerin kontrolünde, Oruçoğlu'nun yaşamını yitirdiği belirlendi. Ekiplerin arama çalışmaları sonucunda son olarak Ziya Kiret'in de cansız bedeni saat 22.30 sıralarında kömür yığınları arasından çıkarıldı. 2 İŞÇİ TOPRAĞA VERİLDİ Maden işçileri Ziya Kiret ve Veysel Oruçoğlu için Gelik Merkez Camisi’ndeki cenazeye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan yardımcıları Ahmet Aydın ve Adnan Ertem ile CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Belediye Başkanı Tahsin Erdem, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Vekili Erhan Taylan, siyasi parti temsilcileri, maden işçileri ve ölen işçilerin aileleri ve yakınları katıldı. Madencilerin yakınları gözyaşı döktü. Öğle vakti kılınan cenaze namazı sonrası Ziya Kiret, Gelik beldesinde aile mezarlığında toprağa verildi. 3 çocuk babası Kiret’in, emekli olmasına rağmen üniversite eğitimi gören kızının masraflarını karşılayabilmek için maden ocağında çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Veysel Oruçoğlu’nun cenazesi ise Çaycuma ilçesi Dereköseler Mahallesi’nde aile mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı. Oruçoğlu’nun ise 2 çocuk babası olduğu ve emekliliğine 2 yıl kaldığı belirtildi. BİLİRKİŞİ VE MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ Öte yandan, olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında bilirkişi heyeti görevlendirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından da müfettiş görevlendirildi. Bilirkişi ve müfettişlerin incelemelere başladığı bildirildi. 102 yıl hapisle yargılanan Seçil Erzan’ın teyzesinden şok iddialar: Paraları annenin tekerlekli sandalyesiyle taşıdılar

'Mehmed: Fetihler Sultanı' bu akşam var mı, yok mu?

'Mehmed: Fetihler Sultanı' bu akşam var mı, yok mu?

TRT 1 ekranlarının sevilen tarihi yapımı "Mehmet: Fetihler Sultanı" takipçileri için bu akşam heyecan dolu bir bekleyiş vardı. Bu akşam gerçekleşecek olan Juventus - Galatasaray mücadelesi, TRT 1 ekranlarında 'Mehmed: Fetihler Sultanı'nın yayınlanıp yayınlanmayacağı sorularını beraberinde getirdi. Peki, akşam 'Mehmed: Fetihler Sultanı' yeni bölüm var mı?